a.d.

İngilizce "a.d." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
a.d.(noun)
reklam
2Common Usage
a.d.(adverb)
özel bir amaç için
3Common Usage
a.d.(adverb)
özel bir amaç için kurulmuş
4General
a.d.(verb)
öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak
5General
a.d.(verb)
doğaçlamak
6General
a.d.(verb)
doğaçlamak
7General
a.d.(verb)
reklam vermek
8General
a.d.(verb)
reklam vermek
9General
a.d.(verb)
gazeteye ilan vermek
10General
a.d.(verb)
gazeteye ilan vermek
11General
a.d.(verb)
gazeteye ilan vermek
12General
a.d.(verb)
o anda söylemek
13General
a.d.(verb)
reklam göstermek
14General
a.d.(verb)
web sitesine ilan bırakmak
15General
a.d.(verb)
bir reklam vermek
16General
a.d.(verb)
reklam çekmek
17General
a.d.(verb)
reklam yayınlamak
18General
a.d.(verb)
reklam yayınlamak
19General
a.d.(verb)
reklam yayınlamak
20General
a.d.(verb)
doğaçlama okumak/söylemek
21General
a.d.(verb)
doğaçlama okumak/söylemek
22General
a.d.(noun)
ilan
23General
a.d.(noun)
geçici çalışma kurulu
24General
a.d.(noun)
ad valorem vergi
25General
a.d.(noun)
resmi olmayan
26General
a.d.(noun)
adam karalama safsatası
27General
a.d.(noun)
adam karalama safsatası
28General
a.d.(noun)
mantık safsatası
29General
a.d.(noun)
miladı sene
30General
a.d.(noun)
reklam yazarlığı
31General
a.d.(noun)
daha küçükten daha büyüğe doğru olan akıl yürütme biçimi
32General
a.d.(noun)
reklam
33General
a.d.(noun)
duyuru
34General
a.d.(noun)
savunulan görüşün mantıksız bir temele dayandırılması
35General
a.d.(noun)
mantıksal safsata
36General
a.d.(noun)
iki dilde de yeterli olup gönüllü tercumanlık yapan alaylı kimse
37General
a.d.(noun)
reklam ajansı
38General
a.d.(noun)
reklam kampanyası
39General
a.d.(noun)
reklam kampanyası
40General
a.d.(noun)
geçicilik
41General
a.d.(noun)
doğaçlamacılık
42General
a.d.(adjective)
şahsi
43General
a.d.(adjective)
muvakkat
44General
a.d.(adjective)
değer üzerinden alınan
45General
a.d.(adjective)
kıymet üzerinden alınan
46General
a.d.(adjective)
doğaçlama yapılmış
47General
a.d.(adjective)
reklamsız
48General
a.d.(adjective)
doğaçlama
49General
a.d.(adjective)
doğaçlama
50General
a.d.(adjective)
geçici
51General
a.d.(adjective)
özel
52General
a.d.(adjective)
şahsi
53General
a.d.(adjective)
kişinin akıl ve mantığına değil hislerine hitabeden
54General
a.d.(adjective)
fikir yerine şahsiyete hücum eden
55General
a.d.(adjective)
serbestçe yeme
56General
a.d.(adjective)
doğaçlama yapılan
57General
a.d.(adjective)
doğaçlama gelişen
58General
a.d.(adverb)
buna mahsus
59General
a.d.(adverb)
irticalen
60General
a.d.(adverb)
başlangıçtan
61General
a.d.(adverb)
bunun için
62General
a.d.(adverb)
kıymet üzerinden
63General
a.d.(adverb)
bilhassa bunun için
64General
a.d.(adverb)
değere göre
65General
a.d.(adverb)
doğaçtan
66General
a.d.(adverb)
sonsuz olarak
67General
a.d.(adverb)
ebediyen
68General
a.d.(adverb)
bıktırıncaya kadar
69General
a.d.(adverb)
kafadan
70General
a.d.(adverb)
kıymet esaslı tarife dikkate alınarak
71General
a.d.(adverb)
muvakkaten
72General
a.d.(adverb)
irticalen söyleme
73General
a.d.(adverb)
geçici
74General
a.d.(adverb)
geçici olarak
75General
a.d.(adverb)
nihayetsiz olarak
76General
a.d.(adverb)
hazırlıksız yapılan
77General
a.d.(adverb)
doğaçlama
78General
a.d.(adverb)
hazırlıksız
79General
a.d.(adverb)
provasız
80General
a.d.(adverb)
doğaçtan
81General
a.d.(adverb)
hazırlıksız
82General
a.d.(adverb)
sonu olmayarak
83General
a.d.(adverb)
hazırlıksız yapılan
84General
a.d.(adverb)
doğaçlama
85General
a.d.(adverb)
sonsuz biçimde
86General
a.d.(adverb)
bıktıracak derecede
87General
a.d.(adverb)
özel ve şahsi olarak
88General
a.d.(adverb)
kişinin akıl ve mantığına değil hislerine hitap ederek
89General
a.d.(adverb)
fikir yerine şahsiyete hücum ederek
90General
a.d.(adverb)
sonsuza dek
91General
a.d.(adverb)
sonsuza değin
92General
a.d.(adverb)
sınırsızca
93General
a.d.(adverb)
orada
94General
a.d.(adverb)
kıymet üzerinden
95General
a.d.(adverb)
harfi harfine
96General
a.d.(adverb)
değere göre
97General
a.d.(adverb)
harfbeharf
98General
a.d.(adverb)
oraya
99General
a.d.(adverb)
özgürce
100General
a.d.(adverb)
gönlü istediğince
101General
a.d.(adverb)
kelimesi kelimesine
102General
a.d.(adverb)
kıymet esaslı tarife dikkate alınarak
103General
a.d.(adverb)
o konumda
104General
a.d.(adverb)
aynen
105General
a.d.(adverb)
kafadan
106General
a.d.(adverb)
o yere
107General
a.d.(adverb)
doğaçlama
108General
a.d.(adverb)
hazırlıksız yapılan
109General
a.d.(adverb)
irticalen
110General
a.d.(adverb)
hazırlıksız
111General
a.d.(adverb)
doğaçtan
112Phrases
a.d.(expression)
hitler de öyle yapardı
113Phrases
a.d.(expression)
konuyu hitler’e indirgeme
114Phrases
a.d.(expression)
konuyu hitler’le özdeşleştirme
115Phrases
a.d.(expression)
konuyu hitler’e getirme
116Phrases
a.d.(expression)
bir reklam ver
117Colloquial
a.d.(verb)
reklamı yayından kaldırmak
118Trade/Economic
a.d.(verb)
reklam kampanyası yürütmek
119Trade/Economic
a.d.(verb)
reklam vermek
120Trade/Economic
a.d.(verb)
reklam kampanyası yürütmek
121Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem eşdeğeri
122Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem gümrük tarifesi
123Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem
124Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem gümrük vergisi
125Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem ithal vergisi
126Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem tarife
127Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem vergi
128Trade/Economic
a.d.(noun)
ad valorem vergiler
129Trade/Economic
a.d.(noun)
belirli bir amaç için atanan temsilci
130Trade/Economic
a.d.(noun)
belirli bir amaç için kurulmuş yalnız o amaçla sınırlı geçici nitelikteki komite
131Trade/Economic
a.d.(noun)
değer üzerinden navlun
132Trade/Economic
a.d.(noun)
değere göre navlun
133Trade/Economic
a.d.(noun)
değere göre kıymet
134Trade/Economic
a.d.(noun)
ilan
135Trade/Economic
a.d.(noun)
ithal edilen malın değerinin belli bir yüzdesi biçiminde alınan gümrük vergisi
136Trade/Economic
a.d.(noun)
interaktif reklam
137Trade/Economic
a.d.(noun)
kıymet esasına göre alınan (vergi)
138Trade/Economic
a.d.(noun)
kıymet üzerinden vergi
139Trade/Economic
a.d.(noun)
katma değer vergisi
140Trade/Economic
a.d.(noun)
kısa süreli hakemlik
141Trade/Economic
a.d.(noun)
kıymet esasına göre alınan vergi
142Trade/Economic
a.d.(noun)
kdv
143Trade/Economic
a.d.(noun)
mal üzerine konulan malın değerinin belli bir yüzdesi şeklindeki vergi
144Trade/Economic
a.d.(noun)
reklam sonrası ürüne talebin olup olmadığını veya yapılan reklamın markaya olası etkilerinin araştırıldığı çalışma
145Trade/Economic
a.d.(noun)
reklam takibi
146Trade/Economic
a.d.(noun)
reklam takibi
147Trade/Economic
a.d.(noun)
reklam sonrası ürüne talebin olup olmadığını veya yapılan reklamın markaya olası etkilerinin araştırıldığı çalışma
148Trade/Economic
a.d.(noun)
reklam
149Trade/Economic
a.d.(noun)
reklam şirketi
150Trade/Economic
a.d.(noun)
sokak reklamı
151Trade/Economic
a.d.(adjective)
değeri üzerinden
152Trade/Economic
a.d.(adjective)
değer üzerinden
153Trade/Economic
a.d.(adverb)
değeri üzerinden
154Trade/Economic
a.d.(adverb)
kıymet esasına göre alınan (vergi)
155Trade/Economic
a.d.(adverb)
kıymete göre
156Trade/Economic
a.d.(adverb)
değerine göre
157Trade/Economic
a.d.(adverb)
ad valorem
158Trade/Economic
a.d.(adverb)
geçici
159Trade/Economic
a.d.(adverb)
ad valorem
160Trade/Economic
a.d.(adverb)
değer üzerinden
161Trade/Economic
a.d.(expression)
değerine göre
162Trade/Economic
a.d.(expression)
kıymete göre
163Law
a.d.(noun)
çocuğun davası için mahkemenin atadığı vasi
164Law
a.d.(noun)
çocuk avukatı
165Law
a.d.(noun)
adam karalama safsatası
166Law
a.d.(noun)
bir gayri-reşit adına dava açmak ve onu davada temsil etmek üzere mahkeme tarafından atanan vasi
167Law
a.d.(noun)
birini mahkemeye çağıran davetiye
168Law
a.d.(noun)
birini mahkemeye çağıran resmi yazı
169Law
a.d.(noun)
celp
170Law
a.d.(noun)
danışma koşullu imza
171Law
a.d.(noun)
değer esası
172Law
a.d.(noun)
değere göre vergi
173Law
a.d.(noun)
geçici vasi
174Law
a.d.(noun)
geçici mahkeme
175Law
a.d.(noun)
geçici nafaka
176Law
a.d.(noun)
geçici kayyım
177Law
a.d.(noun)
geçici nizamname
178Law
a.d.(noun)
icaba davet
179Law
a.d.(noun)
karşılıklı rıza
180Law
a.d.(noun)
kıymetli yüke konşimento navlunu
181Law
a.d.(noun)
kayyum
182Law
a.d.(noun)
mahkeme çağrısı
183Law
a.d.(noun)
muvakkat
184Law
a.d.(noun)
tarafların aynı konuda anlaşmaları
185Law
a.d.(noun)
tedbir nafakası
186Law
a.d.(noun)
yalnız belli bir olaya münhasır komite
187Law
a.d.(adjective)
başkalarının onayına tabi
188Law
a.d.(adjective)
başkalarının onayına bağlı olan
189Law
a.d.(adjective)
geçici
190Law
a.d.(adjective)
geçici
191Law
a.d.(adjective)
mahsus
192Law
a.d.(adjective)
kıymet üzerinden
193Law
a.d.(adverb)
kıymet üzerinden
194Law
a.d.(adverb)
harfi harfine
195Law
a.d.(adverb)
aynen
196Law
a.d.(adverb)
değere göre
197Law
a.d.(adverb)
bu maksatla
198Law
a.d.(adverb)
geçici
199Law
a.d.(expression)
değere göre
200Law
a.d.(expression)
hükümetçe tasvip olunması şartı ile
201Law
a.d.(expression)
geçici olarak
202Politics
a.d.(noun)
avrupa konseyi parlamenter asamblesi özel komitesi
203Politics
a.d.(noun)
ad hoc (geçici) danışmanlık süreçleri
204Politics
a.d.(noun)
ad hoc çalışma grubu
205Politics
a.d.(noun)
ad hoc meclis
206Politics
a.d.(noun)
değer esaslı vergi
207Politics
a.d.(noun)
geçici komite
208Politics
a.d.(noun)
geçici olarak kotalarının artırılması
209Politics
a.d.(noun)
kaostan gelen düzen
210Politics
a.d.(noun)
kaostan düzen
211Politics
a.d.(noun)
kıymet esaslı tarife
212Politics
a.d.(noun)
koşullu imza
213Politics
a.d.(noun)
özel bir nedenle atanan vekil
214Politics
a.d.(noun)
özel amaçla atanan temsilci
215Politics
a.d.(noun)
unctad silahsızlanmaya geçişte yapısal uyum ah çalışma grubu
216Politics
a.d.(noun)
unctad ticaret çevre ve kalkınma ah çalışma grubu
217Politics
a.d.(adjective)
belirli bir amaç için düzenlenmiş
218Politics
a.d.(adjective)
belirli bir amaç için yapılmış
219Politics
a.d.(adjective)
değer esasına göre alınan
220Politics
a.d.(adverb)
değer esasına göre
221Politics
a.d.(adverb)
planlanmadan
222Institutes
a.d.(noun)
geçici komisyonlar
223Tourism
a.d.(abbreviation)
acentenin indirimi
224Media
a.d.(noun)
gazete ilanı
225Media
a.d.(noun)
gazetede verilen reklam
226Media
a.d.(noun)
kamu spotu
227Media
a.d.(noun)
kısa bir reklam arası
228Media
a.d.(noun)
reklam arası
229Media
a.d.(noun)
seri ilan
230Media
a.d.(noun)
bir siyasi partinin rakibini eleştirdiği kamuya açık basın-yayın duyurusu
231Advertising
a.d.(noun)
reklam bürosu
232Advertising
a.d.(noun)
reklam faaliyeti
233Advertising
a.d.(noun)
reklam faaliyeti
234Advertising
a.d.(noun)
reklam kampanyası
235Advertising
a.d.(noun)
reklam kampanyası
236Advertising
a.d.(noun)
ara reklam
237Advertising
a.d.(noun)
banner reklam
238Advertising
a.d.(noun)
bulunduğu platformun formatında içeriğin doğallığı bozulmadan verilen reklam
239Advertising
a.d.(noun)
doğal reklam
240Advertising
a.d.(noun)
geçiş sayfası reklamı
241Advertising
a.d.(noun)
ilan sayfaları
242Advertising
a.d.(noun)
kampanya süresi
243Advertising
a.d.(noun)
kayan reklam
244Advertising
a.d.(noun)
kurum içi reklam
245Advertising
a.d.(noun)
mobil reklam
246Advertising
a.d.(noun)
metin reklam
247Advertising
a.d.(noun)
metin reklam
248Advertising
a.d.(noun)
reklam engelleme yazılımı
249Advertising
a.d.(noun)
reklam sunucusu
250Advertising
a.d.(noun)
reklam gösterimi
251Advertising
a.d.(noun)
reklam uygunluğu
252Advertising
a.d.(noun)
reklam çekimi
253Advertising
a.d.(noun)
reklam teklifi
254Advertising
a.d.(noun)
reklam ağı
255Advertising
a.d.(noun)
reklam teorisi ve reklam araştırması
256Advertising
a.d.(noun)
reklam alanı
257Advertising
a.d.(noun)
raket reklam
258Advertising
a.d.(noun)
reklam operasyon uzmanı
259Advertising
a.d.(noun)
reklam talebi
260Advertising
a.d.(noun)
reklam birimi
261Advertising
a.d.(noun)
sanal reklam
262Advertising
a.d.(noun)
reklam hatırlanırlığı
263Advertising
a.d.(noun)
reklamın hatırlanması
264Advertising
a.d.(noun)
video reklam
265Technical
a.d.(adjective)
önceden tasarlanmamış
266Technical
a.d.(adjective)
sürgit
267Technical
a.d.(adjective)
plansız
268Technical
a.d.(adjective)
tasarsız
269Computer
a.d.(noun)
ad-hoc gösterisi
270Computer
a.d.(noun)
arada açılan reklam
271Computer
a.d.(noun)
geçiş reklamı
272Computer
a.d.(noun)
reklam engelleyici
273Computer
a.d.(noun)
reklam alanı
274Computer
a.d.(adjective)
plansız
275Computer
a.d.(adjective)
tasarsız
276Computer
a.d.(expression)
reklamı geç
277Computer
a.d.(expression)
reklamı atla
278Computer
a.d.(expression)
sürgit
279Informatics
a.d.(noun)
düzensiz oluşumlu ağ
280Informatics
a.d.(noun)
özel amaçlı
281Informatics
a.d.(noun)
özel uygulamaya yönelik
282Informatics
a.d.(noun)
plansız ağ
283Telecom
a.d.(noun)
geçici uyuşma
284Telecom
a.d.(noun)
geçici bağlantı
285Telecom
a.d.(noun)
geçici ağ
286Telecom
a.d.(noun)
içerik servisi
287Telecom
a.d.(noun)
ilan tıklanma oranı
288Automotive
a.d.(noun)
araçlara özgü ağlar
289Automotive
a.d.(noun)
besleme kabloları
290Aeronautic
a.d.(noun)
önceden tahmin edilemeyen bir talebi karşılamak üzere mevcut programa eklenen uçuş
291Medical
a.d.(noun)
ad lib
292Medical
a.d.(noun)
arzu edildiği zaman
293Medical
a.d.(noun)
restitutio ad ıntegrum
294Math
a.d.(noun)
olmayana ergi yöntemi
295Logic
a.d.(noun)
olmayana ergi
296Logic
a.d.(noun)
olmayana ergi yöntemi
297Logic
a.d.(noun)
aksinin saçma veya imkansız olduğunu göstererek bir şeyi kanıtlamaya yarayan dolaylı argüman
298Statistics
a.d.(noun)
ad hoc sınaması
299Education
a.d.(noun)
küçük seri ilan
300Linguistics
a.d.(prefix)
doğrultusunda veya -ya doğru anlamı katan ön ek
301Linguistics
a.d.(prefix)
yanında anlamı katan ön ex
302Linguistics
a.d.(suffix)
-ya doğru anlamı katan son ek
303Linguistics
a.d.(suffix)
grup veya birlik anlamı katan son ek
304Linguistics
a.d.(suffix)
anatomide -ya doğru anlamı katan son ek
305Military
a.d.(noun)
idari tecrit
306Military
a.d.(noun)
anlık sorgu
307Military
a.d.(noun)
geçici komite
308Military
a.d.(noun)
geçici kurul
309Military
a.d.(noun)
geçici intikal
310Military
a.d.(noun)
geçici çalışma grubu
311Military
a.d.(noun)
özel intikal
312Military
a.d.(noun)
özel çalışma grubu
313Military
a.d.(adverb)
geçici
314Sport
a.d.(noun)
(tenis) avantaj
315Sport
a.d.(noun)
saha avantajı
316Tennis
a.d.(noun)
avantaj kortu
317Music
a.d.(adjective)
sanatçının takdirine kalmış
318Music
a.d.(adjective)
sanatçının takdirine kalmış
319Music
a.d.(adverb)
sanatçının takdirinde
320Abbreviation
a.d.(expression)
tanrının yüce onuru adına (cizvit sloganı)
321Abbreviation
a.d.(expression)
gerektiği kadar (bir şeyi yapmak için)
322Abbreviation
a.d.(abbreviation)
ms
323Abbreviation
a.d.(abbreviation)
milattan sonra
324Latin
a.d.(verb)
bir hasmı bizzat kendi sözleri ve fiilleri ile ilzam etmek
325Latin
a.d.(noun)
popülist söylev
326Latin
a.d.(noun)
geçici çözümler üretme
327Latin
a.d.(noun)
geçicilik
328Latin
a.d.(noun)
doğaçlamacılık
329Latin
a.d.(noun)
amaç ya da bitiş noktası
330Latin
a.d.(noun)
bitiş noktası
331Latin
a.d.(noun)
bitim günü
332Latin
a.d.(noun)
haklı savaş doktrini
333Latin
a.d.(noun)
haklı savaş
334Latin
a.d.(noun)
kıymet üzerinden resim
335Latin
a.d.(noun)
savaş yapma hakkı
336Latin
a.d.(noun)
savaşın başlatılmasını meşru kılan sebepler
337Latin
a.d.(noun)
savaşa gitme hakkı
338Latin
a.d.(noun)
savaşın meşruluğu
339Latin
a.d.(noun)
serbest yemleme
340Latin
a.d.(noun)
can dostu
341Latin
a.d.(noun)
görevi kötüye kullanmadığı sürece hayat boyu
342Latin
a.d.(noun)
kamu çalışanlarının ciddi bir hata yapmadığı sürece hayat boyu iş garantisi olduğunu anlatan ifade
343Latin
a.d.(adjective)
kadın karşıtı
344Latin
a.d.(adjective)
kadının kişiliğine saldıran
345Latin
a.d.(adjective)
amaca özel
346Latin
a.d.(adjective)
bir defaya mahsus
347Latin
a.d.(adjective)
geçici
348Latin
a.d.(adjective)
nihayetsiz
349Latin
a.d.(adjective)
muvakkaten
350Latin
a.d.(adjective)
konuyla ilgili
351Latin
a.d.(adjective)
özel
352Latin
a.d.(adjective)
özel
353Latin
a.d.(adjective)
öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkan
354Latin
a.d.(adjective)
niyete mahsus
355Latin
a.d.(adverb)
kadın karşıtlığı yaparak
356Latin
a.d.(adverb)
ilgili bir şekilde
357Latin
a.d.(adverb)
harfi harfine
358Latin
a.d.(adverb)
kadının kişiliğine saldırarak
359Latin
a.d.(adverb)
uygun bir şekilde
360Latin
a.d.(adverb)
en büyüğünden en küçüğüne
361Latin
a.d.(adverb)
sonuna kadar
362Latin
a.d.(adverb)
sonsuz
363Latin
a.d.(adverb)
sonuna doğru
364Latin
a.d.(adverb)
sonunda
365Latin
a.d.(adverb)
saçma hale gelinceye kadar
366Latin
a.d.(adverb)
görevi kötüye kullanmadığı sürece hayat boyu
367Latin
a.d.(expression)
denizden denize (kanada'nın sloganı)
368Latin
a.d.(expression)
bıkkınlık verinceye kadar böyle
369Latin
a.d.(expression)
bitim tarihi
370Latin
a.d.(expression)
bundan sonsuzluğa ne kalacak
371Latin
a.d.(expression)
bıkkınlık derecesinde
372Latin
a.d.(expression)
bitiş/bitim tarihi
373Latin
a.d.(expression)
derinliklerden sana seslendim ya rab
374Latin
a.d.(expression)
geçici olarak
375Latin
a.d.(expression)
istenildiği gibi
376Latin
a.d.(expression)
istenildiği kadar
377Latin
a.d.(expression)
okeylenmek koşuluyla
378Latin
a.d.(expression)
zorluklarla yıldızlara kadar
379Latin
a.d.(expression)
zorlukları aşarak yıldızlara ulaşmak
380Latin
a.d.(expression)
zorluklarla yıldızlara kadar
381Latin
a.d.(expression)
zorlu yollardan yıldızlara
382Latin
a.d.(expression)
zorluklarla yıldızlara kadar
383Latin
a.d.(expression)
zorluklarla yıldızlara kadar
384Latin
a.d.(expression)
zorlukları aşarak yıldızlara ulaşma
385Latin
a.d.(expression)
zorluklarla yıldızlara kadar

💡 Kullanım İpucu

"a.d." kelimesi 385 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"a.d." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git