ex.

İngilizce "ex." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1General
ex.(verb)
eski sevgiliye geri dönmek
2General
ex.(verb)
eski sevgilisine geri dönmek
3General
ex.(verb)
eski sevgilisine geri dönmek
4General
ex.(verb)
eski sevgiliye geri dönmek
5General
ex.(verb)
eski sevgilisi ile yeniden görüşmeye başlamak
6General
ex.(verb)
eski sevgiliyle yeniden görüşmeye başlamak
7General
ex.(verb)
verilen bir sözü/adağı yerine getirmek için yapılan sunu
8General
ex.(verb)
silmek
9General
ex.(verb)
(yapmaktan) vazgeçmek
10General
ex.(verb)
çıkarmak
11General
ex.(noun)
daha önceki olaya uygulanabilen
12General
ex.(noun)
yürürlüğe girmesinden önceki olaylara uygulanabilen kanun
13General
ex.(noun)
makabline şamil
14General
ex.(noun)
x aşk
15General
ex.(noun)
durduk yerde
16General
ex.(noun)
eski üye
17General
ex.(noun)
üretici çıkışlı
18General
ex.(noun)
tepeden inme
19General
ex.(noun)
beklenmedik biçimde yetişen yardımcı güç
20General
ex.(noun)
hızır gibi yetişen yardım
21General
ex.(noun)
hızır
22General
ex.(noun)
beklenmedik zamanda yetişen bir güç
23General
ex.(noun)
hızır gibi yetişen biri ya da bir yardım
24General
ex.(noun)
terhis edilmiş asker
25General
ex.(noun)
iletişimdışı
26General
ex.(noun)
depo teslimi
27General
ex.(noun)
sabıkalı
28General
ex.(noun)
eski eş
29General
ex.(noun)
eski asker
30General
ex.(noun)
eski tutuklu
31General
ex.(noun)
eski hükümlü
32General
ex.(noun)
eski koca
33General
ex.(noun)
kitabın kime ait olduğunu gösteren yafta
34General
ex.(noun)
ağır bir suçtan dolayı hapiste yatmış kimse
35General
ex.(noun)
eski üye
36General
ex.(noun)
eski eş
37General
ex.(noun)
eski üyeler
38General
ex.(noun)
eski eş
39General
ex.(noun)
eski kayınvalide ve kayınpeder
40General
ex.(noun)
eski alkolik
41General
ex.(noun)
önceki karısı/eşi
42General
ex.(noun)
önceki aşkı
43General
ex.(noun)
eski/önceki eş
44General
ex.(noun)
eski/önceki kocası
45General
ex.(noun)
eski polis
46General
ex.(noun)
eski polis
47General
ex.(noun)
eski köle
48General
ex.(noun)
eski rahibe
49General
ex.(noun)
eski denizci
50General
ex.(noun)
eski patron
51General
ex.(noun)
eski sömürge
52General
ex.(noun)
eski kozmonot
53General
ex.(noun)
eski sevgili/eş
54General
ex.(noun)
eski sıra arkadaşı
55General
ex.(noun)
eski voleybolcu
56General
ex.(noun)
eski vali
57General
ex.(noun)
daksil
58General
ex.(noun)
daktilo silgisi
59General
ex.(adjective)
tek taraftan yapılan
60General
ex.(adjective)
tamamen
61General
ex.(adjective)
yetkili
62General
ex.(adjective)
sabık
63General
ex.(adjective)
sorumlu
64General
ex.(adjective)
eski
65General
ex.(adjective)
önceki
66General
ex.(adjective)
tek taraflı
67General
ex.(adjective)
eski
68General
ex.(adjective)
kendi isteği ile telefon rehberinde bulunmayan
69General
ex.(adjective)
terhis edilmiş
70General
ex.(adjective)
nihai
71General
ex.(adjective)
ankara çıkışlı
72General
ex.(adjective)
eski
73General
ex.(adjective)
geçmişteki
74General
ex.(adjective)
fazla
75General
ex.(adjective)
alev sızdırmaz
76General
ex.(adjective)
beklenen
77General
ex.(adjective)
tahmin edilen
78General
ex.(adverb)
salahiyet ile
79General
ex.(adverb)
resmen
80General
ex.(adverb)
memuriyeti dolayısıyla
81General
ex.(adverb)
lütuf olarak
82General
ex.(adverb)
tek taraflı olarak
83General
ex.(adverb)
daha önce önerilen hipoteze göre
84General
ex.(adverb)
en baştan
85General
ex.(preposition)
-de teslim
86General
ex.(preposition)
-sız
87General
ex.(preposition)
-den dışarı
88General
ex.(preposition)
-siz
89General
ex.(preposition)
dışarı
90Phrases
ex.(expression)
hiçbir şey yoktan var olmaz
91Colloquial
ex.(verb)
üstünü çizmek
92Colloquial
ex.(verb)
üstüne çarpı atmak
93Colloquial
ex.(verb)
listeden üstünü çizmek/üstüne çarpı atmak
94Colloquial
ex.(verb)
üstünü çizip listeden/yazıdan çıkarmak
95Colloquial
ex.(verb)
gerekmeyen bir kelimenin üstünü çizmek/üstüne çarpı atmak
96Colloquial
ex.(verb)
(yazının, kelimenin, ismin) dikkate alınmaması için üstünü çizmek/üstüne çarpı atmak
97Colloquial
ex.(noun)
eski ordu komutanı
98Colloquial
ex.(noun)
önceki eş/sevgili
99Colloquial
ex.(noun)
eski sevgili/eş
100Colloquial
ex.(adverb)
herhangi bir hazırlık yapmadan
101Colloquial
ex.(expression)
fazla düşünmeden
102Colloquial
ex.(expression)
hazırlanmadan
103Colloquial
ex.(expression)
ilk bakışta
104Colloquial
ex.(expression)
ilk anda
105Speaking
ex.(noun)
eski kocam
106Speaking
ex.(expression)
eski sevgilime karşı halen bir şeyler hissediyorum
107Slang
ex.(noun)
eski aşk
108Slang
ex.(noun)
eski sevgili
109Slang
ex.(noun)
eski kokainman
110Slang
ex.(noun)
eski polis
111Slang
ex.(noun)
tahammül edilemeyen eski sevgili ya da eş
112Slang
ex.(expression)
sıçtın batırdın
113Slang
ex.(expression)
çok güzel batırdın
114Slang
ex.(expression)
içine sıçtın
115Slang
ex.(expression)
mahvettin
116Trade/Economic
ex.(noun)
ambarda teslim
117Trade/Economic
ex.(noun)
ambarda teslim
118Trade/Economic
ex.(noun)
antrepoda teslim
119Trade/Economic
ex.(noun)
beklenen anlamında sıfat
120Trade/Economic
ex.(noun)
bahçede teslim
121Trade/Economic
ex.(noun)
beklenen reel faiz oranı
122Trade/Economic
ex.(noun)
bir hisse senedinin gerçekleşen kar paylarının alım hakkı hariç satılması
123Trade/Economic
ex.(noun)
depo teslimi
124Trade/Economic
ex.(noun)
depoda teslim
125Trade/Economic
ex.(noun)
depoda teslim
126Trade/Economic
ex.(noun)
depoda teslim
127Trade/Economic
ex.(noun)
dönem sonu yatırımı
128Trade/Economic
ex.(noun)
ekim yerinde teslim
129Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika teslimi
130Trade/Economic
ex.(noun)
faiz ödemesi hariç
131Trade/Economic
ex.(noun)
exw
132Trade/Economic
ex.(noun)
gelir tahminleri ile harcama planını içeren bütçe
133Trade/Economic
ex.(noun)
faiz hariç
134Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika teslim fiyatı
135Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika teslim tarihi
136Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika teslim fiyatı
137Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika teslimi
138Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika teslim maliyeti
139Trade/Economic
ex.(noun)
fabrika çıkış maliyeti/fiyatı
140Trade/Economic
ex.(noun)
gerçekleşen yatırım
141Trade/Economic
ex.(noun)
geriye dönük işlem yapma
142Trade/Economic
ex.(noun)
gemide teslimi
143Trade/Economic
ex.(noun)
gerçekleşen reel faiz oranı
144Trade/Economic
ex.(noun)
gıyapta verilen hüküm
145Trade/Economic
ex.(noun)
gerçekleşen tasarruf
146Trade/Economic
ex.(noun)
gerçekleşen yatırım
147Trade/Economic
ex.(noun)
gerçekleşen anlamında sıfat
148Trade/Economic
ex.(noun)
hisse satışında bir kısım hakların yeni sahibine geçmeyip eski sahibine ait olarak kalması durumu
149Trade/Economic
ex.(noun)
hisse senedi hakları kullanıldıktan sonraki hisse başına teorik değer
150Trade/Economic
ex.(noun)
hisse başı teorik geçmiş haklar değeri
151Trade/Economic
ex.(noun)
hisse senedine ait olan haklar
152Trade/Economic
ex.(noun)
hazır mal
153Trade/Economic
ex.(noun)
hisse senedi satışında kazanılan bazı hakların sınırlandırılması
154Trade/Economic
ex.(noun)
hisse senedine ait olan haklar
155Trade/Economic
ex.(noun)
ikramiye ödemesi
156Trade/Economic
ex.(noun)
iş adamlarının dönem başında yapmayı planladıkları yatırım
157Trade/Economic
ex.(noun)
lütuf ödemesi
158Trade/Economic
ex.(noun)
lütuf olarak ödeme
159Trade/Economic
ex.(noun)
maden ocağında teslim
160Trade/Economic
ex.(noun)
menkul değerin faiz kuponsuz satışı
161Trade/Economic
ex.(noun)
memuriyetten dolayı
162Trade/Economic
ex.(noun)
öncelikler dışında hisse senetlerinin satılması
163Trade/Economic
ex.(noun)
planlanmış bütçe
164Trade/Economic
ex.(noun)
rafineri çıkış fiyatı
165Trade/Economic
ex.(noun)
stokta hazır bulunan mal
166Trade/Economic
ex.(noun)
sübvanse emeklilik
167Trade/Economic
ex.(noun)
ticari işletmede teslim
168Trade/Economic
ex.(noun)
temettüsüz işlem tarihi
169Trade/Economic
ex.(noun)
temettüsüz satış
170Trade/Economic
ex.(noun)
tarlada teslim
171Trade/Economic
ex.(adjective)
fabrikada teslim
172Trade/Economic
ex.(adjective)
gemide teslim
173Trade/Economic
ex.(adjective)
fabrikada iş yerinde teslim
174Trade/Economic
ex.(adjective)
gemide teslim
175Trade/Economic
ex.(adjective)
fabrikada teslim
176Trade/Economic
ex.(adjective)
faizsiz
177Trade/Economic
ex.(adjective)
imalathanede iş yerinde teslim
178Trade/Economic
ex.(adjective)
iskelede teslim
179Trade/Economic
ex.(adjective)
işyerinde teslim
180Trade/Economic
ex.(adjective)
işletmede teslim
181Trade/Economic
ex.(adjective)
kuponsuz
182Trade/Economic
ex.(adjective)
kar hissesiz
183Trade/Economic
ex.(adjective)
kar hissesi olmadan
184Trade/Economic
ex.(adjective)
önceden tahmin edilen
185Trade/Economic
ex.(adjective)
rıhtımda teslim
186Trade/Economic
ex.(adjective)
rıhtımda teslim
187Trade/Economic
ex.(adjective)
rıhtımda teslim
188Trade/Economic
ex.(adjective)
temettüsüz
189Trade/Economic
ex.(adverb)
fabrikada teslim
190Trade/Economic
ex.(adverb)
fabrikada teslim
191Trade/Economic
ex.(adverb)
olay gerçekleşmeden önce
192Trade/Economic
ex.(adverb)
re'sen
193Trade/Economic
ex.(adverb)
planlanan
194Trade/Economic
ex.(adverb)
rıhtımda teslim
195Trade/Economic
ex.(adverb)
tahmin edilen
196Trade/Economic
ex.(adverb)
-den dışarı
197Trade/Economic
ex.(expression)
çıkarılacak prim hisseleri hariç
198Trade/Economic
ex.(expression)
değirmende teslim
199Trade/Economic
ex.(expression)
gümrük dışında
200Trade/Economic
ex.(expression)
fabrikada
201Trade/Economic
ex.(expression)
iş yerinde
202Trade/Economic
ex.(expression)
rüçhan hakkı olmadan
203Law
ex.(verb)
tasdik edilmekle yürürlüğe girmek
204Law
ex.(noun)
acele başvuru
205Law
ex.(noun)
acele itiraz
206Law
ex.(noun)
acele itiraz
207Law
ex.(noun)
çekişmesiz yargı
208Law
ex.(noun)
dostane aracı
209Law
ex.(noun)
eski hükümlüler
210Law
ex.(noun)
eski hükümlü
211Law
ex.(noun)
eski mahkum
212Law
ex.(noun)
eski hükümlü
213Law
ex.(noun)
eski mahkum
214Law
ex.(noun)
eski tutuklu
215Law
ex.(noun)
geçmişte yürürlüğü olan kanun
216Law
ex.(noun)
görev dolayısıyla
217Law
ex.(noun)
kira davası
218Law
ex.(noun)
kesinleşmiş kararın iptali ve davaya yeniden bakılması için başvuru
219Law
ex.(noun)
kusurlu sorumluluk
220Law
ex.(noun)
nizasız yargı
221Law
ex.(noun)
önceyi kapsayan kanun
222Law
ex.(noun)
önceyi kapsayan yasa
223Law
ex.(noun)
resen vergi hesaplaması
224Law
ex.(noun)
sabıkalı
225Law
ex.(noun)
re'sen araştırma ilkesi
226Law
ex.(noun)
uzlaşmaya gitmeye
227Law
ex.(adjective)
gemide teslim
228Law
ex.(adjective)
fabrikada teslim
229Law
ex.(adjective)
izmir çıkışlı
230Law
ex.(adjective)
meydana gelen
231Law
ex.(adjective)
re'sen
232Law
ex.(adjective)
resen
233Law
ex.(adjective)
sabıkalı
234Law
ex.(adjective)
rıhtım vergisi ödenmiş
235Law
ex.(adjective)
re'sen
236Law
ex.(adjective)
tek taraflı
237Law
ex.(adjective)
temettüsüz
238Law
ex.(adverb)
olayın vukuundan sonra
239Law
ex.(adverb)
re'sen
240Law
ex.(adverb)
rıhtımda teslim
241Law
ex.(adverb)
tek tarafın çıkarına olan
242Law
ex.(expression)
adaletsizlikten hukuk meydana gelmez
243Law
ex.(expression)
ahlaka aykırı bir hukuki sebebe dayanan muamele dava hakkı vermez
244Law
ex.(expression)
bir taraf lehine
245Law
ex.(expression)
hukuksuzluk hukuk kuralı oluşturmaz
246Law
ex.(expression)
haksızlıktan hak doğmaz
247Law
ex.(expression)
haksızlıktan hukuk doğmaz
248Law
ex.(expression)
memuriyet sebebiyle
249Law
ex.(expression)
olan
250Law
ex.(expression)
tescili beklenmeden
251Law
ex.(expression)
vuku bulan
252Politics
ex.(noun)
eski milletvekili
253Politics
ex.(noun)
eski başkan
254Politics
ex.(noun)
eski sovyet
255Politics
ex.(noun)
eski memur
256Politics
ex.(noun)
harcama sonrası iç mali denetim
257Politics
ex.(noun)
harcama sonrası denetim yapan birim
258Politics
ex.(noun)
harcama sonrası denetim yapan birim
259Politics
ex.(noun)
harcama öncesi kontrol
260Politics
ex.(noun)
harcama sonrası dış mali denetim
261Politics
ex.(noun)
nihai değerlendirme
262Politics
ex.(noun)
ön değerlendirme
263Politics
ex.(noun)
sabık reis
264Politics
ex.(adjective)
olay sonrası gerçekleşen
265Politics
ex.(adjective)
uygulama öncesi
266Politics
ex.(adjective)
yetkisel
267Politics
ex.(expression)
memuriyeti sebebiyle
268Insurance
ex.(noun)
lütuf ödemesi
269Technical
ex.(adjective)
patlamaya dayanaklı
270Technical
ex.(adjective)
patlamaya karşı korunmuş
271Technical
ex.(adjective)
patlamaz
272Technical
ex.(expression)
doğal yeri dışında
273Computer
ex.(noun)
eski kod 93
274Telecom
ex.(noun)
öncül düzenleme
275Telecom
ex.(adjective)
ardıl
276Automotive
ex.(noun)
eski test aracı
277Automotive
ex.(noun)
ikinci el engelli aracı
278Automotive
ex.(noun)
temel fiyat
279Automotive
ex.(noun)
ticari işletmede teslim
280Automotive
ex.(adjective)
gemide teslim
281Automotive
ex.(adjective)
rıhtımda teslim
282Aeronautic
ex.(noun)
dış meridyen irtifası
283Marine
ex.(adjective)
gemide teslim
284Marine
ex.(adjective)
gemide teslim
285Marine
ex.(adjective)
rıhtımda gümrüklenmiş teslim
286Marine
ex.(adverb)
rıhtımda gümrüklenmiş olarak teslim
287Medical
ex.(noun)
beyin dokusunun kaybı ya da atrofisinden kaynaklanan hidrosefali
288Medical
ex.(noun)
daha önce yaşanmış hastalıklar
289Medical
ex.(noun)
doğum sırasında uterus dışında tedavi
290Medical
ex.(noun)
eski içici
291Medical
ex.(noun)
geçmiş hastalıklar
292Medical
ex.(noun)
sonradan sigarayı bırakan
293Medical
ex.(adverb)
canlı/organizma dışında
294Pathology
ex.(noun)
beyin malign neoplazmı
295Biology
ex.(noun)
doğal yeri dışında koruma
296Education
ex.(noun)
yerinden önceden bütçe
297Education
ex.(noun)
yerinden sonradan bütçe
298Literature
ex.(noun)
bir kurguda beklenmedik, yapay veya imkansız bir karakterin senaryo akışı içinde beklenmedik bir yerde aniden ortaya çıkması ve çözülmesi imkansız görünen bir sorunu ansızın çözmesi
299Philosophy
ex.(noun)
kişinin kendini dışa vurumu
300Art
ex.(noun)
bir roman ya da tiyatro oyununda kahramanın tepeden inme ve doğaya aykırı şekilde son anda tehlikeden veya ölümden kurtulması
301Latin
ex.(noun)
görevi suiistimal eden kayyım
302Latin
ex.(noun)
görevi suiistimal eden kayyım
303Latin
ex.(noun)
gölgeden güneşe
304Latin
ex.(noun)
karanlıktan aydınlığa
305Latin
ex.(noun)
kitabın kime ait olduğunu gösteren etiket
306Latin
ex.(noun)
muayyen mal vasiyeti davası
307Latin
ex.(noun)
vasiyetten doğan dava
308Latin
ex.(adjective)
dışarı
309Latin
ex.(adjective)
ihbarsız
310Latin
ex.(adjective)
lütuf kabilinden
311Latin
ex.(adjective)
planlanan
312Latin
ex.(adverb)
şimdiden sonra
313Latin
ex.(adverb)
şu andan itibaren
314Latin
ex.(adverb)
resen
315Latin
ex.(adverb)
resen
316Latin
ex.(adverb)
-de teslim
317Latin
ex.(expression)
bir tarafın çıkarına
318Latin
ex.(expression)
baştan itibaren
319Latin
ex.(expression)
bir tarafın yararına
320Latin
ex.(expression)
hakkaniyet ve nesfete göre
321Latin
ex.(expression)
en başından beri
322Latin
ex.(expression)
hipoteze göre
323Latin
ex.(expression)
hiçlikten hiçlik çıkar
324Latin
ex.(expression)
isteyerek
325Latin
ex.(expression)
kanun gereğince
326Latin
ex.(expression)
kendiliğinden
327Latin
ex.(expression)
nezaketen
328Latin
ex.(expression)
kütüphanesinden
329Latin
ex.(expression)
lütuf olarak

💡 Kullanım İpucu

"ex." kelimesi 329 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"ex." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git