lead

İngilizce "lead" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
lead(verb)
yol göstermek
2Common Usage
lead(verb)
rehberlik etmek
3Common Usage
lead(verb)
sürmek
4Common Usage
lead(verb)
önderlik etmek
5Common Usage
lead(verb)
öncülük etmek
6Common Usage
lead(verb)
öncülük yapmak
7Common Usage
lead(verb)
öncülüğünü yapmak
8Common Usage
lead(noun)
kurşun
9Irregular Verb
lead(verb)
led - led
10General
lead(verb)
başta gelmek
11General
lead(verb)
yönlendirmek
12General
lead(verb)
başlamak
13General
lead(verb)
etkilemek
14General
lead(verb)
gitmek
15General
lead(verb)
başında olmak
16General
lead(verb)
başını çekmek
17General
lead(verb)
sonuçlanmak
18General
lead(verb)
sürdürmek
19General
lead(verb)
sürüklemek
20General
lead(verb)
götürmek
21General
lead(verb)
yönetmek
22General
lead(verb)
neden olmak
23General
lead(verb)
sürmek (yaşam)
24General
lead(verb)
başı çekmek
25General
lead(verb)
bozmak
26General
lead(verb)
yedmek
27General
lead(verb)
başlatmak
28General
lead(verb)
varmak
29General
lead(verb)
önde gitmek
30General
lead(verb)
liderlik etmek
31General
lead(verb)
idare etmek
32General
lead(verb)
başı olmak
33General
lead(verb)
çekmek
34General
lead(verb)
yol açmak
35General
lead(verb)
sevk ve idare etmek
36General
lead(verb)
iletmek
37General
lead(verb)
götürmek
38General
lead(verb)
sevk etmek
39General
lead(verb)
getirmek
40General
lead(verb)
almak
41General
lead(verb)
üstün olmak
42General
lead(verb)
ileride olmak
43General
lead(verb)
üstünlük sağlamak
44General
lead(verb)
üstün gelmek
45General
lead(verb)
başta gitmek
46General
lead(verb)
başta olmak
47General
lead(verb)
önderlik yapmak
48General
lead(verb)
geçirmek
49General
lead(noun)
önde bulunma
50General
lead(noun)
(iskambilde) ilk oynama hakkı
51General
lead(noun)
öncülük
52General
lead(noun)
ileride bulunma
53General
lead(noun)
öncü
54General
lead(noun)
saçma
55General
lead(noun)
yol
56General
lead(noun)
kurşundan yapılmış
57General
lead(noun)
ara kablosu
58General
lead(noun)
örnek
59General
lead(noun)
kılavuzluk
60General
lead(noun)
rehberlik
61General
lead(noun)
uç (versatil kalem için)
62General
lead(noun)
başta olma
63General
lead(noun)
kılavuz
64General
lead(noun)
önderlik
65General
lead(noun)
önde olma
66General
lead(noun)
önde gelme
67General
lead(noun)
kablo
68General
lead(noun)
kalem kurşunu
69General
lead(noun)
bağlantı kablosu
70General
lead(noun)
tasma kayışı
71General
lead(noun)
ipucu
72General
lead(noun)
sözleşme
73General
lead(noun)
öncelik
74General
lead(noun)
birincilik
75General
lead(noun)
önde gelme
76General
lead(noun)
başta gelme
77General
lead(noun)
birinci gelme
78General
lead(noun)
önder
79General
lead(noun)
rehber
80General
lead(noun)
kılavuz
81General
lead(noun)
yular
82General
lead(noun)
tasma
83General
lead(noun)
köpek kayışı
84General
lead(noun)
işaret
85General
lead(noun)
emare
86General
lead(noun)
delil
87General
lead(noun)
gösterge
88General
lead(noun)
liderlik
89General
lead(noun)
kılavuzluk
90General
lead(noun)
liderlik
91General
lead(noun)
kılavuzluk
92General
lead(noun)
kalem kurşunu
93General
lead(adjective)
öncü
94General
lead(adjective)
önemli
95General
lead(adjective)
baş
96General
lead(adjective)
kurşun
97General
lead(adjective)
kurşundan yapılmış
98General
lead(adjective)
kurşunlu
99General
lead(adjective)
kurşundan
100Trade/Economic
lead(noun)
müşteri adayı
101Trade/Economic
lead(noun)
potansiyel/hedef müşteri
102Law
lead(verb)
sevk etmek
103Media
lead(noun)
dergi başyazısı
104Media
lead(noun)
girizgah
105Media
lead(noun)
giriş
106Media
lead(noun)
girişlik
107Media
lead(noun)
söz girişi
108Advertising
lead(noun)
müşteri yaratma
109Technical
lead(verb)
kurşunlamak
110Technical
lead(verb)
kurşunla kaplamak
111Technical
lead(noun)
kurşun
112Technical
lead(noun)
kutup
113Technical
lead(noun)
sarmal eksen boyu
114Technical
lead(noun)
115Electric
lead(noun)
bağlama teli
116Construction
lead(verb)
kurşunla tutturmak
117Construction
lead(noun)
pencere kurşunu
118Automotive
lead(verb)
liderlik etmek
119Automotive
lead(noun)
adım
120Automotive
lead(noun)
iletken
121Automotive
lead(noun)
kablo
122Automotive
lead(noun)
kurşun
123Marine
lead(verb)
iskandil etmek
124Marine
lead(noun)
iskandil
125Marine
lead(noun)
iskandil kurşunu
126Marine
lead(noun)
zincir doğrultusu
127Mining
lead(noun)
eski bir nehir yatağındaki cevher katmanı
128Mining
lead(noun)
maden damarı
129Mining
lead(noun)
maden damarı
130Chemistry
lead(noun)
kurşun
131Places
lead(noun)
güney dakota eyaletinde şehir
132Hunting
lead(verb)
hareket eden hedefe nişan almak
133Hunting
lead(verb)
kurşunla tıkanmak
134Hunting
lead(noun)
önleme
135Baseball
lead(noun)
ilerleme
136Baseball
lead(noun)
önde koşma
137Boxing
lead(noun)
yumruk
138Card
lead(verb)
oyunu açmak
139Card
lead(verb)
oyuna başlamak
140Card
lead(verb)
kartlarını açmak
141Card
lead(noun)
ilk oynama hakkı
142Card
lead(noun)
ilk oynanan kart
143Card
lead(noun)
ilk oynama hakkı
144Card
lead(noun)
oyuna başlama
145Music
lead(noun)
koroda baş ses
146Theatre
lead(noun)
başoyuncu
147Theatre
lead(noun)
başrol oyuncusu
148Theatre
lead(adjective)
başrol

💡 Kullanım İpucu

"lead" kelimesi 148 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"lead" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git