s.

İngilizce "s." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1General
s.(verb)
servetini feda etmek
2General
s.(verb)
baltayı taşa vurmak
3General
s.(verb)
kuvvetini azaltmak
4General
s.(verb)
dikkatini çekmek
5General
s.(verb)
çivi sökmek
6General
s.(verb)
çivi sökmek
7General
s.(verb)
çivi sökmek
8General
s.(verb)
çivi sökmek
9General
s.(verb)
yaşamını yitirmek
10General
s.(verb)
mülkiyet hakkı kazanmak
11General
s.(verb)
onarımdan geçmek
12General
s.(verb)
tamir görmek
13General
s.(verb)
tamirat görmek
14General
s.(verb)
onarım görmek
15General
s.(verb)
ömrü yetmek
16General
s.(verb)
ömrü vefa etmek
17General
s.(verb)
beyinlere kazınmak
18General
s.(verb)
beyinlere kazınmak
19General
s.(verb)
rüyasında birisini görmek
20General
s.(verb)
rüyasında birini görmek
21General
s.(verb)
beslenme düzenini değiştirmek
22General
s.(verb)
çiftlere bölmek
23General
s.(verb)
uyumak
24General
s.(verb)
başvuru almak
25General
s.(verb)
birey yetiştirmek
26General
s.(verb)
birinin zaaflarını bilmek
27General
s.(noun)
kedinin tüyleri
28General
s.(noun)
bir kimsenin iyi özellikleri
29General
s.(noun)
kadınların özgürlüğü hareketi
30General
s.(noun)
bilanço
31General
s.(noun)
patates tava
32General
s.(noun)
hafriyat
33General
s.(noun)
ingiliz alfabesinin on dokuzuncu harfi
34General
s.(noun)
kedi tüyü
35General
s.(noun)
marangoz tezgahı
36General
s.(noun)
marangozhane
37General
s.(noun)
imdat işareti
38General
s.(noun)
kur sigortası
39General
s.(noun)
seyahat çeki
40General
s.(noun)
işkillendirme
41General
s.(noun)
hamiyetsizlik
42General
s.(noun)
valilik binası
43General
s.(noun)
kadın hakları
44General
s.(noun)
kadın çalışmaları
45General
s.(noun)
unlu mamül
46General
s.(noun)
unlu mamül
47General
s.(noun)
adres tarifi
48General
s.(noun)
üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.)
49General
s.(noun)
ziyaret saati
50General
s.(noun)
abd ordusu
51General
s.(noun)
zabitan odası
52General
s.(noun)
fen fakültesi mezunu
53General
s.(noun)
cgs birim sistemi (santimetre, gram, saniye) ölçü birimi sistemi
54General
s.(adjective)
abd kaynaklı
55General
s.(adjective)
abd tarafından yönetilen
56General
s.(adverb)
bu günlerde
57General
s.(adverb)
her ne koşul altında olursa olsun
58General
s.(adverb)
ne şart altında olursa olsun
59General
s.(adverb)
ne koşul altında olursa olsun
60General
s.(adverb)
her ne şart altında olursa olsun
61General
s.(interjection)
vesselam
62Phrases
s.(expression)
kendince nedenleri olsa gerek
63Phrases
s.(expression)
kendince nedenleri vardır herhalde
64Phrases
s.(expression)
bir nedenle
65Phrases
s.(expression)
neden bilmem
66Phrases
s.(expression)
nedenini anlamadım ama
67Phrases
s.(expression)
nedenini bir tek kendi bilir
68Phrases
s.(expression)
aynı derecede
69Phrases
s.(expression)
aynı boyutlarda
70Phrases
s.(expression)
aynı miktarda
71Phrases
s.(expression)
aynı ölçüde
72Phrases
s.(expression)
kendine göre/kendince bir sebepten dolayı
73Phrases
s.(expression)
bilinmeyen/bilmediğim bir sebepten dolayı
74Colloquial
s.(noun)
mor göz(ler)
75Colloquial
s.(noun)
morarmış göz(ler)
76Colloquial
s.(noun)
akan/dağılan göz makyajından dolayı göz çevresinde meydana gelen siyahlık
77Colloquial
s.(noun)
göz altı morluğu/morlukları
78Colloquial
s.(noun)
yorgunluk/uykusuzluk nedeniyle göz altında oluşan morluk(lar)
79Idioms
s.(verb)
işi erbabına bırakmak
80Idioms
s.(verb)
olay çıkarmak
81Idioms
s.(verb)
muma çevirmek
82Idioms
s.(verb)
muma döndürmek
83Idioms
s.(verb)
mum etmek
84Idioms
s.(verb)
yetim başı okşamak
85Idioms
s.(verb)
utançtan birinin yüzüne/gözüne bakamamak
86Idioms
s.(verb)
(biriyle) göz göze gelmek
87Idioms
s.(verb)
(birinin) gözüne bakmak
88Idioms
s.(verb)
göze çarpmak
89Idioms
s.(verb)
görünmek
90Idioms
s.(verb)
görülmek
91Idioms
s.(verb)
göze çarpmak
92Idioms
s.(verb)
görünmek
93Idioms
s.(verb)
görülmek
94Idioms
s.(verb)
seri numarasını silmek
95Idioms
s.(verb)
seri numarasını okunmaz hale getirmek
96Idioms
s.(verb)
seri numarasını kazımak
97Idioms
s.(verb)
(hayranlar tarafından yazılan kurgu hikayelerin satılabilmesi için) telif hakkı gerektiren kısımları çıkarmak
98Idioms
s.(noun)
emeklerinin meyvesi
99Idioms
s.(noun)
(birinin) gözündeki parlama
100Idioms
s.(noun)
(birinin) gözündeki kıvılcım
101Idioms
s.(noun)
(birinin) gözündeki ışıltı
102Idioms
s.(noun)
henüz gerçekleşmemiş bir şey
103Idioms
s.(noun)
düşünce/planlama aşamasında olan şey
104Idioms
s.(noun)
doğmamış çocuk
105Idioms
s.(noun)
portakalda vitamin
106Idioms
s.(noun)
daha çok başında/ hazırlık aşamasında olan şey
107Idioms
s.(noun)
torpil
108Idioms
s.(noun)
tanıdık
109Idioms
s.(noun)
yüksek konumdaki/yerdeki tanıdık
110Idioms
s.(noun)
arka
111Idioms
s.(expression)
kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
112Idioms
s.(expression)
kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
113Idioms
s.(expression)
kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
114Speaking
s.(expression)
asayiş berkemal
115Speaking
s.(expression)
doğru olanı yap!
116Speaking
s.(expression)
haydi gidelim!
117Speaking
s.(expression)
her şey yolunda
118Speaking
s.(expression)
kesin bir şey
119Speaking
s.(expression)
sıra sende
120Speaking
s.(expression)
sadece laf
121Slang
s.(verb)
mastürbasyon yapmak
122Slang
s.(verb)
kafayı çizmek
123Slang
s.(verb)
kafayı sıyırmak
124Trade/Economic
s.(noun)
abd dışı birleşme müsaadeleri
125Trade/Economic
s.(noun)
abd dışı rekabet yasası
126Trade/Economic
s.(noun)
abd rekabet hukuku
127Trade/Economic
s.(noun)
amerikan rekabet hukuku
128Trade/Economic
s.(noun)
borç senedi
129Trade/Economic
s.(noun)
çalıştığı kurum
130Trade/Economic
s.(noun)
emlak alım satımı
131Trade/Economic
s.(noun)
haftalık çalışma süresi
132Trade/Economic
s.(noun)
kısa vadeli borçlanma gideri
133Trade/Economic
s.(noun)
kot pazarı
134Trade/Economic
s.(noun)
müşteri hizmetleri müdürü
135Trade/Economic
s.(noun)
para hükmündeki evrak
136Trade/Economic
s.(noun)
personel sicili
137Trade/Economic
s.(noun)
s şirketi
138Trade/Economic
s.(noun)
ulaşım masrafı
139Law
s.(verb)
yeminle yazılı ifade vermek
140Law
s.(noun)
abd temyiz mahkemesi
141Law
s.(noun)
abd iddia mahkemesi
142Law
s.(noun)
muhakemeler
143Law
s.(expression)
uyuşturucu maddenin etkisi altında
144Law
s.(expression)
uyuşturucu maddenin etkisi altında
145Politics
s.(verb)
tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek
146Politics
s.(noun)
abd sağlık ve sosyal hizmetler bakanlığı
147Politics
s.(noun)
tüyü bitmemiş yetim
148Technical
s.(noun)
bit/saniye
149Technical
s.(noun)
entropinin simgesi
150Technical
s.(noun)
g-s eğrisi
151Technical
s.(noun)
g-s çizgesi
152Technical
s.(noun)
s-arayüzü
153Technical
s.(noun)
s saati
154Technical
s.(noun)
s değeri
155Technical
s.(noun)
s -kancası
156Technical
s.(noun)
s saniyenin simgesi
157Technical
s.(noun)
s-eğrileri
158Technical
s.(noun)
s-camı
159Technical
s.(noun)
sicimsi kalıntılar
160Technical
s.(noun)
s-cam lifleri
161Technical
s.(noun)
standart h-s yüklemesi yüklemesi
162Technical
s.(noun)
sülfürün simgesi
163Technical
s.(noun)
t-s diyagramı
164Technical
s.(adjective)
s-biçimli
165Computer
s.(noun)
s kıvrımı 1
166Computer
s.(noun)
s harfi
167Computer
s.(noun)
s-video
168Computer
s.(noun)
video
169Computer
s.(expression)
bayt/sn
170Computer
s.(expression)
çerçeve/sn
171Computer
s.(expression)
ort çerçeve/sn
172Computer
s.(expression)
kb/sn
173Computer
s.(expression)
ort bayt/sn
174Computer
s.(expression)
s/pdif giriş
175Informatics
s.(noun)
s-arayüzü
176Textile
s.(noun)
tuhafiye
177Dyeing
s.(noun)
alüminyum yününü kırmızıya boyamakta kullanılan turuncu-sarı kristal bir bileşik
178Dyeing
s.(noun)
alüminyum yününü kırmızıya boyamakta kullanılan turuncu-sarı kristal bir bileşik
179Automotive
s.(noun)
döşeme kancası
180Automotive
s.(noun)
s dönemeç
181Automotive
s.(noun)
s bandı
182Automotive
s.(noun)
s hız sınıfı
183Automotive
s.(noun)
s-matik
184Automotive
s.(noun)
vakum portu
185Automotive
s.(noun)
yüzey alanı/hacim oranı
186Aeronautic
s.(noun)
mod s ikincil gözetim radarı
187Marine
s.(noun)
nükleer gemi
188Marine
s.(noun)
s-n eğrisi
189Medical
s.(noun)
alfa gulutatyon s-transferaz
190Medical
s.(noun)
dehidroepiandrosteron sulfat
191Medical
s.(noun)
glutatyon-s-tranferaz
192Medical
s.(noun)
plafonnement kriz
193Medical
s.(noun)
protein c ve protein s eksikliği
194Medical
s.(noun)
protein s eksikliği
195Medical
s.(noun)
protein s
196Medical
s.(noun)
tıbbi sarf malzeme
197Psychology
s.(noun)
s faktörü
198Pathology
s.(noun)
multipl ve bilateral preserebral arter sendromları
199Pharmaceutics
s.(noun)
kan serumundaki lipitleri azaltan bir ilaç
200Math
s.(noun)
s eğrisi
201Statistics
s.(noun)
c.s.m sınaması
202Statistics
s.(noun)
kendall puanı
203Statistics
s.(noun)
s-eğrisi
204Statistics
s.(noun)
s-sınaması
205Physics
s.(noun)
güçlü-zayıf ikiliği
206Physics
s.(noun)
s ikiliği
207Chemistry
s.(noun)
aseton ve amonyağın reaksiyona girmesiyle elde edilen ve krematografide solvent olarak kullanılan bir sıvı
208Biochemistry
s.(noun)
glutatyon s-transferaz enzimi
209Astronomy
s.(noun)
s tipi yıldız
210Botanic
s.(noun)
kuzu kulağı
211Linguistics
s.(noun)
uyaran-tepki kuramı
212Environment
s.(noun)
s dalgası hızı
213Geology
s.(noun)
k-g’den kd-gb’ya değişen aktif sıkışma bileşenli doğrultu atımlı faylar
214Geology
s.(noun)
p-s dalga genlikleri
215Geology
s.(noun)
sığ s-dalgası kesitinin çıkarılması
216Military
s.(noun)
sıraya dizili askerler
217Military
s.(noun)
nükleer silah olayı
218Military
s.(noun)
genelkurmay başkanı
219Sport
s.(noun)
düşük tempolu uzun mesafe
220Abbreviation
s.(noun)
sigara içmeyen
221Abbreviation
s.(noun)
societa per azioni
222Abbreviation
s.(adjective)
stokta mevcudu tükenmiş
223Abbreviation
s.(expression)
gerektiği kadar (bir şeyi yapmak için)
224Latin
s.(expression)
gerektiği kadar
225British Slang
s.(noun)
marks and sparks

💡 Kullanım İpucu

"s." kelimesi 225 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"s." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git