a-good

İngilizce "a-good" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1General
a-good(verb)
keyfi gelmek
2General
a-good(verb)
aklına parlak bir fikir gelmek
3General
a-good(verb)
aklını çelmek
4General
a-good(verb)
çok zeki olmak
5General
a-good(verb)
pestilini çıkarmak
6General
a-good(verb)
keyfi yerinde olmak
7General
a-good(verb)
allah yarattı dememek
8General
a-good(verb)
dikiş tutturmak
9General
a-good(verb)
temiz bir dayak atmak
10General
a-good(verb)
iyi bir izlenim bırakmak
11General
a-good(verb)
eğlenmek
12General
a-good(verb)
keyfi yerinde olmak
13General
a-good(verb)
biri için iyi şeyler söylemek
14General
a-good(verb)
hep tenkit etmek
15General
a-good(verb)
ciğerleri bayram etmek
16General
a-good(verb)
bir işte uzun süre başarılı olmak
17General
a-good(verb)
iyi örnek olmak
18General
a-good(verb)
kendini göstermek
19General
a-good(verb)
aklı başında biri olmak
20General
a-good(verb)
pestilini çıkarmak
21General
a-good(verb)
ders vermek
22General
a-good(verb)
gülüp oynamak
23General
a-good(verb)
iyice vakıf olmak
24General
a-good(verb)
anlamak
25General
a-good(verb)
verip veriştirmek
26General
a-good(verb)
sağduyu sahibi olmak
27General
a-good(verb)
safa sürmek
28General
a-good(verb)
hoşça vakit geçirmek
29General
a-good(verb)
veriştirmek
30General
a-good(verb)
sefa sürmek
31General
a-good(verb)
örnek oluşturmak
32General
a-good(verb)
veryansın etmek
33General
a-good(verb)
gününü güzel geçirmek
34General
a-good(verb)
hakim olmak (dile vb)
35General
a-good(verb)
hakim olmak (dile vb)
36General
a-good(verb)
hakim olmak (dile vb)
37General
a-good(verb)
hakim olmak (dile vb)
38General
a-good(verb)
abdestini vermek
39General
a-good(verb)
kulağı hassas olmak
40General
a-good(verb)
iyi kulağı olmak
41General
a-good(verb)
biri hakkında olumlu şeyler söylemek
42General
a-good(verb)
gününü gün etmek
43General
a-good(verb)
eşek sudan gelinceye kadar dövmek
44General
a-good(verb)
doyasıya eğlenmek
45General
a-good(verb)
eğlenceye gitmek
46General
a-good(verb)
eğlenmeye gitmek
47General
a-good(verb)
iyi vakit geçirmek
48General
a-good(verb)
iyi zaman geçirmek
49General
a-good(verb)
iyi not almak
50General
a-good(verb)
iyi bir gelecek bırakmak
51General
a-good(verb)
-in ne olduğunu bilmek
52General
a-good(verb)
-esi gelmek
53General
a-good(verb)
-i iyi kavramak
54General
a-good(verb)
-eceği gelmek
55General
a-good(verb)
-i hep tenkit etmek
56General
a-good(verb)
-i hiç beğenmemek
57General
a-good(verb)
iyi izlenim uyandırmak
58General
a-good(verb)
iyi izlenim vermek
59General
a-good(verb)
beğenilecek şekilde davranmak
60General
a-good(verb)
iyi bir espri anlayışına sahip olmak
61General
a-good(verb)
çok hakkı olmak
62General
a-good(verb)
iyi bir espri yeteneğine sahip olmak
63General
a-good(verb)
iyi bir espri yeteneğine sahip olmak
64General
a-good(verb)
iyi bir espri anlayışına sahip olmak
65General
a-good(verb)
iyi bir espri anlayışına sahip olmak
66General
a-good(verb)
gününde olmak
67General
a-good(verb)
iyi bir mücadele sergilemek
68General
a-good(verb)
iyi bir şöhrete sahip olmak
69General
a-good(verb)
iyi bir şöhret sahibi olmak
70General
a-good(verb)
istifade etmek
71General
a-good(verb)
iyi yön vermek
72General
a-good(verb)
yararlanmak
73General
a-good(verb)
kar çıkarmak
74General
a-good(verb)
birinde iyi bir izlenim bırakmak
75General
a-good(verb)
iyice dinlenmek
76General
a-good(verb)
iyi biri olmak
77General
a-good(verb)
iyi not almak
78General
a-good(verb)
iyi iş çıkarmak
79General
a-good(verb)
iyi iş yapmak
80General
a-good(verb)
bir şeyi yapmayı iyi bilmek
81General
a-good(verb)
bir şeyi yapmaya vakıf olmak
82General
a-good(verb)
iyi bir yıl geçirmek
83General
a-good(verb)
iyi bir sene geçirmek
84General
a-good(verb)
birisine bir iyilik yapmak
85General
a-good(verb)
iyice azarlamak
86General
a-good(verb)
güzel bir konuşma yapmak
87General
a-good(verb)
kredi notu iyi/yüksek olmak
88General
a-good(verb)
iyi bir neden bulmak
89General
a-good(verb)
birinin iyi arkadaşı olmak
90General
a-good(verb)
iyi babalık etmek
91General
a-good(verb)
iyi babalık yapmak
92General
a-good(verb)
iyi bir koca olmak
93General
a-good(verb)
kocalık vazifesini/görevini yapmak
94General
a-good(verb)
iyi bir antrenörün dikkatini çekmek
95General
a-good(verb)
(bir takıma karşı) iyi bir netice almak
96General
a-good(verb)
iyi bir netice almak
97General
a-good(verb)
kendine iyi/güzel bir hayat kurmak
98General
a-good(verb)
iyice/dikkatlice bakmak
99General
a-good(verb)
birlikte hoş vakit geçirmek
100General
a-good(verb)
iyi bir başlangıç yapmak
101General
a-good(verb)
biriyle iyi ilişkide bulunmak
102General
a-good(verb)
iyi bir ağlayıp kendine gelmek
103General
a-good(verb)
mazhar olmak
104General
a-good(verb)
iyi bir maaş teklif etmek
105General
a-good(verb)
sevap işlemek
106General
a-good(verb)
hayır işine gitmek
107General
a-good(verb)
hayır işlerine gitmek
108General
a-good(verb)
samimi olarak inanmak
109General
a-good(noun)
hayra alamet
110General
a-good(noun)
oldukça
111General
a-good(noun)
sosyal kimse
112General
a-good(noun)
hayli uzun zaman
113General
a-good(noun)
adam sarrafı
114General
a-good(noun)
sokulgan kimse
115General
a-good(noun)
uzun bir mesafe
116General
a-good(noun)
oyunu kaybedince kızmayan kimse
117General
a-good(noun)
iyilik
118General
a-good(noun)
ailesine iyi bakan kimse
119General
a-good(noun)
hayli
120General
a-good(noun)
avcı kedi
121General
a-good(noun)
bir iyilik
122General
a-good(noun)
salih amel
123General
a-good(noun)
çok uzak
124General
a-good(noun)
uzun bir süre
125General
a-good(noun)
iyi geceler öpücüğü
126General
a-good(noun)
güzel bir haber
127General
a-good(noun)
iyi bir haber
128General
a-good(noun)
hayli mesafe
129General
a-good(noun)
(memura/işçiye vb) zam müjdesi
130General
a-good(noun)
iyi bir espri anlayışı
131General
a-good(noun)
konuya hakim olma
132General
a-good(noun)
iyi bir kız
133General
a-good(noun)
iyi bir örnek
134General
a-good(noun)
iyi dost/arkadaş
135General
a-good(noun)
iyi bir sebep
136General
a-good(noun)
iyi bir bilim adamı
137General
a-good(noun)
iyi bir eş
138General
a-good(noun)
iyi geceler öpücüğü
139General
a-good(noun)
iyiye işaret
140General
a-good(noun)
beklentilere uygun biçimde manzarayı seyretme
141General
a-good(noun)
eğlenceli ve vakit geçirilmesi zevkli kimse
142General
a-good(noun)
önemli bir kısmı
143General
a-good(adjective)
birçok
144General
a-good(adjective)
hayli
145General
a-good(adjective)
epeyi
146General
a-good(adjective)
birçok
147General
a-good(adjective)
keyifli
148General
a-good(adjective)
epey
149General
a-good(adjective)
birçok
150General
a-good(adjective)
bir hayli
151General
a-good(adjective)
hatırı sayılır sayıda
152General
a-good(adjective)
pek çok
153General
a-good(adjective)
epey
154General
a-good(adjective)
birçok
155General
a-good(adverb)
iyi niyetlice
156General
a-good(adverb)
epeyce
157General
a-good(adverb)
hüsnüniyetle
158General
a-good(adverb)
bir çok
159General
a-good(adverb)
en az
160General
a-good(adverb)
hızla
161General
a-good(adverb)
iyilik etmek gayesiyle
162General
a-good(adverb)
çokça
163General
a-good(adverb)
çok
164General
a-good(adverb)
oldukça
165General
a-good(adverb)
pek çok
166General
a-good(adverb)
bir hayli
167General
a-good(adverb)
epey uzakta
168General
a-good(adverb)
epeyce
169General
a-good(adverb)
epeyce uzakta
170General
a-good(adverb)
hayli
171General
a-good(adverb)
iyi biçimde
172General
a-good(adverb)
iyi olarak
173General
a-good(adverb)
iyi şekilde
174General
a-good(pronoun)
bir hayli kalabalık
175General
a-good(interjection)
uğurlar olsun!
176General
a-good(interjection)
iyi yolculuklar!
177General
a-good(interjection)
iyi günler
178General
a-good(interjection)
iyi tatiller!
179General
a-good(interjection)
yolunuz açık olsun!
180General
a-good(interjection)
iyi hafta sonları
181General
a-good(interjection)
iyi bir sezon geçirmek
182General
a-good(expression)
iyi bir kavga havayı yumuşatır.
183Phrases
a-good(verb)
iyi bir gece geçirmek
184Phrases
a-good(expression)
bereket versin ki
185Phrases
a-good(expression)
her şey iyi bir amaç uğruna
186Phrases
a-good(expression)
isteyerek veya istemeyerek
187Phrases
a-good(expression)
iyimser olarak
188Phrases
a-good(expression)
iyi geceler
189Phrases
a-good(expression)
şeytan diyor ki
190Phrases
a-good(expression)
uygun olan şartlar altında
191Phrases
a-good(expression)
uygun olan şartlar altında iyimser olarak
192Phrases
a-good(expression)
iyi düşündün
193Proverb
a-good(expression)
kişiyi vezir eden de karısı rezil eden de
194Proverb
a-good(-1)
aklı başında adam yıkılmaz
195Proverb
a-good(-1)
karakterli insan başarısız olmaz
196Proverb
a-good(-1)
karakterli insan başarısız olmaz
197Proverb
a-good(-1)
yaşlılar çok yetenekli olabilir
198Proverb
a-good(-1)
ateş iyi bir köle ama kötü bir efendidir
199Proverb
a-good(-1)
evlilikte de ne ekersen onu biçersin
200Proverb
a-good(-1)
evlilikte de ne ekersen onu biçersin
201Proverb
a-good(-1)
ümit iyi bir kahvaltıdır ama iyi bir akşam yemeği değildir
202Proverb
a-good(-1)
en iyi savunma hücumdur
203Proverb
a-good(-1)
vicdanı temiz olan rahat uyur
204Proverb
a-good(-1)
ek tohumun hasını çekme yiyecek yasını
205Proverb
a-good(-1)
sevilen şeyler çok tüketilirse eskisi kadar zevk vermeyebilir
206Proverb
a-good(-1)
bir musibet bin nasihatten iyidir
207Proverb
a-good(-1)
bir musibet bin nasihatten evladır
208Proverb
a-good(-1)
bir musibet bin nasihatten iyidir
209Proverb
a-good(-1)
bir musibet bin nasihatten evladır
210Proverb
a-good(-1)
para iyi bir hizmetçi, kötü bir efendidir
211Proverb
a-good(-1)
iyi bir vicdan en rahat yastıktır
212Proverb
a-good(-1)
vicdanı rahat olanın uykusu da rahat olur
213Proverb
a-good(-1)
nasıl başlarsan öyle gider
214Proverb
a-good(-1)
kutlu gün doğuşundan bellidir
215Proverb
a-good(-1)
erken kalktım işime
216Proverb
a-good(-1)
şeker kattım aşıma
217Proverb
a-good(-1)
çabasız umut meyvesiz ağaca benzer
218Proverb
a-good(-1)
umut güzel bir şeydir
219Proverb
a-good(-1)
bir işe umutla başlamak iyidir ama çalışmayıp/çaba göstermeyip umut ettiklerini gerçekleştirmezsen bir işe yaramaz
220Proverb
a-good(-1)
güne umutla başlamak iyi yatağa hala umut ederek gitmek kötüdür
221Proverb
a-good(-1)
(bacon'a atfedilen hikayeye göre) aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz
222Proverb
a-good(-1)
görüntüye/mevcut duruma aldanma
223Proverb
a-good(-1)
iyi bir başlangıç yarı yarıya başarı demektir
224Proverb
a-good(-1)
iyi bir başlangıç iyi bir sona sebeptir
225Proverb
a-good(-1)
başta hazırlıklı ve odaklı olmak çoğu zaman başarı getirir
226Proverb
a-good(-1)
dalgasız denizde herkes kaptan
227Colloquial
a-good(verb)
iyi öpüşmek
228Colloquial
a-good(verb)
iyi bir baba olmak
229Colloquial
a-good(verb)
olasılığına sahip olmak
230Colloquial
a-good(verb)
kazanma olasılığı yüksek olmak
231Colloquial
a-good(verb)
(bir ürünü) indirimli fiyattan bulmak ve almak
232Colloquial
a-good(noun)
çok uygun fiyat
233Colloquial
a-good(noun)
dürüst ve güvenilir insan
234Colloquial
a-good(noun)
iyi başlangıç
235Colloquial
a-good(noun)
işi öğrenmek için iyi bir fırsat
236Colloquial
a-good(noun)
iyi bir hafta sonu
237Colloquial
a-good(noun)
iyi bir hafta
238Colloquial
a-good(noun)
iyi bir gece uykusu
239Colloquial
a-good(noun)
karlı alışveriş
240Colloquial
a-good(noun)
kelepir
241Colloquial
a-good(noun)
içince neşelenen/eğlenceli olan insan
242Colloquial
a-good(noun)
alkolle neşelenen
243Colloquial
a-good(noun)
alkolle kafası güzel olan
244Colloquial
a-good(noun)
içip güzelleşmiş/neşelenmiş
245Colloquial
a-good(noun)
kafası güzel
246Colloquial
a-good(noun)
kafayı bulmuş
247Colloquial
a-good(expression)
çok büyük olasılıkla
248Colloquial
a-good(expression)
çok yüksek ihtimalle
249Colloquial
a-good(expression)
muhtemelen
250Colloquial
a-good(expression)
garanti
251Colloquial
a-good(expression)
banko
252Colloquial
a-good(expression)
iyi vakit geçiren çoğu misafir gibi
253Colloquial
a-good(expression)
gerçeklerin iyi bir hikayenin önüne geçmesine izin verme
254Colloquial
a-good(expression)
gerçeklerle hikayeyi mahvetme
255Colloquial
a-good(expression)
güzelim hikayeyi mahvetme
256Idioms
a-good(verb)
iyice kavramak
257Idioms
a-good(verb)
tam olarak kapmak
258Idioms
a-good(verb)
tam olarak idrak etmek
259Idioms
a-good(verb)
iyice anlamak
260Idioms
a-good(verb)
(bir yeri) aramak
261Idioms
a-good(verb)
altını üstüne getirmek
262Idioms
a-good(verb)
(bir yerde) her yere bakmak
263Idioms
a-good(verb)
iyi niyetler gütmek
264Idioms
a-good(verb)
niyeti iyi olmak
265Idioms
a-good(verb)
kalbi temiz, altın kalpli olmak
266Idioms
a-good(verb)
niyetinden şüphe edilmemek
267Idioms
a-good(verb)
akıllı olmak
268Idioms
a-good(verb)
arka çıkmak
269Idioms
a-good(verb)
azarlamak
270Idioms
a-good(verb)
bir şeyle ilgili iyi bir bakış açısına/görüşe/anlayışa sahip olmak
271Idioms
a-good(verb)
birisini azarlamak
272Idioms
a-good(verb)
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
273Idioms
a-good(verb)
bir şeye meyilli olmak
274Idioms
a-good(verb)
birisini destekler nitelikte konuşmak
275Idioms
a-good(verb)
birini azarlayarak yerin dibine sokmak
276Idioms
a-good(verb)
bir şey yapmayı aklına koymak
277Idioms
a-good(verb)
biri hakkında başka birine olumlu referans vermek
278Idioms
a-good(verb)
başarılı bir iş hayatı geçirmek
279Idioms
a-good(verb)
becerikli olmak
280Idioms
a-good(verb)
bir konuyu iyice kavramak
281Idioms
a-good(verb)
birisine fırça çekmek
282Idioms
a-good(verb)
bozuntuya vermemek
283Idioms
a-good(verb)
birine destek olmak
284Idioms
a-good(verb)
birini haşlamak
285Idioms
a-good(verb)
birini azarlamak
286Idioms
a-good(verb)
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
287Idioms
a-good(verb)
birinin lehine konuşmak
288Idioms
a-good(verb)
bir konuyu iyice kavramak
289Idioms
a-good(verb)
biri hakkında iyi konuşmak
290Idioms
a-good(verb)
bir şeyi iyi yapmak
291Idioms
a-good(verb)
başarılı olmak
292Idioms
a-good(verb)
bir şeyin cılkını çıkarmak
293Idioms
a-good(verb)
birine bir iyilik yapmak
294Idioms
a-good(verb)
bir şeyi iyi yapmak
295Idioms
a-good(verb)
birinin iyiliğine konuşmak
296Idioms
a-good(verb)
daha iyi ve karlı bir iş bulmak
297Idioms
a-good(verb)
cezalandırmak
298Idioms
a-good(verb)
çok iyi bir iş çıkarmak
299Idioms
a-good(verb)
dağları devirmek
300Idioms
a-good(verb)
hızla gitmek
301Idioms
a-good(verb)
güzel bir espri patlatmak
302Idioms
a-good(verb)
eline güzel bir kitap alıp koltuğa vb kurulmak
303Idioms
a-good(verb)
iyice ağlamak
304Idioms
a-good(verb)
iyi bir iş çıkarmak
305Idioms
a-good(verb)
iyi bir başlangıç yapmak
306Idioms
a-good(verb)
iyi bir sınav vermek
307Idioms
a-good(verb)
işleri tıkırında olmak
308Idioms
a-good(verb)
işi tıkırında olmak
309Idioms
a-good(verb)
iş hayatında önemli bir başarıya imza atmak
310Idioms
a-good(verb)
iyi bir iş çıkarmak
311Idioms
a-good(verb)
istekli olarak
312Idioms
a-good(verb)
ölesiye mücadele etmek
313Idioms
a-good(verb)
kültürlü olmak
314Idioms
a-good(verb)
olumlu bir harekette bulunmak
315Idioms
a-good(verb)
kendi payına düşeni layığıyla yapmak
316Idioms
a-good(verb)
kafası çalışmak
317Idioms
a-good(verb)
sıkı bir mücadele vermek
318Idioms
a-good(verb)
sağduyu sahibi olmak
319Idioms
a-good(verb)
sonuna kadar mücadele etmek
320Idioms
a-good(verb)
rahatlayana kadar ağlamak
321Idioms
a-good(verb)
sonuna kadar savaşmak
322Idioms
a-good(verb)
(bir iş için) birine kefil olmak
323Idioms
a-good(verb)
yükselmekte olmak
324Idioms
a-good(verb)
(bebek) çok ve yüksek sesle ağlamak
325Idioms
a-good(verb)
(birisi hakkında) iyi konuşmak
326Idioms
a-good(verb)
verip veriştirmek
327Idioms
a-good(verb)
yetenekli olmak
328Idioms
a-good(verb)
medya tarafından beğenilmek
329Idioms
a-good(verb)
medyada iyi yer almak
330Idioms
a-good(verb)
medyada hakkında iyi bahsedilmek
331Idioms
a-good(verb)
medyada iyi yer almak
332Idioms
a-good(verb)
medyada hakkında iyi bahsedilmek
333Idioms
a-good(verb)
medyada iyi haberlerle yer almak
334Idioms
a-good(verb)
birinin/bir şeyin hakkında iyi bir izlenime sahip olmak
335Idioms
a-good(verb)
birinin/bir şeyin hakkında iyi bir fikre sahip olmak
336Idioms
a-good(verb)
(bir şeyi) iyi yapmak
337Idioms
a-good(verb)
(bir işi) yapma girişiminde iyi olmak
338Idioms
a-good(verb)
iyi (bir iş) yapmak
339Idioms
a-good(verb)
iyi bir iş çıkarmak
340Idioms
a-good(verb)
iyi, zayıf bir performans sergilemek
341Idioms
a-good(verb)
iyi, zayıf bir performans çıkarmak
342Idioms
a-good(verb)
iyi, zayıf bir performans sahneye koymak
343Idioms
a-good(verb)
iyi, zayıf bir performans sahnelemek
344Idioms
a-good(verb)
hesap yapmakta iyi olmak
345Idioms
a-good(verb)
hesap yapmayla arası iyi olmak
346Idioms
a-good(verb)
sayılarla arası iyi olmak
347Idioms
a-good(verb)
sayısal zekası iyi olmak
348Idioms
a-good(verb)
kafası hesap işlerine basmak
349Idioms
a-good(verb)
yükseklik korkusu olmamak
350Idioms
a-good(verb)
yükseklikten rahatsızlık duymamak
351Idioms
a-good(verb)
yüksekte kendini rahat hissetmek
352Idioms
a-good(verb)
yükseklikle arası iyi olmak
353Idioms
a-good(verb)
yükseklikle ilgili bir problemi olmamak
354Idioms
a-good(verb)
yükseklikten etkilenmemek
355Idioms
a-good(verb)
ağzı laf yapmak
356Idioms
a-good(verb)
ağzı iyi laf yapmak
357Idioms
a-good(verb)
ağzı laf yapıp icraata gelince fos çıkmak
358Idioms
a-good(verb)
medyada iyi/olumlu yer almak
359Idioms
a-good(verb)
medyada hakkında iyi bahsedilmek
360Idioms
a-good(verb)
medya tarafından beğenilmek
361Idioms
a-good(verb)
medyada iyi eleştirilmek
362Idioms
a-good(noun)
mantıklı bir tercih
363Idioms
a-good(noun)
içince güzelleşen insan
364Idioms
a-good(noun)
sağlam adam
365Idioms
a-good(noun)
iyi haber
366Idioms
a-good(noun)
muteber biri
367Idioms
a-good(noun)
verimli bir dönem
368Idioms
a-good(noun)
değerinin altında fiyat
369Idioms
a-good(noun)
şen şakrak biri
370Idioms
a-good(noun)
kulak kanatan ses
371Idioms
a-good(noun)
herkese cana yakın davranan biri
372Idioms
a-good(noun)
iyi bir tercih
373Idioms
a-good(noun)
düzgün adam
374Idioms
a-good(noun)
iyi eleştiri
375Idioms
a-good(noun)
hatırşinas biri
376Idioms
a-good(noun)
randımanlı bir süreç
377Idioms
a-good(noun)
düşük fiyatına rağmen kaliteli olan şey
378Idioms
a-good(noun)
eğlenceli biri
379Idioms
a-good(noun)
karga gibi ses
380Idioms
a-good(noun)
herkese samimi davranan biri
381Idioms
a-good(noun)
en iyisi
382Idioms
a-good(noun)
iyi adam
383Idioms
a-good(noun)
övgü dolu haber
384Idioms
a-good(noun)
güvenilir biri
385Idioms
a-good(noun)
karlı bir dönem
386Idioms
a-good(noun)
sempatik biri
387Idioms
a-good(noun)
kulak tırmalayan ses
388Idioms
a-good(noun)
herkese sıcakkanlı davranan biri
389Idioms
a-good(noun)
daha garanti bir tercih
390Idioms
a-good(noun)
olumlu reklam
391Idioms
a-good(noun)
mert biri
392Idioms
a-good(noun)
bereketli bir dönem
393Idioms
a-good(noun)
içten biri
394Idioms
a-good(noun)
herkese dostane davranan biri
395Idioms
a-good(noun)
daha mantıklı bir tercih
396Idioms
a-good(noun)
harbi biri
397Idioms
a-good(noun)
uzun bir süreç
398Idioms
a-good(noun)
etkileyici biri
399Idioms
a-good(noun)
herkese yakınlık gösteren biri
400Idioms
a-good(noun)
daha iyi bir tercih
401Idioms
a-good(noun)
en akıllıcası
402Idioms
a-good(noun)
en mantıklı olanı
403Idioms
a-good(noun)
olası
404Idioms
a-good(noun)
olması muhtemel
405Idioms
a-good(noun)
mümkün
406Idioms
a-good(noun)
büyük ihtimalle
407Idioms
a-good(noun)
kulak tırmalayan ses
408Idioms
a-good(noun)
gıcırtı gibi ses
409Idioms
a-good(noun)
tam kararında fiyatı olan şey
410Idioms
a-good(noun)
ne az ne fazla fiyatlı ürün
411Idioms
a-good(noun)
ucuz da pahalı da olmayan şey
412Idioms
a-good(noun)
uygun fiyatlı ürün
413Idioms
a-good(noun)
makul fiyatlı mal
414Idioms
a-good(noun)
pahası/ederi herkesin alabileceği kadar olan ürün
415Idioms
a-good(noun)
arkadaşça davranış
416Idioms
a-good(noun)
bir şeye iyi başlama
417Idioms
a-good(noun)
iyilik
418Idioms
a-good(noun)
makul miktarda
419Idioms
a-good(noun)
sevecenlik
420Idioms
a-good(noun)
şefkat
421Idioms
a-good(noun)
şaka kaldırabilen/yenilgiyi sineye çekebilen kimse
422Idioms
a-good(noun)
uygun sayıda
423Idioms
a-good(noun)
yumuşaklık
424Idioms
a-good(noun)
fiyatı uygun şey
425Idioms
a-good(noun)
uygun fiyatlı şey
426Idioms
a-good(noun)
ekonomik ürün
427Idioms
a-good(noun)
satın alınabilir ürün
428Idioms
a-good(noun)
makul fiyatlı ürün
429Idioms
a-good(noun)
hesaplı ürün
430Idioms
a-good(noun)
her keseye uygun ürün
431Idioms
a-good(noun)
her bütçeye uygun ürün
432Idioms
a-good(noun)
kapı gıcırtısı gibi ses
433Idioms
a-good(adjective)
birçok
434Idioms
a-good(adjective)
bir hayli
435Idioms
a-good(adjective)
pek çok
436Idioms
a-good(adjective)
epey
437Idioms
a-good(adverb)
çabucak
438Idioms
a-good(adverb)
hemen
439Idioms
a-good(adverb)
hemencecik
440Idioms
a-good(adverb)
anında
441Idioms
a-good(adverb)
birden bire
442Idioms
a-good(adverb)
ikiletmeden
443Idioms
a-good(adverb)
hızla
444Idioms
a-good(expression)
işin iyi tarafı
445Idioms
a-good(expression)
işin iyi tarafı
446Idioms
a-good(expression)
işin iyi yanı
447Idioms
a-good(expression)
işin iyi yanı
448Idioms
a-good(expression)
işin güzel yanı
449Idioms
a-good(expression)
işin güzel yanı
450Idioms
a-good(expression)
işin iyi tarafı
451Idioms
a-good(expression)
işin iyi tarafı
452Idioms
a-good(expression)
işin güzel tarafı
453Idioms
a-good(expression)
işin güzel tarafı
454Idioms
a-good(expression)
başlamak bitirmenin yarısıdır
455Idioms
a-good(expression)
bir çırpıda
456Idioms
a-good(expression)
bu devirde iyi koca kaldı mı?
457Idioms
a-good(expression)
bu kadarı da biraz çok
458Idioms
a-good(expression)
dostça davranış
459Idioms
a-good(expression)
çabucak
460Idioms
a-good(expression)
hızla
461Idioms
a-good(expression)
herkes güzel vakit geçirdi
462Idioms
a-good(expression)
herkes eğlendi
463Idioms
a-good(expression)
gönüllü olarak
464Idioms
a-good(expression)
içtenlikle
465Idioms
a-good(expression)
isteyerek
466Idioms
a-good(expression)
kocanın iyisi zor bulunur
467Idioms
a-good(expression)
(ölenin arkasından) oldukça uzun yaşadı
468Idioms
a-good(expression)
(ölenin arkasından) rahat bir yaşam sürdü
469Idioms
a-good(expression)
(ölenin arkasından) iyi bir yaşam sürdü
470Idioms
a-good(expression)
herkese yakın davranan
471Idioms
a-good(expression)
herkese güler yüz ve tatlı dille yaklaşan
472Speaking
a-good(noun)
azı karar çoğu zarar
473Speaking
a-good(noun)
geçerli bir neden
474Speaking
a-good(interjection)
afiyet olsun!
475Speaking
a-good(expression)
annem iyi bir aşçıdır
476Speaking
a-good(expression)
aklıma koydum
477Speaking
a-good(expression)
aferin kızıma
478Speaking
a-good(expression)
aferin oğluma
479Speaking
a-good(expression)
aklı başında biri
480Speaking
a-good(expression)
ankara'da iyi vakit geçiyor musun?
481Speaking
a-good(expression)
ankara'da iyi vakit geçiyor musunuz?
482Speaking
a-good(expression)
anne iyi yemek yapar
483Speaking
a-good(expression)
azı karar çoğu zarar
484Speaking
a-good(expression)
bu iyi bir fikir değil
485Speaking
a-good(expression)
bu sefer içimde iyi bir his var
486Speaking
a-good(expression)
bu iyi bir fikir mi bilmiyorum
487Speaking
a-good(expression)
bence bu iyi bir fikir
488Speaking
a-good(expression)
bunu iyi anlamda mı söylüyorsun?
489Speaking
a-good(expression)
bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum
490Speaking
a-good(expression)
beni bir güzel azarladı
491Speaking
a-good(expression)
bunun iyi bir fikir olduğuna emin misin?
492Speaking
a-good(expression)
bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum
493Speaking
a-good(expression)
bana iyi bir teori gibi geldi
494Speaking
a-good(expression)
bu iyiydi işte
495Speaking
a-good(expression)
bence çok iyi bir fikir değildi
496Speaking
a-good(expression)
bunu söylemekle iyi bir şey yaptın
497Speaking
a-good(expression)
bu iyi bir fikir değil
498Speaking
a-good(expression)
bu gerçekten de iyi bir zaman değil
499Speaking
a-good(expression)
bu iyi bir fikir
500Speaking
a-good(expression)
bu iyiydi

💡 Kullanım İpucu

"a-good" kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"a-good" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git