all-over

İngilizce "all-over" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1General
all-over(verb)
ateş basmak
2General
all-over(verb)
baştan almak (işi/konuyu)
3General
all-over(verb)
sil baştan yapmak
4General
all-over(verb)
halılara kusmak
5General
all-over(verb)
tüm haberlerde olmak
6General
all-over(verb)
bütün dünyada bilinmek
7General
all-over(noun)
deli kızın çeyisi gibi
8General
all-over(adjective)
bitik
9General
all-over(adjective)
bitmiş
10General
all-over(adjective)
mosmor
11General
all-over(adjective)
her tarafa saçılmış
12General
all-over(adverb)
tıpkı
13General
all-over(adverb)
aynen
14General
all-over(adverb)
dünyanın her yerinde
15General
all-over(adverb)
her yerde
16General
all-over(adverb)
tekrar
17General
all-over(adverb)
baştan
18General
all-over(adverb)
tüm dünyada
19General
all-over(adverb)
tamamen
20General
all-over(adverb)
her yerinde
21General
all-over(adverb)
yeni baştan
22General
all-over(adverb)
her tarafta
23General
all-over(adverb)
bütün dünyada
24General
all-over(adverb)
tüm ülkede
25General
all-over(adverb)
yeniden
26General
all-over(adverb)
her yönden
27General
all-over(adverb)
yeni baştan
28General
all-over(adverb)
sil baştan
29General
all-over(adverb)
en baştan (tekrar)
30General
all-over(adverb)
baştan başa
31General
all-over(adverb)
tepeden tırnağa
32General
all-over(preposition)
tüm
33General
all-over(preposition)
bütün
34Phrasals
all-over(verb)
birine yılışmak
35Phrasals
all-over(verb)
birini azarlamak
36Phrasals
all-over(verb)
dümdüz etmek
37Phrasals
all-over(verb)
hezimete uğratmak
38Phrasals
all-over(verb)
hezimete uğratmak
39Phrasals
all-over(verb)
etrafına üşüşmek
40Phrasals
all-over(verb)
hüsrana uğratmak
41Phrasals
all-over(verb)
etrafa döküp saçmak
42Phrasals
all-over(verb)
ezip geçmek
43Phrasals
all-over(verb)
etrafına döküp saçmak
44Phrasals
all-over(verb)
paspas etmek
45Phrasals
all-over(verb)
silindir gibi ezip geçmek
46Phrasals
all-over(verb)
(yağmur suyu vb) üzerine dökülmek
47Phrasals
all-over(verb)
(çamur vb) bulaştırmak
48Phrasals
all-over(verb)
yalakalık etmek
49Phrasals
all-over(verb)
yağ çekmek
50Phrasals
all-over(verb)
(köpek) (şapır şupur) yalamak
51Phrasals
all-over(verb)
(birinin/bir şeyin) üzerine/her tarafına salyalarını akıtmak/bulaştırmak
52Phrasals
all-over(verb)
ağzının suyu akmak
53Phrasals
all-over(verb)
birinin veya bir şeyin üzerine/her tarafına salya akıtmak/damlatmak
54Phrasals
all-over(verb)
ağzının suyu akmak
55Phrasals
all-over(verb)
salyaları akmak
56Phrasals
all-over(verb)
birini/bir şeyi çok beğenip istemek
57Phrasals
all-over(verb)
birine/bir şeye imrenmek
58Phrasals
all-over(verb)
ağzının suyu akmak
59Phrasals
all-over(verb)
salyaları akmak
60Phrasals
all-over(verb)
birini/ bir şeyi çok beğenip istemek
61Phrasals
all-over(verb)
birine/bir şeye imrenmek
62Phrases
all-over(noun)
adanın her yeri
63Phrases
all-over(expression)
aynı (biri) gibi olmak
64Phrases
all-over(expression)
tıpkı (biri) gibi yapmak
65Phrases
all-over(expression)
tıpatıp (birine) benzemek
66Phrases
all-over(expression)
hık demiş burnundan düşmüş
67Phrases
all-over(expression)
bütün dünyada
68Phrases
all-over(expression)
dünyanın her yerinde
69Phrases
all-over(expression)
yine yeni yeniden
70Colloquial
all-over(verb)
sözlü olarak sataşmak
71Colloquial
all-over(verb)
biçilmiş kaftan olmak
72Colloquial
all-over(verb)
sert biçimde azarlamak
73Colloquial
all-over(verb)
yoğun biçimde eleştirmek
74Colloquial
all-over(preposition)
peşinde
75Colloquial
all-over(preposition)
eleştiren
76Colloquial
all-over(expression)
dağınık
77Colloquial
all-over(expression)
darmadağın
78Colloquial
all-over(expression)
her şey her yerde
79Colloquial
all-over(expression)
her yerde
80Colloquial
all-over(expression)
her yer
81Colloquial
all-over(expression)
karman çorman
82Colloquial
all-over(expression)
tam bir dağınıklık
83Colloquial
all-over(expression)
(birinin) bütün yüzü
84Colloquial
all-over(expression)
(birin) yüzünün her tarafı
85Colloquial
all-over(expression)
(birinin) yüzünden belli
86Colloquial
all-over(expression)
(birinin) yüzünden okunuyor
87Colloquial
all-over(expression)
(birinin) yüzüne yansımış
88Colloquial
all-over(expression)
(birinin) yüzünden anlaşılıyor
89Idioms
all-over(verb)
duyguları/düşünceleri yüzüne vurmak
90Idioms
all-over(verb)
yüzünden okunmak
91Idioms
all-over(verb)
yüzünden belli olmak
92Idioms
all-over(verb)
duygularını/düşüncelerini saklayamamak
93Idioms
all-over(verb)
birini eleştirmek
94Idioms
all-over(verb)
birinin üstüne titremek
95Idioms
all-over(verb)
biçilmiş kaftan olmak
96Idioms
all-over(verb)
birinin üzerine titremek
97Idioms
all-over(verb)
birini azarlamak
98Idioms
all-over(verb)
birini haşlamak
99Idioms
all-over(verb)
birini azarlamak
100Idioms
all-over(verb)
birisinin üzerine titremek
101Idioms
all-over(verb)
birini eleştirmek
102Idioms
all-over(verb)
birisinin üzerine çok düşmek
103Idioms
all-over(verb)
birini haşlamak
104Idioms
all-over(verb)
birine aşırı ilgi göstermek
105Idioms
all-over(verb)
düzensizlik içinde olmak
106Idioms
all-over(verb)
dört bir yana dağılmak
107Idioms
all-over(verb)
dört bir yana saçılmak
108Idioms
all-over(verb)
dört bir yana yayılmak
109Idioms
all-over(verb)
düzensizlik içinde olmak
110Idioms
all-over(verb)
diken diken olmak
111Idioms
all-over(verb)
dört bir yana saçılmak
112Idioms
all-over(verb)
çok şaşırmak
113Idioms
all-over(verb)
dört bir yana yayılmak
114Idioms
all-over(verb)
çok şaşırmak
115Idioms
all-over(verb)
dört bir yana dağılmak
116Idioms
all-over(verb)
her şeye yeniden başlamak
117Idioms
all-over(verb)
kafası tamamen karışmak
118Idioms
all-over(verb)
kafası tamamen karışmak
119Idioms
all-over(verb)
şok geçirmek
120Idioms
all-over(verb)
şaşkınlıktan kalakalmak
121Idioms
all-over(verb)
şaşkınlıktan kalakalmak
122Idioms
all-over(verb)
şok geçirmek
123Idioms
all-over(verb)
tepesine binmek
124Idioms
all-over(verb)
tüyleri ürpermek
125Idioms
all-over(verb)
üzerine yürümek
126Idioms
all-over(verb)
(bir şeyi yapmaya) çok/aşırı hevesli olmak
127Idioms
all-over(verb)
(bir şeyi yapmaya) çok düşkün olmak
128Idioms
all-over(verb)
üzerine fazla düşmek
129Idioms
all-over(verb)
yüzünden okunmak
130Idioms
all-over(verb)
(üzüntüsü vb.) yüzünden okunmak
131Idioms
all-over(verb)
(bir şeyi yapmaya) çok/aşırı hevesli olmak
132Idioms
all-over(verb)
(bir şeyi yapmaya) çok düşkün olmak
133Idioms
all-over(verb)
üstünden akmak
134Idioms
all-over(verb)
birbirini ezmek
135Idioms
all-over(verb)
birbirini çiğnemek
136Idioms
all-over(verb)
birbirinin üstünde tepinmek
137Idioms
all-over(verb)
birbirini ezip geçmek
138Idioms
all-over(verb)
birbirine yemek
139Idioms
all-over(verb)
birbirinin üstünden atlamak
140Idioms
all-over(verb)
kıran kırana mücadele etmek
141Idioms
all-over(verb)
birbirine girmek
142Idioms
all-over(verb)
izdiham yaratmak
143Idioms
all-over(verb)
birbirinin üstüne çıkmak
144Idioms
all-over(verb)
birbirinin üstünden geçmek
145Idioms
all-over(verb)
birbirini ezmek
146Idioms
all-over(adverb)
her yanda
147Idioms
all-over(adverb)
her tarafta
148Idioms
all-over(adverb)
dört bir yanda
149Idioms
all-over(adverb)
çok sayıda
150Idioms
all-over(adverb)
çok çeşitli
151Idioms
all-over(adverb)
karman çorman
152Idioms
all-over(adverb)
dağınık
153Idioms
all-over(adverb)
darmadağın
154Idioms
all-over(adverb)
(birine) sakız gibi yapışma
155Idioms
all-over(adverb)
(birinin) gölgesi gibi yanından ayrılmama
156Idioms
all-over(adverb)
(birine) sülük gibi yapışma
157Idioms
all-over(adverb)
geniş bir alana yayılmış
158Idioms
all-over(adverb)
bir sürü/bir dolu/dünya kadar/çok sayıda
159Idioms
all-over(adverb)
çeşit çeşit/türlü türlü/muhtelif
160Idioms
all-over(adverb)
kapsamlı
161Idioms
all-over(adverb)
kafası bir dünya
162Idioms
all-over(adverb)
aklı karman çorman
163Idioms
all-over(adverb)
geniş bir alana yayılmış
164Idioms
all-over(adverb)
bir sürü/dünya kadar/çok sayıda
165Idioms
all-over(adverb)
çeşit çeşit/türlü türlü/muhtelif
166Idioms
all-over(adverb)
kapsamlı
167Idioms
all-over(adverb)
kafası bir dünya
168Idioms
all-over(adverb)
aklı karman çorman
169Idioms
all-over(expression)
darmadağın
170Idioms
all-over(expression)
karman çorman
171Idioms
all-over(expression)
her yere saçılmış
172Idioms
all-over(expression)
çok uzaklaşmış
173Idioms
all-over(expression)
tamamen bitti
174Idioms
all-over(expression)
yolun sonu
175Idioms
all-over(expression)
apaçık ortada
176Idioms
all-over(expression)
alakasız
177Idioms
all-over(expression)
anlaşılmaz
178Idioms
all-over(expression)
artık sonuç değişmez
179Idioms
all-over(expression)
artık sonuç değişmez
180Idioms
all-over(expression)
artık sonuç değişmez
181Idioms
all-over(expression)
dönülmez son
182Idioms
all-over(expression)
her yer
183Idioms
all-over(expression)
her yere
184Idioms
all-over(expression)
her yer
185Idioms
all-over(expression)
her tarafa
186Idioms
all-over(expression)
her yere
187Idioms
all-over(expression)
her tarafa
188Idioms
all-over(expression)
her yer
189Idioms
all-over(expression)
hemen hemen sona ermiş
190Idioms
all-over(expression)
her tarafa
191Idioms
all-over(expression)
gün gibi ortada
192Idioms
all-over(expression)
her yere
193Idioms
all-over(expression)
her yerde
194Idioms
all-over(expression)
konunun özünden sapmış
195Idioms
all-over(expression)
kesin sonuç
196Idioms
all-over(expression)
kesin sonuç
197Idioms
all-over(expression)
sonucu artık belli olacak biçimde neredeyse bitmiş
198Idioms
all-over(expression)
sonuç kesin
199Idioms
all-over(expression)
sonuç kesin
200Idioms
all-over(expression)
sonucu artık belli olacak biçimde neredeyse bitmiş
201Idioms
all-over(expression)
sonuç kesin
202Idioms
all-over(expression)
şehrin her yerine/yerinde
203Idioms
all-over(expression)
sonucu artık belli olacak biçimde neredeyse bitmiş
204Idioms
all-over(expression)
her yer
205Idioms
all-over(expression)
her yerde
206Idioms
all-over(expression)
dünyanın dört bir köşesinde
207Idioms
all-over(expression)
her yanda
208Idioms
all-over(expression)
her tarafta
209Idioms
all-over(expression)
her yanı
210Idioms
all-over(expression)
köşe bucak
211Speaking
all-over(expression)
aramızdaki her şey bitti
212Speaking
all-over(expression)
artık her şey bitti
213Speaking
all-over(expression)
dünyanın her yerinden
214Speaking
all-over(expression)
her yer kan içindeydi
215Speaking
all-over(expression)
her yerde kan vardı
216Speaking
all-over(expression)
her hareketinden belli oluyor
217Speaking
all-over(expression)
en baştan başlamak zorundayım
218Speaking
all-over(expression)
her şey bittiğinde beni uyandır
219Speaking
all-over(expression)
insanlar dünyanın dört bir yanından bunu görmek için geliyor
220Speaking
all-over(expression)
köşe bucak seni arıyordum
221Speaking
all-over(expression)
Seni sürekli ezip aşağılamasına, kullanmasına izin verme
222Speaking
all-over(expression)
tum bunlar geçtiğinde beni uyandır
223Speaking
all-over(expression)
yüzünden okunuyor
224Speaking
all-over(expression)
yüzünden belli
225Slang
all-over(verb)
birine/bir şeye çok kötü davranmak
226Slang
all-over(expression)
sülük/kene/sakız gibi yapışmış
227Slang
all-over(expression)
bok böceği gibi yapışmış
228Textile
all-over(noun)
yüzeyin çoğunu kaplayan işlemeli, baskılı veya dantelli kumaş
229British Slang
all-over(verb)
birine haksızlık etmek
230British Slang
all-over(verb)
bozguna uğratmak
231British Slang
all-over(verb)
birini yersiz yere eleştirmek
232British Slang
all-over(verb)
hezimete uğratmak
233British Slang
all-over(expression)
karman çorman

💡 Kullanım İpucu

"all-over" kelimesi 233 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"all-over" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git