arm.

İngilizce "arm." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
arm.(noun)
kol
2General
arm.(verb)
koltuklamak
3General
arm.(verb)
donatmak
4General
arm.(verb)
koluna girmek
5General
arm.(verb)
koltuklamak
6General
arm.(verb)
silahlamak
7General
arm.(verb)
ağzından girip burnundan çıkmak
8General
arm.(verb)
çok pahalıya patlamak
9General
arm.(verb)
sağlamak
10General
arm.(verb)
silahlandırmak
11General
arm.(verb)
zırh giydirmek
12General
arm.(verb)
elini uzatmak
13General
arm.(verb)
çok paraya mal olmak
14General
arm.(verb)
sarılmak
15General
arm.(verb)
koltuklamak
16General
arm.(verb)
koluna girmek
17General
arm.(verb)
destek olmak
18General
arm.(verb)
silahlanmak
19General
arm.(verb)
kolunu çekiştirmek
20General
arm.(verb)
kolundan vurulmak
21General
arm.(verb)
kolundan yaralanmak
22General
arm.(verb)
kolundan yaralamak
23General
arm.(verb)
kolundan vurmak
24General
arm.(verb)
koluna girmek
25General
arm.(verb)
kola girmek
26General
arm.(verb)
kolunu kaybetmek
27General
arm.(verb)
kolunu kaldırmak
28General
arm.(verb)
pahalıya patlamak
29General
arm.(verb)
ilaç gibi gelmek
30General
arm.(verb)
(bir) servete mal olmak
31General
arm.(verb)
kolunu çıkarmak
32General
arm.(verb)
birinin ağzından girip burnundan çıkmak
33General
arm.(verb)
dil dökmek
34General
arm.(verb)
kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak
35General
arm.(verb)
kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak
36General
arm.(verb)
kol kola yürümek
37General
arm.(verb)
gözünü korkutmak
38General
arm.(verb)
kabadayılık etmek
39General
arm.(verb)
(birisini) sindirmek
40General
arm.(verb)
birinin kolunu sökmek/koparmak
41General
arm.(verb)
(dövüş sporlarında) rakibin hamlesini kol ile kesmek/engellemek
42General
arm.(verb)
elini omzuna atmak
43General
arm.(verb)
kolunu üç yerden kırmak
44General
arm.(verb)
kolunu üç yerinden kırmak
45General
arm.(verb)
kolundan tutmak
46General
arm.(verb)
kolundan tutmak
47General
arm.(verb)
armatür ile donatmak
48General
arm.(verb)
acı vermek amacıyla birinin kolunu tutup bükmek
49General
arm.(verb)
savunma için hazırlanmak
50General
arm.(noun)
alt suspansiyon kolu
51General
arm.(noun)
güç
52General
arm.(noun)
taze kan
53General
arm.(noun)
cephane
54General
arm.(noun)
silah
55General
arm.(noun)
canlandırma
56General
arm.(noun)
gösterge ibresi
57General
arm.(noun)
silahlı koruma
58General
arm.(noun)
levye kolu
59General
arm.(noun)
pitman kolu
60General
arm.(noun)
koltuk altı kılı
61General
arm.(noun)
distribütör kolu
62General
arm.(noun)
dipçikli silah
63General
arm.(noun)
azaltılmış taban moment kolu
64General
arm.(noun)
pazı
65General
arm.(noun)
güvenlik kuvvetleri
66General
arm.(noun)
heveslendirme
67General
arm.(noun)
pazıbent
68General
arm.(noun)
otorite
69General
arm.(noun)
kuvvet
70General
arm.(noun)
koltuk altı
71General
arm.(noun)
cesaretlendirme
72General
arm.(noun)
kol kası
73General
arm.(noun)
üst kol
74General
arm.(noun)
şube
75General
arm.(noun)
vinç kolu
76General
arm.(noun)
kısım
77General
arm.(noun)
terazi kolu
78General
arm.(noun)
körfez
79General
arm.(noun)
bölüm
80General
arm.(noun)
teçhiz
81General
arm.(noun)
birine birdenbire moral veren bir şey
82General
arm.(noun)
motorlu döner kol
83General
arm.(noun)
dal
84General
arm.(noun)
cam silgi kolu
85General
arm.(noun)
sol kol
86General
arm.(noun)
fakir
87General
arm.(noun)
manivela kolu
88General
arm.(noun)
manivela
89General
arm.(noun)
halis
90General
arm.(noun)
terazi kolu
91General
arm.(noun)
kol
92General
arm.(noun)
açılır kapanır koltuk
93General
arm.(noun)
katlanır koltuk
94General
arm.(noun)
şiddet kullanarak yapılan soygun
95General
arm.(noun)
fiziksel saldırı
96General
arm.(noun)
mil
97General
arm.(noun)
robot kolu
98General
arm.(noun)
zorlama
99General
arm.(noun)
baskı
100General
arm.(noun)
koltuk altı
101General
arm.(noun)
çapraz kol
102General
arm.(noun)
kanun kuvveti
103General
arm.(noun)
polisin simgelediği ceza yasası
104General
arm.(noun)
arma
105General
arm.(noun)
eskort kız
106General
arm.(noun)
pazubant
107General
arm.(noun)
kolluk
108General
arm.(noun)
kırık kol
109General
arm.(noun)
elde ağrı
110General
arm.(noun)
el ağrısı
111General
arm.(noun)
kolluk
112General
arm.(noun)
körfez
113General
arm.(noun)
kol örgüsü
114General
arm.(noun)
katlanmış kol
115General
arm.(noun)
okçuların ok atarken yaralanmamak için kollarına sardıkları koruma
116General
arm.(noun)
belde taşınan silah
117General
arm.(noun)
kişinin belinde taşığını silah
118General
arm.(noun)
insan gücü
119General
arm.(noun)
yetki
120General
arm.(noun)
güç
121General
arm.(adjective)
kollu
122General
arm.(adjective)
bir kolunu kaybetmiş
123General
arm.(adjective)
açılmamış (kol)
124General
arm.(adjective)
insan kolu büyüklüğünde
125General
arm.(adverb)
kol kola
126General
arm.(adverb)
kolkola
127General
arm.(adverb)
kol kola
128Phrasals
arm.(verb)
silahlanmak
129Phrases
arm.(expression)
bir kol hareketi ile
130Phrases
arm.(expression)
geniş bir kol hareketi ile
131Proverb
arm.(-1)
ayağını yorganına göre uzat
132Proverb
arm.(-1)
yutamayacağın lokmayı çiğneme
133Proverb
arm.(-1)
boyundan büyük işlere kalkışma
134Proverb
arm.(-1)
bir koltukta iki karpuz taşınmaz
135Colloquial
arm.(noun)
ilaç gibi gelen şey
136Colloquial
arm.(noun)
teşvik eden şey
137Colloquial
arm.(noun)
taze kan
138Colloquial
arm.(noun)
gaza getiren/coşku veren şey
139Colloquial
arm.(noun)
canlandıran/hayat veren şey
140Colloquial
arm.(noun)
itici/destekçi/güçlendirici kuvvet
141Colloquial
arm.(noun)
derdine deva olan şey
142Colloquial
arm.(noun)
hayat veren/dirilten/enerji veren şey
143Colloquial
arm.(noun)
tam ihtiyaç olan şey
144Colloquial
arm.(noun)
yeni bir soluk
145Colloquial
arm.(noun)
renk veren şey
146Colloquial
arm.(noun)
koldan bir vuruş/doz
147Colloquial
arm.(noun)
zorla kandıran kimse
148Colloquial
arm.(noun)
zoraki razı eden kişi
149Colloquial
arm.(noun)
zorlayan, ağzından girip burnundan çıkan kişi
150Colloquial
arm.(noun)
gözü kapalı
151Colloquial
arm.(noun)
tesadüfün böylesi
152Colloquial
arm.(noun)
ikna
153Colloquial
arm.(expression)
büyük tesadüf
154Colloquial
arm.(expression)
hiç zorluk çekmeden
155Colloquial
arm.(expression)
eli arkasında bağlıyken bile
156Colloquial
arm.(expression)
kolayca
157Colloquial
arm.(expression)
sol kolunu düz tut
158Colloquial
arm.(expression)
sağ kolunu düz tut
159Idioms
arm.(verb)
uyuşturucu iğne vurmak
160Idioms
arm.(verb)
uyuşturucu iğne vurmak
161Idioms
arm.(verb)
(ilaç) iğne vurulmak/olmak
162Idioms
arm.(verb)
iğne ile uyuşturucu almak
163Idioms
arm.(verb)
uzanmak
164Idioms
arm.(verb)
konuşup durmak
165Idioms
arm.(verb)
ne kadar gerekiyorsa vermek
166Idioms
arm.(verb)
kol uzatmak
167Idioms
arm.(verb)
kulaklarını doldurmak
168Idioms
arm.(verb)
(birine) pahalıya patlamak
169Idioms
arm.(verb)
kafasını şişirmek/ütülemek
170Idioms
arm.(verb)
ne gerekiyorsa yapmak
171Idioms
arm.(verb)
konuşarak baymak/sıkmak
172Idioms
arm.(verb)
sağ kolunu bile vermek
173Idioms
arm.(verb)
çenesi düşmek
174Idioms
arm.(verb)
canını bile vermek
175Idioms
arm.(verb)
gevezelik etmek
176Idioms
arm.(verb)
aralıksız konuşmak
177Idioms
arm.(verb)
başının etini yemek
178Idioms
arm.(verb)
çenesi düşmek
179Idioms
arm.(verb)
bir daha susmamak
180Idioms
arm.(verb)
çenesi durmamak
181Idioms
arm.(verb)
car car konuşmak
182Idioms
arm.(verb)
(konuşarak) rehin almak
183Idioms
arm.(verb)
kafa ütülemek
184Idioms
arm.(verb)
ağzından girip burnundan çıkmak
185Idioms
arm.(verb)
anasının nikahını istemek
186Idioms
arm.(verb)
birisi için canını feda etmek
187Idioms
arm.(verb)
birisine bir şey yaptırmaya çalışmak
188Idioms
arm.(verb)
bir servete mal olmak
189Idioms
arm.(verb)
birisine bir şey yapmaya zorlamak
190Idioms
arm.(verb)
birisi için her şeyini vermek
191Idioms
arm.(verb)
bir servet ödemek
192Idioms
arm.(verb)
birisine baskı yapmak
193Idioms
arm.(verb)
birini işe koşmak
194Idioms
arm.(verb)
birisini bir şey yapmaya zorlamak
195Idioms
arm.(verb)
birine tehditle iş yaptırmak
196Idioms
arm.(verb)
birisine bir şey yapmaya zorlamak
197Idioms
arm.(verb)
başarmak için risk almak
198Idioms
arm.(verb)
bir servete mal olmak
199Idioms
arm.(verb)
böbürlenmek
200Idioms
arm.(verb)
birisine baskı yapmak
201Idioms
arm.(verb)
birisine baskı yapmak
202Idioms
arm.(verb)
cesaret vermek
203Idioms
arm.(verb)
çok pahalıya mal olmak
204Idioms
arm.(verb)
cana can katmak
205Idioms
arm.(verb)
çok pahalıya mal olmak
206Idioms
arm.(verb)
çok paraya mal olmak
207Idioms
arm.(verb)
hiç zorlanmadan yapmak
208Idioms
arm.(verb)
mecbur etmek
209Idioms
arm.(verb)
kanına girmeye çalışmak
210Idioms
arm.(verb)
övüngen olmak
211Idioms
arm.(verb)
kolları dümdüz uzatarak birini kendinden uzaklaştırmak
212Idioms
arm.(verb)
kolları dümdüz uzatarak birini kendinden uzaklaştırmak
213Idioms
arm.(verb)
kazanma şansı az da olsa şansını denemek
214Idioms
arm.(verb)
kendini övmek
215Idioms
arm.(verb)
kazık yemek
216Idioms
arm.(verb)
övünmek
217Idioms
arm.(verb)
kazık yemek
218Idioms
arm.(verb)
pahalıya almak
219Idioms
arm.(verb)
pahalıya patlamak
220Idioms
arm.(verb)
pahalı olmak
221Idioms
arm.(verb)
pahalıya almak
222Idioms
arm.(verb)
pahalıya mal olmak
223Idioms
arm.(verb)
pahalıya mal olmak
224Idioms
arm.(verb)
pahalıya almak
225Idioms
arm.(verb)
riske girmek
226Idioms
arm.(verb)
sürekli olarak kendisini övmek
227Idioms
arm.(verb)
riski kabul etmek
228Idioms
arm.(verb)
tetikte olmak
229Idioms
arm.(verb)
tehlikeyi göze almak
230Idioms
arm.(verb)
(başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
231Idioms
arm.(verb)
uğruna her şeye katlanmak
232Idioms
arm.(verb)
uğruna her şeyi göze almak
233Idioms
arm.(verb)
zorlamak
234Idioms
arm.(verb)
uğruna her şeyi vermek
235Idioms
arm.(verb)
yeni bir soluk getirmek
236Idioms
arm.(verb)
uzanıp almaya çalışmak
237Idioms
arm.(noun)
(ilaç) iğne vurulma/olma
238Idioms
arm.(noun)
(ilaç) iğne vurulma/olma
239Idioms
arm.(noun)
uyuşturucu iğne vurma
240Idioms
arm.(noun)
uyuşturucu iğne vurma
241Idioms
arm.(noun)
teşvik eden şey
242Idioms
arm.(noun)
teşvik eden şey
243Idioms
arm.(noun)
harekete geçiren şey
244Idioms
arm.(noun)
harekete geçiren şey
245Idioms
arm.(noun)
gaz/coşku veren şey
246Idioms
arm.(noun)
gaz/coşku veren şey
247Idioms
arm.(noun)
içki içme/alkol alma
248Idioms
arm.(noun)
içki içme/alkol alma
249Idioms
arm.(noun)
birdenbire moral veren bir şey
250Idioms
arm.(noun)
çevreye önemli ve varlıklı biri olarak görünülmek istendiğinde beraber gidilen ama aslında hoşlanılmayan partner
251Idioms
arm.(noun)
çok uzun
252Idioms
arm.(noun)
çok uzun
253Idioms
arm.(noun)
devletin gücü
254Idioms
arm.(noun)
güvenlik güçleri
255Idioms
arm.(noun)
güç kullanma
256Idioms
arm.(noun)
kanunun pençesi
257Idioms
arm.(noun)
kolları dümdüz uzatarak birini kendinden uzaklaştırma
258Idioms
arm.(noun)
kolları dümdüz uzatarak birini kendinden uzaklaştırma
259Idioms
arm.(noun)
polis
260Idioms
arm.(noun)
sağ kolu
261Idioms
arm.(noun)
upuzun liste
262Idioms
arm.(noun)
yasanın gücü
263Idioms
arm.(adverb)
kol kola
264Idioms
arm.(expression)
ikram
265Idioms
arm.(expression)
pahalı
266Idioms
arm.(expression)
(bunu ben) tek elimle yaparım
267Idioms
arm.(expression)
upuzun
268Idioms
arm.(expression)
ücretsiz
269Speaking
arm.(expression)
bu sabah beni arayıp kolumun nasıl olduğunu sordu
270Speaking
arm.(expression)
bırak kolumu
271Speaking
arm.(expression)
kolumu kırdım
272Speaking
arm.(expression)
kolum kırık
273Speaking
arm.(expression)
kolum kırıldı
274Speaking
arm.(expression)
koluna ne oldu?
275Speaking
arm.(expression)
kolunu kaybetmediğin için şanslısın
276Speaking
arm.(expression)
seni görmek için neler vermezdim
277Slang
arm.(verb)
anasının nikahını istemek
278Slang
arm.(verb)
para istemek
279Slang
arm.(noun)
diğerine göre daha bronz olan kol
280Slang
arm.(noun)
kol gibi fiyat
281Law
arm.(noun)
kuvvet
282Law
arm.(noun)
sınır aşan yargı yetkisi
283Technical
arm.(verb)
alt iplik emiş kolunu başlangıç konumuna getirmek
284Technical
arm.(verb)
alt iplik emiş kolunu çalışma konumuna getirmek
285Technical
arm.(noun)
açılı (duran) kol veya cetvel gibi ölçüm aracı
286Technical
arm.(noun)
ayna dişlisi kasnağı
287Technical
arm.(noun)
alt iplik emiş kolu
288Technical
arm.(noun)
anadingil kolu
289Technical
arm.(noun)
ara kol
290Technical
arm.(noun)
ara kol
291Technical
arm.(noun)
ara kol kiti
292Technical
arm.(noun)
ayar kolu
293Technical
arm.(noun)
ayarlama kolu
294Technical
arm.(noun)
ayırma kolu
295Technical
arm.(noun)
ayna kolu
296Technical
arm.(noun)
baskı kolu
297Technical
arm.(noun)
balans kolu
298Technical
arm.(noun)
baskı tabancası
299Technical
arm.(noun)
baskı kolu
300Technical
arm.(noun)
bağlantı kolu
301Technical
arm.(noun)
bıçak kesiklerine ve batmalarına karşı koruyucu eldivenler ve kolluklar
302Technical
arm.(noun)
bükme kolu
303Technical
arm.(noun)
boyuna çekme kolu
304Technical
arm.(noun)
bobin kaldırma donanımı
305Technical
arm.(noun)
bir kol ile kullanılan yürümeye yardımcı aletler
306Technical
arm.(noun)
çalıştırma kolu
307Technical
arm.(noun)
cırcır kolu
308Technical
arm.(noun)
çektirme aleti kolu
309Technical
arm.(noun)
çapraz kollu çökme göstergesi
310Technical
arm.(noun)
çekme kolu
311Technical
arm.(noun)
çift çeneli kepçe kolu
312Technical
arm.(noun)
çıpa kolu
313Technical
arm.(noun)
çeneli kavrama
314Technical
arm.(noun)
çatal kolu
315Technical
arm.(noun)
çapraz kol
316Technical
arm.(noun)
çatal
317Technical
arm.(noun)
çekme kolu
318Technical
arm.(noun)
denge kolu aksı
319Technical
arm.(noun)
denge kolu
320Technical
arm.(noun)
devirme kolu
321Technical
arm.(noun)
devirme kolu
322Technical
arm.(noun)
destek kolu
323Technical
arm.(noun)
dingil başı
324Technical
arm.(noun)
döner çember
325Technical
arm.(noun)
dom kapağı köprüsü
326Technical
arm.(noun)
direksiyon mili kumanda kolu
327Technical
arm.(noun)
direksiyon mili
328Technical
arm.(noun)
direksiyon parmağı
329Technical
arm.(noun)
distribütör platin çekici
330Technical
arm.(noun)
dişli kolu
331Technical
arm.(noun)
direksiyon kumanda kolu
332Technical
arm.(noun)
direksiyon çubuğu
333Technical
arm.(noun)
direksiyon kolu
334Technical
arm.(noun)
düzeltme kolu
335Technical
arm.(noun)
direksiyon rot kolu
336Technical
arm.(noun)
dişli kolu
337Technical
arm.(noun)
dirsekli kol
338Technical
arm.(noun)
durdurma kolu
339Technical
arm.(noun)
ekleme kolu
340Technical
arm.(noun)
eşit kollu terazı
341Technical
arm.(noun)
eksantrik kolu
342Technical
arm.(noun)
el-kol titreşimi
343Technical
arm.(noun)
emme kolu
344Technical
arm.(noun)
erişim kolu
345Technical
arm.(noun)
eğme kolu
346Technical
arm.(noun)
el-kol ve bütün vücut titreşim değerleri
347Technical
arm.(noun)
el-kol titreşim tehlikesi
348Technical
arm.(noun)
el ile çalıştırma kolu
349Technical
arm.(noun)
el kol titreşimi
350Technical
arm.(noun)
el fren mili kafası
351Technical
arm.(noun)
eğim kolu
352Technical
arm.(noun)
gaz kısma kolu
353Technical
arm.(noun)
far silicisi kolu
354Technical
arm.(noun)
fırça tutucu kolu
355Technical
arm.(noun)
fren pernosu
356Technical
arm.(noun)
geri hareket kolu
357Technical
arm.(noun)
gemi düzeltme kolu
358Technical
arm.(noun)
germe kolu
359Technical
arm.(noun)
jikle kolu
360Technical
arm.(noun)
işaret kolu
361Technical
arm.(noun)
itme kolu
362Technical
arm.(noun)
kalbütör mili ve pianosu
363Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu şaftı
364Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu desteği
365Technical
arm.(noun)
kapak kolu
366Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu
367Technical
arm.(noun)
kaldıraç kolu
368Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu
369Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu
370Technical
arm.(noun)
kaldıraç kolu kuralı
371Technical
arm.(noun)
kapak takviyesi
372Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu
373Technical
arm.(noun)
kaldırma kolu sistemi
374Technical
arm.(noun)
kilit kolu
375Technical
arm.(noun)
kavrama kolu
376Technical
arm.(noun)
kazma kolu
377Technical
arm.(noun)
kaya çatalı kolu
378Technical
arm.(noun)
kılavuz çubuğu
379Technical
arm.(noun)
kazıyıcı kolu
380Technical
arm.(noun)
kilitleme kolu
381Technical
arm.(noun)
kesici kolu
382Technical
arm.(noun)
kenar kolu
383Technical
arm.(noun)
kol dayanağı
384Technical
arm.(noun)
kontrol kolu ucu
385Technical
arm.(noun)
kol bölümü
386Technical
arm.(noun)
kollu bariyer
387Technical
arm.(noun)
kontrol kolu mesnedi
388Technical
arm.(noun)
kol plakası
389Technical
arm.(noun)
kontrol kolu bağlantısı
390Technical
arm.(noun)
kuvvet kolu
391Technical
arm.(noun)
kollu elevatör
392Technical
arm.(noun)
kumanda kolu
393Technical
arm.(noun)
kol
394Technical
arm.(noun)
kol dayanağı kiti
395Technical
arm.(noun)
kontrol kolu kiti
396Technical
arm.(noun)
kol kopartma gücü
397Technical
arm.(noun)
kol dayanağı tutucusu
398Technical
arm.(noun)
kollardan çekme
399Technical
arm.(noun)
kontrol kolu
400Technical
arm.(noun)
kuvvet kolu
401Technical
arm.(noun)
kumanda kolu
402Technical
arm.(noun)
kol desteği
403Technical
arm.(noun)
krank kolu
404Technical
arm.(noun)
kutup kolu
405Technical
arm.(noun)
krank kolu yatağı
406Technical
arm.(noun)
kol dayanağı plakası
407Technical
arm.(noun)
külbütör rampası
408Technical
arm.(noun)
mandal kolu
409Technical
arm.(noun)
mafsallı kol
410Technical
arm.(noun)
külbütör mili
411Technical
arm.(noun)
marş çatalı
412Technical
arm.(noun)
levye kolu
413Technical
arm.(noun)
külbütör
414Technical
arm.(noun)
külbütör mili
415Technical
arm.(noun)
levye
416Technical
arm.(noun)
külbütör mili tutucusu
417Technical
arm.(noun)
külbütör
418Technical
arm.(noun)
külbütör mili köprüsü
419Technical
arm.(noun)
manivela kolu
420Technical
arm.(noun)
külbütör mili kiti
421Technical
arm.(noun)
mil komple
422Technical
arm.(noun)
örnekleme kolu
423Technical
arm.(noun)
pivot kolu
424Technical
arm.(noun)
pitman kolu
425Technical
arm.(noun)
pitman kolu
426Technical
arm.(noun)
pikap kolu
427Technical
arm.(noun)
pedal levyesi
428Technical
arm.(noun)
pedal kolu
429Technical
arm.(noun)
pitman kolu
430Technical
arm.(noun)
robot kolu
431Technical
arm.(noun)
sabit kol
432Technical
arm.(noun)
radyal kollu testere
433Technical
arm.(noun)
riper kolu
434Technical
arm.(noun)
sallanır çember
435Technical
arm.(noun)
regülatör kolu
436Technical
arm.(noun)
regülatör kolu
437Technical
arm.(noun)
reaksiyon çubuğu
438Technical
arm.(noun)
rakkas kol
439Technical
arm.(noun)
sıkıştırma kolu
440Technical
arm.(noun)
seri kol
441Technical
arm.(noun)
silecek kolu
442Technical
arm.(noun)
şebeke parçası
443Technical
arm.(noun)
şalter
444Technical
arm.(noun)
şovel kolu
445Technical
arm.(noun)
şebeke kolu
446Technical
arm.(noun)
torsiyon çubuğu
447Technical
arm.(noun)
tutma kolu titreşimi
448Technical
arm.(noun)
tutuculu salınım kolu
449Technical
arm.(noun)
teleskopik kol
450Technical
arm.(noun)
tilt kolu
451Technical
arm.(noun)
taşıyıcı
452Technical
arm.(noun)
takım değiştirici kolu
453Technical
arm.(noun)
tırnaklı kavrama
454Technical
arm.(noun)
tork kolu
455Technical
arm.(noun)
tomruk manivelası
456Technical
arm.(noun)
teleskopik ekskavatör kolu
457Technical
arm.(noun)
tampon kolu
458Technical
arm.(noun)
tevzi makarası
459Technical
arm.(noun)
üst iplik emiş kolu
460Technical
arm.(noun)
uzatma kolu
461Technical
arm.(noun)
uzatma kolu
462Technical
arm.(noun)
vinç kolu
463Technical
arm.(noun)
uzun rot kolu
464Technical
arm.(noun)
vites kumanda çubuğu
465Technical
arm.(noun)
yardımcı ayar kolu
466Technical
arm.(noun)
yan kontrol kolu
467Technical
arm.(noun)
yana açılır kol
468Technical
arm.(noun)
yük kolu (kaldıraç)
469Technical
arm.(noun)
yükleme kolu
470Computer
arm.(noun)
eklemli kol
471Computer
arm.(noun)
erişim kolu
472Telecom
arm.(noun)
erişim kolu
473Telecom
arm.(noun)
sönümleyici kol
474Telecom
arm.(noun)
sönümleme kolu
475Electric
arm.(noun)
erişme kol
476Electric
arm.(noun)
pikap kolu
477Electric
arm.(noun)
şalter
478Mechanic
arm.(noun)
makineyi çalıştıran kol
479Television
arm.(noun)
kol bantı
480Textile
arm.(noun)
ayak kaldırma kolu
481Textile
arm.(noun)
ayar kolu
482Textile
arm.(noun)
baskı ayağı şaft burcu
483Textile
arm.(noun)
bağlama kolu
484Textile
arm.(noun)
baskı ayağı kolu
485Textile
arm.(noun)
iplik kesme kolu
486Textile
arm.(noun)
kollu zincir dikiş makinesi
487Textile
arm.(noun)
kol
488Textile
arm.(noun)
masura sardırma kolu
489Textile
arm.(noun)
reglaj kolu
490Textile
arm.(noun)
üç iğne çektirmeli kot kollu makinesi
491Textile
arm.(noun)
yay baskı kolu
492Construction
arm.(noun)
açılır-kapanır kolluk
493Construction
arm.(noun)
açılır-kapanır kolluk bağlama suportu
494Construction
arm.(noun)
çatal kol taşıyıcı tablaları
495Construction
arm.(noun)
çatal kol
496Construction
arm.(noun)
dirseklik
497Construction
arm.(noun)
kaldırma kolu destek donanımları
498Construction
arm.(noun)
kolluk suportu
499Construction
arm.(noun)
oynaklı kol
500Construction
arm.(noun)
sabit kolluk

💡 Kullanım İpucu

"arm." kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"arm." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git