do.

İngilizce "do." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
do.(verb)
becermek
2Common Usage
do.(verb)
iş yapmak
3Common Usage
do.(verb)
etmek
4Common Usage
do.(verb)
yapmak
5Common Usage
do.(verb)
ne yapacağını bilmemek
6Irregular Verb
do.(verb)
did - done
7General
do.(verb)
jimnastik yapmak
8General
do.(verb)
akla karayı seçmek
9General
do.(verb)
görev yapmak
10General
do.(verb)
anlaşma sağlamak
11General
do.(verb)
kalkışmak
12General
do.(verb)
katetmek (belirli bir mesafe)
13General
do.(verb)
alışveriş etmek
14General
do.(verb)
şereflendirmek
15General
do.(verb)
hakkını vermek
16General
do.(verb)
zorlamak
17General
do.(verb)
neden olmak
18General
do.(verb)
geri kalmamak
19General
do.(verb)
gebertmek
20General
do.(verb)
misafiri eksik olmamak
21General
do.(verb)
kafayı çekmek
22General
do.(verb)
ilişkisini kesmek
23General
do.(verb)
egzersiz yapmak
24General
do.(verb)
geri kalmamak
25General
do.(verb)
yıkmak
26General
do.(verb)
röportaj yapmak
27General
do.(verb)
ile yetinmek
28General
do.(verb)
alışverişini yapmak
29General
do.(verb)
fora etmek
30General
do.(verb)
işemek
31General
do.(verb)
birinin bir şeyi yapmasını çok istemek
32General
do.(verb)
elinden geleni yapmak
33General
do.(verb)
çözmek
34General
do.(verb)
kılmak
35General
do.(verb)
idare etmek
36General
do.(verb)
başarmak
37General
do.(verb)
birine hakça davranmak
38General
do.(verb)
iyi etmek
39General
do.(verb)
düzelmek
40General
do.(verb)
nefsine yedirememek
41General
do.(verb)
arkasından iş çevirmek
42General
do.(verb)
çıyanlık etmek
43General
do.(verb)
iyilik yapmak
44General
do.(verb)
meydana getirmek
45General
do.(verb)
delişmenlik etmek
46General
do.(verb)
bir şeyi yapmayı hiç istememek
47General
do.(verb)
mahvetmek
48General
do.(verb)
saçlarını düzeltmek
49General
do.(verb)
adamını bulmak
50General
do.(verb)
iş yapmaya hazır hale gelmek
51General
do.(verb)
yetinmek
52General
do.(verb)
jimnastik yapmak
53General
do.(verb)
üzerine düşeni yapmak
54General
do.(verb)
kollarını sıvamak
55General
do.(verb)
kaçamak yapmak
56General
do.(verb)
yaramak
57General
do.(verb)
istekli olmak
58General
do.(verb)
temizlemek
59General
do.(verb)
etmediğini bırakmamak
60General
do.(verb)
düzenlemek
61General
do.(verb)
aldatmak
62General
do.(verb)
fizibilite çalışması yapmak
63General
do.(verb)
iyi biçimde yapmak
64General
do.(verb)
tamamlamak
65General
do.(verb)
bir şeyi yapmaktan çekinmek
66General
do.(verb)
öldürmek
67General
do.(verb)
lütfetmek
68General
do.(verb)
alışveriş etmek
69General
do.(verb)
dolandırmak
70General
do.(verb)
harikalar yaratmak
71General
do.(verb)
birinin haberi olmadan bir şey yapmak
72General
do.(verb)
üzerine düşeni yapmak
73General
do.(verb)
fazla mesai yapmak
74General
do.(verb)
davranmak
75General
do.(verb)
aceleye boğmak
76General
do.(verb)
defterini dürmek
77General
do.(verb)
kötülük yapmak
78General
do.(verb)
kötülük etmek
79General
do.(verb)
zarar vermek
80General
do.(verb)
yürürlükten kaldırmak
81General
do.(verb)
gereğini yapmak
82General
do.(verb)
bir günahı bağışlatmak için papazın önerdiği kefareti yerine getirmek
83General
do.(verb)
zorunluluk hissetmek
84General
do.(verb)
onsuz yapabilmek
85General
do.(verb)
güzelleştirmek
86General
do.(verb)
yurtdışına açılmak
87General
do.(verb)
kendini göstermek
88General
do.(verb)
kravat bağlamak
89General
do.(verb)
birine iyi gelmek
90General
do.(verb)
faydadan çok zararı olmak
91General
do.(verb)
test çözmek
92General
do.(verb)
durumu kötü olmak
93General
do.(verb)
işini bitirmek
94General
do.(verb)
yorgunluktan öldürmek
95General
do.(verb)
tövbe etmek
96General
do.(verb)
birine bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek
97General
do.(verb)
yapmak
98General
do.(verb)
şartlarını zorlamak
99General
do.(verb)
elinden bir şey gelmemek
100General
do.(verb)
alakası olmak
101General
do.(verb)
becerememek
102General
do.(verb)
aceleye getirmek
103General
do.(verb)
saçını yapmak
104General
do.(verb)
dolduruşa getirmek
105General
do.(verb)
gırtlağına basmak
106General
do.(verb)
dans etmek
107General
do.(verb)
alışverişi kesmek
108General
do.(verb)
kaldırmak
109General
do.(verb)
inayet etmek
110General
do.(verb)
öldürmek
111General
do.(verb)
yok etmek
112General
do.(verb)
iğne ile kuyu kazmak
113General
do.(verb)
bir şey yapmaya ant içmek
114General
do.(verb)
davranmak
115General
do.(verb)
zarar vermek
116General
do.(verb)
her zamanki performansı göstermek
117General
do.(verb)
çok yardımı dokunmak
118General
do.(verb)
uymak
119General
do.(verb)
kıyak yapmak
120General
do.(verb)
durumu iyi olmak
121General
do.(verb)
cüret etmek
122General
do.(verb)
arzu edilen bir şeyi belirtir
123General
do.(verb)
yetmek
124General
do.(verb)
çare aramak
125General
do.(verb)
iyilik etmek
126General
do.(verb)
bakmak
127General
do.(verb)
boş oturmak
128General
do.(verb)
çiş yapmak
129General
do.(verb)
idare etmek
130General
do.(verb)
öldürmek
131General
do.(verb)
ilgisi olmak
132General
do.(verb)
ezbere hareket etmek
133General
do.(verb)
hata yapmak
134General
do.(verb)
kötülemek
135General
do.(verb)
ilgilenmek
136General
do.(verb)
yaramak
137General
do.(verb)
koyulmak
138General
do.(verb)
bir şeyi yapmak için gereken niteliklere sahip olmamak
139General
do.(verb)
bir şeyi duyarak yapmak
140General
do.(verb)
benzetmek
141General
do.(verb)
yormak
142General
do.(verb)
bıktırmak
143General
do.(verb)
bir şeyi usulüne göre yapmak
144General
do.(verb)
anlaşma gerçekleştirmek
145General
do.(verb)
tamir etmek
146General
do.(verb)
bir şeyi memnuniyetle yapmak
147General
do.(verb)
takla atmak
148General
do.(verb)
alakası olmamak
149General
do.(verb)
iyi gelmek
150General
do.(verb)
iyileşmek
151General
do.(verb)
anlaşmaya bağlamak
152General
do.(verb)
bir şeyi yapmaya mecbur olmak
153General
do.(verb)
mahkum olmak
154General
do.(verb)
ilişkisi olmak
155General
do.(verb)
vatani hizmetini yapmak
156General
do.(verb)
saman altından su yürütmek
157General
do.(verb)
uymak
158General
do.(verb)
yıkamak (bulaşık)
159General
do.(verb)
bitirmek
160General
do.(verb)
raksetmek
161General
do.(verb)
şeref kazandırmak
162General
do.(verb)
ilgisi olmamak
163General
do.(verb)
bağlamak
164General
do.(verb)
haksızlık etmek
165General
do.(verb)
adil bir şekilde davranmak
166General
do.(verb)
bir şeyin çaresine bakmak
167General
do.(verb)
alışveriş etmek
168General
do.(verb)
hınzırlık etmek
169General
do.(verb)
zahmet edip bir şey yapmak
170General
do.(verb)
aç durmak
171General
do.(verb)
dolandırmak
172General
do.(verb)
icabına bakmak
173General
do.(verb)
bir yemeğin hakkından gelmek
174General
do.(verb)
feshetmek
175General
do.(verb)
kaldırmak
176General
do.(verb)
hürmet etmek
177General
do.(verb)
sözbirliği etmek
178General
do.(verb)
paketlemek
179General
do.(verb)
saygı göstermek
180General
do.(verb)
şişirmek
181General
do.(verb)
ile ilgisi olmak
182General
do.(verb)
amuda kalkmak
183General
do.(verb)
yetiştirmek
184General
do.(verb)
yetişmek
185General
do.(verb)
gerekeni yapmak
186General
do.(verb)
başa çıkmak
187General
do.(verb)
yeni baştan yapmak
188General
do.(verb)
pösteki saydırmak
189General
do.(verb)
yetinmek
190General
do.(verb)
hesap yapmak
191General
do.(verb)
arkadan iş çevirmek
192General
do.(verb)
zorunda olmak
193General
do.(verb)
sıvışmak
194General
do.(verb)
tekrar yapmak
195General
do.(verb)
ev sahipliği yapmak
196General
do.(verb)
ip bağlamak
197General
do.(verb)
arazi olmak
198General
do.(verb)
kabahat işlemek
199General
do.(verb)
görevini yerine getirmek
200General
do.(verb)
ile hiçbir ilgisi olmamak
201General
do.(verb)
zemin hazırlamak (bir şey yapabilmek için)
202General
do.(verb)
acze düşmek
203General
do.(verb)
baş etmek
204General
do.(verb)
vazgeçmek
205General
do.(verb)
görevini yerine getirmek
206General
do.(verb)
elinden geleni yapmak
207General
do.(verb)
olmadan idare etmek
208General
do.(verb)
elinden geleni yapmak
209General
do.(verb)
bir şey yapmaya tenezzül etmemek
210General
do.(verb)
bir şeyi gizlice yapmak
211General
do.(verb)
perende atmak
212General
do.(verb)
çamaşır yıkamak
213General
do.(verb)
temizlemek
214General
do.(verb)
etmediğini komamak
215General
do.(verb)
eksiksiz yapmak
216General
do.(verb)
rolünü üstlenmek
217General
do.(verb)
araştırma yapmak
218General
do.(verb)
ev sahipliği yapmak
219General
do.(verb)
yapmak
220General
do.(verb)
yüzü tutmak
221General
do.(verb)
davranmak
222General
do.(verb)
hıyarlık etmek
223General
do.(verb)
aynısını yapmak
224General
do.(verb)
bozmak
225General
do.(verb)
sarmak
226General
do.(verb)
isteksiz olmak
227General
do.(verb)
adalet dağıtmak
228General
do.(verb)
ticaret yapmak
229General
do.(verb)
aceleye gelmek
230General
do.(verb)
ülkeye vb'ne zarar vermek
231General
do.(verb)
temizlik yapmak
232General
do.(verb)
restore etmek
233General
do.(verb)
birinden gizli yapmak
234General
do.(verb)
kıvırmak
235General
do.(verb)
elinden geleni ardına koymamak
236General
do.(verb)
döktürmek
237General
do.(verb)
razı etmek
238General
do.(verb)
bulaşık yıkamak
239General
do.(verb)
toparlamak
240General
do.(verb)
hazırlamak
241General
do.(verb)
askerlik yapmak
242General
do.(verb)
lütfetmek
243General
do.(verb)
öldürmek
244General
do.(verb)
daha kolay bir çözüm varken bir şeyi zor bir şekilde yapmak
245General
do.(verb)
götürü çalışmak
246General
do.(verb)
aciz olmak
247General
do.(verb)
birine haksızlık etmek
248General
do.(verb)
hamallığını yapmak
249General
do.(verb)
tekrar yapmak
250General
do.(verb)
canına kıymak
251General
do.(verb)
ortadan kaldırmak
252General
do.(verb)
temizlik yapmak
253General
do.(verb)
pösteki saydırmak
254General
do.(verb)
düzenlemek
255General
do.(verb)
aceleye getirmek
256General
do.(verb)
aceleye getirmek
257General
do.(verb)
becermek
258General
do.(verb)
kendi havasında olmak
259General
do.(verb)
kıyak yapmak
260General
do.(verb)
iyilik etmek
261General
do.(verb)
hayır işlemek
262General
do.(verb)
ile idare etmek
263General
do.(verb)
dersini yapmak
264General
do.(verb)
nane yemek
265General
do.(verb)
ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
266General
do.(verb)
yormak
267General
do.(verb)
birinin hakkını vermek
268General
do.(verb)
iliklemek
269General
do.(verb)
hevesli olmak
270General
do.(verb)
bir şeye çare bulmak
271General
do.(verb)
şeytanlık etmek
272General
do.(verb)
eylemek
273General
do.(verb)
askerlik yapmak
274General
do.(verb)
zorunda kalmak
275General
do.(verb)
yapabilmek için
276General
do.(verb)
çok yardım etmek
277General
do.(verb)
dolandırmak
278General
do.(verb)
hakkı olmamak
279General
do.(verb)
azla yetinmek
280General
do.(verb)
ile hiçbir ilişkisi olmamak
281General
do.(verb)
katlanmak
282General
do.(verb)
katletmek
283General
do.(verb)
aklına esmek
284General
do.(verb)
cüret etmek
285General
do.(verb)
meydan vermek
286General
do.(verb)
biyopsi yapmak
287General
do.(verb)
belirli bir amaç güderek yola çıkmak
288General
do.(verb)
durdurmak
289General
do.(verb)
çarpışmak
290General
do.(verb)
rol üstlenmek
291General
do.(verb)
üzerine düşeni yapmak
292General
do.(verb)
eli değmek
293General
do.(verb)
aklına uymak
294General
do.(verb)
ile idare etmek
295General
do.(verb)
üzerine düşeni yapmak
296General
do.(verb)
çaresine bakmak
297General
do.(verb)
ilişkisi olmak
298General
do.(verb)
yanlış bir şey yapmak
299General
do.(verb)
haksızlık etmek
300General
do.(verb)
kazık atmak
301General
do.(verb)
el üstünde tutmak
302General
do.(verb)
taklit etmek
303General
do.(verb)
zararı olmak
304General
do.(verb)
zararı olmamak
305General
do.(verb)
zemin hazırlamak
306General
do.(verb)
büyük abdest yapmak
307General
do.(verb)
ezbere iş görmek
308General
do.(verb)
gerek görmemek
309General
do.(verb)
gerek duymamak
310General
do.(verb)
gerekli görmek
311General
do.(verb)
baştan almak (işi/konuyu)
312General
do.(verb)
aceleye getirmek
313General
do.(verb)
aceleye getirmek
314General
do.(verb)
eli değmek
315General
do.(verb)
göz açtırmamak
316General
do.(verb)
eli ermek
317General
do.(verb)
elinden geleni yapmak
318General
do.(verb)
dolap çevirmek
319General
do.(verb)
elinden geleni yapmak
320General
do.(verb)
elinden geleni yapmak
321General
do.(verb)
eli erişmek
322General
do.(verb)
kolları sıvamak
323General
do.(verb)
meydana bırakmak
324General
do.(verb)
yapmadığını bırakmamak
325General
do.(verb)
zorunda bırakmak
326General
do.(verb)
meydan vermemek
327General
do.(verb)
meydanı boş bulmak
328General
do.(verb)
meydan vermek
329General
do.(verb)
azmetmek
330General
do.(verb)
daha iyisini yapmak
331General
do.(verb)
çılgınlık yapmak
332General
do.(verb)
çalışma yürütmek
333General
do.(verb)
çekinmemek
334General
do.(verb)
çalışmada bulunmak
335General
do.(verb)
denileni yapmak
336General
do.(verb)
çılgınlık yapmak
337General
do.(verb)
çiziktirmek
338General
do.(verb)
doğruyu bulmak
339General
do.(verb)
dolum yapmak
340General
do.(verb)
doktora yapmak
341General
do.(verb)
böyle yapmak istememek
342General
do.(verb)
böyle olsun istememek
343General
do.(verb)
böyle olmasını istememek
344General
do.(verb)
(film için) soyunmak
345General
do.(verb)
bir şeyin nasıl yapılacağını öğrenmek
346General
do.(verb)
lisansüstü yapmak
347General
do.(verb)
saç yapmak
348General
do.(verb)
saçlarını yapmak
349General
do.(verb)
yüksek lisans yapmak
350General
do.(verb)
lisans üstü yapmak
351General
do.(verb)
zararı dokunmak
352General
do.(verb)
hasar oluşturmak
353General
do.(verb)
hasar yaratmak
354General
do.(verb)
sınavda başarılı olmak
355General
do.(verb)
eğitim görmek
356General
do.(verb)
eğitim almak
357General
do.(verb)
görev görmek
358General
do.(verb)
görev yapmak
359General
do.(verb)
analiz yapmak
360General
do.(verb)
birşeyi yapmakta çok istekli olmak
361General
do.(verb)
izale etmek
362General
do.(verb)
güce sarmak
363General
do.(verb)
saç ektirmek
364General
do.(verb)
makale çevirisi yapmak
365General
do.(verb)
tercüme yapmak
366General
do.(verb)
çeviri yapmak
367General
do.(verb)
etkinliklerde bulunmak
368General
do.(verb)
sınavda iyi yapmak
369General
do.(verb)
deney yapmak
370General
do.(verb)
faaliyet yürütmek
371General
do.(verb)
ödev yapmak
372General
do.(verb)
zevk için yapmak
373General
do.(verb)
mecbur bırakmak
374General
do.(verb)
pazarlama yapmak
375General
do.(verb)
mecbur bırakmak
376General
do.(verb)
planlama yapmak
377General
do.(verb)
tez hazırlamak
378General
do.(verb)
tez yapmak
379General
do.(verb)
tez yazmak
380General
do.(verb)
büyü yapmak
381General
do.(verb)
zemin sunmak
382General
do.(verb)
icra etmek
383General
do.(verb)
dahili olmak
384General
do.(verb)
toka takmak
385General
do.(verb)
öyle yapmak istememek
386General
do.(verb)
öyle olmasını istememek
387General
do.(verb)
öyle olsun istememek
388General
do.(verb)
yolunu bulmak
389General
do.(verb)
yola gelmek
390General
do.(verb)
yola getirmek
391General
do.(verb)
yamuk yapmak
392General
do.(verb)
yamuk yapmak
393General
do.(verb)
yamuk yapmak
394General
do.(verb)
taklidini yapmak
395General
do.(verb)
birisinin taklidini yapmak
396General
do.(verb)
taklit yapmak
397General
do.(verb)
birinin taklidini yapmak
398General
do.(verb)
yaptırmak
399General
do.(verb)
yoga yapmak
400General
do.(verb)
değerleme yapmak
401General
do.(verb)
görev edinmek
402General
do.(verb)
parmağının ucuyla çevirmek
403General
do.(verb)
titizlik göstermek
404General
do.(verb)
üzerine düşen görevi yapmak
405General
do.(verb)
kendi üzerine düşeni yapmak
406General
do.(verb)
kendine düşeni yapmak
407General
do.(verb)
kendi üzerine düşen görevi yapmak
408General
do.(verb)
siyaset yapmak
409General
do.(verb)
üzerinde değişiklik yapmak
410General
do.(verb)
iyilik etmek
411General
do.(verb)
iyilikte bulunmak
412General
do.(verb)
zıddını yapmak
413General
do.(verb)
tersini yapmak
414General
do.(verb)
yüzsüzlük yapmak
415General
do.(verb)
zahmete katlanmak
416General
do.(verb)
yapacak başka bir şeyi kalmamak
417General
do.(verb)
yapacak bir şeyi kalmamak
418General
do.(verb)
yapacak bir şeyi kalmamak
419General
do.(verb)
yapacak bir şeyi kalmamak
420General
do.(verb)
yapacak bir şeyi kalmamak
421General
do.(verb)
pazar araştırması yapmak
422General
do.(verb)
yeterli olmak
423General
do.(verb)
çok yormak
424General
do.(verb)
birisine bir şey yaptırmak
425General
do.(verb)
birisine bir şey yaptırmak
426General
do.(verb)
kandırmak
427General
do.(verb)
gezmek
428General
do.(verb)
düzeltmek
429General
do.(verb)
gereksinmek
430General
do.(verb)
birine bir iyilikte bulunmak
431General
do.(verb)
birine iyilik yapmak
432General
do.(verb)
istemek
433General
do.(verb)
onarmak
434General
do.(verb)
dönüp kendine bakmak
435General
do.(verb)
defolup gitmek
436General
do.(verb)
-sız idare etmek
437General
do.(verb)
-e ihtiyacı olmak
438General
do.(verb)
bulaşık yıkamak
439General
do.(verb)
yarımgün çalışmak
440General
do.(verb)
-siz idare etmek
441General
do.(verb)
isabet etmek
442General
do.(verb)
-e uygun pozisyona girmek
443General
do.(verb)
ile ilgisi olmamak
444General
do.(verb)
ile bir ilgisi olmak
445General
do.(verb)
hareket etmek
446General
do.(verb)
gerektiği gibi yapmak
447General
do.(verb)
ilginç yerleri ziyaret etmek
448General
do.(verb)
ile iş yapmak
449General
do.(verb)
aldatmak
450General
do.(verb)
pazarlık etmek
451General
do.(verb)
hizmet etmek
452General
do.(verb)
hatalı davranmak
453General
do.(verb)
faydalı işler yapmak
454General
do.(verb)
tiye almak
455General
do.(verb)
tiye almak
456General
do.(verb)
gerekleri yerine getirmek
457General
do.(verb)
kötülük yapmak
458General
do.(verb)
gereği hissetmek
459General
do.(verb)
puzzle yapmak
460General
do.(verb)
mülakat gerçekleştirmek
461General
do.(verb)
şeref addetmek
462General
do.(verb)
şeref addetmek
463General
do.(verb)
bir şeyi yapmamaya dikkat etmek
464General
do.(verb)
zarar vermemek
465General
do.(verb)
hapis cezası çekmek
466General
do.(verb)
kodeste olmak
467General
do.(verb)
hapiste olmak
468General
do.(verb)
hapiste yatmak
469General
do.(verb)
görevlerini yerine getirmek
470General
do.(verb)
iyilik yapmak
471General
do.(verb)
iyilik yapmak
472General
do.(verb)
bir şeyde hatası olmamak
473General
do.(verb)
yanlışı olmamak
474General
do.(verb)
ile yetinmek
475General
do.(verb)
yanlış yapmamak
476General
do.(verb)
belirli bir düzen içinde yapmak
477General
do.(verb)
belirli bir düzen içinde yapmak
478General
do.(verb)
birşey yapmak
479General
do.(verb)
birşeyler yapmak
480General
do.(verb)
belirli bir düzen içinde yapmak
481General
do.(verb)
ev ödevi yapmak
482General
do.(verb)
yapacak çok şeyi olmak
483General
do.(verb)
(işte) çok çalışmak
484General
do.(verb)
yapacak çok şeyi olmak
485General
do.(verb)
odayı temizlemek
486General
do.(verb)
pis iş yapmak
487General
do.(verb)
(işte) çok yorulmak
488General
do.(verb)
yoğun bir çalışma günü yaşamak
489General
do.(verb)
odayı toparlamak
490General
do.(verb)
yorucu bir çalışma günü geçirmek
491General
do.(verb)
yapacak çok şeyi olmak
492General
do.(verb)
evi toplamak
493General
do.(verb)
zor bir çalışma günü geçirmek
494General
do.(verb)
yapacak çok işi olmak
495General
do.(verb)
odayı düzenlemek
496General
do.(verb)
yapacak çok işi olmak
497General
do.(verb)
uzaktan yakından ilgisi olmamak
498General
do.(verb)
kirli iş yapmak
499General
do.(verb)
iyiliği dokunmak
500General
do.(verb)
aza kanaat etmek

💡 Kullanım İpucu

"do." kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"do." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git