dock

İngilizce "dock" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
dock(verb)
doka çekmek
2Common Usage
dock(noun)
rıhtım
3Common Usage
dock(noun)
dok
4Common Usage
dock(noun)
gemi havuzu
5General
dock(verb)
doka girmek
6General
dock(verb)
ücretini kesmek
7General
dock(verb)
azaltmak
8General
dock(verb)
rıhtıma yanaşmak
9General
dock(verb)
kısaltmak (kuyruğunu)
10General
dock(verb)
havuza çekmek
11General
dock(verb)
kısaltmak
12General
dock(verb)
indirmek
13General
dock(verb)
kesmek
14General
dock(verb)
kuyruğunu kısaltmak
15General
dock(verb)
havuza girmek
16General
dock(verb)
kesmek (ücretten)
17General
dock(verb)
doka çekmek
18General
dock(verb)
uzayda başka gemiye kenetlemek
19General
dock(verb)
uzayda kenetlenmek
20General
dock(verb)
limana yanaşmak
21General
dock(verb)
limana girmek
22General
dock(verb)
kısmak
23General
dock(verb)
(kuyruğunu) kesmek
24General
dock(verb)
kuyruğunu kesmek
25General
dock(verb)
ücretinden kesmek
26General
dock(verb)
maaşından kesmek
27General
dock(noun)
dok
28General
dock(noun)
kesinti
29General
dock(noun)
havuz
30General
dock(noun)
yük rampası
31General
dock(noun)
kuyruğun kemikli kısmı
32General
dock(noun)
gemi havuzu
33General
dock(noun)
eyer kuskunu
34General
dock(noun)
rıhtım
35General
dock(noun)
liman
36General
dock(noun)
ücret
37General
dock(noun)
kısa kesilmiş kuyruk
38General
dock(noun)
tersane
39General
dock(noun)
iskele
40General
dock(noun)
sanık yeri (mahkemede)
41General
dock(noun)
sanık yeri
42General
dock(noun)
antrepo
43Trade/Economic
dock(verb)
ücret kesmek
44Trade/Economic
dock(noun)
dok
45Trade/Economic
dock(noun)
yükleme-boşaltma alanı
46Law
dock(noun)
mahkemede sanığın oturduğu yer
47Law
dock(noun)
sanık yeri
48Law
dock(noun)
sanık sandalyesi
49Technical
dock(verb)
havuzlamak
50Computer
dock(noun)
yuva
51Computer
dock(adjective)
yapışık
52Computer
dock(expression)
yuvala
53Aeronautic
dock(verb)
kenetlenmek
54Aeronautic
dock(verb)
uzayda kenetlenmek
55Aeronautic
dock(verb)
uzayda başka gemiye kenetlemek
56Marine
dock(verb)
doka çekmek
57Marine
dock(verb)
limana yanaşmak
58Marine
dock(verb)
limana girmek
59Marine
dock(verb)
rıhtıma yanaşmak
60Marine
dock(noun)
dok
61Marine
dock(noun)
gemilerin yolcu ve yükünün boşaltıdığı veya onarıldığı havuz
62Marine
dock(noun)
gemi havuzu
63Marine
dock(noun)
rıhtım
64Marine
dock(noun)
tersane
65Marine
dock(noun)
yanaşlık
66Botanic
dock(noun)
karabuğday benzeri bir ot
67Botanic
dock(noun)
kuzu kulağı
68Breeding
dock(verb)
kuyruğunu kısaltmak
69Breeding
dock(noun)
eyer kuskunu
70Breeding
dock(noun)
kısa kesilmiş kuyruk
71Breeding
dock(noun)
kuyruğun kemikli kısmı

💡 Kullanım İpucu

"dock" kelimesi 71 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"dock" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git