ears

İngilizce "ears" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1General
ears(verb)
can kulağı ile dinlemek
2General
ears(verb)
kulağını çekmek
3General
ears(verb)
kulaklarını dikmek
4General
ears(verb)
kulak kabartmak
5General
ears(verb)
kulağına çalınmak
6General
ears(verb)
dikkatle dinlemeye başlamak
7General
ears(verb)
kulak kesilmek
8General
ears(verb)
kulağını açmak
9General
ears(verb)
dikkat kesilmek
10General
ears(verb)
tokat atmak
11General
ears(verb)
kulak kabartmak
12General
ears(verb)
gırtlağına kadar borçlu olmak
13General
ears(verb)
dikkatle dinlemek
14General
ears(verb)
kulaklarını tıkamak
15General
ears(verb)
kulak kesilmek
16General
ears(verb)
aralarını bozmak
17General
ears(verb)
kulak delmek
18General
ears(verb)
kulağını çınlatmak
19General
ears(verb)
kulağa gelmek
20General
ears(verb)
kulağına ulaşmak
21General
ears(verb)
kulağına gelmek
22General
ears(verb)
kulağına ulaşmak
23General
ears(verb)
kulağa gelmek
24General
ears(verb)
kulağına gelmek
25General
ears(verb)
kulağa çalınmak
26General
ears(verb)
kulağa çalınmak
27General
ears(verb)
kulak çınlatmak
28General
ears(verb)
kulağından kan gelmek
29General
ears(noun)
kepçekulak
30General
ears(noun)
midasın kulakları
31General
ears(noun)
kulakların çınlaması
32General
ears(noun)
kulakların çınlaması
33General
ears(noun)
kepçe kulak
34General
ears(noun)
sarkık kulaklar
35General
ears(noun)
sarkık kulaklar
36General
ears(noun)
tavşanın uzun kulakları
37General
ears(noun)
küçük kulaklar
38General
ears(adverb)
birbirine zıt
39General
ears(adverb)
tamamiyle
40General
ears(adverb)
yaka paça
41General
ears(adverb)
ihtilaf halinde
42General
ears(adverb)
tamamiyle
43General
ears(adverb)
tepeden tırnağa kadar
44General
ears(adverb)
pürdikkat
45General
ears(adverb)
iki kulaklı bir şekilde
46General
ears(adverb)
binoral olarak
47Proverb
ears(-1)
çocukların kulağı delik olur
48Proverb
ears(-1)
yerin kulağı vardır
49Proverb
ears(-1)
çocukların kulağı delik olur
50Proverb
ears(-1)
yerin kulağı var
51Proverb
ears(-1)
yerin kulağı vardır
52Proverb
ears(-1)
aç ayı oynamaz
53Proverb
ears(-1)
açlık çeken insan öğrenemez/duyamaz
54Colloquial
ears(verb)
kulağa çalınmak
55Colloquial
ears(verb)
kulaklarına inanamamak
56Colloquial
ears(verb)
kulaklarını delmek
57Colloquial
ears(verb)
kulağına gelmek
58Colloquial
ears(verb)
kulaklarını tıkamak
59Colloquial
ears(verb)
kulağa gelmek
60Colloquial
ears(verb)
şaşkınlıktan donakalmak
61Colloquial
ears(noun)
kepçe kulak
62Colloquial
ears(noun)
mickey mouse kulakları
63Colloquial
ears(noun)
eski polis arabalarının üstünde yanarak dönen iki yuvarlak ışık
64Colloquial
ears(noun)
genç ve masum kişi
65Colloquial
ears(noun)
kötü söz/küfür bilmeyen kişi
66Colloquial
ears(noun)
küfürlü konuşmaları henüz duymamış kişi
67Colloquial
ears(adjective)
acemi çaylak
68Colloquial
ears(expression)
kulakların mı çınladı?
69Colloquial
ears(expression)
dinleyenler var
70Colloquial
ears(expression)
duyduklarıma inanamıyorum!
71Colloquial
ears(expression)
duymak istediğim buydu!
72Colloquial
ears(expression)
kulağını dört aç
73Colloquial
ears(expression)
kulak misafirleri var
74Colloquial
ears(expression)
kulaklarınızı tıkayın
75Colloquial
ears(expression)
kulağını aç dinle
76Colloquial
ears(expression)
dikkatli dinle
77Colloquial
ears(expression)
kulakların çınladı mı?
78Colloquial
ears(expression)
kulakların çınlamıştır herhalde?
79Idioms
ears(verb)
gürültülü biçimde tekrarlayarak etkilemek
80Idioms
ears(verb)
dikkatini vermek
81Idioms
ears(verb)
can kulağıyla dinlemek
82Idioms
ears(verb)
kafa ütülemek
83Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar batmak
84Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar gömülmek
85Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar batmış/gömülmüş durumda olmak
86Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar batmak
87Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar gömülmek
88Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar batmış/gömülmüş durumda olmak
89Idioms
ears(verb)
çok meşgul/işi olmak
90Idioms
ears(verb)
başını kaşıyacak/kaşımaya vakti olmamak
91Idioms
ears(verb)
işten başını kaldıramamak
92Idioms
ears(verb)
bir dünya işle uğraşmak
93Idioms
ears(verb)
işlerle sıkışık durumda olmak
94Idioms
ears(verb)
boğazına/gırtlağına kadar işlere gömülmüş/batmış durumda olmak
95Idioms
ears(verb)
başına dert açmak/almak
96Idioms
ears(verb)
başını belaya/derde sokmak
97Idioms
ears(verb)
başına belalı bir iş açmak
98Idioms
ears(verb)
kendi başına dert açmak/almak
99Idioms
ears(verb)
kendi başını belaya/derde sokmak
100Idioms
ears(verb)
kendi başına belalı bir iş açmak
101Idioms
ears(verb)
kulaklarına kadar kızartmak
102Idioms
ears(verb)
utandırmak
103Idioms
ears(verb)
aslanı kuyruğundan yakalamak/tutmak
104Idioms
ears(verb)
ayının inine girmek
105Idioms
ears(verb)
kurdu kulaklarından yakalamak/tutmak
106Idioms
ears(verb)
tehlikeli olabilecek/zor bir işe atılmak
107Idioms
ears(verb)
tehlikeli olabilecek/zor bir işe girişmek
108Idioms
ears(verb)
tehlikeli olabilecek/zor bir işe kalkışmak
109Idioms
ears(verb)
sert kayaya çarpmak
110Idioms
ears(verb)
zora çatmak
111Idioms
ears(verb)
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
112Idioms
ears(verb)
iki ucu boklu değnek durumunda olmak
113Idioms
ears(verb)
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
114Idioms
ears(verb)
kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
115Idioms
ears(verb)
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
116Idioms
ears(verb)
iki ucu boklu değnek durumunda olmak
117Idioms
ears(verb)
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
118Idioms
ears(verb)
kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
119Idioms
ears(verb)
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
120Idioms
ears(verb)
iki ucu boklu değnek durumunda olmak
121Idioms
ears(verb)
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
122Idioms
ears(verb)
kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
123Idioms
ears(verb)
kulağını tıkamak
124Idioms
ears(verb)
kulak asmamak
125Idioms
ears(verb)
kulak vermemek
126Idioms
ears(verb)
aldırış etmemek
127Idioms
ears(verb)
(bir şeye) gırtlağına kadar batmak
128Idioms
ears(verb)
her yanı (bir şeyle) çevrili olmak
129Idioms
ears(verb)
(bir şeye) gırtlağına kadar batmak
130Idioms
ears(verb)
her yanı (bir şeyle) çevrili olmak
131Idioms
ears(verb)
ateş püskürmek
132Idioms
ears(verb)
nevri dönmek
133Idioms
ears(verb)
tepesi atmak
134Idioms
ears(verb)
küplere binmek
135Idioms
ears(verb)
tepesinin tası atmak
136Idioms
ears(verb)
gözü dönmek
137Idioms
ears(verb)
kan beynine çıkmak
138Idioms
ears(verb)
cinleri başına toplanmak
139Idioms
ears(verb)
kan beynin sıçramak
140Idioms
ears(verb)
ateş püskürmek
141Idioms
ears(verb)
nevri dönmek
142Idioms
ears(verb)
tepesi atmak
143Idioms
ears(verb)
küplere binmek
144Idioms
ears(verb)
tepesinin tası atmak
145Idioms
ears(verb)
gözü dönmek
146Idioms
ears(verb)
kan beynine çıkmak
147Idioms
ears(verb)
cinleri başına toplanmak
148Idioms
ears(verb)
kan beynin sıçramak
149Idioms
ears(verb)
başına bela/dert/iş açmak
150Idioms
ears(verb)
kendini zora sokmak
151Idioms
ears(verb)
kendini ateşe atmak
152Idioms
ears(verb)
başına bela/dert/iş açmak
153Idioms
ears(verb)
kendini zora sokmak
154Idioms
ears(verb)
kendini ateşe atmak
155Idioms
ears(verb)
acemi olmak
156Idioms
ears(verb)
acemi olmak
157Idioms
ears(verb)
acemi olmak
158Idioms
ears(verb)
ağzı süt kokmak
159Idioms
ears(verb)
ağzı süt kokmak
160Idioms
ears(verb)
ağzı süt kokmak
161Idioms
ears(verb)
ağzı süt kokmak
162Idioms
ears(verb)
aralarına kara kedi sokmak
163Idioms
ears(verb)
birinin saçlarını kesmek
164Idioms
ears(verb)
birisini azarlamak/eleştirmek
165Idioms
ears(verb)
beş kardeşi yapıştırmak
166Idioms
ears(verb)
başına dert açmak
167Idioms
ears(verb)
başkalarının konuşmalarını dinlemek
168Idioms
ears(verb)
başını belaya sokmak
169Idioms
ears(verb)
duyulmamak
170Idioms
ears(verb)
dünyası başına yıkılmak
171Idioms
ears(verb)
çok parası olmak
172Idioms
ears(verb)
dinlenmemek
173Idioms
ears(verb)
ciddi biçimde uyarmak
174Idioms
ears(verb)
can kulağıyla dinlemek
175Idioms
ears(verb)
dikkat kesilmek
176Idioms
ears(verb)
dünkü çocuk olmak
177Idioms
ears(verb)
dünkü çocuk olmak
178Idioms
ears(verb)
dünyası başına yıkılmak
179Idioms
ears(verb)
dinlememek
180Idioms
ears(verb)
dünyası başına yıkılmak
181Idioms
ears(verb)
dikkat kesilmek
182Idioms
ears(verb)
duymazdan gelinmek
183Idioms
ears(verb)
dünkü çocuk olmak
184Idioms
ears(verb)
dikkat kesilmek
185Idioms
ears(verb)
dikkate alınmamak
186Idioms
ears(verb)
dünya başına yıkılmak
187Idioms
ears(verb)
gözlerini ve kulaklarını dört açmak
188Idioms
ears(verb)
gözlerini ve kulaklarını dört açmak
189Idioms
ears(verb)
gırtlağına kadar borca batmak
190Idioms
ears(verb)
iyi dinlemek
191Idioms
ears(verb)
kulaklarını dikmek
192Idioms
ears(verb)
öfkelendirmek
193Idioms
ears(verb)
kullağını çekmek
194Idioms
ears(verb)
kulaklarını dikmek
195Idioms
ears(verb)
kulaklarında çınlamak
196Idioms
ears(verb)
kulakları ortaya çıkaracak şekilde saçını kestirmek
197Idioms
ears(verb)
kulaklarını dikmek
198Idioms
ears(verb)
kulağına çalınmak
199Idioms
ears(verb)
kulak kesilmek
200Idioms
ears(verb)
kulak ardı edilmek
201Idioms
ears(verb)
kulak asılmamak
202Idioms
ears(verb)
kulaklarını tıkamak
203Idioms
ears(verb)
kulağını iyi açmak
204Idioms
ears(verb)
kulağını çekmek
205Idioms
ears(verb)
kulak kabartmak
206Idioms
ears(verb)
kulakları çınlamak
207Idioms
ears(verb)
kulaklarını tıkamak
208Idioms
ears(verb)
kulağı delik olmak
209Idioms
ears(verb)
kulakları ortaya çıkaracak şekilde saçını kestirmek
210Idioms
ears(verb)
kulaklarını tıkamak
211Idioms
ears(verb)
kulak kabartmak
212Idioms
ears(verb)
kulakları çınlamak
213Idioms
ears(verb)
kulaklarına inanamamak
214Idioms
ears(verb)
kulağı kirişte beklemek
215Idioms
ears(verb)
kulağını tırmalamak
216Idioms
ears(verb)
kulaklarını tırmalamak
217Idioms
ears(verb)
kulaklarını çınlatmak
218Idioms
ears(verb)
kulak vermek
219Idioms
ears(verb)
söyledikleri havaya gitmek
220Idioms
ears(verb)
pür dikkat dinlemek
221Idioms
ears(verb)
sert bir dille uyarmak
222Idioms
ears(verb)
tüm dünyası başına yıkılmak
223Idioms
ears(verb)
tüm dünyası başına yıkılmak
224Idioms
ears(verb)
toy olmak
225Idioms
ears(verb)
toy olmak
226Idioms
ears(verb)
tokadı patlatmak
227Idioms
ears(verb)
toy olmak
228Idioms
ears(verb)
tokat atmak
229Idioms
ears(verb)
tıka basa yemek
230Idioms
ears(verb)
toy olmak
231Idioms
ears(verb)
tüm dikkatini vererek dinlemek
232Idioms
ears(verb)
tokadı yapıştırıvermek
233Idioms
ears(verb)
(duymak için) kulaklarını zorlamak
234Idioms
ears(verb)
utancından kızarmak
235Idioms
ears(verb)
utancından kıpkırmızı olmak
236Idioms
ears(verb)
(patlamadan vb dolayı) kulakları çınlamak
237Idioms
ears(verb)
(yoğunluktan vb) bir şeye gömülmüş olmak
238Idioms
ears(verb)
uçan kuşa borcu olmak
239Idioms
ears(verb)
(bir şeye) gırtlağına kadar batmış olmak
240Idioms
ears(verb)
fikrini ya da inancını değiştirmemekte ısrar eden biriyle tartışmak
241Idioms
ears(verb)
tıkalı kulaklara konuşmak
242Idioms
ears(verb)
duvara konuşmak
243Idioms
ears(verb)
(birinin/bir şeyin) ipleri/dizginleri elinde olmak
244Idioms
ears(verb)
(birinin/bir şeyin) üzerinde tamamen hakimiyet kurmak
245Idioms
ears(verb)
(birini/bir şeyi) tamamen kontrol altına almak
246Idioms
ears(verb)
(birini/bir şeyi) tamamen etkisi altına almak
247Idioms
ears(verb)
bir şeye sıkıca tutunmak/yapışmak
248Idioms
ears(verb)
(bir şey) çok büyük miktarda olmak
249Idioms
ears(verb)
bir şeye bol miktarda sahip olmak
250Idioms
ears(verb)
bir şeyden zibil gibi/bir sürü olmak
251Idioms
ears(verb)
her yanından bir şey fışkırmak
252Idioms
ears(verb)
bir şeye tatmin edici oranda sahip olmak
253Idioms
ears(verb)
bir şeye lüzumsuz/aşırı oranda sahip olmak
254Idioms
ears(verb)
çıkmaza girmek
255Idioms
ears(verb)
çıkmaza girmek
256Idioms
ears(verb)
riskli bir pozisyonda olmak
257Idioms
ears(verb)
riske girmek
258Idioms
ears(verb)
aşırı sinirlenmek
259Idioms
ears(verb)
kulaklarından duman çıkmak
260Idioms
ears(verb)
cinleri tepesine çıkmak
261Idioms
ears(verb)
çıkmaza girmek
262Idioms
ears(verb)
utançtan/telaştan yüzünü kızartmak
263Idioms
ears(verb)
söyledikleriyle birini utandırmak/rahatsız etmek
264Idioms
ears(verb)
kulaklarını dikmek
265Idioms
ears(verb)
dikkatle dinlemeye başlamak
266Idioms
ears(verb)
kulak kesilmek
267Idioms
ears(verb)
kulak kabartmak
268Idioms
ears(verb)
dikkat kesilmek
269Idioms
ears(verb)
kulak vermek
270Idioms
ears(verb)
birinin dikkatini çekmek
271Idioms
ears(verb)
birinin kulak kesileceği bir şey söylemek/yapmak
272Idioms
ears(verb)
birinin dikkatle dinleyeceği bir şey söylemek/yapmak
273Idioms
ears(verb)
(birini) azarlamak
274Idioms
ears(verb)
(birinin) kulağını çekmek
275Idioms
ears(verb)
(birine) fırça atmak
276Idioms
ears(verb)
(birini) paylamak
277Idioms
ears(verb)
(birini) ağır yenilgiye uğratmak
278Idioms
ears(verb)
(birini) hezimete uğratmak
279Idioms
ears(verb)
(birini) açık ara yenmek
280Idioms
ears(verb)
bir tane yapıştırmak
281Idioms
ears(verb)
suratına bir tane yapıştırmak
282Idioms
ears(verb)
tokat atmak
283Idioms
ears(verb)
şamar atmak
284Idioms
ears(verb)
kulağını açmak
285Idioms
ears(verb)
kulağını açıp dinlemek
286Idioms
ears(verb)
dikkatle dinlemek
287Idioms
ears(verb)
kulak kesilmek
288Idioms
ears(verb)
birine bir tane yapıştırmak
289Idioms
ears(verb)
birinin suratına bir tane yapıştırmak
290Idioms
ears(verb)
birine tokat atmak
291Idioms
ears(verb)
birine şamar atmak
292Idioms
ears(verb)
birini iyice bir azarlamak
293Idioms
ears(verb)
birine ağzının payını vermek
294Idioms
ears(verb)
birini paylamak
295Idioms
ears(verb)
birini yenmek
296Idioms
ears(verb)
birinin üstesinden gelmek
297Idioms
ears(verb)
birini cezalandırmak
298Idioms
ears(verb)
kulaklarını dikmek
299Idioms
ears(verb)
dikkatle dinlemeye başlamak
300Idioms
ears(verb)
kulak kesilmek
301Idioms
ears(verb)
kulak kabartmak
302Idioms
ears(verb)
dikkat kesilmek
303Idioms
ears(verb)
kulak vermek
304Idioms
ears(verb)
rüzgar gibi koşmak
305Idioms
ears(verb)
sporda fırtına gibi koşarak takıma skor kazandırmaya çalışmak
306Idioms
ears(verb)
birinin ağzının payını vermek
307Idioms
ears(verb)
birini iyice bir haşlamak/paylamak/azarlamak/fırçalamak
308Idioms
ears(verb)
zılgıtı çekmek
309Idioms
ears(verb)
bir tane yapıştırmak
310Idioms
ears(verb)
suratına bir tane yapıştırmak
311Idioms
ears(verb)
tokat atmak
312Idioms
ears(verb)
şamar atmak
313Idioms
ears(verb)
boşa kürek çekmek
314Idioms
ears(verb)
boşuna uğraşmak
315Idioms
ears(verb)
fikrini değiştirmeye niyeti olmayanları ikna etmeye çalışmak
316Idioms
ears(verb)
sesi kulaklarda çınlamak
317Idioms
ears(verb)
birini/bir şeyi duymazdan gelmek
318Idioms
ears(verb)
birini/bir şeyi duymayı reddetmek
319Idioms
ears(verb)
birini/bir şeyi dinlemeyi reddetmek
320Idioms
ears(verb)
birine/bir şeye kulaklarını tıkamak
321Idioms
ears(verb)
birini/bir şeyi yok saymak
322Idioms
ears(noun)
aşırı soğuk
323Idioms
ears(noun)
toy
324Idioms
ears(noun)
füzenin üstündeki metal diskler
325Idioms
ears(adjective)
acemi çaylak
326Idioms
ears(adjective)
acemi çaylak
327Idioms
ears(adverb)
başına (dünyası başına yıkıldı)
328Idioms
ears(expression)
umalım da öyle olsun
329Idioms
ears(expression)
acemi
330Idioms
ears(expression)
akılsız
331Idioms
ears(expression)
akılsız
332Idioms
ears(expression)
aptal
333Idioms
ears(expression)
aptal
334Idioms
ears(expression)
buz gibi
335Idioms
ears(expression)
buz gibi
336Idioms
ears(expression)
bir sürü
337Idioms
ears(expression)
buz gibi
338Idioms
ears(expression)
çok soğuk
339Idioms
ears(expression)
çocuktan al haberi
340Idioms
ears(expression)
deneyimsiz
341Idioms
ears(expression)
çok sayıda
342Idioms
ears(expression)
deliden al uslu haberi
343Idioms
ears(expression)
çok yakında bulunan
344Idioms
ears(expression)
duvar gibi sağır
345Idioms
ears(expression)
donduracak kadar soğuk
346Idioms
ears(expression)
hazır
347Idioms
ears(expression)
fazla meşgul
348Idioms
ears(expression)
hayırlı/hoş bir haber veya gelişme
349Idioms
ears(expression)
gırtlağına kadar batmış
350Idioms
ears(expression)
gırtlağına kadar işe batmış
351Idioms
ears(expression)
işe boğulmuş
352Idioms
ears(expression)
kulakları çınlıyor
353Idioms
ears(expression)
kulakları kirişte
354Idioms
ears(expression)
sürüsüne bereket
355Idioms
ears(expression)
tecrübe sahibi
356Idioms
ears(expression)
yerin kulağı vardır
357Idioms
ears(expression)
yakınlarda
358Idioms
ears(expression)
yakın
359Idioms
ears(expression)
yıllardır
360Idioms
ears(expression)
çok uzun zamandır
361Idioms
ears(expression)
ne zamandır
362Idioms
ears(expression)
uzun zamandan beri
363Speaking
ears(expression)
biri beni anıyor
364Speaking
ears(expression)
beni dikkatle dinle
365Speaking
ears(expression)
bunu duymak çok güzel
366Speaking
ears(expression)
beni dikkatle dinle
367Speaking
ears(expression)
birisi beni anıyor
368Speaking
ears(expression)
fillerin büyük kulakları vardır
369Speaking
ears(expression)
kulaklarıma inanamadım
370Speaking
ears(expression)
kulakları çınlıyordur
371Speaking
ears(expression)
kulaklarınız çınladı mı?
372Speaking
ears(expression)
kulakların çınlamış olmalı
373Speaking
ears(expression)
kulaklarını çınlattık
374Speaking
ears(expression)
kafayı işlet
375Speaking
ears(expression)
kafanı kullan
376Speaking
ears(expression)
kulaklarını dört aç
377Speaking
ears(expression)
kulakların çınlamıştır
378Speaking
ears(expression)
kulakları çınlamıştır
379Speaking
ears(expression)
kulaklarımla duydum
380Speaking
ears(expression)
kulaklarıma inanamıyorum
381Speaking
ears(expression)
kulakların çınlıyordur
382Speaking
ears(expression)
kulağım sende
383Speaking
ears(expression)
kulaklarım çınlıyor
384Speaking
ears(expression)
kulakları çınlamıştır
385Speaking
ears(expression)
kulakları çınlıyordur
386Speaking
ears(expression)
kulaklarınız çınlamıştır
387Speaking
ears(expression)
konuşmaya başla, dinliyorum/kulağım sende
388Speaking
ears(expression)
kulakları çınlasın
389Speaking
ears(expression)
kulaklarını dört aç
390Speaking
ears(expression)
saksıyı çalıştır
391Speaking
ears(expression)
sivri kulaklı adam
392Speaking
ears(expression)
(seni) dinliyorum
393Slang
ears(noun)
sivri kulak
394Slang
ears(noun)
star trek karakteri spock'ınki gibi sivri kulaklar
395Slang
ears(adjective)
zil zurna sarhoş
396Slang
ears(adjective)
çok sarhoş
397Slang
ears(adjective)
alkolden kendini dağıtmış
398Slang
ears(adjective)
küfelik
399Slang
ears(adjective)
leyla olmuş
400Slang
ears(adjective)
pilot olmuş
401Slang
ears(adjective)
aşırı sarhoş
402Slang
ears(adjective)
fitil gibi
403Slang
ears(adjective)
küfelik olmuş
404Slang
ears(adjective)
zom olmuş
405Television
ears(noun)
tavşan kulak anten
406Television
ears(noun)
tavşan kulak tv anteni
407Television
ears(noun)
tavşan kulağı şeklinde tv anteni
408Television
ears(noun)
v şekilli televizyon anteni
409Television
ears(noun)
v anten
410Medical
ears(noun)
basınç farkı nedeniyle kulakların tıkanması
411Medical
ears(noun)
belirgin biçimde düşük yerleşimli kulaklar
412Medical
ears(noun)
kulaklarda çınlama
413Medical
ears(noun)
kulak çınlaması
414Pathology
ears(noun)
kulak uğultusu
415Botanic
ears(noun)
taç yaprakları kedi kulağına benzeyen yıldız şekilli beyaz çiçekleri olan kısa boylu bir zambak
416Botanic
ears(noun)
kahverengi gövdeli yenilebilir çayır mantarı
417Botanic
ears(noun)
domuz kulağı
418Botanic
ears(noun)
dağ çayı
419Botanic
ears(noun)
beyaz tüylerle kaplı yaprakları için ekilen, morumsu veya çizgili küçük çiçekleri olan çok yıllık bir bitki
420Botanic
ears(noun)
kaliforniya, oregon ve washington'un sıcak kuru yayla alanlarında yaygın yetişen uzun ömürlü bir bitki
421Botanic
ears(noun)
sıklamen bitkisi
422Botanic
ears(noun)
sıklamen çiçeği
423Botanic
ears(noun)
sıklamen
424Botanic
ears(noun)
tavşan kulağı (bitki)
425Botanic
ears(noun)
orman kulağı
426Botanic
ears(noun)
kara mantar
427Botanic
ears(noun)
bulut kulak
428Botanic
ears(noun)
yahudi kulağı
429Botanic
ears(noun)
jöle kulağı
430British Slang
ears(noun)
iri ve sarkık göğüsler
431British Slang
ears(noun)
iri ve sarkık memeler
432British Slang
ears(noun)
kulağı ağır işiten
433British Slang
ears(noun)
sağır
434British Slang
ears(adjective)
kulağı zor duyan

💡 Kullanım İpucu

"ears" kelimesi 434 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"ears" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git