end-

İngilizce "end-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
end-(verb)
sona ermek
2Common Usage
end-(verb)
son vermek
3Common Usage
end-(verb)
sona erdirmek
4Common Usage
end-(verb)
son vermeK
5Common Usage
end-(verb)
son bulmak
6Common Usage
end-(verb)
bitirmek
7Common Usage
end-(verb)
bitmek
8Common Usage
end-(verb)
sonuçlanmak
9Common Usage
end-(noun)
10Common Usage
end-(noun)
son
11Common Usage
end-(adjective)
çıkmaz
12General
end-(verb)
sona ermek
13General
end-(verb)
çıkmaza girmek
14General
end-(verb)
bir şeyi dikine koymak
15General
end-(verb)
sonuçlanmak
16General
end-(verb)
neticelendirmek
17General
end-(verb)
külahları değişmek
18General
end-(verb)
sonuçlamak
19General
end-(verb)
ayranı kabarmak
20General
end-(verb)
sonuçlanmak
21General
end-(verb)
çözümsüzlüğe ulaşmak
22General
end-(verb)
boşta olmak
23General
end-(verb)
son vermek
24General
end-(verb)
kendine düşen görevi yerine getirmek
25General
end-(verb)
ürpermek
26General
end-(verb)
bitmek
27General
end-(verb)
sonuca ulaşmak
28General
end-(verb)
sonuçlanmak
29General
end-(verb)
sona ermek
30General
end-(verb)
çaresiz kalmak
31General
end-(verb)
son bulmak
32General
end-(verb)
mahkemelik olmak
33General
end-(verb)
amaca ulaşmak
34General
end-(verb)
sona erdirmek
35General
end-(verb)
düşmek
36General
end-(verb)
sona ermek
37General
end-(verb)
boylamak
38General
end-(verb)
neticeleşmek
39General
end-(verb)
borçlu çıkmak
40General
end-(verb)
fiyasko vermek
41General
end-(verb)
nokta koymak (bir konuya vb)
42General
end-(verb)
kalkmak
43General
end-(verb)
tüyleri diken diken olmak
44General
end-(verb)
bitirmek
45General
end-(verb)
sona erdirmek
46General
end-(verb)
son vermek
47General
end-(verb)
sonucuna ulaşmak
48General
end-(verb)
bitirmek
49General
end-(verb)
varmak
50General
end-(verb)
bağlamak
51General
end-(verb)
hapishaneyi boylamak
52General
end-(verb)
ters anlamak
53General
end-(verb)
tüyleri diken diken olmak (saç)
54General
end-(verb)
ilişiğini kesmek
55General
end-(verb)
bitmek
56General
end-(verb)
noktalamak (bir konuyu)
57General
end-(verb)
hapsi boylamak
58General
end-(verb)
akıbetine uğramak
59General
end-(verb)
bitirmek
60General
end-(verb)
kendine düşen payı ödemek
61General
end-(verb)
tükenmek
62General
end-(verb)
sonuçlandırmak
63General
end-(verb)
tamam olmak
64General
end-(verb)
berabere bitmek
65General
end-(verb)
nokta koymak
66General
end-(verb)
bitmek
67General
end-(verb)
düşmek
68General
end-(verb)
nihayete ermek
69General
end-(verb)
nokta koymak
70General
end-(verb)
bitirmek
71General
end-(verb)
son vermek (bir konuşmaya)
72General
end-(verb)
öfkelenmek
73General
end-(verb)
sonuçlanmak
74General
end-(verb)
son kozunu oynamış olmak
75General
end-(verb)
eli ayağı dolaşmak
76General
end-(verb)
mahvetmek
77General
end-(verb)
ölmek
78General
end-(verb)
bitmek
79General
end-(verb)
bitirmek
80General
end-(verb)
sonuna gelmek
81General
end-(verb)
sonuna kadar yapmak
82General
end-(verb)
çilesi dolmak
83General
end-(verb)
yok etmek
84General
end-(verb)
sona erdirmek
85General
end-(verb)
ağzını açıp gözünü yummak
86General
end-(verb)
dayanacak gücü kalmamak
87General
end-(verb)
nihayet bulmak
88General
end-(verb)
sonuçlanmak
89General
end-(verb)
son vermek
90General
end-(verb)
zararlı çıkmak
91General
end-(verb)
bitmesine neden olmak
92General
end-(verb)
tüylerini ürpertmek
93General
end-(verb)
son bulmak
94General
end-(verb)
öldürmek
95General
end-(verb)
bitirmek (bir konuyu)
96General
end-(verb)
açmaza girmek
97General
end-(verb)
açmaza getirmek
98General
end-(verb)
açmaza sürüklemek
99General
end-(verb)
açmaza düşmek
100General
end-(verb)
son noktayı koymak
101General
end-(verb)
açmaza girmek
102General
end-(verb)
açmaza girmek
103General
end-(verb)
çıkmaza sokmak
104General
end-(verb)
açmaza getirmek
105General
end-(verb)
açmaza sürüklemek
106General
end-(verb)
zaferle sonuçlanmak
107General
end-(verb)
yolun sonuna gelmek
108General
end-(verb)
yolun sonuna gelmek
109General
end-(verb)
fos çıkmak
110General
end-(verb)
hava almak
111General
end-(verb)
sağır olmak
112General
end-(verb)
bir son vermek
113General
end-(verb)
başarıyla sonuçlanmak
114General
end-(verb)
arkada kalmak
115General
end-(verb)
karakolluk olmak
116General
end-(verb)
haber uçurmak
117General
end-(verb)
ile sonuçlanmak
118General
end-(verb)
yolu almak
119General
end-(verb)
boşanmayla sonuçlanmak
120General
end-(verb)
dikine koymak
121General
end-(verb)
acı sonla bitmek
122General
end-(verb)
acı son ile bitmek
123General
end-(verb)
acı sonla bitmek
124General
end-(verb)
acı son ile bitmek
125General
end-(verb)
neticelenmek
126General
end-(verb)
neticelenmek
127General
end-(verb)
neticelenmek
128General
end-(verb)
sabrı taşmak
129General
end-(verb)
sabrı taşmak
130General
end-(verb)
sona ulaşmak
131General
end-(verb)
son vermek
132General
end-(verb)
korkutmak
133General
end-(verb)
dehşete düşürmek
134General
end-(verb)
tüylerini diken diken etmek
135General
end-(verb)
-de bitmek
136General
end-(verb)
arkadaşlığı bitirmek
137General
end-(verb)
yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek
138General
end-(verb)
-de sona ermek
139General
end-(verb)
ölü noktaya getirmek
140General
end-(verb)
hitam bulmak
141General
end-(verb)
hitama ermek
142General
end-(verb)
nihai ürünü geliştirmek
143General
end-(verb)
son ürünü geliştirmek
144General
end-(verb)
sona yaklaşmak
145General
end-(verb)
sonu kötü bitmek
146General
end-(verb)
sona yaklaşmak
147General
end-(verb)
başı sonu olmamak
148General
end-(verb)
arkadan çarpmak
149General
end-(verb)
kötü bitmek
150General
end-(verb)
sonu kötü olmak
151General
end-(verb)
(bir arabaya) arkadan çarpmak
152General
end-(verb)
(bir yolculuk vb) bir yerde bitmek
153General
end-(verb)
gol orucunu bozmak
154General
end-(verb)
yanlış cezaevine düşmek
155General
end-(verb)
bir şey yaparak bitirmek/sonuçlandırmak
156General
end-(verb)
-ile bitmek/bitirmek
157General
end-(verb)
biriyle olan ilişkisini bitirmek
158General
end-(verb)
biriyle ilişkisini bitirmek
159General
end-(verb)
yolun sonuna kadar koşmak
160General
end-(verb)
evsiz barksız kalmak
161General
end-(verb)
evsiz kalmak
162General
end-(verb)
soluğu mahkemede almak
163General
end-(verb)
sonu mahkemede bitmek
164General
end-(verb)
denizin dibini boylamak
165General
end-(verb)
tüm bu çılgınlığa bir son vermek
166General
end-(verb)
sonunda sinir krizi geçirmek
167General
end-(verb)
ay sonunda/ay sonuna kadar ödemek
168General
end-(verb)
haksız duruma düşmek
169General
end-(verb)
haksız duruma düşmek
170General
end-(verb)
sonuna kadar kalmak
171General
end-(verb)
sonuna kadar plana bağlı kalmak
172General
end-(verb)
bir şeye arkadan çarpmak
173General
end-(verb)
başlamadan bitmek
174General
end-(verb)
gözünü hastanede açmak
175General
end-(verb)
hastaneyi boylamak
176General
end-(verb)
kendini hastanede bulmak
177General
end-(verb)
ıssız adaya düşmek
178General
end-(verb)
maç sonunda formalarını değiştirmek
179General
end-(verb)
sigaranın filtresini ıslatmak
180General
end-(verb)
kendiliğinden sona ermek
181General
end-(verb)
kendiliğinden sona ermek
182General
end-(verb)
keşfedivermek
183General
end-(verb)
beklenmedik şekilde bir anda kendini bir şeyi keşfetmiş olarak bulmak
184General
end-(verb)
hatim indirmek
185General
end-(verb)
üyeliğe son vermek
186General
end-(verb)
üyeliği sonlandırmak
187General
end-(verb)
sona gelmek
188General
end-(verb)
kötü sonla bitmek
189General
end-(verb)
(film/kitap) kötü sonla bitmek
190General
end-(verb)
haklıyken haksız duruma düşmek
191General
end-(verb)
irtibatını kesmek
192General
end-(verb)
görüşmemek
193General
end-(verb)
hatmetmek
194General
end-(verb)
hayatına son vermek
195General
end-(verb)
düşmanlığı bitirmek
196General
end-(verb)
kan beynine sıçramak
197General
end-(verb)
bir arabanın arkasına doğru sürmek
198General
end-(verb)
bir arabaya arkadan çarpmak
199General
end-(verb)
sona erdirmek
200General
end-(verb)
havuzun derin tarafına atlamak/girmek
201General
end-(verb)
havuzun boyunu geçen derinlikteki yerine atlamak/girmek
202General
end-(verb)
havuzun zeminine ayak basamayacak derinlikteki yerine atlamak/girmek
203General
end-(verb)
havuzun derin tarafına atlamak/girmek
204General
end-(verb)
havuzun boyunu geçen derinlikteki yerine atlamak/girmek
205General
end-(verb)
havuzun zeminine ayak basamayacak derinlikteki yerine atlamak/girmek
206General
end-(verb)
yok etmek
207General
end-(verb)
ortadan kaldırmak
208General
end-(verb)
tamamlamak
209General
end-(verb)
tamamlanmak
210General
end-(verb)
geride bırakmak
211General
end-(verb)
üstün gelmek
212General
end-(verb)
depoya koymak
213General
end-(verb)
amabara koymak
214General
end-(noun)
ölüm
215General
end-(noun)
amaç
216General
end-(noun)
son plak
217General
end-(noun)
nihai hedef
218General
end-(noun)
uç organ
219General
end-(noun)
sehpa
220General
end-(noun)
maksat
221General
end-(noun)
küldösak
222General
end-(noun)
sonuçta olan
223General
end-(noun)
ölüm
224General
end-(noun)
vasıta
225General
end-(noun)
makta
226General
end-(noun)
baş
227General
end-(noun)
kafa
228General
end-(noun)
çıkmaz sokak
229General
end-(noun)
omuz başı
230General
end-(noun)
nihayet
231General
end-(noun)
beyhude/sonuçsuz kalma
232General
end-(noun)
sonuç
233General
end-(noun)
son ürün
234General
end-(noun)
taban
235General
end-(noun)
izmarit
236General
end-(noun)
dünyanın öbür ucu
237General
end-(noun)
işin kötü tarafı
238General
end-(noun)
bitme
239General
end-(noun)
yarım kalmış iş
240General
end-(noun)
son
241General
end-(noun)
arkadan döker kamyon
242General
end-(noun)
son uç
243General
end-(noun)
hayatın sonu
244General
end-(noun)
yıldız anahtarı
245General
end-(noun)
ucu kapalı soru
246General
end-(noun)
açmaz
247General
end-(noun)
acı son
248General
end-(noun)
son
249General
end-(noun)
art
250General
end-(noun)
ürün
251General
end-(noun)
geç kalan
252General
end-(noun)
işin kötü tarafı
253General
end-(noun)
dipçik
254General
end-(noun)
erek
255General
end-(noun)
kıyamet günü
256General
end-(noun)
encam
257General
end-(noun)
sonu gelmez laf
258General
end-(noun)
sonuçsuz kalma
259General
end-(noun)
kayıt sonu
260General
end-(noun)
kıyamet
261General
end-(noun)
uçürün
262General
end-(noun)
izmarit
263General
end-(noun)
ahir zaman
264General
end-(noun)
sarkık uç
265General
end-(noun)
niyet
266General
end-(noun)
kalıntı
267General
end-(noun)
küçük masa
268General
end-(noun)
aşırı uç
269General
end-(noun)
akıbet
270General
end-(noun)
uyak
271General
end-(noun)
ölüm
272General
end-(noun)
tükenme
273General
end-(noun)
nihayi kullanım
274General
end-(noun)
işin kötü tarafı
275General
end-(noun)
izmarit
276General
end-(noun)
artık şey
277General
end-(noun)
yan duvar sonu
278General
end-(noun)
bir devrin sonu
279General
end-(noun)
hurda
280General
end-(noun)
savaşın sonu
281General
end-(noun)
hedef
282General
end-(noun)
çıkmaz
283General
end-(noun)
başlangıç aşaması
284General
end-(noun)
son
285General
end-(noun)
dip
286General
end-(noun)
meram
287General
end-(noun)
gaye
288General
end-(noun)
son kullanıcı programları
289General
end-(noun)
taraf
290General
end-(noun)
dönem sonu
291General
end-(noun)
komedyen
292General
end-(noun)
alt uç
293General
end-(noun)
araç
294General
end-(noun)
çıkmaz sokak
295General
end-(noun)
bitmiş ürün
296General
end-(noun)
mali yıl sonu
297General
end-(noun)
yıl sonu
298General
end-(noun)
son
299General
end-(noun)
ahir zaman
300General
end-(noun)
dünyanın sonu
301General
end-(noun)
gün bitimi
302General
end-(noun)
mesai bitimi
303General
end-(noun)
dünyanın bir ucu
304General
end-(noun)
dünyanın diğer ucu
305General
end-(noun)
dünyanın bir ucu
306General
end-(noun)
dünyanın diğer ucu
307General
end-(noun)
son alıcı
308General
end-(noun)
olağandışı son
309General
end-(noun)
hazin son
310General
end-(noun)
kör baca
311General
end-(noun)
boru son ucu
312General
end-(noun)
kör uç
313General
end-(noun)
kitap desteği
314General
end-(noun)
asrın sonu
315General
end-(noun)
çanak uç
316General
end-(noun)
çan
317General
end-(noun)
son müşteri
318General
end-(noun)
birbiri ardınca geçen günler
319General
end-(noun)
suyuna dik kenar
320General
end-(noun)
dip
321General
end-(noun)
son nokta
322General
end-(noun)
sonu
323General
end-(noun)
bitiş noktası
324General
end-(noun)
arka
325General
end-(noun)
başağaç
326General
end-(noun)
sokoro
327General
end-(noun)
bitiş
328General
end-(noun)
uçtaki kullanıcı
329General
end-(noun)
son kullanıcı
330General
end-(noun)
başlık duvarı
331General
end-(noun)
bitim
332General
end-(noun)
ön uç
333General
end-(noun)
ön uç
334General
end-(noun)
son
335General
end-(noun)
esas amaç
336General
end-(noun)
sokak çocuğu
337General
end-(noun)
çıkmaz sokak
338General
end-(noun)
önden yükleyici
339General
end-(noun)
dip
340General
end-(noun)
izmarit
341General
end-(noun)
yüksek kaliteli ve pahalı ürünler
342General
end-(noun)
düşük kaliteli ve ucuz ürünler
343General
end-(noun)
pılı pırtı
344General
end-(noun)
süprüntü
345General
end-(noun)
-in sonu
346General
end-(noun)
imdat freni uç kutusu
347General
end-(noun)
artık
348General
end-(noun)
son kullanıcı sertifikası
349General
end-(noun)
hafta sonu
350General
end-(noun)
hafta tatili
351General
end-(noun)
arka kısım
352General
end-(noun)
kıç
353General
end-(noun)
şişirilmiş uç
354General
end-(noun)
eşya taşıma işi
355General
end-(noun)
açık uçlu sınıflar
356General
end-(noun)
sonuca götüren adım
357General
end-(noun)
hedefe yönelik davranış
358General
end-(noun)
başarıyı getiren hamle
359General
end-(noun)
amaca ulaştıran adım
360General
end-(noun)
kıyamet günü
361General
end-(noun)
mahşer günü
362General
end-(noun)
sigaranın yanan ucu
363General
end-(noun)
telefonun ucundaki ses
364General
end-(noun)
yaz sonu
365General
end-(noun)
telefonun diğer ucundaki ses
366General
end-(noun)
telefonun öteki ucundaki ses
367General
end-(noun)
dünyanın öteki ucu
368General
end-(noun)
yıl sonu partisi
369General
end-(noun)
sosyete pazarı
370General
end-(noun)
dünyanın bir ucu
371General
end-(noun)
dünyanın diğer ucu
372General
end-(noun)
güney ucu
373General
end-(noun)
kuzey uç
374General
end-(noun)
kuzey ucu
375General
end-(noun)
kuzey ucu
376General
end-(noun)
güney uç
377General
end-(noun)
güney uç
378General
end-(noun)
kuzey uç
379General
end-(noun)
güney ucu
380General
end-(noun)
bitirilmemiş iş
381General
end-(noun)
yarım bırakılmış iş
382General
end-(noun)
lüks ve pahalı ürünler
383General
end-(noun)
sonsuz yolculuk
384General
end-(noun)
tahmini (beklenen) bitiş tarihi
385General
end-(noun)
havuzun sığ kenarı
386General
end-(noun)
film sonunda çıkan yazılar
387General
end-(noun)
restoranda garson olarak çalışmaya başlayıp sonunda restoranın sahibi olmak
388General
end-(noun)
acı son
389General
end-(noun)
pılı pırtı
390General
end-(noun)
mum artığı
391General
end-(noun)
süprüntü
392General
end-(noun)
son kısım
393General
end-(noun)
alım gücü yüksek kesime hitap eden sektör
394General
end-(noun)
lüks/pahalı/marka/(yüksek) kaliteli mal sektörü
395General
end-(noun)
kıyamet
396General
end-(noun)
bitiş süresi
397General
end-(noun)
kuyruk sokumu
398General
end-(noun)
tatilin bitişi
399General
end-(noun)
ön yüz
400General
end-(noun)
önyüz
401General
end-(noun)
insanlığın sonu
402General
end-(noun)
insanlığın sonu
403General
end-(noun)
sonuç
404General
end-(noun)
sonuç
405General
end-(noun)
sürecin/işlemin sonucu
406General
end-(noun)
soğuk savaş'ın sonu
407General
end-(noun)
bi şeyin en arkasındaki bölüm
408General
end-(noun)
arka kısım
409General
end-(noun)
en son kısım
410General
end-(noun)
kıç
411General
end-(noun)
son
412General
end-(noun)
son
413General
end-(noun)
en son bölüm
414General
end-(noun)
arka bölüm
415General
end-(noun)
arka kısım
416General
end-(noun)
kitabın ana bölümünden sonra gelen kısım
417General
end-(noun)
maruz kalma
418General
end-(noun)
maruz kalma durumu
419General
end-(noun)
komisyon
420General
end-(noun)
kasaba veya köyün sokaklarının bittiği yer
421General
end-(noun)
kasaba veya köyün sokaklarının bittiği yer
422General
end-(noun)
kol mesafesi
423General
end-(noun)
hatırı sayılır uzaklık
424General
end-(noun)
hitam
425General
end-(noun)
netice
426General
end-(noun)
akibet
427General
end-(noun)
yok olma
428General
end-(noun)
sonlanma
429General
end-(noun)
artık
430General
end-(noun)
kısım
431General
end-(noun)
bölüm
432General
end-(noun)
parça
433General
end-(noun)
dış
434General
end-(noun)
en önemli nitelik
435General
end-(noun)
sabır taşıran
436General
end-(adjective)
bitip tükenmez
437General
end-(adjective)
sayısız
438General
end-(adjective)
sayısız
439General
end-(adjective)
sonsuz
440General
end-(adjective)
bitmez tükenmez
441General
end-(adjective)
sonsuz
442General
end-(adjective)
yıl sonu
443General
end-(adjective)
dik
444General
end-(adjective)
sona erdirilmiş
445General
end-(adjective)
büyük
446General
end-(adjective)
uç uca
447General
end-(adjective)
ebedi
448General
end-(adjective)
pek çok
449General
end-(adjective)
bitmek bilmeyen
450General
end-(adjective)
açık uçlu
451General
end-(adjective)
geleceği olmayan
452General
end-(adjective)
sefil
453General
end-(adjective)
en yüksek kalitede
454General
end-(adjective)
perişan
455General
end-(adjective)
yıl sonu
456General
end-(adjective)
keskin uçlu
457General
end-(adjective)
üst kalite
458General
end-(adjective)
üst düzey
459General
end-(adjective)
tek tarafı kapalı
460General
end-(adjective)
noktalama işaretleriyle biten
461General
end-(adjective)
bir uçtan diğer uca
462General
end-(adjective)
bir projenin veya sürecin son aşamasıyla ilgili
463General
end-(adjective)
genellikle yalnızca programcılar veya yöneticiler tarafından erişilebilen bir yazılım sistemi ile ilgili
464General
end-(adjective)
bir kuruluşun kamuya açık olmayan veya görülemeyen iç faaliyetleriyle ilgili
465General
end-(adjective)
bir proje tamamlandıktan sonra ihtiyaç duyulan
466General
end-(adjective)
yüksek donanımlı
467General
end-(adverb)
en sonuna kadar
468General
end-(adverb)
kötü sona
469General
end-(adverb)
uç uca
470General
end-(adverb)
ebediyen
471General
end-(adverb)
amaçsız
472General
end-(adverb)
uzun bir günün sonunda
473General
end-(adverb)
sona ermiş
474General
end-(adverb)
baştan sona kadar
475General
end-(adverb)
en sonunda
476General
end-(adverb)
boşlukta
477General
end-(adverb)
nihayet
478General
end-(adverb)
başından sonuna kadar
479General
end-(adverb)
sonuna kadar
480General
end-(adverb)
sonunda
481General
end-(adverb)
baştan sona
482General
end-(adverb)
sonunda
483General
end-(adverb)
boydan boya
484General
end-(adverb)
ucu ucuna
485General
end-(adverb)
sonuna kadar
486General
end-(adverb)
sıra ile
487General
end-(adverb)
baştan başa
488General
end-(adverb)
bu maksatla
489General
end-(adverb)
bir uçtan bir uca
490General
end-(adverb)
ebediyyen
491General
end-(adverb)
sonuçta
492General
end-(adverb)
caddenin öbür ucunda
493General
end-(adverb)
sonunda
494General
end-(adverb)
gayesiz
495General
end-(adverb)
nihayet
496General
end-(adverb)
bu niyetle
497General
end-(adverb)
boylu boyunca
498General
end-(adverb)
bu amaçla
499General
end-(adverb)
boşuna
500General
end-(adverb)
boş yere

💡 Kullanım İpucu

"end-" kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"end-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git