eyess

İngilizce "eyess" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1General
eyess(verb)
ile çok meşgul olmak
2General
eyess(verb)
fıldır fıldır bakmak
3General
eyess(verb)
yasadışı bir işin içinde olmak
4General
eyess(verb)
bakmak
5General
eyess(verb)
gözünü dört açmak
6General
eyess(verb)
gözünü açmak
7General
eyess(verb)
göz yummak
8General
eyess(verb)
birini haberdar etmek
9General
eyess(verb)
dikkatli olmak
10General
eyess(verb)
aldırmamak
11General
eyess(verb)
gözünü dört açmak
12General
eyess(verb)
bakmak
13General
eyess(verb)
gözüne girmek
14General
eyess(verb)
teveccühünü kazanmak
15General
eyess(verb)
gözünü boyamak
16General
eyess(verb)
gözlerine zarar vermek
17General
eyess(verb)
görmek
18General
eyess(verb)
hüngür hüngür ağlamak
19General
eyess(verb)
gözü olmak
20General
eyess(verb)
gözünü dört açmak
21General
eyess(verb)
gözünü dört açmak
22General
eyess(verb)
göze çarpmak
23General
eyess(verb)
tetikte olmak
24General
eyess(verb)
göz kulak olmak
25General
eyess(verb)
gözlerinin içi gülmek
26General
eyess(verb)
gözlerine inanamamak
27General
eyess(verb)
görmezlikten gelmek
28General
eyess(verb)
gırtlağına kadar borçlu olmak
29General
eyess(verb)
gözlerini kaçırmak
30General
eyess(verb)
fal taşı gibi açmak
31General
eyess(verb)
tetikte olmak
32General
eyess(verb)
birisinin dikkatini çekmek
33General
eyess(verb)
dalgaya getirmek
34General
eyess(verb)
iki gözü iki çeşme ağlamak
35General
eyess(verb)
kırpıştırmak
36General
eyess(verb)
göze çarpmak
37General
eyess(verb)
birinin gözünü açmak
38General
eyess(verb)
gözünü kapamak
39General
eyess(verb)
kopçalamak
40General
eyess(verb)
gözle flört etmek
41General
eyess(verb)
göz koymak
42General
eyess(verb)
gözünü açmak
43General
eyess(verb)
gözünü açmak
44General
eyess(verb)
önemsememek
45General
eyess(verb)
birini uyarmak
46General
eyess(verb)
gözlerini yaşartmak
47General
eyess(verb)
göz süzmek
48General
eyess(verb)
gözleri parlamak
49General
eyess(verb)
gözünü açmak
50General
eyess(verb)
göz süzmek
51General
eyess(verb)
göz yummak
52General
eyess(verb)
süzmek
53General
eyess(verb)
tetikte olmak
54General
eyess(verb)
gözleri mor halkalarla çevrili olmak
55General
eyess(verb)
göz etmek
56General
eyess(verb)
göz yummak
57General
eyess(verb)
bir işe fena halde bulaşmış olmak
58General
eyess(verb)
bakmaya doyamamak
59General
eyess(verb)
dikkatli olmak
60General
eyess(verb)
dikkatli olmak
61General
eyess(verb)
gözü (bir şeyin) üzerinde olmak
62General
eyess(verb)
gözünü dikmek
63General
eyess(verb)
bakışlarını kaçırmak
64General
eyess(verb)
bakışlarını kaçırmak
65General
eyess(verb)
bakışlarını kaçırmak
66General
eyess(verb)
göz boyamak
67General
eyess(verb)
gözünü boyamak
68General
eyess(verb)
hayatı gözünün önünden geçmek
69General
eyess(verb)
dünyaya gözünü açmak
70General
eyess(verb)
ilgisini çekmek
71General
eyess(verb)
dikkatini çekmek
72General
eyess(verb)
gözünü alamamak
73General
eyess(verb)
gözlerini alamamak
74General
eyess(verb)
gözleri yaşlarla dolmak
75General
eyess(verb)
gözlerini kapamak
76General
eyess(verb)
gözlerini kapamak
77General
eyess(verb)
gözleri dolmak
78General
eyess(verb)
gözü dolmak
79General
eyess(verb)
gözü dolmak
80General
eyess(verb)
gözleri dolmak
81General
eyess(verb)
dünyaya gözlerini açmak
82General
eyess(verb)
dünyaya gözlerini yummak
83General
eyess(verb)
dünyaya gözlerini kapamak
84General
eyess(verb)
dikkatini çekmek
85General
eyess(verb)
bakışlarını yakalamak
86General
eyess(verb)
uzak durmak
87General
eyess(verb)
doya doya bakmak
88General
eyess(verb)
doya doya bakmak
89General
eyess(verb)
ağlamaktan gözünde yaş kalmamak
90General
eyess(verb)
ağlamaktan gözünde yaş kalmamak
91General
eyess(verb)
akıllara durgunluk vermek
92General
eyess(verb)
-e kaş göz etmek
93General
eyess(verb)
bir konuda birini aydınlatmak
94General
eyess(verb)
birisini gözüne kestirmek
95General
eyess(verb)
gözüne birini kestirmek
96General
eyess(verb)
birisini gözüne kestirmek
97General
eyess(verb)
birini gözüne kestirmek
98General
eyess(verb)
gözüne birini kestirmek
99General
eyess(verb)
birisini gözüne kestirmek
100General
eyess(verb)
gözüne birini kestirmek
101General
eyess(verb)
birini gözüne kestirmek
102General
eyess(verb)
birini gözüne kestirmek
103General
eyess(verb)
gözleri sulanmak
104General
eyess(verb)
gözleri sulanmak
105General
eyess(verb)
gözü sulanmak
106General
eyess(verb)
gözü sulanmak
107General
eyess(verb)
gözü yormak
108General
eyess(verb)
davetkar şekilde bakmak
109General
eyess(verb)
güneşe çıplak gözle bakmak
110General
eyess(verb)
merakla izlemek
111General
eyess(verb)
birini gözlerinden tanımak
112General
eyess(verb)
gözlerini ovuşturmak
113General
eyess(verb)
gözlerini ovmak
114General
eyess(verb)
gözlerinden anlamak
115General
eyess(verb)
gözlerinden okumak
116General
eyess(verb)
gözlerini ortaya çıkarmak
117General
eyess(verb)
farklı gözle görmek
118General
eyess(verb)
farklı gözle bakmak
119General
eyess(verb)
gözlerini dinlendirmek
120General
eyess(verb)
kötü gözlerden korumak/sakınmak
121General
eyess(verb)
gözünü başkanlığa dikmek
122General
eyess(verb)
gözünü başkanlığa dikmek
123General
eyess(verb)
gözlerini açamamak
124General
eyess(verb)
gözünü kaçırmak
125General
eyess(verb)
göz yormak
126General
eyess(verb)
görmezlikten gelmek
127General
eyess(verb)
(birinin) şifalı ellerinde iyileşmek
128General
eyess(verb)
(dua ederken vb.) yukarı bakmak
129General
eyess(verb)
görmek
130General
eyess(verb)
bakmak
131General
eyess(verb)
merhametle tedavi edilmek
132General
eyess(verb)
gözüyle bakmak
133General
eyess(noun)
çapak
134General
eyess(noun)
çapak
135General
eyess(noun)
zarların bir bir gelmesi
136General
eyess(noun)
hep yek
137General
eyess(noun)
baygın bakışlar
138General
eyess(noun)
suçlayıcı bakışlar
139General
eyess(noun)
suçlayıcı gözler
140General
eyess(noun)
güzel gözler
141General
eyess(noun)
meraklı bakışlar
142General
eyess(noun)
meraklı gözler
143General
eyess(noun)
meraklı bakışlar
144General
eyess(noun)
meraklı gözler
145General
eyess(noun)
birbirine yakın olan gözler
146General
eyess(noun)
göz ziyafeti
147General
eyess(noun)
birbirine yakın olan gözler
148General
eyess(noun)
birbirine yakın olan gözler
149General
eyess(noun)
kanunun gözünde
150General
eyess(noun)
kanun nazarında
151General
eyess(noun)
kanuna göre
152General
eyess(noun)
gözlerin sulanması
153General
eyess(noun)
kör gözler
154General
eyess(noun)
davetkar bakışlar
155General
eyess(noun)
görmeyen gözler
156General
eyess(noun)
göz sulanması
157General
eyess(noun)
derin gözler
158General
eyess(noun)
siyah gözler
159General
eyess(noun)
yorgun bakan gözler
160General
eyess(noun)
pörtlek göz
161General
eyess(noun)
gözlerindeki derinlik
162General
eyess(noun)
kırmızı/kızarmış gözler
163General
eyess(noun)
düşük göz
164General
eyess(noun)
gözetleyen gözler
165General
eyess(noun)
boncuk gibi gözler
166General
eyess(noun)
çekik gözler
167General
eyess(noun)
güneş gözlüğü ile güneşlendikten sonra göz çevresinde kalan iz
168General
eyess(noun)
güneş gözlüğü ile güneşlendikten sonra göz çevresinde kalan iz
169General
eyess(noun)
çekik gözler
170General
eyess(noun)
göz altı morlukları
171General
eyess(noun)
kişinin bir başkasının gözlerinde gördüğü kendi yansıması
172General
eyess(noun)
oynar göz
173General
eyess(noun)
el işi projelerinde göz olarak kullanılan içinde oynar bir göz bebeği parçası olan plastik diskler
174General
eyess(adjective)
siyah gözlü
175General
eyess(adjective)
sarı saçlı ve mavi gözlü
176General
eyess(adjective)
sarı saçlı ve mavi gözlü
177General
eyess(adverb)
birinin gözü önünde
178General
eyess(adverb)
gözlerinden yaşlar boşanarak
179General
eyess(adverb)
hüngür hüngür
180General
eyess(adverb)
gözlerinden yaşlar boşalarak
181General
eyess(adverb)
yaşlı gözlerle
182General
eyess(adverb)
gözünün önünde
183General
eyess(adverb)
gözünün önünde
184General
eyess(adverb)
göz göze
185General
eyess(adverb)
gözü önünde
186General
eyess(adverb)
birinin gözü önünde
187General
eyess(adverb)
iki gözü iki çeşme
188General
eyess(adverb)
insanların gözünde
189General
eyess(adverb)
mavi gözlerin ardında
190General
eyess(adverb)
pürdikkat
191General
eyess(preposition)
nazarında
192General
eyess(preposition)
hükmünce
193General
eyess(preposition)
düşüncesine göre
194General
eyess(preposition)
gözünde
195General
eyess(preposition)
indinde
196General
eyess(preposition)
-nın gözleriyle
197General
eyess(interjection)
ileri bak!
198Phrases
eyess(expression)
göründüğü yaşta
199Phrases
eyess(expression)
gözünün gördüğü yaşta
200Phrases
eyess(expression)
yaşını söylemeyip soruyu geçiştirmek için söylenen bir söz
201Phrases
eyess(expression)
yaş sorulduğunda verilen muğlak cevap
202Phrases
eyess(expression)
birinin gözünden
203Phrases
eyess(expression)
başı önünde
204Phrases
eyess(expression)
göz ile temasından kaçınınız
205Phrases
eyess(expression)
gözler ruhun aynasıdır
206Phrases
eyess(expression)
ele güne karşı
207Phrases
eyess(expression)
gözleri önünde
208Phrases
eyess(expression)
gözlerinden yaşlar boşanarak
209Phrases
eyess(expression)
kendi gözümden
210Phrases
eyess(expression)
kollar düz gözler ileride
211Phrases
eyess(expression)
(birinin) tam gözünün önünde
212Phrases
eyess(expression)
(birinin) gözleri önünde
213Phrases
eyess(expression)
(birinin) gözü önünde
214Phrases
eyess(expression)
(birine/bir gruba) özel
215Phrases
eyess(expression)
sadece belli bir kişinin/grubun görmesi için
216Phrases
eyess(expression)
belirtilen kişiden başkasının görmemesi gereken
217Phrases
eyess(expression)
(birinin) gözünde
218Phrases
eyess(expression)
(birinin) nazarında
219Phrases
eyess(expression)
(birinin) görüşüne/fikrine göre
220Phrases
eyess(expression)
(birinin) kanısına göre
221Phrases
eyess(expression)
(birinin) düşüncesine göre
222Phrases
eyess(expression)
(birinin) değerlendirmesine göre
223Phrases
eyess(expression)
(birinin) tam gözünün önünde
224Phrases
eyess(expression)
(birinin) gözleri önünde
225Phrases
eyess(expression)
(birinin) gözü önünde
226Phrases
eyess(expression)
gözler ruhun aynasıdır
227Phrases
eyess(expression)
gözler ruhu yansıtır
228Proverb
eyess(-1)
güzellik görecelidir
229Proverb
eyess(-1)
yerin kulağı vardır
230Proverb
eyess(-1)
gözler ruhun/kalbin aynasıdır
231Colloquial
eyess(verb)
aç gözlerle bakmak
232Colloquial
eyess(verb)
aç gözlerle bakmak
233Colloquial
eyess(verb)
aptal aşık gibi bakmak
234Colloquial
eyess(verb)
aptal aşık gibi bakmak
235Colloquial
eyess(verb)
bakışlarını yere indirmek
236Colloquial
eyess(verb)
bakışlarıyla yiyip bitirmek
237Colloquial
eyess(verb)
baygın baygın bakmak
238Colloquial
eyess(verb)
baygın baygın bakmak
239Colloquial
eyess(verb)
bakışlarıyla yiyip bitirmek
240Colloquial
eyess(verb)
dikkat etmek
241Colloquial
eyess(verb)
dikkatini vermek
242Colloquial
eyess(verb)
gözünü gönlünü doyurmak
243Colloquial
eyess(verb)
gözlerini yere indirmek
244Colloquial
eyess(verb)
gözünü gönlünü doyurmak
245Colloquial
eyess(verb)
gözünü ayırmamak
246Colloquial
eyess(verb)
gözleriyle yemek
247Colloquial
eyess(verb)
gözlerini aşağı indirmek
248Colloquial
eyess(verb)
gözleriyle yemek
249Colloquial
eyess(verb)
gözlerine inanamamak
250Colloquial
eyess(verb)
şaşkınlıktan donakalmak
251Colloquial
eyess(verb)
gözünü dört açmak
252Colloquial
eyess(verb)
tüm gayretini/çabasını ortaya koymak
253Colloquial
eyess(verb)
tüm ilgisini/dikkatini vermek
254Colloquial
eyess(noun)
mor gözler
255Colloquial
eyess(noun)
göz çevresindeki morarma
256Colloquial
eyess(noun)
mosmor gözler
257Colloquial
eyess(noun)
rimelin akmasına bağlı olarak göz altlarındaki siyahlık
258Colloquial
eyess(noun)
göz altındaki morluklar
259Colloquial
eyess(noun)
yorgunluk ve uyku eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan göz altı lekeleri
260Colloquial
eyess(noun)
birisinin (birinin) gözündeki değeri
261Colloquial
eyess(noun)
birisinin (birinin) gözündeki değeri
262Colloquial
eyess(noun)
bir saniyeliğine gözlerini kapat
263Colloquial
eyess(noun)
birisinin (birinin) gözündeki değeri
264Colloquial
eyess(noun)
görmeyen gözler
265Colloquial
eyess(noun)
gözlerindeki parıltı
266Colloquial
eyess(noun)
görülmesinden hoşlanılan yer
267Colloquial
eyess(adjective)
kahverengi gözlü koyu renk saçlı
268Colloquial
eyess(expression)
aç gözlerini
269Colloquial
eyess(expression)
bütün gözler üstümde
270Colloquial
eyess(expression)
bütün dikkatiyle
271Colloquial
eyess(expression)
birisinin gözünde
272Colloquial
eyess(expression)
bütün gözler üstümde
273Colloquial
eyess(expression)
çoğuna göre
274Colloquial
eyess(expression)
çoğunun gözünde
275Colloquial
eyess(expression)
çekici
276Colloquial
eyess(expression)
dört gözle
277Colloquial
eyess(expression)
gözlerim ol
278Colloquial
eyess(expression)
hoş
279Colloquial
eyess(expression)
gözlerden uzak
280Colloquial
eyess(expression)
gözlerini aç
281Colloquial
eyess(expression)
gözlerimin içine bak
282Colloquial
eyess(expression)
gözlerini dört aç
283Colloquial
eyess(expression)
gözlerini yoldan ayırma
284Colloquial
eyess(expression)
halkın nazarında
285Colloquial
eyess(expression)
gözlerini dört aç
286Colloquial
eyess(expression)
gözlerime bak
287Colloquial
eyess(expression)
halkın gözünde
288Colloquial
eyess(expression)
iyi görünümlü
289Colloquial
eyess(expression)
kanunun önünde/gözünde tüm insanlar eşittir
290Colloquial
eyess(expression)
tüm gözler bende
291Colloquial
eyess(expression)
tüm gözler bende
292Colloquial
eyess(expression)
yakışıklı
293Colloquial
eyess(expression)
yarın, dinç kafa ile
294Colloquial
eyess(expression)
gözünü dört aç
295Colloquial
eyess(expression)
yaptığı şeye odaklan
296Colloquial
eyess(expression)
önüne bak
297Colloquial
eyess(expression)
gözünü dört aç
298Colloquial
eyess(expression)
önüne bak
299Colloquial
eyess(expression)
önündekine konsantre ol
300Colloquial
eyess(expression)
önündeki şeye odaklan
301Colloquial
eyess(expression)
çok cimri
302Colloquial
eyess(expression)
çok pinti
303Colloquial
eyess(expression)
eli sıkı
304Colloquial
eyess(expression)
eli cebine gitmeyen
305Colloquial
eyess(expression)
günahını vermeyen
306Colloquial
eyess(expression)
cebinde akrep olan
307Colloquial
eyess(expression)
üç kuruşun/üçün beşin hesabını yapan
308Colloquial
eyess(expression)
üç kuruşa tamah eden
309Idioms
eyess(verb)
gözlerini kısmak
310Idioms
eyess(verb)
aralıksız dik dik bakmak
311Idioms
eyess(verb)
aldatmak
312Idioms
eyess(verb)
kandırmak
313Idioms
eyess(verb)
pis pis bakmak
314Idioms
eyess(verb)
gözünü boyamak
315Idioms
eyess(verb)
yanıltmak
316Idioms
eyess(verb)
göz kesilmek
317Idioms
eyess(verb)
gözleri parlamak/parıldamak
318Idioms
eyess(verb)
gözleri fal taşı gibi açılmak
319Idioms
eyess(verb)
göz koymak
320Idioms
eyess(verb)
hayran hayran bakmak
321Idioms
eyess(verb)
gözleri fıldır fıldır etmek
322Idioms
eyess(verb)
gözleri yuvalarından uğramak
323Idioms
eyess(verb)
gözle yemek
324Idioms
eyess(verb)
gözlerini ayıramamak
325Idioms
eyess(verb)
gözünü ayırmadan bakmak
326Idioms
eyess(verb)
gözlerini kapa ve İngiltere'yi düşünmek
327Idioms
eyess(verb)
(kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
328Idioms
eyess(verb)
zor veya istenmeyen bir durum karşısında hayallere dalmak
329Idioms
eyess(verb)
göz koymak
330Idioms
eyess(verb)
gözünü dikmek
331Idioms
eyess(verb)
açgözlü davranmak
332Idioms
eyess(verb)
akıllara durgunluk vermek
333Idioms
eyess(verb)
aldatmak
334Idioms
eyess(verb)
arkada gözü olmak
335Idioms
eyess(verb)
arkasında gözleri olmak
336Idioms
eyess(verb)
arzu etmek
337Idioms
eyess(verb)
aval aval bakmak
338Idioms
eyess(verb)
bakmaya doyamamak
339Idioms
eyess(verb)
birinin gözünü boyamak
340Idioms
eyess(verb)
bir şeyi çok istemek
341Idioms
eyess(verb)
birisinden gözlerini alamamak
342Idioms
eyess(verb)
bir şeye gözlerini kapamak
343Idioms
eyess(verb)
birine baştan çıkarırcasına bakmak
344Idioms
eyess(verb)
bakışlarını çekememek
345Idioms
eyess(verb)
bön bön bakmak
346Idioms
eyess(verb)
birşeyi dikkatlice izlemek
347Idioms
eyess(verb)
birini şaşırtmak
348Idioms
eyess(verb)
birisinden gözlerini alamamak
349Idioms
eyess(verb)
birini uyandırmak
350Idioms
eyess(verb)
birinin gerçekleri görmesini sağlamak
351Idioms
eyess(verb)
başını kaşıyacak vakti olmamak
352Idioms
eyess(verb)
bir şeye gözlerini kapamak
353Idioms
eyess(verb)
bakmaya doyamamak
354Idioms
eyess(verb)
birinin gözünü açmak
355Idioms
eyess(verb)
birini şaşırtmak
356Idioms
eyess(verb)
dikkatle bakmak
357Idioms
eyess(verb)
dikkatle bakmak
358Idioms
eyess(verb)
doğrudan tanık olmak
359Idioms
eyess(verb)
davetkar bakışlara sahip olmak
360Idioms
eyess(verb)
dikkat kesilmek
361Idioms
eyess(verb)
dik dik bakmak
362Idioms
eyess(verb)
dikkat kesilmek
363Idioms
eyess(verb)
dikkatle bakmak
364Idioms
eyess(verb)
dikkat kesilmek
365Idioms
eyess(verb)
dikkat kesilmek
366Idioms
eyess(verb)
hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmek
367Idioms
eyess(verb)
gözleri akıncaya kadar ağlamak
368Idioms
eyess(verb)
görmezden gelmek
369Idioms
eyess(verb)
gözü ondan başkasını görmemek
370Idioms
eyess(verb)
gözleri kapalı yapabilmek
371Idioms
eyess(verb)
gözünü dört açmak
372Idioms
eyess(verb)
gözünden hiçbir şey kaçırmamak
373Idioms
eyess(verb)
gözüne ilişmek
374Idioms
eyess(verb)
gözleri kan çanağına dönmek
375Idioms
eyess(verb)
gözleriyle şahit olmak
376Idioms
eyess(verb)
gözlerini dört açmak
377Idioms
eyess(verb)
gözlerinin içine bakmak
378Idioms
eyess(verb)
gözü kapalı yapabilmek
379Idioms
eyess(verb)
gözü açık olmak
380Idioms
eyess(verb)
görmezden gelmek
381Idioms
eyess(verb)
gözleri kan çanağına dönmek
382Idioms
eyess(verb)
göz etmek
383Idioms
eyess(verb)
gözü başkasını görmemek
384Idioms
eyess(verb)
gözü gibi bakmak
385Idioms
eyess(verb)
göz yummak
386Idioms
eyess(verb)
gözünü alamamak
387Idioms
eyess(verb)
gözünü dört açmak
388Idioms
eyess(verb)
gözünü açmak
389Idioms
eyess(verb)
gözü kapalı yapabilmek
390Idioms
eyess(verb)
gözlerini alamamak
391Idioms
eyess(verb)
görmezden gelmek
392Idioms
eyess(verb)
gözlerine ziyafet çekmek
393Idioms
eyess(verb)
gözünü açmak
394Idioms
eyess(verb)
gözlerinin feri kaçmış olmak
395Idioms
eyess(verb)
gözünde dolar işareti olmak
396Idioms
eyess(verb)
gözleri kan çanağına dönünceye kadar ağlamak
397Idioms
eyess(verb)
gözünü oymak
398Idioms
eyess(verb)
gözünü çıkarmak
399Idioms
eyess(verb)
gözlerine inanamamak
400Idioms
eyess(verb)
gözleriyle görmek
401Idioms
eyess(verb)
gözünden bir şey kaçmamak
402Idioms
eyess(verb)
gözleri yuvalarından fırlamak
403Idioms
eyess(verb)
gözlerinin altı torbalanmak
404Idioms
eyess(verb)
göz yummak
405Idioms
eyess(verb)
gözlerini dört açmak
406Idioms
eyess(verb)
gözlerini dört açmak
407Idioms
eyess(verb)
gözü kapalı yapabilmek
408Idioms
eyess(verb)
gözü gibi sakınmak
409Idioms
eyess(verb)
göz kırpmak
410Idioms
eyess(verb)
göz kalmak
411Idioms
eyess(verb)
gözü olmak
412Idioms
eyess(verb)
göz ucuyla bakmak
413Idioms
eyess(verb)
gözü olmak
414Idioms
eyess(verb)
gözlerini dört açmak
415Idioms
eyess(verb)
gözünü alamamak
416Idioms
eyess(verb)
gözü kapalı yapabilmek
417Idioms
eyess(verb)
gözlerini ve kulaklarını dört açmak
418Idioms
eyess(verb)
görmek
419Idioms
eyess(verb)
gözlerini alamamak
420Idioms
eyess(verb)
gözleri açılmak
421Idioms
eyess(verb)
hoşlandığı birine bakmak
422Idioms
eyess(verb)
gözlerinin altı morarmak
423Idioms
eyess(verb)
hayatı film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmek
424Idioms
eyess(verb)
gözü yükseklerde olmak
425Idioms
eyess(verb)
gözü yükseklerde olmak
426Idioms
eyess(verb)
gözlerini açmak
427Idioms
eyess(verb)
gözleri bayram etmek
428Idioms
eyess(verb)
film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmek
429Idioms
eyess(verb)
gözü aç olmak/davranmak
430Idioms
eyess(verb)
gözlerine inanamamak
431Idioms
eyess(verb)
gözlerine inanamamak
432Idioms
eyess(verb)
göz yummak
433Idioms
eyess(verb)
göz devirmek
434Idioms
eyess(verb)
göz yummak
435Idioms
eyess(verb)
hüngür hüngür ağlamak
436Idioms
eyess(verb)
gözlerini kapatmak
437Idioms
eyess(verb)
gözü bir başkasını görememek
438Idioms
eyess(verb)
görmek
439Idioms
eyess(verb)
gerçek amacını gizlemek
440Idioms
eyess(verb)
gözlerini dört açmak
441Idioms
eyess(verb)
görmek
442Idioms
eyess(verb)
gözlerinin feri sönmüş olmak
443Idioms
eyess(verb)
gözlerini dört açmak
444Idioms
eyess(verb)
gözü kapalı yapabilmek
445Idioms
eyess(verb)
gözleri başka bir şey görmemek
446Idioms
eyess(verb)
göz pınarları kurumak
447Idioms
eyess(verb)
gözünün önüne gelmek
448Idioms
eyess(verb)
gözleri yuvalarından fırlamak
449Idioms
eyess(verb)
iki gözü iki çeşme ağlamak
450Idioms
eyess(verb)
jeton düşmek
451Idioms
eyess(verb)
ilk kez gözüne çarpmak
452Idioms
eyess(verb)
iki gözünün ortasına vurmak
453Idioms
eyess(verb)
ilgiyle izlemek
454Idioms
eyess(verb)
ilk kez görmek
455Idioms
eyess(verb)
iki gözü iki çeşme ağlamak
456Idioms
eyess(verb)
iki gözünün ortasına vurmak
457Idioms
eyess(verb)
ilk kez gözüne çarpmak
458Idioms
eyess(verb)
ilk kez görmek
459Idioms
eyess(verb)
kaş göz etmek
460Idioms
eyess(verb)
kafasına dank etmek
461Idioms
eyess(verb)
meşhur/ünlü olma hayalleri kurmak
462Idioms
eyess(verb)
kaleminden kan damlamak
463Idioms
eyess(verb)
kafasının arkasında gözleri olmak
464Idioms
eyess(verb)
kaş göz işareti yapmak
465Idioms
eyess(verb)
kazıklamak
466Idioms
eyess(verb)
kandırmak
467Idioms
eyess(verb)
meşhur/ünlü olma hayalleri kurmak
468Idioms
eyess(verb)
ne olduğunu anlamak
469Idioms
eyess(verb)
şan ve şöhret peşinde koşmak
470Idioms
eyess(verb)
şaşkınlıktan ağzı açık kalmak
471Idioms
eyess(verb)
şöhret/magazin meraklısı/takipçisi olmak
472Idioms
eyess(verb)
pür dikkat olmak
473Idioms
eyess(verb)
şaşırmak
474Idioms
eyess(verb)
şöhret/magazin meraklısı/takipçisi olmak
475Idioms
eyess(verb)
şan ve şöhret peşinde koşmak
476Idioms
eyess(verb)
pür dikkat olmak
477Idioms
eyess(verb)
tüm dikkatiyle izlemek
478Idioms
eyess(verb)
tetikte olmak
479Idioms
eyess(verb)
(özellikle bir yemek siparişi verirken) açgözlülük yapmak/etmek
480Idioms
eyess(verb)
(yoğunluktan vb) bir şeye gömülmüş olmak
481Idioms
eyess(verb)
(bir şeye) gırtlağına kadar batmış olmak
482Idioms
eyess(verb)
(birinin) gözünü açmak
483Idioms
eyess(verb)
(özellikle bir yemek siparişi verirken) açgözlülük yapmak/etmek
484Idioms
eyess(verb)
uçan kuşa borcu olmak
485Idioms
eyess(verb)
ünlülere özenmek
486Idioms
eyess(verb)
(gazeteye vb) göz atmak
487Idioms
eyess(verb)
utanarak gözlerini/başını yere indirmek
488Idioms
eyess(verb)
uyanık olmak
489Idioms
eyess(verb)
(bir tehlikeye vb karşı) birinin gözlerini açmak
490Idioms
eyess(verb)
yüzünü gözünü parçalamak
491Idioms
eyess(verb)
ünlülere özenmek
492Idioms
eyess(verb)
(bir şeyi görmek için) gözlerini zorlamak
493Idioms
eyess(verb)
uçan kuşa borçlu olmak
494Idioms
eyess(verb)
göz gezdirmek
495Idioms
eyess(verb)
üstünden geçmek
496Idioms
eyess(verb)
göz atmak
497Idioms
eyess(verb)
(birini/bir şeyi) gözüne kestirmek
498Idioms
eyess(verb)
(birine/bir şeye) göz dikmek
499Idioms
eyess(verb)
(bir şeyde) gözü kalmak
500Idioms
eyess(verb)
bir şeye göz koymak

💡 Kullanım İpucu

"eyess" kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"eyess" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git