fig.

İngilizce "fig." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
fig.(noun)
incir
2General
fig.(verb)
süslemek
3General
fig.(verb)
süslenmek
4General
fig.(verb)
giydirip kuşatmak
5General
fig.(verb)
süslenmek
6General
fig.(verb)
metelik vermemek
7General
fig.(verb)
giyinip kuşanmak
8General
fig.(verb)
giyinip kuşanmak
9General
fig.(verb)
süslemek
10General
fig.(noun)
incir ağacı
11General
fig.(noun)
çiçek inciri
12General
fig.(noun)
yaban inciri
13General
fig.(noun)
patlıcan inciri
14General
fig.(noun)
firavuninciri
15General
fig.(noun)
incir yaprağı
16General
fig.(noun)
incir ağacı
17General
fig.(noun)
kavakinciri
18General
fig.(noun)
firavun inciri
19General
fig.(noun)
incirlik
20General
fig.(noun)
giyim kuşam
21General
fig.(noun)
donatım
22General
fig.(noun)
önemsiz
23General
fig.(noun)
incir çekirdeği
24General
fig.(noun)
incir rakısı
25General
fig.(adjective)
tam teçhizatlı
26General
fig.(adjective)
giyinmiş kuşanmış
27General
fig.(adjective)
önemsiz
28General
fig.(adverb)
kendi evinde rahat
29Phrasals
fig.(verb)
aşırı şık giyinmek
30Phrasals
fig.(verb)
aşırı şık giyinmek
31Phrasals
fig.(verb)
çok şık giyinmek
32Phrasals
fig.(verb)
çok şık giyinmek
33Phrasals
fig.(verb)
giyinip kuşanmak
34Phrasals
fig.(verb)
giyinip kuşanmak
35Phrasals
fig.(verb)
süslenip püslenmek
36Phrasals
fig.(verb)
süslenip püslenmek
37Colloquial
fig.(noun)
nah hareketi/işareti
38Colloquial
fig.(noun)
nah işareti
39Colloquial
fig.(noun)
gerçek jazz müziğin, sadece türün tarihindeki notanın kullanılmadığı ilk zamanlarda olduğu görüşünü benimseyen kimse
40Idioms
fig.(verb)
beş para etmemek
41Idioms
fig.(noun)
(bir kusuru gizlemek için) kulp/kılıf
42Idioms
fig.(expression)
bayramlıklarıyla
43Idioms
fig.(expression)
beş para etmez
44Idioms
fig.(expression)
incir çekirdeğini doldurmaz
45Slang
fig.(verb)
hiç umursamamak
46Slang
fig.(verb)
hiç sallamamak
47Slang
fig.(verb)
hiç umursamamak
48Slang
fig.(verb)
hiç sallamamak
49Slang
fig.(verb)
hiç takmamak
50Slang
fig.(verb)
hiç tınmamak
51Slang
fig.(verb)
hiç tınmamak
52Slang
fig.(verb)
hiç takmamak
53Slang
fig.(verb)
umurunda olmamak
54Slang
fig.(verb)
umurunda olmamak
55Slang
fig.(verb)
el hareketi çekmek
56Slang
fig.(verb)
hareket çekmek
57Slang
fig.(verb)
nah çekmek
58Politics
fig.(noun)
1995 yılında libya'da kurulan ve el kaide ile bağlantılı bir terör örgütü
59Politics
fig.(noun)
utanç verici bir konuyu gizleyen, örtbas eden politik fikir ya da eylem
60Food Engineering
fig.(noun)
incir işleme ve ambalajlama
61Gastronomy
fig.(noun)
ıncir tatlısı
62Gastronomy
fig.(noun)
incir tatlısı
63Gastronomy
fig.(noun)
incir ezmesi
64Gastronomy
fig.(noun)
incir reçeli
65Gastronomy
fig.(noun)
kurutulmuş incir
66Gastronomy
fig.(noun)
kuru incir
67Gastronomy
fig.(noun)
kuru incir
68Gastronomy
fig.(noun)
taze incir
69Zoology
fig.(noun)
incir yabanarısı
70Zoology
fig.(noun)
incir güvesi
71Zoology
fig.(noun)
larvaları bitkisel kökenli kumaşlarla ve hasırlarla beslenen bir güve türü
72Botanic
fig.(noun)
kazayağı
73Botanic
fig.(noun)
yenilebilir posa içeren kapsül şeklinde meyveye sahip, az büyüyen etli güney afrika bitkisi
74Botanic
fig.(noun)
kazayağı
75Botanic
fig.(noun)
yenilebilir posa içeren kapsül şeklinde meyveye sahip, az büyüyen etli güney afrika bitkisi
76Botanic
fig.(noun)
kazayağı
77Botanic
fig.(noun)
yenilebilir posa içeren kapsül şeklinde meyveye sahip, az büyüyen etli güney afrika bitkisi
78Botanic
fig.(noun)
incir
79Botanic
fig.(noun)
incir
80Botanic
fig.(noun)
hint inciri
81Botanic
fig.(noun)
firavuninciri
82Botanic
fig.(noun)
frenkinciri
83Botanic
fig.(noun)
frenkinciri
84Botanic
fig.(noun)
firavuninciri
85Botanic
fig.(noun)
hint inciri
86Botanic
fig.(noun)
hint inciri
87Botanic
fig.(noun)
kara incir
88Botanic
fig.(noun)
kaynanadili
89Botanic
fig.(noun)
kaynanadili
90Botanic
fig.(noun)
patlıcan inciri
91Botanic
fig.(noun)
siyah incir
92Botanic
fig.(noun)
büyük beyaz veya sarı çiçekleri ve dikenli yaprakları olan argemone cinsi bitki
93Botanic
fig.(noun)
kauçuk ağacı
94Botanic
fig.(noun)
asya'nın tropikal bölgelerinde yetişen, assam kauçuğunun kaynağı olan cüce bir ağaç
95Botanic
fig.(noun)
asya'nın tropikal bölgelerinde yetişen assam kauçuğunun kaynağı olan bir ev bitkisi olarak yetiştirilen cüce ağaç
96Botanic
fig.(noun)
bengal kauçuğu
97Botanic
fig.(noun)
kökleri havaya doğru büyüyerek gövde gibi görünen doğu hindistan ağacı
98Botanic
fig.(noun)
bengal kauçuğu
99Botanic
fig.(noun)
kökleri havaya doğru büyüyerek gövde gibi görünen doğu hindistan ağacı
100Botanic
fig.(noun)
moreton inciri
101Botanic
fig.(noun)
genellikle gölgesi için dikilen bir avustralya incir ağacı
102Agriculture
fig.(noun)
incir bahçesi
103Agriculture
fig.(noun)
incir bahçesi
104Agriculture
fig.(noun)
incirlik
105Sport
fig.(noun)
uluslararası cimnastik federasyonu

💡 Kullanım İpucu

"fig." kelimesi 105 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"fig." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git