fix

İngilizce "fix" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
fix(verb)
düzeltmek
2Common Usage
fix(verb)
onarmak
3Common Usage
fix(verb)
tamir etmek
4General
fix(verb)
saptamak
5General
fix(verb)
kararlaştırmak (tarih/miktar vb)
6General
fix(verb)
hile karıştırmak
7General
fix(verb)
bağlamak
8General
fix(verb)
rüşvetle elde etmek
9General
fix(verb)
kararlaştırmak
10General
fix(verb)
üstesinden gelmek
11General
fix(verb)
yapmak (saçını)
12General
fix(verb)
onarmak
13General
fix(verb)
tutmak
14General
fix(verb)
hazırlamak
15General
fix(verb)
takmak
16General
fix(verb)
gözünü dikmek
17General
fix(verb)
dik dik bakmak
18General
fix(verb)
ayar etmek
19General
fix(verb)
dikkat çekmek
20General
fix(verb)
belirlemek
21General
fix(verb)
yapıştırmak
22General
fix(verb)
sağlamak
23General
fix(verb)
yerleştirmek
24General
fix(verb)
rüşvet vermek
25General
fix(verb)
tayin etmek
26General
fix(verb)
gözünü ayırmamak
27General
fix(verb)
oturtmak
28General
fix(verb)
hazırlamak (kahvaltı/öğle yemeği/akşam yemeği)
29General
fix(verb)
tasarlamak
30General
fix(verb)
takmak (sabitleştirecek bir şekilde)
31General
fix(verb)
ayar çekmek
32General
fix(verb)
tespit etmek
33General
fix(verb)
düzenlemek
34General
fix(verb)
sıkıca tutturmak
35General
fix(verb)
tamir etmek
36General
fix(verb)
sabitleştirmek
37General
fix(verb)
tutturmak
38General
fix(verb)
yerleşmek
39General
fix(noun)
uyuşturucu iğne
40General
fix(noun)
sabit organ
41General
fix(noun)
çıkmaz
42General
fix(noun)
eroin dozu
43General
fix(noun)
güç durum
44General
fix(noun)
tamir
45General
fix(noun)
zorluk
46General
fix(noun)
önceden belirlenmiş sonuç
47General
fix(noun)
güçlük
48General
fix(noun)
doz.
49Slang
fix(verb)
damardan uyuşturucu almak
50Law
fix(verb)
kararlaştırmak
51Technical
fix(verb)
düzenlemek
52Technical
fix(verb)
sabitleştirmek
53Technical
fix(verb)
tespit etmek
54Technical
fix(verb)
tamir etmek
55Technical
fix(noun)
sabit
56Computer
fix(noun)
düzeltme
57Computer
fix(expression)
düzelt
58Computer
fix(expression)
uydur
59Textile
fix(verb)
fikse etmek
60Textile
fix(verb)
sabitleştirmek
61Automotive
fix(noun)
onarım
62Aeronautic
fix(noun)
mevki tayini
63Aeronautic
fix(noun)
noktalama mevkii
64Aeronautic
fix(noun)
noktalama
65Medical
fix(noun)
fiks
66Chemistry
fix(verb)
katı veya uçmaz yapmak
67Photography
fix(verb)
fiksajını yapmak (filmin)
68British Slang
fix(noun)
bir doz uyuşturucu

💡 Kullanım İpucu

"fix" kelimesi 68 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"fix" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git