front

İngilizce "front" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
front(verb)
yönelmek
2Common Usage
front(noun)
ön
3Common Usage
front(noun)
cephe
4General
front(verb)
önünde bulunmak
5General
front(verb)
cephelenmek
6General
front(verb)
bakmak
7General
front(verb)
dönmek
8General
front(verb)
karşı olmak
9General
front(verb)
önderlik etmek
10General
front(verb)
yol göstermek
11General
front(noun)
kıyı (göl/deniz vb'ne ait)
12General
front(noun)
ön cephe
13General
front(noun)
yüz
14General
front(noun)
alnaç
15General
front(noun)
başkan
16General
front(noun)
yüzsüzlük
17General
front(noun)
kenar
18General
front(noun)
cephe
19General
front(noun)
arsızlık
20General
front(noun)
paravan şirket
21General
front(noun)
cephe (savaşta)
22General
front(noun)
cüret
23General
front(noun)
sima
24General
front(noun)
paravan kişi
25General
front(noun)
utanmazlık
26General
front(noun)
alın
27General
front(noun)
cephe (havaya ait)
28General
front(noun)
takdir
29General
front(noun)
sözcü
30General
front(noun)
çehre
31General
front(noun)
ön taraf
32General
front(noun)
faaliyet alanı
33General
front(adjective)
öndeki
34General
front(adjective)
baş
35General
front(adjective)
ön
36Colloquial
front(verb)
bir hizmeti almadan önce ödemesini yapmak
37Colloquial
front(verb)
önden ödemek
38Colloquial
front(verb)
ön ödeme yapmak
39Colloquial
front(verb)
ön ödeme yapmak
40Colloquial
front(verb)
önden ödeme yapmak
41Colloquial
front(verb)
- mış gibi yapmak
42Colloquial
front(verb)
numara yapmak
43Colloquial
front(verb)
yalandan yapmak
44Colloquial
front(verb)
gibi davranmak
45Colloquial
front(verb)
rol yapmak/kesmek
46Colloquial
front(verb)
sahte davranmak
47Colloquial
front(verb)
birine meydan okumak
48Colloquial
front(verb)
biriyle zıt düşmek
49Colloquial
front(verb)
birine sataşmak
50Colloquial
front(verb)
birini karşısına almak
51Colloquial
front(verb)
birine bulaşmak
52Colloquial
front(verb)
biriyle uğraşmak
53Colloquial
front(noun)
görüntü
54Colloquial
front(noun)
paravan
55Colloquial
front(noun)
vitrin
56Colloquial
front(noun)
sahte davranış
57Colloquial
front(noun)
kendini maskeleme
58Colloquial
front(noun)
kendini saklama/gizleme
59Colloquial
front(noun)
olmadığı biri gibi görünme
60Colloquial
front(noun)
yapmacık davranış
61Slang
front(verb)
zıt düşmek
62Slang
front(verb)
karşı karşıya gelmek
63Slang
front(verb)
bulaşmak
64Slang
front(verb)
sataşmak
65Slang
front(verb)
uğraşmak
66Slang
front(verb)
gerçekte olduğu gibi davranmamak
67Slang
front(verb)
başka biri gibi görünmek
68Slang
front(verb)
sahte bir yüz takınmak
69Slang
front(verb)
sahte bir görüntü yaratmak
70Law
front(verb)
karşısına çıkmak
71Technical
front(noun)
ön bölme paneli
72Technical
front(noun)
ön taraf
73Technical
front(adjective)
ön
74Textile
front(noun)
ön taraf
75Aeronautic
front(noun)
ara yüzey
76Linguistics
front(noun)
dil önü
77Linguistics
front(noun)
ön
78Linguistics
front(adjective)
ince
79Meteorology
front(noun)
cephe
80Sport
front(noun)
ön

💡 Kullanım İpucu

"front" kelimesi 80 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"front" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git