gain-

İngilizce "gain-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
gain-(verb)
deneyim kazanmak
2Common Usage
gain-(verb)
tecrübe kazanmak
3Common Usage
gain-(verb)
güçlenmek
4Common Usage
gain-(verb)
kazanmak
5Common Usage
gain-(verb)
elde etmek
6Common Usage
gain-(verb)
edinmek
7Common Usage
gain-(verb)
izin almak
8Common Usage
gain-(verb)
vakit kazanmak
9Common Usage
gain-(verb)
zaman kazanmak
10Common Usage
gain-(noun)
kazanım
11Common Usage
gain-(noun)
kazanç
12General
gain-(verb)
güncellik kazanmak
13General
gain-(verb)
-e karşı avantaj elde etmek
14General
gain-(verb)
ileri gitmek (saat)
15General
gain-(verb)
muhtemelen kazanabilmek
16General
gain-(verb)
direnç kazan
17General
gain-(verb)
alışkanlık kazanmak
18General
gain-(verb)
rağbet kazanmak
19General
gain-(verb)
gücüne güç katmak
20General
gain-(verb)
kontrolü ele almak
21General
gain-(verb)
rağbet görmek
22General
gain-(verb)
erişim sağlamak
23General
gain-(verb)
dişlenmek
24General
gain-(verb)
hızlanmak
25General
gain-(verb)
kabul görmek
26General
gain-(verb)
eli genişlemek
27General
gain-(verb)
avantaj birine geçmek
28General
gain-(verb)
berkinmek
29General
gain-(verb)
kazanç sağlamak
30General
gain-(verb)
oyalamak
31General
gain-(verb)
et bağlamak
32General
gain-(verb)
vakit kazanmak
33General
gain-(verb)
yarar sağlamak
34General
gain-(verb)
yükselmek
35General
gain-(verb)
bağımsızlaşmak
36General
gain-(verb)
iyiye gitmek (hastanın durumu)
37General
gain-(verb)
amaca ulaşmak
38General
gain-(verb)
ulaşmak
39General
gain-(verb)
şişmanlamak
40General
gain-(verb)
kilo almak
41General
gain-(verb)
çabuklaşmak
42General
gain-(verb)
aradaki mesafeyi kapatmak
43General
gain-(verb)
ün kazanmak
44General
gain-(verb)
edinmek
45General
gain-(verb)
kıymetlenmek
46General
gain-(verb)
dostluğunu kazanmak
47General
gain-(verb)
kuvvetlenmek
48General
gain-(verb)
zaman kazanmak
49General
gain-(verb)
hızı artmak
50General
gain-(verb)
kar etmek
51General
gain-(verb)
büyümek
52General
gain-(verb)
varmak
53General
gain-(verb)
takdir kazanmak
54General
gain-(verb)
çıkar sağlamak
55General
gain-(verb)
yaklaşmak (takip eden kişi/şey)
56General
gain-(verb)
bağımsızlığına kavuşmak
57General
gain-(verb)
ileri gitmek (saat)
58General
gain-(verb)
kuvvet kazanmak
59General
gain-(verb)
bir puan kazanmak
60General
gain-(verb)
büyük avantaj sağlamak
61General
gain-(verb)
ilerlemek
62General
gain-(verb)
amaca ulaşmak
63General
gain-(verb)
çoğalmak
64General
gain-(verb)
ağırlık kazanmak
65General
gain-(verb)
nail olmak
66General
gain-(verb)
kar etmek
67General
gain-(verb)
girmek
68General
gain-(verb)
avantaj birinde olmak
69General
gain-(verb)
şişmanlamak
70General
gain-(verb)
artırmak
71General
gain-(verb)
üstün gelmek
72General
gain-(verb)
zafer kazanmak
73General
gain-(verb)
şöhret kazanmak
74General
gain-(verb)
izlenim edinmek
75General
gain-(verb)
onayını almak
76General
gain-(verb)
rızasını almak
77General
gain-(verb)
rıza almak
78General
gain-(verb)
yetenek kazanmak
79General
gain-(verb)
yeteneği kazanmak
80General
gain-(verb)
yetenek kazanmak
81General
gain-(verb)
başkaları için şahsi çıkar sağlamak
82General
gain-(verb)
kendisi için şahsi çıkar sağlamak
83General
gain-(verb)
kazandırmak
84General
gain-(verb)
süreklilik kazanmak
85General
gain-(verb)
zafer elde etmek
86General
gain-(verb)
ağırlık kazanmak
87General
gain-(verb)
deneyim sahibi olmak
88General
gain-(verb)
deneyim almak
89General
gain-(verb)
derinlik kazanmak
90General
gain-(verb)
devamlılık kazanmak
91General
gain-(verb)
deneyim sağlamak
92General
gain-(verb)
direnç kazanmak
93General
gain-(verb)
halk tarafından kabul görmek
94General
gain-(verb)
avantaj sağlamak
95General
gain-(verb)
duyarlılık kazanmak
96General
gain-(verb)
başarı elde etmek
97General
gain-(verb)
onay almak
98General
gain-(verb)
havadan kazanç sağlamak
99General
gain-(verb)
havadan kazanç elde etmek
100General
gain-(verb)
nemalanmak
101General
gain-(verb)
fayda sağlamak
102General
gain-(verb)
beğeni kazanmak
103General
gain-(verb)
mülkiyet hakkı kazanmak
104General
gain-(verb)
reklam geliri elde etmek
105General
gain-(verb)
kontrol sağlamak
106General
gain-(verb)
yer edinmek
107General
gain-(verb)
güven kazanmak
108General
gain-(verb)
hak kazanmak
109General
gain-(verb)
lisans almak
110General
gain-(verb)
lisansını almak
111General
gain-(verb)
güç kazanmak
112General
gain-(verb)
hakkı kazanmak
113General
gain-(verb)
onaydan geçmek
114General
gain-(verb)
güvenini kazanmak
115General
gain-(verb)
tecrübe edinmek
116General
gain-(verb)
ilham almak
117General
gain-(verb)
takdir almak
118General
gain-(verb)
üne kavuşmak
119General
gain-(verb)
ivme yakalamak
120General
gain-(verb)
ivme kazanmak
121General
gain-(verb)
ivme kazanmak
122General
gain-(verb)
ivme yakalamak
123General
gain-(verb)
ünü yakalamak
124General
gain-(verb)
velayetini almak
125General
gain-(verb)
esin almak
126General
gain-(verb)
fayda elde etmek
127General
gain-(verb)
deneyim elde etmek
128General
gain-(verb)
deneyim edinmek
129General
gain-(verb)
zevk almak
130General
gain-(verb)
zevk duymak
131General
gain-(verb)
ödül almak
132General
gain-(verb)
tahtı ele geçirmek
133General
gain-(verb)
hakimiyet kurmak
134General
gain-(verb)
geçerlilik kazanmak
135General
gain-(verb)
kabul görmek
136General
gain-(verb)
onay almak
137General
gain-(verb)
işlerlik kazanmak
138General
gain-(verb)
yasallık kazanmak
139General
gain-(verb)
kazanç elde etmek
140General
gain-(verb)
kar elde etmek
141General
gain-(verb)
burs almak
142General
gain-(verb)
inisiyatifi ele almak
143General
gain-(verb)
mesafe katetmek
144General
gain-(verb)
mesafe almak
145General
gain-(verb)
mesafe almak
146General
gain-(verb)
tam olarak anlamak
147General
gain-(verb)
irtifa almak
148General
gain-(verb)
güvenilirlik kazanmak
149General
gain-(verb)
tecrübelenmek
150General
gain-(verb)
kuvvet kazanmak
151General
gain-(verb)
hız kazanmak
152General
gain-(verb)
uzmanlık kazanmak
153General
gain-(verb)
güven uyandırmak
154General
gain-(verb)
güvenini kazanmak
155General
gain-(verb)
güven uyandırmak
156General
gain-(verb)
özerkleşmek
157General
gain-(verb)
zaman kazandırmak
158General
gain-(verb)
sempati toplamak
159General
gain-(verb)
sempati kazanmak
160General
gain-(verb)
yasal statü kazanmak
161General
gain-(verb)
yasal statüye kavuşmak
162General
gain-(verb)
okuma alışkanlığı kazanmak
163General
gain-(verb)
popülerlik kazanmak
164General
gain-(verb)
(saat) ileri gitmek
165General
gain-(verb)
elde etmek
166General
gain-(verb)
sağlamak
167General
gain-(verb)
yuva açmak
168General
gain-(verb)
yatak açmak
169General
gain-(verb)
kendine güveni gelmek
170General
gain-(verb)
çıkarı olmamak
171General
gain-(verb)
itibar kazanmak
172General
gain-(verb)
-e sahip olmak
173General
gain-(verb)
bir yere gelmek
174General
gain-(verb)
saygınlık kazanmak
175General
gain-(verb)
pratik kazandırmak
176General
gain-(verb)
farklı bir bakış açısı kazanmak
177General
gain-(verb)
farklı bir bakış açısı kazanmak
178General
gain-(verb)
yaygınlık kazanmak
179General
gain-(verb)
geçerlilik kazanmak
180General
gain-(verb)
anlamlanmak
181General
gain-(verb)
istikrar kazanmak
182General
gain-(verb)
özgürlüğünü kazanmak
183General
gain-(verb)
burs almak
184General
gain-(verb)
burs kazanmak
185General
gain-(verb)
mesafe kaydetmek
186General
gain-(verb)
geri kazanmak
187General
gain-(verb)
tanınmak
188General
gain-(verb)
kabul görmek
189General
gain-(verb)
birden yoğunluk kazanmak
190General
gain-(verb)
birden yoğunluk kazanmak
191General
gain-(verb)
servete kavuşmak
192General
gain-(verb)
bilinç kazanmak
193General
gain-(verb)
karşılık beklemeden hareket etmek
194General
gain-(verb)
nitelik kazanmak
195General
gain-(verb)
değer kazanmak
196General
gain-(verb)
iç yüzünü anlamak
197General
gain-(verb)
toplumda yer edinmek
198General
gain-(verb)
önem kazanmak
199General
gain-(verb)
üzerinden güç kazanmak
200General
gain-(verb)
avantaj elde etmek/sağlamak
201General
gain-(verb)
yasal nitelik kazanmak
202General
gain-(verb)
hız almak
203General
gain-(verb)
kendi güvenini kazanmak
204General
gain-(verb)
kendine olan güvenini kazanmak
205General
gain-(verb)
özgüven kazanmak
206General
gain-(verb)
işten deneyim kazanmak
207General
gain-(verb)
başarı elde etmek
208General
gain-(verb)
yeni bir benlik bulmak
209General
gain-(verb)
kötü şöhret kazanmak
210General
gain-(verb)
tempo kazanmak
211General
gain-(verb)
nefretini kazanmak
212General
gain-(verb)
nefretini kazanmak
213General
gain-(verb)
müşteri kazanmak
214General
gain-(verb)
anlam kazanmak
215General
gain-(verb)
saat ileri gitmek
216General
gain-(verb)
bağımsızlığını kazanmak
217General
gain-(verb)
bağımsızlığını kazanmak
218General
gain-(verb)
birkaç kilo almak
219General
gain-(verb)
pazarda yerini almak
220General
gain-(verb)
pazarda/piyasada yer edinmek
221General
gain-(verb)
piyasada yerini almak
222General
gain-(verb)
-e karşı avantajlı duruma geçmek
223General
gain-(verb)
-e karşı üstünlük sağlamak
224General
gain-(verb)
-e karşı üstünlük elde etmek
225General
gain-(verb)
hızlı bir ivme kazanmak
226General
gain-(verb)
bir konuda dikkatleri çekmek
227General
gain-(verb)
hacim kazanmak (vücut geliştirme)
228General
gain-(verb)
ekonomik çıkar sağlamak
229General
gain-(verb)
popülarite kazanmak
230General
gain-(verb)
tüzel kişilik kazanmak
231General
gain-(verb)
ilgi görmek
232General
gain-(verb)
güvenini kazanmak
233General
gain-(verb)
bilgelik kazanmak
234General
gain-(verb)
ivme kazanmak
235General
gain-(verb)
mesafe katetmek
236General
gain-(verb)
hız kazanmak
237General
gain-(verb)
kurumsal kimlik kazanmak
238General
gain-(verb)
bilgi kazanmak
239General
gain-(verb)
kabul görmeye başlamak
240General
gain-(verb)
yer edinmek
241General
gain-(verb)
hızla artmak
242General
gain-(verb)
hızla ilerlemek
243General
gain-(verb)
ihraz etmek
244General
gain-(verb)
ihraz eylemek
245General
gain-(verb)
kazanç sağlamak
246General
gain-(verb)
yasa dışı ekonomik çıkar sağlamak
247General
gain-(verb)
ehemmiyet kazanmak
248General
gain-(verb)
önem kazanmak
249General
gain-(noun)
artma
250General
gain-(noun)
edinç
251General
gain-(noun)
yükselme
252General
gain-(noun)
yiv
253General
gain-(noun)
avanta
254General
gain-(noun)
ilerleme
255General
gain-(noun)
artış
256General
gain-(noun)
yarar
257General
gain-(noun)
ana kazanç kontrolü
258General
gain-(noun)
kazanç kontrolü
259General
gain-(noun)
oluk
260General
gain-(noun)
kar
261General
gain-(noun)
yolsuz kazanç
262General
gain-(noun)
kazanç hatası
263General
gain-(noun)
kazanç payı
264General
gain-(noun)
kazanç duyarlılığı
265General
gain-(noun)
çıkar
266General
gain-(noun)
yuva
267General
gain-(noun)
fayda
268General
gain-(noun)
yatak
269General
gain-(noun)
zıvana dibi
270General
gain-(noun)
haram kazanç
271General
gain-(noun)
haram kazanç
272General
gain-(noun)
haram kazanç
273General
gain-(noun)
haksız kazanç
274General
gain-(noun)
haksız kazanç
275General
gain-(noun)
haram kazanç
276General
gain-(noun)
yasadışı kazanç
277General
gain-(noun)
kişisel kazanım
278General
gain-(noun)
kişisel kazanç
279General
gain-(noun)
kısa vadeli kazanç/kazanım
280General
gain-(noun)
edinim
281General
gain-(noun)
kar/zarar
282General
gain-(noun)
kilo artışı
283General
gain-(noun)
hızlı kilo alımı
284General
gain-(noun)
kişisel çıkar
285General
gain-(noun)
şahsi çıkar
286General
gain-(noun)
kilo alma
287Phrasals
gain-(verb)
nüfuz elde etmek
288Phrasals
gain-(verb)
desteğini almak
289Phrasals
gain-(verb)
daha hızlı hareket etmek
290Phrasals
gain-(verb)
kendi tarafına çekmek
291Phrasals
gain-(verb)
üstün olmak
292Phrasals
gain-(verb)
yenmek
293Phrasals
gain-(verb)
hakkından gelmek
294Phrasals
gain-(verb)
ilgisini çekmek
295Phrasals
gain-(verb)
alt etmek
296Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) yaparak kazanç sağlamak
297Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) yapmakla (bir şey) elde etmek
298Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) yapmanın yararını görmek
299Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) yaparak kazanç sağlamak
300Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) yapmakla (bir şey) elde etmek
301Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) yapmanın yararını görmek
302Phrasals
gain-(verb)
(birine veya bir şeye) karşı üstünlük elde etmek
303Phrasals
gain-(verb)
üstünlük kazanmak
304Phrasals
gain-(verb)
hakimiyet kazanmak
305Phrasals
gain-(verb)
hakimiyet kurmak
306Phrasals
gain-(verb)
fayda sağlamak
307Phrasals
gain-(verb)
(bir şey) kazanmak
308Phrasals
gain-(verb)
kazanım elde etmek
309Phrasals
gain-(verb)
hayrını görmek
310Phrasals
gain-(verb)
avantaj/yarar sağlamak
311Phrasals
gain-(verb)
(bir şeyden) fayda elde etmek
312Phrasals
gain-(verb)
(bir şeyin) faydasını görmek
313Phrasals
gain-(verb)
(bir şeyin) yararını görmek
314Phrasals
gain-(verb)
bir deneyimden (bir şey) sağlamak
315Phrasals
gain-(verb)
bir deneyimden (bir şey) elde etmek
316Phrasals
gain-(verb)
bir davranış sonucunda (bir şey) elde etmek/kazanmak
317Phrasals
gain-(verb)
bir şeyden bir kazanım sağlamak
318Phrasals
gain-(verb)
bir şeyden bir fayda sağlamak
319Phrasals
gain-(verb)
bir deneyimden başka bir şey elde etmek
320Phrasals
gain-(verb)
bir şeyin bir faydasını görmek
321Phrasals
gain-(verb)
bir şeyden faydalanmak/yararlanmak
322Phrasals
gain-(verb)
bir şeyin yararını/faydasını görmek
323Phrasals
gain-(verb)
bir şeyden fayda/yarar sağlamak
324Phrasals
gain-(verb)
daha fazla (bir şey) kazanmak
325Phrasals
gain-(verb)
daha fazla (bir özellik) kazanmak
326Phrasals
gain-(verb)
bir konuda gelişmek
327Phrasals
gain-(verb)
bir konuda ilerleme kaydetmek
328Phrasals
gain-(verb)
bir konuda gelişme göstermek
329Phrasals
gain-(verb)
bir niteliğini ilerletmek/geliştirmek
330Phrasals
gain-(verb)
bir nitelik/özellik kazanmak
331Phrasals
gain-(verb)
bir şey konusunda artış göstermek
332Phrasals
gain-(verb)
'-e ilişkin artış göstermek
333Phrasals
gain-(verb)
bir şey bakımından artış göstermek
334Phrasals
gain-(verb)
bir şeyi artmak/yükselmek
335Phrasals
gain-(verb)
bir şey konusunda/bakımından iyiye gitmek
336Phrases
gain-(noun)
acı yoksa kazanç da yok
337Phrases
gain-(expression)
önce cefa sonra sefa
338Phrases
gain-(expression)
cefasız sefa olmaz
339Phrases
gain-(expression)
önce cefa sonra sefa
340Phrases
gain-(expression)
emeksiz yemek olmaz
341Phrases
gain-(expression)
gül dikensiz sefa cefasız olmaz
342Phrases
gain-(expression)
zahmetsiz rahmet olmaz
343Proverb
gain-(-1)
sen kaybederken başkası kazanır
344Proverb
gain-(-1)
birinin kaybı bir başkasının kazancıdır
345Proverb
gain-(-1)
emeksiz yemek olmaz
346Colloquial
gain-(verb)
cesaret kazanmak
347Colloquial
gain-(verb)
prim yapmak
348Colloquial
gain-(noun)
haksız kazanç
349Idioms
gain-(verb)
ilerleme kaydetmek
350Idioms
gain-(verb)
yenmek
351Idioms
gain-(verb)
hüküm sürmek
352Idioms
gain-(verb)
galip gelmek
353Idioms
gain-(verb)
avantaj elde etmek
354Idioms
gain-(verb)
itibar kazanmak
355Idioms
gain-(verb)
aradaki farkı artırmak
356Idioms
gain-(verb)
arayı açmak
357Idioms
gain-(verb)
birine kıyasla aslan payına sahip olmak
358Idioms
gain-(verb)
başarı yolunda ilerlemek
359Idioms
gain-(verb)
birini yakalamak
360Idioms
gain-(verb)
bir mevkiye gelmek
361Idioms
gain-(verb)
birine kıyasla daha avantajlı olmak
362Idioms
gain-(verb)
burnunun dibine sokulmak
363Idioms
gain-(verb)
birine yetişmek
364Idioms
gain-(verb)
bir statü kazanmak
365Idioms
gain-(verb)
başarmak
366Idioms
gain-(verb)
burnunun dibine girmek
367Idioms
gain-(verb)
hızla artmak
368Idioms
gain-(verb)
hakimiyet kurmak
369Idioms
gain-(verb)
gündeme gelmek
370Idioms
gain-(verb)
fikir sahibi olmak
371Idioms
gain-(verb)
güçlü ve önemli duruma gelmek
372Idioms
gain-(verb)
gelişmek
373Idioms
gain-(verb)
güncellik kazanmak
374Idioms
gain-(verb)
ivme kazanmak
375Idioms
gain-(verb)
ileri gitmek
376Idioms
gain-(verb)
künhüne varmak
377Idioms
gain-(verb)
üstünlük kazanmak
378Idioms
gain-(verb)
uzun yol katetmek
379Idioms
gain-(verb)
üstesinden gelmek
380Idioms
gain-(verb)
yaklaşmak
381Idioms
gain-(verb)
geçiş/giriş izniyle girmek
382Idioms
gain-(verb)
izinle giriş yapmak
383Idioms
gain-(verb)
(bir şeye) karşı değer kazanmak
384Idioms
gain-(verb)
(bir şey) karşısında yükselme göstermek
385Idioms
gain-(verb)
(bir şey) karşısında değer kazanmak
386Idioms
gain-(verb)
(bir şey) karşısında (değeri) yükselmek
387Idioms
gain-(expression)
riske girmeden kazanılmaz
388Speaking
gain-(noun)
artısı da var eksisi de var
389Speaking
gain-(expression)
artısı da var eksisi de
390Speaking
gain-(expression)
artısı da var eksisi de
391Speaking
gain-(expression)
ağlamayana meme yok
392Speaking
gain-(expression)
bu şekilde güvenlerini kazanıyorum
393Speaking
gain-(expression)
emek olmadan yemek olmaz
394Speaking
gain-(expression)
okulu bırakarak eline ne geçti?
395Speaking
gain-(expression)
risk olmadan, kazanç olmaz
396Speaking
gain-(expression)
zahmet olmadan rahmet olmaz
397Trade/Economic
gain-(verb)
çıkar sağlamak
398Trade/Economic
gain-(verb)
çıkar sağlamak
399Trade/Economic
gain-(verb)
çıkar temin etmek
400Trade/Economic
gain-(verb)
çıkar temin etmek
401Trade/Economic
gain-(verb)
ilgi çekmek
402Trade/Economic
gain-(verb)
kazanmak
403Trade/Economic
gain-(verb)
kar etmek
404Trade/Economic
gain-(verb)
piyasalaşmak
405Trade/Economic
gain-(verb)
sürümden kazanmak
406Trade/Economic
gain-(noun)
anormal kazanç
407Trade/Economic
gain-(noun)
al/tut’ların yüzde kar/zararı
408Trade/Economic
gain-(noun)
aktifin satışından elde edilen kar ve zarar
409Trade/Economic
gain-(noun)
değer artışı
410Trade/Economic
gain-(noun)
duran varlık satış karı
411Trade/Economic
gain-(noun)
döviz kuru kar/kayıpları (döviz kuru farkından kaynaklanan kar/zarar)
412Trade/Economic
gain-(noun)
döviz işlemi kur kazanç veya kaybı
413Trade/Economic
gain-(noun)
elden çıkarma kazancı
414Trade/Economic
gain-(noun)
finansal kazanç
415Trade/Economic
gain-(noun)
gayri meşru kazanç
416Trade/Economic
gain-(noun)
fayda
417Trade/Economic
gain-(noun)
finansal gelir
418Trade/Economic
gain-(noun)
gerçekleşmemiş zarar veya kar
419Trade/Economic
gain-(noun)
gerçekleşmemiş sermaye kazancı
420Trade/Economic
gain-(noun)
hisse senedi iptal karları
421Trade/Economic
gain-(noun)
istifade
422Trade/Economic
gain-(noun)
kar veya zarar
423Trade/Economic
gain-(noun)
kar ve zarar cetveli
424Trade/Economic
gain-(noun)
kambiyo karları
425Trade/Economic
gain-(noun)
kar
426Trade/Economic
gain-(noun)
kar ve zarar hesabı
427Trade/Economic
gain-(noun)
kar ve zarar tablosu
428Trade/Economic
gain-(noun)
kar/zarar yüzde
429Trade/Economic
gain-(noun)
kar ve zarar durumu
430Trade/Economic
gain-(noun)
kar/zarar yüzdesi
431Trade/Economic
gain-(noun)
kar-zarar
432Trade/Economic
gain-(noun)
kar/zarar
433Trade/Economic
gain-(noun)
kazanç payı
434Trade/Economic
gain-(noun)
kazanç duyarlılığı
435Trade/Economic
gain-(noun)
kazanç paylaşımı
436Trade/Economic
gain-(noun)
kazanç
437Trade/Economic
gain-(noun)
kur kazancı
438Trade/Economic
gain-(noun)
kur farkı kazancı veya zararı
439Trade/Economic
gain-(noun)
maddi kazanç
440Trade/Economic
gain-(noun)
mali kazanç
441Trade/Economic
gain-(noun)
maddi kazanç
442Trade/Economic
gain-(noun)
maddi duran varlık satış karı veya zararı
443Trade/Economic
gain-(noun)
nakit kazancı
444Trade/Economic
gain-(noun)
net parasal pozisyon kar-zararı
445Trade/Economic
gain-(noun)
olağan dışı gelir
446Trade/Economic
gain-(noun)
portföy kazancı
447Trade/Economic
gain-(noun)
reeskont faiz gelirleri
448Trade/Economic
gain-(noun)
satınalma gücü kazanç veya kaybı
449Trade/Economic
gain-(noun)
sermaye kazanç ve zararları
450Trade/Economic
gain-(noun)
sermaye kazancı
451Trade/Economic
gain-(noun)
sermaye kazancı
452Trade/Economic
gain-(noun)
sermaye kazanç vergisi
453Trade/Economic
gain-(noun)
ticarette elde edilen para
454Trade/Economic
gain-(noun)
verimlilik primi
455Trade/Economic
gain-(noun)
uzun dönemli sermaye kazancı
456Trade/Economic
gain-(noun)
üretim arttıkça işçilere prim verme
457Trade/Economic
gain-(noun)
zarar ve kar
458Trade/Economic
gain-(noun)
yıllık al/tut’ların kar/zarar yüzdesi
459Trade/Economic
gain-(noun)
yolsuzluktan elde edilen kazanç
460Trade/Economic
gain-(noun)
yıllık % kar/zarar
461Law
gain-(verb)
kazanç elde etmek
462Law
gain-(noun)
kardan yoksun kalma zararı
463Law
gain-(noun)
örtülü gelir
464Law
gain-(noun)
örtülü kazanç
465Law
gain-(noun)
sermaye kazancı
466Politics
gain-(verb)
bağımsızlığını kazanmak
467Politics
gain-(verb)
bağımsızlık kazanmak
468Politics
gain-(verb)
dini siyasi amaçlarla istismar etmek
469Politics
gain-(noun)
rusların sıcak denizlere inme hayali
470Politics
gain-(noun)
siyasi kazanç
471Politics
gain-(noun)
siyasal rant
472Technical
gain-(verb)
elde etmek
473Technical
gain-(verb)
kazanmak
474Technical
gain-(verb)
oluk veya zıvana ile bağlamak
475Technical
gain-(noun)
açık devre gerilim kazancı
476Technical
gain-(noun)
amper sarım kazancı
477Technical
gain-(noun)
amper-sarım kazancı
478Technical
gain-(noun)
ana kazanç kontrolü
479Technical
gain-(noun)
anı otomatik kazanç kontrolü
480Technical
gain-(noun)
anten alan kazancı
481Technical
gain-(noun)
anten güç kazancı
482Technical
gain-(noun)
anten kazancı
483Technical
gain-(noun)
anten kazancı
484Technical
gain-(noun)
anten kazancı
485Technical
gain-(noun)
antenin güç kazancı
486Technical
gain-(noun)
diferansiyel kazanç
487Technical
gain-(noun)
dedektör kazancı
488Technical
gain-(noun)
döngü kazanç işlevi
489Technical
gain-(noun)
doyma kazancı
490Technical
gain-(noun)
döngü kazancı
491Technical
gain-(noun)
dönüşüm kazancı
492Technical
gain-(noun)
doğrudan güneş enerjisi kazanımı
493Technical
gain-(noun)
eklenen kazanç
494Technical
gain-(noun)
elde edilebilir en büyük kazanç
495Technical
gain-(noun)
eksi kazanç
496Technical
gain-(noun)
eşikli otomatik kazanç ayarı
497Technical
gain-(noun)
enerji kazancı
498Technical
gain-(noun)
güneş ışığından ısı kazanımı
499Technical
gain-(noun)
güç kazancı
500Technical
gain-(noun)
gerilim kazancı

💡 Kullanım İpucu

"gain-" kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"gain-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git