leg.

İngilizce "leg." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
leg.(noun)
ayak (mobilya/pergel)
2Common Usage
leg.(noun)
bacak
3General
leg.(verb)
dalga geçmek
4General
leg.(verb)
birini işletmek
5General
leg.(verb)
çok paraya mal olmak
6General
leg.(verb)
gırgıra almak
7General
leg.(verb)
alay etmek
8General
leg.(verb)
hızlı yürümek
9General
leg.(verb)
işletmek
10General
leg.(verb)
yardım etmek
11General
leg.(verb)
desteklemek
12General
leg.(verb)
pergelleri açmak
13General
leg.(verb)
birini işletmek
14General
leg.(verb)
oynamak
15General
leg.(verb)
hızlı yürümek
16General
leg.(verb)
tutunacak bir dal bırakmamak
17General
leg.(verb)
koşmak
18General
leg.(verb)
kandırmak
19General
leg.(verb)
kafa bulmak
20General
leg.(verb)
kaçmak
21General
leg.(verb)
taşak geçmek
22General
leg.(verb)
çok pahalıya patlamak
23General
leg.(verb)
koşmak
24General
leg.(verb)
biriyle dalga geçmek
25General
leg.(verb)
aleyhine hareket etmek
26General
leg.(verb)
birine takılmak
27General
leg.(verb)
birisinin arkasından iş çevirmek
28General
leg.(verb)
şaka yapmak
29General
leg.(verb)
ayak uzatmak
30General
leg.(verb)
sıvışmak
31General
leg.(verb)
acele etmek
32General
leg.(verb)
biriyle dalga geçmek
33General
leg.(verb)
takılmak
34General
leg.(verb)
bacağını sakatlamak
35General
leg.(verb)
bacağını kırmak
36General
leg.(verb)
ayak burkmak
37General
leg.(verb)
bacağından yaralanmak
38General
leg.(verb)
bacağından vurulmak
39General
leg.(verb)
bacağından vurmak
40General
leg.(verb)
ayağını burkmak
41General
leg.(verb)
ayağına sıkmak
42General
leg.(verb)
ayağını burkmak
43General
leg.(verb)
bacağından yaralamak
44General
leg.(verb)
ayak burkmak
45General
leg.(verb)
bacağına sıkmak
46General
leg.(verb)
ayak burkmak
47General
leg.(verb)
bacağını okşamak
48General
leg.(verb)
ayağı kırılmak
49General
leg.(verb)
pahalıya patlamak
50General
leg.(verb)
(bir) servete mal olmak
51General
leg.(verb)
ayağı kırılmak
52General
leg.(verb)
ayağını kırmak
53General
leg.(verb)
bacağını kırmak
54General
leg.(verb)
kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak
55General
leg.(verb)
kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak
56General
leg.(verb)
bacağı kırılmak
57General
leg.(verb)
bacağına pansuman yapmak
58General
leg.(verb)
ayağına kramp girmek
59General
leg.(verb)
ayağına kramp girmek
60General
leg.(verb)
kramp girmek (bacağa)
61General
leg.(verb)
ayağını burkmak
62General
leg.(verb)
ata sıkıca tutunmak
63General
leg.(verb)
ata bacakları kısıp sıkıca binmek
64General
leg.(noun)
arka bacak
65General
leg.(noun)
etap
66General
leg.(noun)
baldırak
67General
leg.(noun)
ayak
68General
leg.(noun)
bol paça
69General
leg.(noun)
üçgenin taban olmayan kenarı
70General
leg.(noun)
tavuk bacağı
71General
leg.(noun)
kurbağa bacağı
72General
leg.(noun)
bacak (pantolonda)
73General
leg.(noun)
basamak
74General
leg.(noun)
hindi bacağı
75General
leg.(noun)
tahta bacak
76General
leg.(noun)
pantolon
77General
leg.(noun)
paça
78General
leg.(noun)
açılır kapanır masa
79General
leg.(noun)
koyun budu
80General
leg.(noun)
bacak egsersizi
81General
leg.(noun)
arka ayak
82General
leg.(noun)
kadem
83General
leg.(noun)
konç
84General
leg.(noun)
hayvan bacağı
85General
leg.(noun)
raund
86General
leg.(noun)
bacak kemiği
87General
leg.(noun)
30,5 cm uzunluğundaki ölçü birimi
88General
leg.(noun)
pantolon bacağı
89General
leg.(noun)
çakşır
90General
leg.(noun)
ayak (masa vb)
91General
leg.(noun)
legato
92General
leg.(noun)
bacak
93General
leg.(noun)
ayağın burkulması
94General
leg.(noun)
ayak burkulması
95General
leg.(noun)
pantolon paçası
96General
leg.(noun)
ayağın burkulması
97General
leg.(noun)
ayak burkulması
98General
leg.(noun)
ayağın burkulması
99General
leg.(noun)
ayak burkulması
100General
leg.(noun)
takma bacak
101General
leg.(noun)
masa ayağı
102General
leg.(noun)
çalışmayan bacak
103General
leg.(noun)
keskin açı
104General
leg.(noun)
koyun budu
105General
leg.(noun)
latife
106General
leg.(noun)
işletme
107General
leg.(noun)
alay
108General
leg.(noun)
but
109General
leg.(noun)
kol
110General
leg.(noun)
ara
111General
leg.(noun)
fasıla
112General
leg.(noun)
tozluk
113General
leg.(noun)
gezinin ilk ayağı
114General
leg.(noun)
tahta bacak
115General
leg.(noun)
bacak zinciri
116General
leg.(noun)
pranga
117General
leg.(noun)
kırık bacak
118General
leg.(noun)
mekanik ayak
119General
leg.(noun)
çok bacaklı sapan
120General
leg.(noun)
çelik ayak
121General
leg.(noun)
örümcek ayağı
122General
leg.(noun)
sağ bacak geri çekilerek yapılan abartılı bir reverans
123General
leg.(noun)
bacak boyu
124General
leg.(noun)
bacak boyutu
125General
leg.(noun)
bacak damarı
126General
leg.(noun)
kalın bacak
127General
leg.(noun)
zayıf bacak
128General
leg.(adjective)
çakşırlı
129General
leg.(adverb)
yıkılmak üzere
130Phrases
leg.(expression)
bir yerini kırarsan bana gelme
131Phrases
leg.(expression)
başına bir şey gelirse/bir yerin kırılırsa ben karışmam (bak ona göre)
132Phrases
leg.(expression)
eski çamlar bardak oldu
133Proverb
leg.(-1)
senin benim gibi biri
134Proverb
leg.(-1)
etten kemikten insan
135Proverb
leg.(-1)
sıradan insan
136Colloquial
leg.(verb)
destek çıkmak
137Colloquial
leg.(verb)
eğleşmek
138Colloquial
leg.(verb)
el vermek
139Colloquial
leg.(verb)
makaraya sarmak
140Colloquial
leg.(verb)
makara yapmak
141Colloquial
leg.(verb)
koltuk çıkmak
142Colloquial
leg.(verb)
omuz vermek
143Colloquial
leg.(verb)
matrağa almak
144Colloquial
leg.(verb)
kafaya almak
145Colloquial
leg.(verb)
maytap geçmek
146Colloquial
leg.(verb)
kafa bulmak
147Colloquial
leg.(noun)
uydurma gerekçe
148Colloquial
leg.(noun)
bahane
149Colloquial
leg.(noun)
uydurma mazeret
150Colloquial
leg.(noun)
uydurma gerekçe
151Colloquial
leg.(noun)
bahane
152Colloquial
leg.(noun)
uydurma mazeret
153Colloquial
leg.(noun)
destek
154Colloquial
leg.(noun)
gezinin ilk ayağı
155Colloquial
leg.(noun)
koltuk çıkma
156Idioms
leg.(verb)
ne kadar gerekiyorsa vermek
157Idioms
leg.(verb)
(birine) pahalıya patlamak
158Idioms
leg.(verb)
ne gerekiyorsa yapmak
159Idioms
leg.(verb)
sağ kolunu bile vermek
160Idioms
leg.(verb)
canını bile vermek
161Idioms
leg.(verb)
anasının nikahını istemek
162Idioms
leg.(verb)
arka çıkmak
163Idioms
leg.(verb)
bacaklarını ayırmak
164Idioms
leg.(verb)
bir servete mal olmak
165Idioms
leg.(verb)
bacakları çalıştırmak
166Idioms
leg.(verb)
birine yardım etmek
167Idioms
leg.(verb)
bir şirkette en alt kademeden çalışmaya başlamak
168Idioms
leg.(verb)
bacakları açmak
169Idioms
leg.(verb)
bir servete mal olmak
170Idioms
leg.(verb)
biriyle dalga geçmek
171Idioms
leg.(verb)
bir servet ödemek
172Idioms
leg.(verb)
birisine takılmak
173Idioms
leg.(verb)
çok pahalıya mal olmak
174Idioms
leg.(verb)
dayanağı olmamak
175Idioms
leg.(verb)
çok geveze olmak
176Idioms
leg.(verb)
çok paraya mal olmak
177Idioms
leg.(verb)
çenesi düşük olmak
178Idioms
leg.(verb)
çenesi düşmek
179Idioms
leg.(verb)
çok konuşmak
180Idioms
leg.(verb)
desteği olmamak
181Idioms
leg.(verb)
desteksiz olmak
182Idioms
leg.(verb)
dans etmek
183Idioms
leg.(verb)
dalga geçmek
184Idioms
leg.(verb)
çok konuşmak
185Idioms
leg.(verb)
dayanağı olmak
186Idioms
leg.(verb)
çok pahalıya mal olmak
187Idioms
leg.(verb)
gırgır geçmek
188Idioms
leg.(verb)
görünüşünden beklenmeyecek kadar çok yiyip içebilmek
189Idioms
leg.(verb)
kazık yemek
190Idioms
leg.(verb)
makaraya almak
191Idioms
leg.(verb)
kafalamak
192Idioms
leg.(verb)
kazık yemek
193Idioms
leg.(verb)
kapıdan içeri adımı atmak
194Idioms
leg.(verb)
pahalıya mal olmak
195Idioms
leg.(verb)
pahalıya almak
196Idioms
leg.(verb)
pahalıya mal olmak
197Idioms
leg.(verb)
pahalı olmak
198Idioms
leg.(verb)
şeytanın bacağını kırmak
199Idioms
leg.(verb)
pahalıya almak
200Idioms
leg.(verb)
rahat vermemek
201Idioms
leg.(verb)
pahalıya almak
202Idioms
leg.(verb)
pahalıya patlamak
203Idioms
leg.(verb)
tepinmek
204Idioms
leg.(verb)
tutunacak dalı olmamak
205Idioms
leg.(verb)
yürüyüş yapmak
206Idioms
leg.(verb)
(birine göre) daha avantajlı olmak
207Idioms
leg.(verb)
(bir işe) kapağı atmak
208Idioms
leg.(verb)
üzerinde duracak ayağı olmamak
209Idioms
leg.(verb)
yukarı itilmek
210Idioms
leg.(verb)
alttan desteklenmek
211Idioms
leg.(verb)
yükseltilmek
212Idioms
leg.(verb)
destek almak
213Idioms
leg.(verb)
cesaretlendirilmek
214Idioms
leg.(verb)
yardım almak
215Idioms
leg.(verb)
(birine) karşı avantajlı durumda olmak
216Idioms
leg.(verb)
(birine) karşı avantaj kazanmak
217Idioms
leg.(verb)
bir adım önde olmak
218Idioms
leg.(verb)
bir adım öne geçmek
219Idioms
leg.(noun)
üşengeçlik yüzünden uydurulan anlamsız bahane
220Idioms
leg.(noun)
üşengeçlik yüzünden uydurulan anlamsız bahane
221Idioms
leg.(noun)
uydurma mazeret
222Idioms
leg.(noun)
uydurma mazeret
223Idioms
leg.(expression)
çabuk ol
224Idioms
leg.(expression)
durum değişti
225Idioms
leg.(expression)
çenesi düşük
226Idioms
leg.(expression)
dürüst olmayan
227Idioms
leg.(expression)
her şey tepetaklak oldu
228Idioms
leg.(expression)
geveze
229Idioms
leg.(expression)
namussuz
230Idioms
leg.(expression)
olay tersine döndü
231Idioms
leg.(expression)
madrabaz
232Idioms
leg.(expression)
namussuz
233Idioms
leg.(expression)
olay tersyüz oldu
234Idioms
leg.(expression)
madrabaz
235Idioms
leg.(expression)
kaldır kıçını
236Idioms
leg.(expression)
kalk yataktan!
237Idioms
leg.(expression)
son demlerinde
238Idioms
leg.(expression)
pahalı
239Idioms
leg.(expression)
yıkılmak üzere
240Idioms
leg.(expression)
üçkağıtçı
241Idioms
leg.(expression)
üçkağıtçı
242Speaking
leg.(expression)
ben de yedim!
243Speaking
leg.(expression)
bacağı diz altından kesilmiş
244Speaking
leg.(expression)
bol şanslar!
245Speaking
leg.(expression)
benim ile dalga geçme
246Speaking
leg.(expression)
benimle dalga mı geçiyorsun?
247Speaking
leg.(expression)
benimle kafa bulma
248Speaking
leg.(expression)
ben de yedim!
249Speaking
leg.(expression)
ben de inandım!
250Speaking
leg.(expression)
benimle kafa mı buluyorsun?
251Speaking
leg.(expression)
bacağını nasıl incittin?
252Speaking
leg.(expression)
bacağım ağrıyor
253Speaking
leg.(expression)
benimle kafa buluyorsun
254Speaking
leg.(expression)
ben de inandım!
255Speaking
leg.(expression)
düştüm ayağımı kırdım
256Speaking
leg.(expression)
düştüm ve ayağımı kırdım
257Speaking
leg.(expression)
elini bacağımdan çek
258Speaking
leg.(expression)
göreyim seni!
259Speaking
leg.(expression)
iyi şanslar!
260Slang
leg.(verb)
(köpek için) işemek
261Slang
leg.(verb)
anasının nikahını istemek
262Slang
leg.(verb)
birine gaz vermek/birini gazlamak
263Slang
leg.(verb)
birine yardım etmek
264Slang
leg.(verb)
birine yardımcı olmak
265Slang
leg.(verb)
birine destek olmak
266Slang
leg.(verb)
dalgaya almak
267Slang
leg.(verb)
kandırmak
268Slang
leg.(verb)
kafalamak
269Slang
leg.(verb)
seks yapmak
270Slang
leg.(verb)
taşak geçmek
271Slang
leg.(noun)
saldırıya uğramamak için cezaevi görevlileriyle iyi geçinme
272Slang
leg.(noun)
sürekli memurlarla konuşan mahkum
273Slang
leg.(noun)
topal çocuk
274Slang
leg.(noun)
kol gibi fiyat
275Slang
leg.(expression)
ona bulaşma
276Slang
leg.(expression)
şeytanın bacağını kır artık!
277Slang
leg.(expression)
yaşını öğren
278Technical
leg.(noun)
ayak borusu
279Technical
leg.(noun)
bacak koruyucu
280Technical
leg.(noun)
bacak
281Technical
leg.(noun)
burun iniş takımı
282Technical
leg.(noun)
çok ayaklı kavşak
283Technical
leg.(noun)
çok ayaklı kavşak
284Technical
leg.(noun)
çerçeve kolonu
285Technical
leg.(noun)
destek ayağı
286Technical
leg.(noun)
dört ayaklı ve sonsuz dikişli düz kalın dokuma sapanlar
287Technical
leg.(noun)
dört bacaklı derik
288Technical
leg.(noun)
dolgu kaynağı ayağı
289Technical
leg.(noun)
dörtlü kavşak
290Technical
leg.(noun)
dört kollu sapan
291Technical
leg.(noun)
dörtlü kavşak
292Technical
leg.(noun)
eşitkenar köşebent
293Technical
leg.(noun)
eşit kenarlı köşebent
294Technical
leg.(noun)
iniş ayağı
295Technical
leg.(noun)
iki kollu sapan
296Technical
leg.(noun)
kafes tipi ayak
297Technical
leg.(noun)
kazan su bölümü
298Technical
leg.(noun)
kavşak ayağı
299Technical
leg.(noun)
kuyruk iniş takımı
300Technical
leg.(noun)
mekanik ayak
301Technical
leg.(noun)
mobilya ayağının taklit edilmiş hareketinin etkisi
302Technical
leg.(noun)
orta ayak
303Technical
leg.(noun)
teleskopik ayak
304Technical
leg.(noun)
tek ayak portal vinç
305Technical
leg.(noun)
üç bacaklı diferansiyel koruma
306Technical
leg.(noun)
üç ve dört ayaklı yuvarlak sapan tertibatları
307Technical
leg.(noun)
yarı portal vinç
308Technical
leg.(noun)
yıldız ayak
309Informatics
leg.(noun)
alış bacağı
310Telecom
leg.(noun)
alış ayağı
311Textile
leg.(verb)
paça boyu kısaltmak
312Textile
leg.(noun)
bacak uzunluğu
313Textile
leg.(noun)
bol paça pantolon
314Textile
leg.(noun)
dar paça
315Textile
leg.(noun)
düz paça
316Textile
leg.(noun)
düz kesim
317Textile
leg.(noun)
ilmek ucu hav boyu
318Textile
leg.(noun)
iç bacak
319Textile
leg.(noun)
iç paça dikişi
320Textile
leg.(noun)
koyun ayağı şeklinde üçgen yaka ya da kol kenarı
321Textile
leg.(noun)
paça boyu kısaltma
322Textile
leg.(noun)
pantolon paça genişliği
323Textile
leg.(noun)
paça boyu genişletme kısaltma makinesi
324Construction
leg.(noun)
çerçeve ayağı
325Construction
leg.(noun)
gergi ayağı
326Construction
leg.(noun)
menteşeli devirme istinadı
327Furniture
leg.(noun)
18. yüzyıla ait bir mobilya ayaklığı
328Furniture
leg.(noun)
trompet şeklindeki mobilya ayağı
329Furniture
leg.(noun)
ayak-kayıt birleştirmeler
330Furniture
leg.(noun)
üst taraftan dışbükey aşağı indikçe içbükey olan mobilya ayağı
331Automotive
leg.(noun)
ayak
332Automotive
leg.(noun)
biyelin bloktan dışarı fırlaması
333Automotive
leg.(noun)
dikiş kenarı
334Automotive
leg.(noun)
keskin dönemeç
335Automotive
leg.(noun)
muylu kolu
336Automotive
leg.(noun)
şasi bacağı
337Automotive
leg.(noun)
yay ayağı
338Automotive
leg.(expression)
gaza bas
339Aeronautic
leg.(noun)
boş uçuş
340Aeronautic
leg.(noun)
bir uçuşun programlı iki ardışık durak noktası arasındaki yolculuğu için kullanılan resmi iata terim
341Aeronautic
leg.(noun)
esas bacak
342Aeronautic
leg.(noun)
otomatik ayak mesnedi
343Aeronautic
leg.(noun)
rüzgar altı bacağı
344Marine
leg.(noun)
ayak tipi açıkdeniz yapıları
345Marine
leg.(noun)
çekme kazıklı tip platform
346Marine
leg.(noun)
çekme kazıklı tip petrol sondaj platformu
347Marine
leg.(noun)
geminin rotası
348Marine
leg.(noun)
geminin bir rota üzerinden seyrettiği yol
349Marine
leg.(noun)
rotaya yakın olarak seyretme
350Marine
leg.(noun)
üç köşeli yelken
351Medical
leg.(noun)
çarpık (parantez) bacak
352Medical
leg.(noun)
çarpık (parantez) bacak
353Medical
leg.(noun)
ayak ve bacak koruyucuları
354Medical
leg.(noun)
aynı taraf iliyak lenf düğümleri
355Medical
leg.(noun)
ayak ödemi
356Medical
leg.(noun)
alt bacak
357Medical
leg.(noun)
ayak uyuz böceği
358Medical
leg.(noun)
ayak uyuz böceği
359Medical
leg.(noun)
alt bacak ağrısı
360Medical
leg.(noun)
alt bacak ekstremite
361Medical
leg.(noun)
ayak krampı
362Medical
leg.(noun)
bacak ülseri
363Medical
leg.(noun)
bacak yaralanmaları
364Medical
leg.(noun)
bacak uzunluğunda eşitsizlik
365Medical
leg.(noun)
baldır ağrısı
366Medical
leg.(noun)
bacak lokalizasyonlu malin ekrin poroma
367Medical
leg.(noun)
bacak ağrısı
368Medical
leg.(noun)
bacak uyuşması
369Medical
leg.(noun)
bacak kaslarındaki kramp veya spazm
370Medical
leg.(noun)
bir darbe sonucu uyuşan veya sertleşen ağrılı bacak
371Medical
leg.(noun)
çarpık bacak
372Medical
leg.(noun)
düşük ayak
373Medical
leg.(noun)
diyagonal kol ve ayak hareketleri
374Medical
leg.(noun)
egzersize bağlı alt bacak ağrısı
375Medical
leg.(noun)
filibit
376Medical
leg.(noun)
filibit
377Medical
leg.(noun)
huzursuz bacak sendromu
378Medical
leg.(noun)
iskemik bacak ağrısı
379Medical
leg.(noun)
kırık bacak
380Medical
leg.(noun)
kros-leg
381Medical
leg.(noun)
kronik bacak ülseri
382Medical
leg.(noun)
orta şiddetli bel ve bacak ağrısı
383Medical
leg.(noun)
protez bacak
384Medical
leg.(noun)
sağ bacakta ağrı ve hissizlik şikayeti
385Medical
leg.(noun)
romatoid artrit ile birlikte olan bacak ülseri
386Medical
leg.(noun)
sağ bacakta ağrı ve hissizlik
387Medical
leg.(noun)
sağ kol ve bacakta uyuşma
388Medical
leg.(noun)
tahta bacak
389Medical
leg.(noun)
tekrarlayan bacak ülserleri
390Medical
leg.(noun)
uyuşmuş ağrılı bacak
391Anatomy
leg.(noun)
bacak kemiği
392Anatomy
leg.(noun)
bacak kas deri siniri
393Anatomy
leg.(noun)
baldır
394Anatomy
leg.(noun)
bacak
395Pathology
leg.(noun)
baldır düzeyinde tibial sinir yaralanması
396Pathology
leg.(noun)
baldır düzeyinde kutanöz duyu sinir yaralanması
397Pathology
leg.(noun)
baldır düzeyinde peroneal sinir yaralanması
398Food Engineering
leg.(noun)
pancar kök yanıklığı
399Gastronomy
leg.(noun)
but
400Gastronomy
leg.(noun)
dana budu rosto
401Gastronomy
leg.(noun)
fırında kuzu budu
402Gastronomy
leg.(noun)
fırında kuzu budu sebzeli
403Gastronomy
leg.(noun)
incik
404Gastronomy
leg.(noun)
kızartılmış kurbağa bacağı
405Gastronomy
leg.(noun)
kurbağa bacağı
406Gastronomy
leg.(noun)
kuzu kolu
407Gastronomy
leg.(noun)
kuzu budu
408Gastronomy
leg.(noun)
kuzu budu rosto sebzeli
409Gastronomy
leg.(noun)
kuzu budu fırın
410Gastronomy
leg.(noun)
sığır butu
411Gastronomy
leg.(noun)
tavuk bacağı
412Gastronomy
leg.(noun)
tavuk butu
413Gastronomy
leg.(noun)
yengeç bacağı
414Math
leg.(noun)
dikkenar
415Math
leg.(noun)
dikkenar
416Math
leg.(noun)
dik kenar
417Marine Biology
leg.(noun)
bölme haydrosu
418Zoology
leg.(noun)
bir tür ötücü kuş
419Zoology
leg.(noun)
pati
420Zoology
leg.(noun)
pençe
421Zoology
leg.(noun)
hayvan ayağı
422Geography
leg.(noun)
büyük bir ırmağa karışan ikinci derecedeki akarsuların her biri
423Military
leg.(noun)
iniş dikmesi
424Military
leg.(noun)
iniş takımı dikmesi
425Sport
leg.(noun)
krikette ortadaki ve kenardaki kale kazığı
426Sport
leg.(noun)
krikette ortadaki ve kenardaki kale kazığı
427Sport
leg.(noun)
ayak teknikleri
428Sport
leg.(noun)
ayak değiştirme
429Sport
leg.(noun)
bacak kapma
430Sport
leg.(noun)
bacak çekme egzersizi
431Sport
leg.(noun)
bacak alıştırmaları
432Sport
leg.(noun)
bacakta darbeye bağlı hissizlik/kramp/ağrı
433Sport
leg.(noun)
bacak koruyucuları
434Sport
leg.(noun)
bacak koruyucusu
435Sport
leg.(noun)
bacak savuruşu
436Sport
leg.(noun)
bacak pres
437Sport
leg.(noun)
bacak germe
438Sport
leg.(noun)
bacak çevirme
439Sport
leg.(noun)
çengel
440Sport
leg.(noun)
oturarak bacakları kullanıp bir ağırlığı bedenden itmekle gerçekleştirilen bir ağırlık egzersizi
441Sport
leg.(noun)
sıçrama bacağı
442Sport
leg.(noun)
bayrak yarışında son etap
443Football
leg.(noun)
oyunun gidişatını değiştirmek için sonradan oyuna dahil edilen oyuncu
444Football
leg.(noun)
yedek oyuncu
445Music
leg.(noun)
dünya turnesinin ilk ayağı
446Theatre
leg.(noun)
iyi şanslar
447British Slang
leg.(verb)
susmak bilmemek
448British Slang
leg.(noun)
penis
449British Slang
leg.(noun)
yarak
450British Slang
leg.(noun)
çük
451British Slang
leg.(noun)
(bir kız ile cinsel ilişkiye girmek amacıyla verilen) içki vb

💡 Kullanım İpucu

"leg." kelimesi 451 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"leg." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git