slide-

İngilizce "slide-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
slide-(noun)
sürgü
2Common Usage
slide-(noun)
slayt
3Common Usage
slide-(noun)
kaydırak
4Common Usage
slide-(noun)
slayt gösterisi
5Irregular Verb
slide-(verb)
slid - slid
6General
slide-(verb)
ustalıkla geçiştirmek (bir meseleyi)
7General
slide-(verb)
ustalıkla atlatmak (bir meseleyi)
8General
slide-(verb)
batmak
9General
slide-(verb)
sokmak
10General
slide-(verb)
sessizce gitmek
11General
slide-(verb)
kapılmak
12General
slide-(verb)
girmek
13General
slide-(verb)
geçiştirmek
14General
slide-(verb)
saplanmak
15General
slide-(verb)
akıp gitmek
16General
slide-(verb)
ustalıkla atlatmak (bir meseleyi)
17General
slide-(verb)
kızak yapmak
18General
slide-(verb)
savuşmak
19General
slide-(verb)
bir şeyi belli etmeden (bir yere) koymak
20General
slide-(verb)
kızak kaymak
21General
slide-(verb)
karnı üzerinde sürünmek
22General
slide-(verb)
kötü yola düşmek
23General
slide-(verb)
ustalıkla geçiştirmek (bir meseleyi)
24General
slide-(verb)
sıvışmak
25General
slide-(verb)
sessizce geçmek
26General
slide-(verb)
sürüklenmek
27General
slide-(verb)
vazgeçmek
28General
slide-(verb)
akışına bırakmak
29General
slide-(verb)
sermek
30General
slide-(verb)
ihmal etmek
31General
slide-(verb)
oluruna bırakmak
32General
slide-(verb)
ilgilenmemek
33General
slide-(verb)
kaymak
34General
slide-(verb)
kaydırmak
35General
slide-(verb)
kayıp düşmek
36General
slide-(verb)
kaosa sürüklenmek
37General
slide-(verb)
unutulmaya yüz tutmak
38General
slide-(verb)
pist dışına çıkmak
39General
slide-(verb)
pistten çıkmak
40General
slide-(verb)
ihmal etmek
41General
slide-(verb)
slayt gösterisi yapmak
42General
slide-(verb)
kaydıraktan kaymak
43General
slide-(verb)
kaydıraktan kaymak
44General
slide-(verb)
kaydıraktan kaymak
45General
slide-(verb)
(dil/konuşma) paslanmak
46General
slide-(verb)
gitmesine izin vermek
47General
slide-(verb)
rahat bırakmak
48General
slide-(verb)
umursamamak
49General
slide-(noun)
kızak yolu
50General
slide-(noun)
kayak yeri
51General
slide-(noun)
diyapozitif
52General
slide-(noun)
çapraz kızak
53General
slide-(noun)
agraf
54General
slide-(noun)
düşüş
55General
slide-(noun)
diya
56General
slide-(noun)
slayt gösterimi
57General
slide-(noun)
slayt göstericisi
58General
slide-(noun)
toprak kayması
59General
slide-(noun)
slayt
60General
slide-(noun)
dia
61General
slide-(noun)
saydam resim
62General
slide-(noun)
slayt
63General
slide-(noun)
patinaj (araba)
64General
slide-(noun)
lam
65General
slide-(noun)
diyapozitif projektörü
66General
slide-(noun)
kaydırak (çocuklar için oyun aracı)
67General
slide-(noun)
diapozitif
68General
slide-(noun)
patensiz kayma
69General
slide-(noun)
diyapozitif projeksiyon makinesi
70General
slide-(noun)
lam (mikroskopta kullanılan)
71General
slide-(noun)
heyelan
72General
slide-(noun)
sürgülü cetvel
73General
slide-(noun)
sürgülü hesap cetveli
74General
slide-(noun)
slayt makinesi
75General
slide-(noun)
sürgülü hesap cetveli
76General
slide-(noun)
su kaydırağı
77General
slide-(noun)
(tüfekte) sürgü
78General
slide-(noun)
ucu/önü açık terlik
79General
slide-(noun)
saydam gösterisi
80General
slide-(noun)
kravat iğnesi
81General
slide-(noun)
su kaydıraklı havuz
82General
slide-(noun)
saç tokası
83General
slide-(noun)
sürgülü kapı
84General
slide-(noun)
çocuk parkı kaydırağı
85General
slide-(noun)
çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz
86General
slide-(noun)
kar kızağı
87General
slide-(adjective)
sürgülü
88Phrasals
slide-(verb)
(birinin/bir şeyin) yanından/önünden kayarak geçmek
89Phrasals
slide-(verb)
zaman hızla/fark etmeden geçmek
90Phrasals
slide-(verb)
zaman su gibi akıvermek/uçup gitmek
91Phrasals
slide-(verb)
zamanın nasıl geçtiğini fark etmemek
92Phrasals
slide-(verb)
(okulu/dersleri/ projeyi/işi) hiç önemsememek
93Phrasals
slide-(verb)
(okula/derslere/projeye/işe) aldırmamak/önem vermemek
94Phrasals
slide-(verb)
(okulu
95Phrasals
slide-(verb)
dönemi
96Phrasals
slide-(verb)
projeyi
97Phrasals
slide-(verb)
işi) çok çalışmadan/çabalamadan bitirmek
98Phrasals
slide-(verb)
aşağıya kaymak
99Phrasals
slide-(verb)
boyunca süzülmek/kaymak
100Phrasals
slide-(verb)
bir şeyden öylece durmak
101Phrasals
slide-(verb)
geriye kaymak
102Phrasals
slide-(verb)
geriye kaymak/çekilmek
103Phrasals
slide-(verb)
kaymak
104Phrasals
slide-(verb)
-den aşağıya kaymak
105Phrasals
slide-(verb)
kayarak inmek
106Phrasals
slide-(verb)
kaydırarak indirmek
107Phrasals
slide-(verb)
aşağı sarkıtmak
108Phrasals
slide-(verb)
(kıyafetini) içine sokmak
109Phrasals
slide-(verb)
(kıyafetini) altına kaydırmak
110Phrasals
slide-(verb)
bir şeyin üstünden kayarak inmek/aşağı kaymak
111Phrasals
slide-(verb)
aşağıya doğru kaymak
112Phrases
slide-(expression)
devamı sonraki slayta
113Idioms
slide-(verb)
(yanından) geçmesine izin vermek
114Idioms
slide-(verb)
fark etmeden geçirmek
115Idioms
slide-(verb)
(topu) kaçırmak/yakalayamamak
116Idioms
slide-(verb)
(önemli bir tarihi, planı) kaçırmak/unutmak
117Idioms
slide-(verb)
(zamanı) anlayamadan geçirmek
118Idioms
slide-(verb)
(zamanın) akıp gittiğini fark etmemek
119Idioms
slide-(verb)
(zamanı) boş geçirmek
120Idioms
slide-(verb)
akışına bırakmak
121Idioms
slide-(verb)
akışına bırakmak
122Idioms
slide-(verb)
boşlamak
123Idioms
slide-(verb)
boşa vakit harcamak
124Idioms
slide-(verb)
ihmal etmek
125Idioms
slide-(verb)
ihmal etmek
126Idioms
slide-(verb)
ilgilenmemek
127Idioms
slide-(verb)
ilgilenmemek
128Idioms
slide-(verb)
işi sermek
129Idioms
slide-(verb)
oluruna bırakmak
130Idioms
slide-(verb)
oluruna bırakmak
131Idioms
slide-(verb)
sermek
132Idioms
slide-(verb)
sermek
133Idioms
slide-(verb)
(fırsat/bir cisim) ellerinden kayıp gitmek
134Idioms
slide-(verb)
(zorluk çıkarmadan) almak/geçmesine izin vermek
135Speaking
slide-(verb)
hayatı akışına bırakmak
136Speaking
slide-(expression)
kaydıraktan kayıyor
137Speaking
slide-(expression)
kaydıraktan kayıyor
138Slang
slide-(verb)
birine DM'den yürümek
139Slang
slide-(verb)
dmden yürümek
140Slang
slide-(verb)
birine DM'den yürümek
141Slang
slide-(verb)
dmden yürümek
142Slang
slide-(expression)
boşver
143Trade/Economic
slide-(noun)
kar azalışı
144Trade/Economic
slide-(noun)
sürgülü hesap cetveli
145Technical
slide-(verb)
kaydırmak
146Technical
slide-(verb)
kaymak
147Technical
slide-(noun)
akarak kayma
148Technical
slide-(noun)
akma şeklinde kayma
149Technical
slide-(noun)
ayarlayıcı sürgü
150Technical
slide-(noun)
ayarlayım sürgü
151Technical
slide-(noun)
basit sürgülü valf
152Technical
slide-(noun)
buhar sürgülü vanası
153Technical
slide-(noun)
çekmece kolu
154Technical
slide-(noun)
çift portlu (geçitli) sürgülü çekmece
155Technical
slide-(noun)
çapraz dayak
156Technical
slide-(noun)
çok kaydırmalı basgaç
157Technical
slide-(noun)
çekme masa kızağı
158Technical
slide-(noun)
çok kaydırmalı pres
159Technical
slide-(noun)
çekmece muhafazası
160Technical
slide-(noun)
çapraz kızak
161Technical
slide-(noun)
çerçeveli film
162Technical
slide-(noun)
dairesel sürgülü valf
163Technical
slide-(noun)
dairesel sürgülü cetvel
164Technical
slide-(noun)
düz sürgülü vana
165Technical
slide-(noun)
dört kaymalı basgaç
166Technical
slide-(noun)
döner sürgülü vana
167Technical
slide-(noun)
emme şiberi
168Technical
slide-(noun)
gaz kelebeği sürgüsü
169Technical
slide-(noun)
fotoğraf slaytı
170Technical
slide-(noun)
fren mili glisiyeri
171Technical
slide-(noun)
gerilek kayma
172Technical
slide-(noun)
gerileyici kayma
173Technical
slide-(noun)
geriye doğru gelişen kayma
174Technical
slide-(noun)
havalı bant
175Technical
slide-(noun)
hesap cetveli
176Technical
slide-(noun)
jaluzi tip ayar damperi
177Technical
slide-(noun)
ince destek
178Technical
slide-(noun)
kapı sürmesi
179Technical
slide-(noun)
kapak sürgü kolu
180Technical
slide-(noun)
kızaklı rulman
181Technical
slide-(noun)
kayma açısı
182Technical
slide-(noun)
katlanan dam kızağı
183Technical
slide-(noun)
kayılan yer
184Technical
slide-(noun)
kaya kayması
185Technical
slide-(noun)
kayıcı blok
186Technical
slide-(noun)
kayma
187Technical
slide-(noun)
kayar tablalı makine
188Technical
slide-(noun)
kayıcı şerit
189Technical
slide-(noun)
kaya parçacıkları kayması
190Technical
slide-(noun)
kılavuz ray
191Technical
slide-(noun)
kaymalı tel
192Technical
slide-(noun)
kaymaya dayanım
193Technical
slide-(noun)
kayış
194Technical
slide-(noun)
kayıcı tampon
195Technical
slide-(noun)
kayıcı segman
196Technical
slide-(noun)
kemer ayar kızağı
197Technical
slide-(noun)
kil kayması
198Technical
slide-(noun)
kayar kapaklı piriz
199Technical
slide-(noun)
kayıcı pul
200Technical
slide-(noun)
kayıcı yatak
201Technical
slide-(noun)
kayma düzlemi
202Technical
slide-(noun)
kayıcı mandal
203Technical
slide-(noun)
kayıcı
204Technical
slide-(noun)
kaydırak
205Technical
slide-(noun)
kayıcı plaka
206Technical
slide-(noun)
kaymazlık
207Technical
slide-(noun)
kayıcı halka
208Technical
slide-(noun)
kodachrome saydam filmi
209Technical
slide-(noun)
kontrol sürgüsü
210Technical
slide-(noun)
lam
211Technical
slide-(noun)
moloz kayması
212Technical
slide-(noun)
otomatik slayt projeksiyon cihazı
213Technical
slide-(noun)
piston valf
214Technical
slide-(noun)
piston sürgülü valfı
215Technical
slide-(noun)
paralel sürgülü vana
216Technical
slide-(noun)
parça
217Technical
slide-(noun)
pistonlu sürgülü vana
218Technical
slide-(noun)
renkli saydam resim
219Technical
slide-(noun)
renkli diya
220Technical
slide-(noun)
renkli slayt
221Technical
slide-(noun)
saydam göstericisi
222Technical
slide-(noun)
sağ taraf
223Technical
slide-(noun)
slayd geyt
224Technical
slide-(noun)
silikat mikroskop lamı
225Technical
slide-(noun)
sürmeli kumpas
226Technical
slide-(noun)
sürgülü çekiç
227Technical
slide-(noun)
sürmeli kumpas
228Technical
slide-(noun)
şiber valf
229Technical
slide-(noun)
sürgülü vana gövdesi
230Technical
slide-(noun)
sürgülü kontrol vanası
231Technical
slide-(noun)
su kaydırağı
232Technical
slide-(noun)
sürgülü emme vanası
233Technical
slide-(noun)
sürgülü trombon
234Technical
slide-(noun)
sürgülü vana
235Technical
slide-(noun)
sürgülü muhafaza
236Technical
slide-(noun)
sürgülü reosta
237Technical
slide-(noun)
sürgülü klepe
238Technical
slide-(noun)
sürgü kolu
239Technical
slide-(noun)
sürgülü vana gövdesi
240Technical
slide-(noun)
sürgülü tapa
241Technical
slide-(noun)
sürgülü valf yüzeyi
242Technical
slide-(noun)
şiber vana
243Technical
slide-(noun)
sürme mastar
244Technical
slide-(noun)
sürgülü bobin
245Technical
slide-(noun)
sürgülü eleman
246Technical
slide-(noun)
sürgü
247Technical
slide-(noun)
sürgülü cetvel
248Technical
slide-(noun)
supap sürgüsü
249Technical
slide-(noun)
sürgülü tapa deliği
250Technical
slide-(noun)
sürgülü valf
251Technical
slide-(noun)
sürgülü ray
252Technical
slide-(noun)
valf bağlantı kolu
253Technical
slide-(noun)
üç yollu sürgülü vana
254Technical
slide-(noun)
yarım bilezik
255Technical
slide-(noun)
yatak kızağı
256Technical
slide-(noun)
yön değiştirme sürgülü valfi
257Technical
slide-(adjective)
kayıcı mafsallı
258Technical
slide-(adjective)
kaymaz
259Technical
slide-(adjective)
sürgülü
260Technical
slide-(adjective)
saydam
261Computer
slide-(noun)
asıl slayt
262Computer
slide-(noun)
açılan menü/önceki slayt
263Computer
slide-(noun)
başlık slaydı
264Computer
slide-(noun)
bir tür kayan yazı
265Computer
slide-(noun)
geçerli slayt
266Computer
slide-(noun)
gelişmiş slayt
267Computer
slide-(noun)
gizli slayt
268Computer
slide-(noun)
görüntülenen son slayt
269Computer
slide-(noun)
her slayt
270Computer
slide-(noun)
ilk slayt
271Computer
slide-(noun)
ilk slayt
272Computer
slide-(noun)
küçük slayt
273Computer
slide-(noun)
microsoft powerpoint slaydı
274Computer
slide-(noun)
önceki slayt
275Computer
slide-(noun)
powerpoint slayt
276Computer
slide-(noun)
powerpoint slayt gösterileri
277Computer
slide-(noun)
slayt
278Computer
slide-(noun)
slayt yapısı
279Computer
slide-(noun)
slayt gösteri yardımı
280Computer
slide-(noun)
slayt metre
281Computer
slide-(noun)
slayt bulucusu
282Computer
slide-(noun)
slayt gösteri kutusu
283Computer
slide-(noun)
slayt geçişi
284Computer
slide-(noun)
slayt başlık biçemi
285Computer
slide-(noun)
slayt görünümü
286Computer
slide-(noun)
slayt altbilgi
287Computer
slide-(noun)
slayt başlıkları
288Computer
slide-(noun)
slayt resim alanı
289Computer
slide-(noun)
slayt düzeni
290Computer
slide-(noun)
slayt rehberi
291Computer
slide-(noun)
slayt başlığı
292Computer
slide-(noun)
slayt şov
293Computer
slide-(noun)
slayt önizleme
294Computer
slide-(noun)
slayt başlığı noktası
295Computer
slide-(noun)
slayt sıralayıcısı
296Computer
slide-(noun)
slayt değişiklikleri
297Computer
slide-(noun)
slayt resmi
298Computer
slide-(noun)
slayt tasarımı
299Computer
slide-(noun)
slayt başlığı
300Computer
slide-(noun)
slayt aralığı
301Computer
slide-(noun)
slayt süresi
302Computer
slide-(noun)
slayt numarası
303Computer
slide-(noun)
slayt ölçer
304Computer
slide-(noun)
slayt renk grubu
305Computer
slide-(noun)
slayt no
306Computer
slide-(noun)
slayt listesi görünümü
307Computer
slide-(noun)
sonraki slayt
308Computer
slide-(noun)
yansı
309Computer
slide-(noun)
yeni slayt
310Computer
slide-(noun)
35mm film slaydı
311Computer
slide-(adjective)
geçişli
312Computer
slide-(expression)
bir noktaya kaydır
313Computer
slide-(expression)
başlık ve yerbelirleyici metninin slaydın dışında olup olmadığını denetle
314Computer
slide-(expression)
beni slayda götür
315Computer
slide-(expression)
bu slayt bittiğinde dur
316Computer
slide-(expression)
başlık slaydında gösterme
317Computer
slide-(expression)
gizli slayda git
318Computer
slide-(expression)
ilk slayda dön
319Computer
slide-(expression)
önceki slayda dön
320Computer
slide-(expression)
o slayda git
321Computer
slide-(expression)
slayt metni yerleştir
322Computer
slide-(expression)
slayt özetle
323Computer
slide-(expression)
slayt numaralarını ve slayt aralığını girin
324Computer
slide-(expression)
slayt sil
325Computer
slide-(expression)
slayt genişlet
326Computer
slide-(expression)
slayt başlığı yok
327Computer
slide-(expression)
slayt gizle
328Computer
slide-(expression)
sonraki slayda ilerle
329Computer
slide-(expression)
slayt nesnesi düzenle
330Computer
slide-(expression)
soldan kaydır
331Computer
slide-(expression)
slayt çoğalt
332Computer
slide-(expression)
slayt gösterisini bitir
333Computer
slide-(expression)
slayt sürelerini kullan
334Computer
slide-(expression)
slayt kopyala
335Computer
slide-(expression)
slayt katıştır
336Computer
slide-(expression)
siyah slaytla bitir
337Computer
slide-(expression)
slayt gösterisi sırasında
338Computer
slide-(expression)
slayt gönder
339Computer
slide-(expression)
slayda ekle
340Computer
slide-(expression)
slayt düzenle
341Computer
slide-(expression)
slayda git
342Computer
slide-(expression)
sola kaydır
343Computer
slide-(expression)
slayt gösterisi için en uygun ölçek
344Computer
slide-(expression)
yeni slayt iletişimini göster
345Informatics
slide-(noun)
saydama dönüştürücü
346Telecom
slide-(noun)
kızaklı cep telefonu
347Mechanic
slide-(noun)
dikey veya yatay ayarlanabilir kızakları olan torna tezgahı
348Mechanic
slide-(noun)
çapraz kızak
349Mechanic
slide-(noun)
kızak
350Mechanic
slide-(noun)
takım kızağı
351Television
slide-(noun)
renkli slayt
352Television
slide-(noun)
renkli saydam resim
353Television
slide-(noun)
renkli diya
354Textile
slide-(noun)
fermuar
355Construction
slide-(noun)
katlanan dam kızağı
356Construction
slide-(noun)
lam
357Automotive
slide-(noun)
avans kayıcı stoperi
358Automotive
slide-(noun)
çekiş kontrol kolu
359Automotive
slide-(noun)
çapraz kızak
360Automotive
slide-(noun)
kayar pim
361Automotive
slide-(noun)
kayıcı pim
362Automotive
slide-(noun)
silindir sürgü
363Automotive
slide-(noun)
sürgülü anahtar
364Automotive
slide-(noun)
sürgülü valf
365Automotive
slide-(noun)
tel çektirme aleti
366Aeronautic
slide-(noun)
acil durum kaydırağı
367Aeronautic
slide-(noun)
kuyruk üzerinde kayış
368Aeronautic
slide-(noun)
tahliye kaydırağı
369Marine
slide-(noun)
direk üzerinde yelkeni kaldırıp indirmeye yarayan bir kombinasyon
370Mining
slide-(noun)
kayma dayanımı
371Medical
slide-(noun)
lam aglütinasyonu
372Medical
slide-(noun)
lam aglütinasyon testi
373Math
slide-(noun)
sürgülü cetvel
374Biology
slide-(noun)
cam deney plakası
375Biology
slide-(noun)
preparat
376Biology
slide-(noun)
üzerine numune konulan cam plaka
377Environment
slide-(noun)
dairesel kayma
378Environment
slide-(noun)
kayma yüzeyi
379Environment
slide-(noun)
kaya akması
380Environment
slide-(noun)
moloz kayması
381Environment
slide-(noun)
moloz toprak birikinti kayması
382Environment
slide-(noun)
yatak düzlemi kayması
383Meteorology
slide-(noun)
çamur kayması
384Meteorology
slide-(noun)
gold sürgüsü
385Geology
slide-(noun)
kaya kayması
386Geology
slide-(noun)
örtü kayması
387Geology
slide-(noun)
palinolojik preparat
388Geology
slide-(noun)
yüzeysel toprak kayması
389Geology
slide-(noun)
yerçekimi kayması
390Military
slide-(noun)
askeri hesap cetveli
391Military
slide-(noun)
apolet
392Military
slide-(noun)
askeri sürgülü cetvel
393Military
slide-(noun)
istikamet açısı düzeltme sürgülü cetveli
394Military
slide-(noun)
namlu kızağı
395Hunting
slide-(noun)
gez sürgüsü
396Hunting
slide-(noun)
kapak takımı
397Hunting
slide-(noun)
pompa hareketli doldurma sistemi
398Hunting
slide-(noun)
sürgüye monte edilmiş emniyet sistemi
399Hunting
slide-(noun)
sürgü tutucu mandalı
400Hunting
slide-(noun)
sürgüyü son atışta açık tutan eleman
401Hunting
slide-(noun)
sürgü tutucu yayı
402Hunting
slide-(noun)
sürgü tutucu pimi
403Hunting
slide-(noun)
sürgü tutucu
404Hunting
slide-(noun)
sürgü tutma kolu
405Hunting
slide-(noun)
tetik sürgüsü
406Hunting
slide-(noun)
yerine getirici süngü yayı
407Sport
slide-(noun)
çelik bir halat ile tepeden aşağıya iniş
408Sport
slide-(noun)
çelik bir halat ile tepeden aşağıya iniş
409Music
slide-(noun)
metal nefesli çalgıları akort ederken kullanılan ayarlanabilir parça
410Music
slide-(noun)
sürgülü trombon
411Bookbindery
slide-(noun)
ciltleme üçgen profil

💡 Kullanım İpucu

"slide-" kelimesi 411 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"slide-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git