slip-

İngilizce "slip-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
slip-(verb)
kaymak
2Common Usage
slip-(verb)
sürçmek
3General
slip-(verb)
geriye doğru kaymak
4General
slip-(verb)
ağzından kaçırmak
5General
slip-(verb)
kaçırmak
6General
slip-(verb)
kaçmak
7General
slip-(verb)
sürmek
8General
slip-(verb)
tüymek
9General
slip-(verb)
ağzından laf kaçırmak
10General
slip-(verb)
geçip gitmek
11General
slip-(verb)
kaçmak
12General
slip-(verb)
gerilemek
13General
slip-(verb)
sürçmek
14General
slip-(verb)
omzu çıkmak
15General
slip-(verb)
dikkati çekmeden sessizce gitmek
16General
slip-(verb)
ayağı kaymak
17General
slip-(verb)
çıkarmak
18General
slip-(verb)
atlatmak
19General
slip-(verb)
ağzından kaçırmak
20General
slip-(verb)
zaman akıp gitmek
21General
slip-(verb)
bahsetmek
22General
slip-(verb)
sıvışıp gitmek
23General
slip-(verb)
çözülmek
24General
slip-(verb)
yanlış yapmak
25General
slip-(verb)
akıp gitmek
26General
slip-(verb)
gizlice vermek
27General
slip-(verb)
giymek (giysiyi)
28General
slip-(verb)
birşeyi belli etmeden bir yere koymak
29General
slip-(verb)
sürçmek
30General
slip-(verb)
kötüye gitmek (durum)
31General
slip-(verb)
tutuşturmak
32General
slip-(verb)
çıkarmak
33General
slip-(verb)
yanılmak
34General
slip-(verb)
kaçmak
35General
slip-(verb)
sıyırmak
36General
slip-(verb)
sıkıştırmak
37General
slip-(verb)
düşmek (değer)
38General
slip-(verb)
kaçırmak
39General
slip-(verb)
süzülmek
40General
slip-(verb)
çıkarmak (giysiyi)
41General
slip-(verb)
girmek
42General
slip-(verb)
belli etmeden çıkmak
43General
slip-(verb)
yanılmak
44General
slip-(verb)
salıvermek
45General
slip-(verb)
giymek (giysiyi)
46General
slip-(verb)
elinden kaçırmak (fırsat vb)
47General
slip-(verb)
atlatmak
48General
slip-(verb)
giymek
49General
slip-(verb)
savuşmak
50General
slip-(verb)
dikkati çekmeden sessizce girmek
51General
slip-(verb)
kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden)
52General
slip-(verb)
gizlice vermek
53General
slip-(verb)
karışmak
54General
slip-(verb)
serbest bırakmak
55General
slip-(verb)
ağzından kaçırmak
56General
slip-(verb)
kaybetmek
57General
slip-(verb)
tüymek
58General
slip-(verb)
sokuvermek
59General
slip-(verb)
tutuşturmak
60General
slip-(verb)
geçirmek
61General
slip-(verb)
elinden kaçırmak
62General
slip-(verb)
dikkati çekmeden sessizce gitmek
63General
slip-(verb)
geçirmek
64General
slip-(verb)
eline tutuşturmak
65General
slip-(verb)
sıvışmak
66General
slip-(verb)
hata yapmak
67General
slip-(verb)
akıp gitmek (zaman)
68General
slip-(verb)
hata yapmak
69General
slip-(verb)
sıvışmak
70General
slip-(verb)
ekmek
71General
slip-(verb)
sıkıştırmak
72General
slip-(verb)
kaymak
73General
slip-(verb)
atlatmak
74General
slip-(verb)
elinden kaymak
75General
slip-(verb)
aklından çıkmak
76General
slip-(verb)
akıldan çıkmak
77General
slip-(verb)
ayağı kaymak
78General
slip-(verb)
yurt dışına çıkış yapmak
79General
slip-(verb)
yurt dışına çıkış yapmak
80General
slip-(verb)
fırsat tepmek
81General
slip-(verb)
salıvermek
82General
slip-(verb)
karamsarlığa düşmek
83General
slip-(verb)
karamsarlığa kapılmak
84General
slip-(verb)
aklından uçup gitmek
85General
slip-(verb)
dikkatinden kaçmak
86General
slip-(verb)
unutmak
87General
slip-(verb)
hatırlayamamak
88General
slip-(verb)
aklından gitmek
89General
slip-(verb)
kayıp düşmek
90General
slip-(verb)
kayıp boynunu kırmak
91General
slip-(verb)
komaya girmek
92General
slip-(verb)
cebinden kayıp düşmek
93General
slip-(noun)
dil sürçmesi
94General
slip-(noun)
çelik
95General
slip-(noun)
kadın iç gömleği
96General
slip-(noun)
dil sürçmesi ile bilinçaltındaki fikirleri açıklama
97General
slip-(noun)
gaf
98General
slip-(noun)
evlat
99General
slip-(noun)
külot
100General
slip-(noun)
otoyola katılan veya otoyoldan ayrılan yol
101General
slip-(noun)
toprak kayması
102General
slip-(noun)
ufak yanlış
103General
slip-(noun)
yastık kılıfı
104General
slip-(noun)
tali yol
105General
slip-(noun)
kombinezon (kadın iç çamaşırı)
106General
slip-(noun)
kayış
107General
slip-(noun)
çıta
108General
slip-(noun)
çelik (köklendirilmek üzere kesilen)
109General
slip-(noun)
uzunca kağıt parçası
110General
slip-(noun)
falso
111General
slip-(noun)
yanlışlık
112General
slip-(noun)
ters atımlı fay
113General
slip-(noun)
kaçırma
114General
slip-(noun)
yastık kılıfı
115General
slip-(noun)
tuğla
116General
slip-(noun)
aksilik
117General
slip-(noun)
dil sürçmesi
118General
slip-(noun)
fiş
119General
slip-(noun)
sürçme
120General
slip-(noun)
aşı kalemi (bitki)
121General
slip-(noun)
sürçü lisan
122General
slip-(noun)
hata
123General
slip-(noun)
tasma kayışı
124General
slip-(noun)
gaf
125General
slip-(noun)
kasa fişi
126General
slip-(noun)
savrulma
127General
slip-(noun)
mobilya kumaşı
128General
slip-(noun)
mobilya örtüsü
129General
slip-(noun)
sevk irsaliyesi
130General
slip-(noun)
kart slipi
131General
slip-(noun)
kredi kartı slipi
132General
slip-(noun)
kısa külot
133General
slip-(noun)
aksilik
134General
slip-(noun)
sürç-ü lisan
135General
slip-(noun)
sürçme
136General
slip-(noun)
geçme
137General
slip-(noun)
konuşanın istemeyerek bilinçaltındaki düşüncelerini açıklaması
138General
slip-(noun)
yazma hatası
139General
slip-(noun)
iç eteklik
140General
slip-(noun)
jüpon
141General
slip-(noun)
yastık kılıfı
142General
slip-(noun)
freudyen dil sürçmesi
143General
slip-(noun)
dil sürçmesi
144General
slip-(noun)
elin kayması
145General
slip-(noun)
astar
146General
slip-(noun)
kaymaz paspas
147General
slip-(noun)
kaymaz altlık
148General
slip-(noun)
parmak arası terlik
149General
slip-(noun)
servis fişi
150General
slip-(noun)
hata
151General
slip-(noun)
falso
152General
slip-(noun)
yanlış
153General
slip-(noun)
gemici bağı
154General
slip-(noun)
balıkçı bağı
155General
slip-(noun)
geç kağıdı
156General
slip-(noun)
bahis kuponu
157General
slip-(noun)
çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz
158General
slip-(adjective)
parmak kadar
159Phrasals
slip-(verb)
sıvışmak
160Phrasals
slip-(verb)
üzerine aceleyle bir şeyler geçirmek
161Phrasals
slip-(verb)
ne bulduysa giymek
162Phrasals
slip-(verb)
üstünden çıkarıvermek
163Phrasals
slip-(verb)
öylesine kaymak
164Phrasals
slip-(verb)
etrafından/çevresinden sıvışmak
165Phrasals
slip-(verb)
sıvışarak arka tarafa geçmek
166Phrasals
slip-(verb)
kayarak vakit geçirmek
167Phrasals
slip-(verb)
atlatmak
168Phrasals
slip-(verb)
arkaya dolanmak
169Phrasals
slip-(verb)
sıvışarak kaçmak
170Phrasals
slip-(verb)
aşağıda sıyırmak
171Phrasals
slip-(verb)
bir şeyin arasından içinden geçmek/geçirmek
172Phrasals
slip-(verb)
farkedilmeden/göze çarpmadan bir kimseyi/bir şeyi atlatmak/geçmek
173Phrasals
slip-(verb)
geri düşmek (sıralamada)
174Phrasals
slip-(verb)
geriye doğru çekmek
175Phrasals
slip-(verb)
kaymak
176Phrasals
slip-(verb)
kandırmak
177Phrasals
slip-(verb)
sessizce/gizlice/sinsice yanaşmak
178Phrasals
slip-(verb)
sıvışmak
179Phrasals
slip-(verb)
sıvışmak
180Phrasals
slip-(verb)
(ayağı) bir yerden kaymak
181Phrasals
slip-(verb)
(bir şeyi gözden kaçırarak/dalgınlıkla) hata/yanlış yapmak
182Phrasals
slip-(verb)
(sessizce) yerine koymak/geri vermek
183Phrasals
slip-(verb)
aşağı kaymak
184Phrasals
slip-(verb)
kayarak düşmek
185Phrasals
slip-(verb)
sıyırmak
186Phrasals
slip-(verb)
aşağı sıyırmak
187Phrasals
slip-(verb)
aşağı kaydırmak
188Phrasals
slip-(verb)
gizlice kaydırmak/kaymak
189Phrasals
slip-(verb)
fark ettirmeden kaymak/kaydırmak
190Phrasals
slip-(verb)
sıvışmak
191Phrasals
slip-(verb)
sıvıştırmak
192Phrasals
slip-(verb)
bir şeyin içine sıkıştırmak/tıkıştırmak
193Phrasals
slip-(verb)
(sıralamada) geri düşmek
194Phrasals
slip-(verb)
değer kaybetmek
195Phrasals
slip-(verb)
aşağı sıyırmak/kaydırmak
196Phrasals
slip-(verb)
aşağı kaymak/sıyrılmak/düşmek
197Proverb
slip-(-1)
dereyi görmeden paçayı sıvama
198Colloquial
slip-(verb)
ağzından kaçırmak
199Colloquial
slip-(verb)
kayıp düşmek
200Colloquial
slip-(noun)
meme ucunun kazara görünmesi
201Colloquial
slip-(noun)
meme ucu frikiği
202Colloquial
slip-(noun)
meme ucu frikiği
203Colloquial
slip-(noun)
meme ucunun kazara görünmesi
204Colloquial
slip-(expression)
çak!
205Colloquial
slip-(expression)
çak!
206Colloquial
slip-(expression)
çak bi beşlik
207Colloquial
slip-(expression)
çak bir beşlik
208Colloquial
slip-(expression)
çak bi beşlik
209Colloquial
slip-(expression)
çak bir beşlik
210Idioms
slip-(verb)
birini atlatmak
211Idioms
slip-(verb)
serbest kalmak
212Idioms
slip-(verb)
birini ekmek
213Idioms
slip-(verb)
kendini zorluklardan çekip çıkarmak
214Idioms
slip-(verb)
gözden/dikkatten kaçmak
215Idioms
slip-(verb)
farkına varılamamak
216Idioms
slip-(verb)
fark edilememek
217Idioms
slip-(verb)
gözünden/dikkatinden kaçmak
218Idioms
slip-(verb)
farkına varamamak
219Idioms
slip-(verb)
fark edememek
220Idioms
slip-(verb)
kafayı sıyırmak
221Idioms
slip-(verb)
contaları oynamak
222Idioms
slip-(verb)
tahtaları eksik olmak
223Idioms
slip-(verb)
kafası karışmak
224Idioms
slip-(verb)
kafayı yemek
225Idioms
slip-(verb)
üstüne rahat bir şeyler almak
226Idioms
slip-(verb)
üstüne rahat bir şeyler alıp gelmek
227Idioms
slip-(verb)
üstüne hafif bir şeyler almak
228Idioms
slip-(verb)
üstüne rahat bir şeyler giymek
229Idioms
slip-(verb)
(yanından) geçmesine izin vermek
230Idioms
slip-(verb)
fark etmeden geçirmek
231Idioms
slip-(verb)
(topu) kaçırmak/yakalayamamak
232Idioms
slip-(verb)
(hatayı) kaçırmak
233Idioms
slip-(verb)
gözünden kaçırmak
234Idioms
slip-(verb)
(önemli bir tarihi, planı) kaçırmak/unutmak
235Idioms
slip-(verb)
(başka bir şeye) dikkatini verememek
236Idioms
slip-(verb)
(zamanı) anlayamadan geçirmek
237Idioms
slip-(verb)
(zamanın) akıp gittiğini fark etmemek
238Idioms
slip-(verb)
(zamanı) boş geçirmek
239Idioms
slip-(verb)
fırsattan/şanstan yararlanamamak
240Idioms
slip-(verb)
(yanından) geçmesine izin vermek
241Idioms
slip-(verb)
fark etmeden geçirmek
242Idioms
slip-(verb)
(topu) kaçırmak/yakalayamamak
243Idioms
slip-(verb)
(önemli bir tarihi, planı) kaçırmak/unutmak
244Idioms
slip-(verb)
(zamanı) anlayamadan geçirmek
245Idioms
slip-(verb)
(zamanın) akıp gittiğini fark etmemek
246Idioms
slip-(verb)
(zamanı) boş geçirmek
247Idioms
slip-(verb)
aklından çıkmak
248Idioms
slip-(verb)
aklından çıkmak
249Idioms
slip-(verb)
arada kaynamak
250Idioms
slip-(verb)
arka plana düşmek
251Idioms
slip-(verb)
bir şeyi ağzından kaçırmak
252Idioms
slip-(verb)
bir şeyi ağzından kaçırmak
253Idioms
slip-(verb)
birisinin içkisine gizlice ilaç koymak
254Idioms
slip-(verb)
boşa vakit harcamak
255Idioms
slip-(verb)
birisinin içkisine gizlice ilaç koymak
256Idioms
slip-(verb)
birisinin içkisine gizlice ilaç koymak
257Idioms
slip-(verb)
ceviz kırmak
258Idioms
slip-(verb)
dikkatinden çıkmak
259Idioms
slip-(verb)
ceza almadan kurtulmak
260Idioms
slip-(verb)
cezadan yırtmak
261Idioms
slip-(verb)
fırsatı kaybetmek
262Idioms
slip-(verb)
fırsatı yitirmek
263Idioms
slip-(verb)
gözünden kaçmak
264Idioms
slip-(verb)
ellerinin ucundan kaçırmak
265Idioms
slip-(verb)
elinden kaçıp gitmesine izin vermek
266Idioms
slip-(verb)
fırsatı elinden kaçırmak
267Idioms
slip-(verb)
geri plana düşmek
268Idioms
slip-(verb)
gözünden kaçmak
269Idioms
slip-(verb)
elinden kaçıp gitmesine izin vermek
270Idioms
slip-(verb)
elinden kaçırmak
271Idioms
slip-(verb)
elinden kaçırmak
272Idioms
slip-(verb)
gözden kaçmak
273Idioms
slip-(verb)
elinden kaçmak
274Idioms
slip-(verb)
ellerinden kayıp gitmek
275Idioms
slip-(verb)
hatırından çıkmak
276Idioms
slip-(verb)
ihmal edilmek
277Idioms
slip-(verb)
ihmal edilmek
278Idioms
slip-(verb)
kaçarak birinin elinden kurtulmak
279Idioms
slip-(verb)
parmaklarından kayıp gitmek
280Idioms
slip-(verb)
parmaklarının ucundan kaçırmak
281Idioms
slip-(verb)
parmaklarının arasından kaçırmak
282Idioms
slip-(verb)
paçayı yırtmak
283Idioms
slip-(verb)
parmaklarının ucundan kaçırmak
284Idioms
slip-(verb)
parmaklarının ucundan kayıp gitmek
285Idioms
slip-(verb)
parmaklarının arasından kaçıp gitmek
286Idioms
slip-(verb)
sırrı ağzından kaçırmak
287Idioms
slip-(verb)
unutulmaya yüz tutmak
288Idioms
slip-(verb)
unutulmaya yüz tutmak
289Idioms
slip-(verb)
yanına kar kalmak
290Idioms
slip-(verb)
yakalamışken kaçırmak
291Idioms
slip-(verb)
unutulup gitmek
292Idioms
slip-(verb)
(fırsat/bir cisim) ellerinden kayıp gitmek
293Idioms
slip-(verb)
unutulup gitmek
294Idioms
slip-(verb)
(birini) işten kovmak
295Idioms
slip-(verb)
(birini) işten çıkarmak
296Idioms
slip-(verb)
(birini) işten atmak
297Idioms
slip-(noun)
kalem hatası
298Idioms
slip-(noun)
sürçülisan
299Idioms
slip-(noun)
ufak tefek zayıf genç erkek/kız
300Idioms
slip-(noun)
yazı hatası
301Idioms
slip-(adjective)
minyon
302Idioms
slip-(adjective)
çıtı pıtı
303Idioms
slip-(adjective)
ufacık tefecik
304Idioms
slip-(adjective)
narin
305Idioms
slip-(adjective)
çıtı pıtı
306Idioms
slip-(adjective)
ufak/kısa (bir şey)
307Speaking
slip-(expression)
benim gözümden kaçar mı sandınız?
308Slang
slip-(verb)
birisinin elini sıkmak
309Slang
slip-(verb)
birinin elini sıkmak
310Slang
slip-(verb)
biriyle el sıkışmak
311Slang
slip-(verb)
birini atlatmak/ekmek
312Slang
slip-(verb)
biriyle tokalaşmak
313Slang
slip-(verb)
birini atlatmak/ekmek
314Slang
slip-(verb)
çileden çıkmak
315Slang
slip-(verb)
hata yapmak
316Slang
slip-(verb)
soğukkanlılığını kaybetmek
317Slang
slip-(verb)
tepesinin tası atmak
318Slang
slip-(noun)
bilmeden frikik verme
319Slang
slip-(noun)
gayri meşru çocuk
320Slang
slip-(noun)
kıyafetin azizliğine uğrama
321Slang
slip-(noun)
piç
322Trade/Economic
slip-(noun)
ambar tesellüm fişi
323Trade/Economic
slip-(noun)
banka zimmet dekontu
324Trade/Economic
slip-(noun)
banka cüzdanı
325Trade/Economic
slip-(noun)
banka alacak dekontu
326Trade/Economic
slip-(noun)
bordro
327Trade/Economic
slip-(noun)
fiş
328Trade/Economic
slip-(noun)
föy
329Trade/Economic
slip-(noun)
havaleye eklenen açıklayıcı belge
330Trade/Economic
slip-(noun)
işten çıkarma bildirimi
331Trade/Economic
slip-(noun)
iade formu
332Trade/Economic
slip-(noun)
iade belgesi
333Trade/Economic
slip-(noun)
iş kabul pusulası
334Trade/Economic
slip-(noun)
malzeme talep fişi
335Trade/Economic
slip-(noun)
maaş bordrosu
336Trade/Economic
slip-(noun)
mevduat fişi
337Trade/Economic
slip-(noun)
ödeme bordrosu
338Trade/Economic
slip-(noun)
ödenecek senetler bordrosu
339Trade/Economic
slip-(noun)
ödeme fişi
340Trade/Economic
slip-(noun)
ödeme fişi
341Trade/Economic
slip-(noun)
satış alındısı
342Trade/Economic
slip-(noun)
römiz fişi
343Trade/Economic
slip-(noun)
satış belgesi
344Trade/Economic
slip-(noun)
satış fişi
345Trade/Economic
slip-(noun)
referans fişi
346Trade/Economic
slip-(noun)
sipariş bülteni
347Trade/Economic
slip-(noun)
tediye makbuzu
348Trade/Economic
slip-(noun)
tahakkuk fişi
349Trade/Economic
slip-(noun)
tonaj pusulası
350Trade/Economic
slip-(noun)
toprak kayması
351Trade/Economic
slip-(noun)
ücret makbuzu
352Trade/Economic
slip-(noun)
vezne makbuzu
353Trade/Economic
slip-(noun)
ücret hesap pusulası
354Trade/Economic
slip-(noun)
ücret bordrosu
355Trade/Economic
slip-(noun)
ücret pusulası
356Trade/Economic
slip-(noun)
volan
357Law
slip-(noun)
banka zimmet dekontu
358Law
slip-(noun)
banka alacak dekontu
359Law
slip-(noun)
sehvi kelam
360Politics
slip-(verb)
sınırı geçmek
361Politics
slip-(verb)
sınırı geçmek
362Insurance
slip-(noun)
açık slip
363Insurance
slip-(noun)
asli slip
364Insurance
slip-(noun)
bir sigorta başvurusunun geçici olarak kabul edildiğini gösteren belge
365Insurance
slip-(noun)
poliçe belgesi olarak kullanılan broker slip'i
366Insurance
slip-(noun)
sigorta slipi
367Technical
slip-(verb)
kaymak
368Technical
slip-(verb)
kaydırmak
369Technical
slip-(noun)
kolayca veya otomatik çözülebilecek şekilde ayarlanmış kanca
370Technical
slip-(noun)
akım alma bileziği
371Technical
slip-(noun)
alçı kalıba döküm
372Technical
slip-(noun)
ara seperatör
373Technical
slip-(noun)
ayarlı pense
374Technical
slip-(noun)
bilezikli motor
375Technical
slip-(noun)
bilezikli rotor
376Technical
slip-(noun)
birincil kayma
377Technical
slip-(noun)
çamur
378Technical
slip-(noun)
çapraz kayma
379Technical
slip-(noun)
çift kayma
380Technical
slip-(noun)
çoklu kayma
381Technical
slip-(noun)
camsı çamur harmanı
382Technical
slip-(noun)
çift çapraz kayma
383Technical
slip-(noun)
dairesel kayma
384Technical
slip-(noun)
diferansiyel kilidi
385Technical
slip-(noun)
denetlenen kayma
386Technical
slip-(noun)
donatı boyunca doğrudan kayma katsayısı
387Technical
slip-(noun)
dişli köşe birleştirme
388Technical
slip-(noun)
düz geçme flanş
389Technical
slip-(noun)
doldur boşalt kabuklu döküm
390Technical
slip-(noun)
eğik derece
391Technical
slip-(noun)
eşlenik kayma
392Technical
slip-(noun)
etkin kayma dizgesi
393Technical
slip-(noun)
etkinleşmiş çapraz kayma
394Technical
slip-(noun)
etkin kayma düzlemi
395Technical
slip-(noun)
fırın içi çökmesi
396Technical
slip-(noun)
geri kayma
397Technical
slip-(noun)
ısıyla kayar kavrama
398Technical
slip-(noun)
istek pusulası
399Technical
slip-(noun)
istek kağıdı
400Technical
slip-(noun)
iki aşamalı kayma
401Technical
slip-(noun)
ivme kayması kontrolü
402Technical
slip-(noun)
kayma dairesi metodu
403Technical
slip-(noun)
kaymalı kaplin
404Technical
slip-(noun)
kayma çekimi
405Technical
slip-(noun)
kayma hattı
406Technical
slip-(noun)
kilitli diferansiyel
407Technical
slip-(noun)
kaydırmalı geçirme
408Technical
slip-(noun)
kayıcı kavrama
409Technical
slip-(noun)
kayma çizgisi
410Technical
slip-(noun)
kayma emsali
411Technical
slip-(noun)
kayar kalıp
412Technical
slip-(noun)
kayma frekansı
413Technical
slip-(noun)
kayma hızı
414Technical
slip-(noun)
kayma modülü
415Technical
slip-(noun)
kayma önleyici plaka
416Technical
slip-(noun)
kaygan bağlantı
417Technical
slip-(noun)
kayış kayması
418Technical
slip-(noun)
kayar tutucu
419Technical
slip-(noun)
kaygan kavrama
420Technical
slip-(noun)
kayma dairesi
421Technical
slip-(noun)
kayar ek yeri
422Technical
slip-(noun)
kayma yüzeyi
423Technical
slip-(noun)
kayma kontağı
424Technical
slip-(noun)
kayıcı kısa mil
425Technical
slip-(noun)
kayma sathı
426Technical
slip-(noun)
kayma
427Technical
slip-(noun)
kayma açısı
428Technical
slip-(noun)
kayma koruması
429Technical
slip-(noun)
kayarak sıyrılma
430Technical
slip-(noun)
kayma düzlemi
431Technical
slip-(noun)
kayma engelleme kuramı
432Technical
slip-(noun)
kıyı kayması
433Technical
slip-(noun)
kayma valfi
434Technical
slip-(noun)
kaymalı geçme
435Technical
slip-(noun)
kaymaya karşı şeritler
436Technical
slip-(noun)
kayma açışı
437Technical
slip-(noun)
kayma önleyici tertibat
438Technical
slip-(noun)
kaymalı geçme
439Technical
slip-(noun)
kayma sıklığı
440Technical
slip-(noun)
kayar kavramalı fan
441Technical
slip-(noun)
kayma güvenliği
442Technical
slip-(noun)
kaymalı kaplin
443Technical
slip-(noun)
kaydırmaz bant
444Technical
slip-(noun)
kontrollü kayma
445Technical
slip-(noun)
kontak halkası
446Technical
slip-(noun)
kontak bileziği
447Technical
slip-(noun)
kontak bileziği bağlantısı
448Technical
slip-(noun)
kontak halkası kiti
449Technical
slip-(noun)
kombinezon
450Technical
slip-(noun)
kritik kayma yüzeyi
451Technical
slip-(noun)
lokal kayma
452Technical
slip-(noun)
motor kayması
453Technical
slip-(noun)
olağan kırık
454Technical
slip-(noun)
oynak flanş
455Technical
slip-(noun)
pervane ilerlemesi
456Technical
slip-(noun)
pandül deney donanımıyla kayma direncinin belirlenmesi
457Technical
slip-(noun)
refrakter çamuru sıkmacı
458Technical
slip-(noun)
refrakter çamuru sırı
459Technical
slip-(noun)
refrakter çamuru kaplama
460Technical
slip-(noun)
refrakter çamuru oluşturma
461Technical
slip-(noun)
sekme çizgisi
462Technical
slip-(noun)
sekme dizgesi
463Technical
slip-(noun)
sekme engellenmesi
464Technical
slip-(noun)
sekme yöneyi
465Technical
slip-(noun)
sekme
466Technical
slip-(noun)
sekme yönü
467Technical
slip-(noun)
sekme düzlemi
468Technical
slip-(noun)
slip-on flanş
469Technical
slip-(noun)
sekme kuşakları
470Technical
slip-(noun)
sürtünme kontrollü kayar bara kısa devre cihazı
471Technical
slip-(noun)
sürtünmeyi (kaymayı) önleyici kaplama malzemesi
472Technical
slip-(noun)
tutma-bırakma
473Technical
slip-(noun)
uçağın dönerken aşağı ve içeri doğru kayması
474Technical
slip-(noun)
üniversal ayarlı pense
475Technical
slip-(noun)
yana kayma
476Technical
slip-(noun)
yan bağlantı yolu
477Technical
slip-(noun)
yığın kayması
478Technical
slip-(noun)
yönlendirme notu
479Technical
slip-(noun)
yüzeyin kayma/fren dayanımı
480Technical
slip-(noun)
yük kayması önleyici aygıt
481Technical
slip-(adjective)
kayma önleyen
482Computer
slip-(noun)
denetlenmiş kayma
483Computer
slip-(noun)
dolaştırma notu
484Computer
slip-(noun)
güncelleme kuruluşu
485Computer
slip-(noun)
istek kağıdı
486Computer
slip-(noun)
kontrollu kayma
487Computer
slip-(noun)
posta özeti
488Computer
slip-(noun)
slip ayarları
489Computer
slip-(noun)
slıp bağlantısı
490Computer
slip-(noun)
yönlendirme yolu
491Computer
slip-(expression)
belgenin kopyasını dolaştırma notu kullanmadan gönder
492Computer
slip-(expression)
dolaştırma notu ekle
493Computer
slip-(expression)
dolaştırma notunu düzenle
494Computer
slip-(expression)
dolaştırma notu düzenle
495Computer
slip-(expression)
istek pusulası
496Computer
slip-(expression)
not ekle
497Computer
slip-(expression)
notu ekle
498Telecom
slip-(noun)
bit kaydırma
499Mechanic
slip-(noun)
kayma düzlemi
500Textile
slip-(noun)
kayma direnci için deney metodu

💡 Kullanım İpucu

"slip-" kelimesi 500 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"slip-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git