spread

İngilizce "spread" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
spread(verb)
yaymak
2Common Usage
spread(verb)
yayılmak
3Irregular Verb
spread(verb)
spread - spread
4General
spread(verb)
bulaştırmak
5General
spread(verb)
geçmek
6General
spread(verb)
iki yana açmak
7General
spread(verb)
kaplamak
8General
spread(verb)
sermek
9General
spread(verb)
açmak
10General
spread(verb)
ekmek
11General
spread(verb)
uzanmak
12General
spread(verb)
ayırmak
13General
spread(verb)
uzatmak
14General
spread(verb)
neşretmek
15General
spread(verb)
döşemek
16General
spread(verb)
dağılmak
17General
spread(verb)
açılmak
18General
spread(verb)
sirayet etmek (hastalık)
19General
spread(verb)
çalmak
20General
spread(verb)
neşrolunmak
21General
spread(verb)
dökmek (gübre vb'ni tarlaya)
22General
spread(verb)
sürülmek
23General
spread(verb)
dağıtmak
24General
spread(verb)
sürüştürmek
25General
spread(verb)
kurmak (sofrayı)
26General
spread(verb)
yayılmak
27General
spread(verb)
bulaşmak
28General
spread(verb)
meydan almak
29General
spread(verb)
sıçramak
30General
spread(verb)
saçılmak
31General
spread(verb)
göz alabildiğine uzanmak
32General
spread(verb)
saçmak
33General
spread(verb)
yaymak
34General
spread(verb)
sürmek (bir başka şeyin üstüne)
35General
spread(noun)
ekmeğe sürülen şey
36General
spread(noun)
saha
37General
spread(noun)
örtü
38General
spread(noun)
aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete)
39General
spread(noun)
ziyafet
40General
spread(noun)
açıklık
41General
spread(noun)
çiftlik
42General
spread(noun)
yer (gazetede bir konuya ayrılan)
43General
spread(noun)
şölen
44General
spread(noun)
iki uç arasındaki genişlik
45General
spread(noun)
yatak örtüsü
46General
spread(noun)
dağılma
47General
spread(noun)
uzatma
48General
spread(noun)
bulaşma
49General
spread(noun)
genişleme
50General
spread(noun)
yayılma
51General
spread(noun)
iki uç arasındaki uzunluk
52General
spread(noun)
yayılım
53General
spread(noun)
ezme
54General
spread(noun)
şişmanlık
55General
spread(noun)
kar oranı
56General
spread(noun)
ara
57General
spread(noun)
genişlik
58General
spread(noun)
yayma
59General
spread(adjective)
dağılmış
60General
spread(adjective)
genişlemiş
61General
spread(adjective)
yayılmış
62General
spread(adjective)
ekmek vb´ne kolayca sürülen
63General
spread(adjective)
iyice açılmış
64General
spread(adjective)
sürülen
65General
spread(adjective)
açık
66General
spread(adjective)
yaygın
67Slang
spread(noun)
ziyafet
68Trade/Economic
spread(noun)
alım-satım marjı
69Trade/Economic
spread(noun)
alış satış farkı
70Trade/Economic
spread(noun)
alış-satış farkı
71Trade/Economic
spread(noun)
bir yerine iki fiyat verme
72Trade/Economic
spread(noun)
değişik fiyatlardaki veya vadelerdeki bir opsiyonun aynı anda alınması.
73Trade/Economic
spread(noun)
ek faiz
74Trade/Economic
spread(noun)
fark
75Trade/Economic
spread(noun)
iki fiyat arasındaki fark
76Trade/Economic
spread(noun)
kambiyo alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark
77Trade/Economic
spread(noun)
komisyon
78Technical
spread(verb)
sürmek
79Technical
spread(verb)
yaymak
80Statistics
spread(noun)
yayılma
81Marine Biology
spread(noun)
ağız açıklığı
82Apiculture
spread(noun)
kuluçkanın yayılması
83Wagering
spread(noun)
bahsin değerini artırmak için gücü daha az olan takıma verilen avantaj

💡 Kullanım İpucu

"spread" kelimesi 83 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"spread" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git