stick

İngilizce "stick" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
stick(verb)
saplamak
2Common Usage
stick(verb)
batırmak
3Common Usage
stick(verb)
yapışmak
4Common Usage
stick(verb)
yapıştırmak
5Common Usage
stick(noun)
sopa
6Common Usage
stick(noun)
çubuk
7Irregular Verb
stick(verb)
stuck - stuck
8General
stick(verb)
koymak
9General
stick(verb)
tutturmak
10General
stick(verb)
alıkoymak
11General
stick(verb)
takılıp kalmak
12General
stick(verb)
çıkamamak
13General
stick(verb)
sokmak
14General
stick(verb)
takmak
15General
stick(verb)
çakmak
16General
stick(verb)
sadık kalmak
17General
stick(verb)
bıçaklamak
18General
stick(verb)
çıkmak
19General
stick(verb)
çıkıntı yapmak
20General
stick(verb)
uzatmak
21General
stick(verb)
çakılıp kalmak
22General
stick(verb)
şaşırtmak
23General
stick(verb)
dayanışmak
24General
stick(verb)
iğnelemek
25General
stick(verb)
delmek
26General
stick(verb)
bulaşmak
27General
stick(verb)
katlanmak
28General
stick(verb)
dayanmak
29General
stick(verb)
takılmak
30General
stick(verb)
çekinmek
31General
stick(verb)
tutmak
32General
stick(verb)
hançerlemek
33General
stick(verb)
kandırmak
34General
stick(verb)
sıkışmak
35General
stick(verb)
kar tutmak
36General
stick(verb)
ayrılmamak
37General
stick(verb)
geçirmek
38General
stick(verb)
saplanıp kalmak
39General
stick(verb)
bırakmamak
40General
stick(verb)
yapıştırmak
41General
stick(verb)
saplanmak
42General
stick(verb)
hayret ettirmek
43General
stick(verb)
hayret uyandırmak
44General
stick(verb)
şaşkınlık uyandırmak
45General
stick(verb)
-e dayanmak
46General
stick(verb)
-e tahammül etmek
47General
stick(verb)
-e koymak
48General
stick(verb)
-e sokmak
49General
stick(noun)
ince dal
50General
stick(noun)
tahta
51General
stick(noun)
hödük
52General
stick(noun)
çıta
53General
stick(noun)
dal parçası
54General
stick(noun)
ağaç
55General
stick(noun)
vites kolu
56General
stick(noun)
kumpas
57General
stick(noun)
çam yarması
58General
stick(noun)
çomak
59General
stick(noun)
tokmak
60General
stick(noun)
engel (yarış)
61General
stick(noun)
kol
62General
stick(noun)
cirit
63General
stick(noun)
direk
64General
stick(noun)
sap
65General
stick(noun)
asa
66General
stick(noun)
değnek
67General
stick(noun)
baston
68General
stick(noun)
esrarlı sigara
69General
stick(noun)
parça (mobilya için)
70General
stick(noun)
art arda atılan bombalar
71General
stick(noun)
uçaktan art arda atlayan askerler
72Slang
stick(noun)
dost
73Slang
stick(noun)
esrarlı sigara
74Slang
stick(noun)
yakın arkadaş
75Technical
stick(verb)
kaynamak
76Technical
stick(verb)
tutukluk yapmak
77Technical
stick(verb)
yapıştırarak bağlamak
78Technical
stick(verb)
yapışmak
79Technical
stick(noun)
bum ucu
80Technical
stick(noun)
çubuk
81Technical
stick(noun)
sopa
82Television
stick(noun)
stik
83Automotive
stick(noun)
çubuk
84Automotive
stick(noun)
levye
85Aeronautic
stick(noun)
levye
86Aeronautic
stick(noun)
uçak lövyesi
87Aeronautic
stick(noun)
uçak kumanda çubuğu
88Chemistry
stick(noun)
cam çubuk
89Chemistry
stick(noun)
sırık
90Agriculture
stick(noun)
sırık
91Military
stick(noun)
paraşütçü grubu

💡 Kullanım İpucu

"stick" kelimesi 91 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"stick" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git