swell-

İngilizce "swell-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
swell-(verb)
şişmek
2Common Usage
swell-(verb)
kabarmak
3Irregular Verb
swell-(verb)
swelled - swollen/swelled
4General
swell-(verb)
şişmek
5General
swell-(verb)
doldurmak (rüzgar yelkeni)
6General
swell-(verb)
şişinmek
7General
swell-(verb)
rüzgarla şişmek (yelken)
8General
swell-(verb)
yükselmek
9General
swell-(verb)
koltukları kabarmak
10General
swell-(verb)
dolmak (yelken rüzgarla)
11General
swell-(verb)
boşalmak (gözyaşı)
12General
swell-(verb)
gururlandırmak
13General
swell-(verb)
taşmak
14General
swell-(verb)
koltuğu kabarmak
15General
swell-(verb)
şişirmek (rüzgar yelkeni)
16General
swell-(verb)
artırmak
17General
swell-(verb)
artırmak
18General
swell-(verb)
büyütmek
19General
swell-(verb)
artmak
20General
swell-(verb)
dolmak
21General
swell-(verb)
kabarmak
22General
swell-(verb)
rüzgarla şişmek
23General
swell-(verb)
gurur duymak
24General
swell-(verb)
çoğalmak
25General
swell-(verb)
şişirmek
26General
swell-(verb)
şişmek (yelken rüzgarla)
27General
swell-(verb)
kabartmak
28General
swell-(verb)
iftihar etmek
29General
swell-(verb)
kabartmak
30General
swell-(verb)
koltukları kabarmak
31General
swell-(verb)
artırmak
32General
swell-(verb)
yükseltmek
33General
swell-(verb)
büyümek
34General
swell-(verb)
şişmek
35General
swell-(verb)
şişirmek
36General
swell-(verb)
yükseltmek
37General
swell-(verb)
balon yapmak
38General
swell-(verb)
şişirmek
39General
swell-(verb)
şişkinleşmek
40General
swell-(verb)
karın vermek
41General
swell-(verb)
çok sinirlenmek
42General
swell-(verb)
sinirden köpürmek
43General
swell-(verb)
çok öfkelenmek
44General
swell-(verb)
öfkeden köpürmek
45General
swell-(verb)
küplere binmek
46General
swell-(verb)
elleri şişmek
47General
swell-(noun)
şiş
48General
swell-(noun)
kabarma
49General
swell-(noun)
fırtına sonrasında denizin çalkantısız kabarma hali
50General
swell-(noun)
yükselme
51General
swell-(noun)
kabarış
52General
swell-(noun)
şişkinlik
53General
swell-(noun)
dip dalgası
54General
swell-(noun)
dalga
55General
swell-(noun)
artma
56General
swell-(noun)
yükseklik
57General
swell-(noun)
şişlik
58General
swell-(noun)
tümsek
59General
swell-(noun)
kabartma
60General
swell-(noun)
şişme
61General
swell-(noun)
züppe
62General
swell-(noun)
yaman herif
63General
swell-(noun)
kodaman
64General
swell-(noun)
gösteriş düşkünü
65General
swell-(noun)
ölü deniz
66General
swell-(noun)
şişine
67General
swell-(noun)
sesin yükselmesi
68General
swell-(noun)
denizin dalgalanması
69General
swell-(noun)
parti tabanında/halk tabakasında oluşan fikri hareket/akım
70General
swell-(noun)
sismik hareketlerin deniz dibinde yarattığı titreşim/devinim
71General
swell-(adjective)
gösterişli
72General
swell-(adjective)
müthiş
73General
swell-(adjective)
harika
74General
swell-(adjective)
şık
75General
swell-(adjective)
şık (giyinim)
76General
swell-(adjective)
güzel
77General
swell-(adjective)
şişmez
78General
swell-(adjective)
havalı
79Phrasals
swell-(verb)
bir şey yüzünden şişmek
80Idioms
swell-(verb)
bir gruptaki insanların sayısını arttırmak
81Idioms
swell-(verb)
göğsü kabarmak
82Idioms
swell-(verb)
koltukları kabarmak
83Slang
swell-(noun)
gösteriş düşkünü
84Slang
swell-(adjective)
on numara (müthiş)
85Trade/Economic
swell-(verb)
hesabı şişirmek
86Technical
swell-(verb)
genişletmek
87Technical
swell-(verb)
genişlemek
88Technical
swell-(verb)
şişmek
89Technical
swell-(verb)
şişirmek
90Technical
swell-(noun)
kabarma indisi
91Technical
swell-(noun)
kalıp şişme oranı
92Technical
swell-(noun)
kalıp şişmesi
93Technical
swell-(noun)
kalıp şişmesi
94Technical
swell-(noun)
soluğan
95Technical
swell-(noun)
şişme testi
96Technical
swell-(noun)
şişme indisi
97Technical
swell-(noun)
şişme karakteristiği
98Technical
swell-(noun)
zemin şişmesi
99Textile
swell-(noun)
şişmezlik apresi
100Marine
swell-(noun)
soluğan
101Marine
swell-(noun)
uzun ve yüksek soluğan
102Marine Biology
swell-(noun)
ölüdalga
103Marine Biology
swell-(noun)
ölüdeniz
104Agriculture
swell-(noun)
tomurcukların kabarması
105Geography
swell-(noun)
dip dalgası
106Meteorology
swell-(noun)
kabarma
107Meteorology
swell-(noun)
ölü dalga
108Geology
swell-(noun)
büzülme-şişme
109Music
swell-(noun)
koruncak içinde bulunan borular takımı
110Music
swell-(noun)
orgda boru koruncağını açıp kapayan pedal
111Music
swell-(noun)
orgun sesini yükseltmeye yarayan düzen
112Music
swell-(noun)
orgda seslerin yükselmesini denetleyen aygıt
113Music
swell-(noun)
orgda boruların açılıp kapanan koruncağı

💡 Kullanım İpucu

"swell-" kelimesi 113 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"swell-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git