swing-

İngilizce "swing-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
swing-(verb)
sallanmak
2Common Usage
swing-(verb)
sallamak
3Common Usage
swing-(verb)
salıncakta sallanmak
4Common Usage
swing-(noun)
sallanma
5Irregular Verb
swing-(verb)
swung - swung
6General
swing-(verb)
ipe çekilmek
7General
swing-(verb)
bir durumdan başka bir duruma geçivermek
8General
swing-(verb)
çevirivermek (bir yöne)
9General
swing-(verb)
indirmek (baltayı)
10General
swing-(verb)
salına salına yürümek
11General
swing-(verb)
sapmak
12General
swing-(verb)
başarmak
13General
swing-(verb)
savurmak
14General
swing-(verb)
salına salına gitmek
15General
swing-(verb)
bir eksen üzerinde dönmek
16General
swing-(verb)
yalpalamak
17General
swing-(verb)
asılmak
18General
swing-(verb)
yumruk savurmak
19General
swing-(verb)
geçivermek (bir durumdan başka bir duruma)
20General
swing-(verb)
eş değiştirmek
21General
swing-(verb)
sallanmak (sarkaç gibi)
22General
swing-(verb)
etkileyerek kandırmak
23General
swing-(verb)
becermek
24General
swing-(verb)
geniş bir yay çizerek bir yöne doğru dönmek
25General
swing-(verb)
sarkaç gibi sallanmak
26General
swing-(verb)
çark etmek
27General
swing-(verb)
salınmak
28General
swing-(verb)
dönmek (kapı/köprü vb bir eksen üzerinde)
29General
swing-(verb)
asmak
30General
swing-(verb)
işletmek
31General
swing-(verb)
bir şeye tutunarak bir yere sıçramak
32General
swing-(verb)
sallanmak
33General
swing-(verb)
sallandırmak
34General
swing-(verb)
dönmek
35General
swing-(verb)
dönmek (bir yöne doğru)
36General
swing-(verb)
döndürmek
37General
swing-(verb)
sallamak (beysbol veya golf sopası)
38General
swing-(verb)
geniş bir yay çizerek dönmek
39General
swing-(verb)
sarkıtmak
40General
swing-(verb)
savurmak (sopayı/bastonu)
41General
swing-(verb)
sendelemek
42General
swing-(verb)
fırlatmak
43General
swing-(verb)
harekete geçivermek
44General
swing-(verb)
dönüvermek
45General
swing-(verb)
gerdan kırmak
46General
swing-(verb)
dengeyi döndürmek
47General
swing-(verb)
savurmak (sopa, baston vb)
48General
swing-(verb)
sallamak (tenis raketi vb)
49General
swing-(verb)
ayaklarını sallamak
50General
swing-(verb)
bacaklarını sallamak
51General
swing-(verb)
yolunda gitmemek
52General
swing-(verb)
salıncakta sallanmak
53General
swing-(verb)
sıçramak (bir şeye tutunarak)
54General
swing-(verb)
atlamak (bir şeye tutunarak)
55General
swing-(verb)
kılıç sallamak
56General
swing-(verb)
(kapı vb) otomatik kapanmak
57General
swing-(verb)
kalçalarını sallamak
58General
swing-(verb)
salına salına geçmek
59General
swing-(verb)
(kapı) hemen merdivene açılmak
60General
swing-(verb)
tam bir tur atmak
61General
swing-(verb)
tam bir tur attırmak
62General
swing-(noun)
devre
63General
swing-(noun)
sallanma (sarkaç gibi)
64General
swing-(noun)
tempo
65General
swing-(noun)
savuruş
66General
swing-(noun)
dönüş
67General
swing-(noun)
ruh halinin çalkantılı olması
68General
swing-(noun)
dönme
69General
swing-(noun)
indiriş
70General
swing-(noun)
salınma
71General
swing-(noun)
açılır kapanır köprü
72General
swing-(noun)
salıncak
73General
swing-(noun)
geçiverme (bir durumdan başka bir duruma)
74General
swing-(noun)
indirme (baltayı)
75General
swing-(noun)
savurma (sopayı/bastonu/yumruğu)
76General
swing-(noun)
sallandırma
77General
swing-(noun)
hareket alanı
78General
swing-(noun)
esneklik
79General
swing-(noun)
bir durumdan başka bir duruma geçiverme
80General
swing-(noun)
iki tarafa açılır kapı
81General
swing-(noun)
sallayış
82General
swing-(noun)
sallama (beysbol sopası/tenis raketi)
83General
swing-(noun)
yön değiştirme
84General
swing-(noun)
ritim
85General
swing-(noun)
sapma
86General
swing-(noun)
sving
87General
swing-(noun)
savurma (yumruk vb)
88General
swing-(noun)
sallama (orak vb)
89General
swing-(noun)
oy potansiyeli yüksek seçmen grubu
90General
swing-(noun)
seçimin kaderini etkileyecek derecede potansiyele sahip oy
91General
swing-(noun)
sallanış
92General
swing-(noun)
kanatlı köprü
93General
swing-(noun)
salıncak seti
94General
swing-(noun)
ruh halinin çalkantılı/değişken olması
95General
swing-(noun)
(giysiye takılan/giysinin üzerinden) sallanan etiket
96General
swing-(noun)
dönme dolap
97General
swing-(noun)
dönme dolap
98General
swing-(noun)
dönme salıncak
99General
swing-(noun)
dönme dolap
100General
swing-(noun)
dönme salıncak
101General
swing-(noun)
dönme salıncak
102General
swing-(noun)
kayık salıncak
103General
swing-(noun)
gemi salıncak
104General
swing-(noun)
kanatlı kapı
105General
swing-(adjective)
tam faaliyette
106General
swing-(adverb)
en canlı ve heyecanlı durumunda
107General
swing-(adverb)
en civcivli zamanında
108Phrasals
swing-(verb)
hızla arkasına dönmek
109Phrasals
swing-(verb)
tersine/arkaya/geriye döndürmek
110Phrasals
swing-(verb)
gidip gelmek
111Phrasals
swing-(verb)
kendi etrafında dönmek
112Phrasals
swing-(verb)
uğramak
113Phrasals
swing-(verb)
çark etmek
114Phrasals
swing-(verb)
bir şeyi tutmak/beğenmek
115Phrasals
swing-(verb)
geçerken uğramak
116Phrasals
swing-(verb)
kaldırıp omzuna/sırtına atmak/sırtlamak
117Phrasals
swing-(verb)
(bir yere) uğramak
118Phrasals
swing-(verb)
(bir suç yüzünden) sallandırılmak
119Phrasals
swing-(verb)
uğramak
120Phrasals
swing-(verb)
(bir şeyden/yerden) sallanmak
121Phrasals
swing-(verb)
yukarıdan sallanmak
122Phrasals
swing-(verb)
(bir şeyle/şeyde) sallanmak
123Phrasals
swing-(verb)
(bir şeyden/şeyden) sallanıp başka bir yere atlamak
124Phrasals
swing-(verb)
(bir şeyden/şeyden) sallanıp başa bir yere sıçramak
125Phrasals
swing-(verb)
(bir şeyden/şeyden) sallanıp başka bir yere zıplamak
126Phrasals
swing-(verb)
(bir şeyden/şeyden) sallanıp başka bir yere hoplamak
127Phrasals
swing-(verb)
bir yerden bir yere atlamak/zıplamak
128Phrasals
swing-(verb)
bir yerden bir yere hoplamak/sıçramak
129Phrasals
swing-(verb)
bir şeyden/yerden sallanmak
130Phrasals
swing-(verb)
bir şeyden/yerden sarkmak
131Phrasals
swing-(verb)
bir şeyde/yerde asılı kalmak
132Phrases
swing-(expression)
tek bir balta darbesiyle
133Phrases
swing-(expression)
tam faaliyet halinde
134Idioms
swing-(verb)
avuç içi kadar olmak
135Idioms
swing-(verb)
çok dar olmak (yer)
136Idioms
swing-(verb)
bir şeye alışmak
137Idioms
swing-(verb)
bir şeye dahil olmak
138Idioms
swing-(verb)
birine bir yumruk savurmak
139Idioms
swing-(verb)
çok eğlenceli olmak/geçmek
140Idioms
swing-(verb)
harekete geçmek
141Idioms
swing-(verb)
hasta rolü yaparak işten kaytarmak
142Idioms
swing-(verb)
işten kaçmak
143Idioms
swing-(verb)
ipe un sermek
144Idioms
swing-(verb)
işlere alışmak
145Idioms
swing-(verb)
işten kaytarmak
146Idioms
swing-(verb)
insan içine karışmak
147Idioms
swing-(verb)
sosyalleşmek
148Idioms
swing-(verb)
sonucu belirlemek
149Idioms
swing-(verb)
sorumluluktan kaçmak
150Idioms
swing-(verb)
son hız çalışmak
151Idioms
swing-(verb)
(tempo) artmak
152Idioms
swing-(verb)
(işler) hızlanmak
153Idioms
swing-(verb)
(sonuç üzerinde) belirleyici olmak
154Idioms
swing-(verb)
vites yükseltmek
155Idioms
swing-(verb)
beyzbolda kale kapabilecek süreye sahip olabilmek için topa tüm gücüyle vurmak
156Idioms
swing-(verb)
sınırlarını zorlamak
157Idioms
swing-(verb)
maksimum çaba sarf etmek
158Idioms
swing-(verb)
insan üstü çaba göstermek
159Idioms
swing-(verb)
bir fikri savunmak
160Idioms
swing-(verb)
geri çevirmek
161Idioms
swing-(verb)
reddetmek
162Idioms
swing-(verb)
yalanlamak
163Idioms
swing-(verb)
bir şeyi emniyette tutmak
164Idioms
swing-(verb)
mücadele etmek
165Idioms
swing-(verb)
etkisiz hale getirmek
166Idioms
swing-(verb)
savuşturmak
167Idioms
swing-(noun)
nohut oda, bakla sofa
168Idioms
swing-(noun)
çok küçük bir yer
169Idioms
swing-(noun)
küçücük, daracık bir yer
170Idioms
swing-(noun)
avuç içi kadar
171Idioms
swing-(noun)
bit kadar yer
172Idioms
swing-(noun)
kıç kadar yer
173Idioms
swing-(noun)
göt kadar yer
174Idioms
swing-(noun)
nohut oda, bakla sofa
175Idioms
swing-(noun)
çok küçük bir yer
176Idioms
swing-(noun)
küçücük, daracık bir yer
177Idioms
swing-(noun)
avuç içi kadar
178Idioms
swing-(noun)
bit kadar yer
179Idioms
swing-(noun)
kıç kadar yer
180Idioms
swing-(noun)
göt kadar yer
181Idioms
swing-(expression)
avuç içi kadar yer
182Idioms
swing-(expression)
en yoğun döneminde
183Idioms
swing-(expression)
göt kadar yer
184Idioms
swing-(expression)
her şey tam yolunda gitti
185Idioms
swing-(expression)
kıç kadar yer
186Idioms
swing-(expression)
.... dan geçilmiyor
187Speaking
swing-(expression)
kıç kadar yer
188Slang
swing-(verb)
asılarak idam edilmek
189Slang
swing-(verb)
biseksüel takılmak
190Slang
swing-(verb)
farklı eşlerle seks yapmak
191Slang
swing-(expression)
homoseksüel değilim
192Trade/Economic
swing-(noun)
arka vardiya işçileri
193Trade/Economic
swing-(noun)
akşam vardiyası
194Trade/Economic
swing-(noun)
akşam vardiyası işçileri
195Trade/Economic
swing-(noun)
arka vardiya
196Trade/Economic
swing-(noun)
hareketli krediler
197Trade/Economic
swing-(noun)
kısa vadeli dış kredi
198Trade/Economic
swing-(noun)
öğleden sonra başlayan ve gece sona eren çalışma vardiyası
199Trade/Economic
swing-(noun)
öğleden sonra başlayan ve gece sona eren vardiyada çalışan işçiler
200Trade/Economic
swing-(noun)
swing kredisi
201Politics
swing-(noun)
çekişmeli seçim bölgesi
202Politics
swing-(noun)
kararsız seçmenler
203Politics
swing-(noun)
kararsız oy
204Politics
swing-(noun)
kıran kırana mücadelenin yaşandığı seçim bölgesi
205Politics
swing-(noun)
muharebe alanı eyaleti
206Politics
swing-(noun)
salıncak eyalet
207Politics
swing-(noun)
sarkaç
208Politics
swing-(noun)
seçim kampanyası çalışması
209Politics
swing-(noun)
seçimlerde iki parti arasında gidip gelen eyalet
210Technical
swing-(verb)
salınım yapmak
211Technical
swing-(noun)
ayna dişlisi kasnağı
212Technical
swing-(noun)
basınç salınımlı emilim
213Technical
swing-(noun)
basınç ayar valfi
214Technical
swing-(noun)
basınçlı döner adsorber sistem
215Technical
swing-(noun)
çalparalı çekvalf
216Technical
swing-(noun)
çevirme
217Technical
swing-(noun)
çalparalı çek valf
218Technical
swing-(noun)
dönel kanatlı çekvalf
219Technical
swing-(noun)
döner yatak
220Technical
swing-(noun)
döner boru
221Technical
swing-(noun)
döner kilit
222Technical
swing-(noun)
döner ayna
223Technical
swing-(noun)
frekans sallanması
224Technical
swing-(noun)
geriye doğru açılan köprü
225Technical
swing-(noun)
ızgara salınımı
226Technical
swing-(noun)
kollu bariyer
227Technical
swing-(noun)
kule dönüş tahriği
228Technical
swing-(noun)
kule dişli ve yatağı
229Technical
swing-(noun)
mafsallı kaplin
230Technical
swing-(noun)
salınım
231Technical
swing-(noun)
sapmalı bağlantı
232Technical
swing-(noun)
salınımlı çek valf
233Technical
swing-(noun)
salıncaklı taşlayıcı
234Technical
swing-(noun)
salınımlı kapaklar
235Technical
swing-(noun)
salıncaklı dövme makinesi
236Technical
swing-(noun)
sallama
237Technical
swing-(noun)
sallanış
238Technical
swing-(noun)
sıcaklık salınımı
239Technical
swing-(noun)
tam kapasite ile çalışma
240Technical
swing-(noun)
tutuculu salınım kolu
241Technical
swing-(noun)
uçtan uca frekans değişimi
242Technical
swing-(noun)
yana açılır kol
243Technical
swing-(noun)
yivli kafa
244Technical
swing-(noun)
yük dalgalanma rölesi
245Technical
swing-(noun)
yük dalgalanması
246Technical
swing-(noun)
yük oynaması
247Computer
swing-(noun)
uçtan uca frekans değişimi
248Informatics
swing-(noun)
frekans bandı
249Electric
swing-(noun)
ızgara salmımı
250Electric
swing-(noun)
voltaj salınımı
251Mechanic
swing-(noun)
vidalı kriko
252Textile
swing-(noun)
bir ip veya şeritle asılmış etiket
253Architecture
swing-(noun)
asma lamba
254Construction
swing-(noun)
çift kanatlı kapı
255Construction
swing-(noun)
döndürme mihveri
256Construction
swing-(noun)
döner kapı
257Construction
swing-(noun)
döner köprü
258Construction
swing-(noun)
kanatlı kapı
259Woodworking
swing-(verb)
kapıya menteşe takmak
260Automotive
swing-(noun)
düşük pivotlu sallantılı aks
261Automotive
swing-(noun)
esnek yarım dingil
262Automotive
swing-(noun)
esnek ön dingil
263Automotive
swing-(noun)
sallantılı aks
264Automotive
swing-(noun)
serbest süspansiyonlu dingil
265Transportation
swing-(noun)
kışın kuzeyde yük vs. taşımak için kullanılan paletli bir traktör ve arkasına takılan kızaklı vagonlar
266Medical
swing-(noun)
başlangıç salınımı
267Medical
swing-(noun)
pelvik sallanma
268Medical
swing-(noun)
salınım ortası
269Medical
swing-(noun)
salınım öncesi
270Medical
swing-(noun)
terminal salınım
271Psychology
swing-(noun)
ani duygu değişimi
272Agriculture
swing-(noun)
kaydırmalı pulluk
273Agriculture
swing-(noun)
tekerleksiz saban
274Hunting
swing-(noun)
süpürme önleme tekniği
275Sport
swing-(noun)
beysbolda vuruş alanı dışında olduğu düşünülen bir atışı önlemek için yapılan vuruş
276Sport
swing-(noun)
beysbolda vuruş alanı dışında olduğu düşünülen bir atışı önlemek için yapılan vuruş
277Sport
swing-(noun)
bacak savuruşu
278Sport
swing-(noun)
golf vuruşu
279Sport
swing-(expression)
büyük parende
280Football
swing-(verb)
orta yapmak
281Music
swing-(noun)
eğlenceli tempo, sentezlenmiş enstrümanlar ve hip-hop unsurları ile karakterize bir blues tarzı
282Music
swing-(noun)
değişik tartımlı bir caz müziği ve bununla yapılan dans

💡 Kullanım İpucu

"swing-" kelimesi 282 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"swing-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git