table

İngilizce "table" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
table(noun)
masa
2Common Usage
table(noun)
tablo
3Common Usage
table(noun)
sofra
4General
table(verb)
ertelemek
5General
table(verb)
tartışmaya sunmak
6General
table(verb)
göstermek
7General
table(verb)
listeye geçirmek
8General
table(verb)
sunmak
9General
table(verb)
görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı/mesele hakkındaki)
10General
table(verb)
masaya koymak
11General
table(verb)
masaya koymak
12General
table(verb)
çizelge hazırlamak
13General
table(verb)
liste hazırlamak
14General
table(verb)
liste yapmak
15General
table(verb)
listeye geçirmek
16General
table(noun)
küfelik
17General
table(noun)
cetvel
18General
table(noun)
aynı masada oturanların hepsi
19General
table(noun)
sofradakiler
20General
table(noun)
tabla
21General
table(noun)
liste
22General
table(noun)
hulasa
23General
table(noun)
gösterge
24General
table(noun)
tablet
25General
table(noun)
masadakiler
26General
table(noun)
özet
27General
table(noun)
masa
28General
table(noun)
çizelge
29General
table(noun)
tablo
30General
table(noun)
düzey
31General
table(noun)
tezgah
32General
table(noun)
sehpa
33General
table(noun)
(masaya konan) yemek
34General
table(noun)
sofradakiler
35General
table(noun)
sofrada oturan kişiler
36General
table(noun)
oyun masası
37General
table(noun)
kumar masası
38General
table(noun)
düzlük tepe
39General
table(noun)
yüksek düzlük
40General
table(noun)
düz tepe
41General
table(noun)
duvara özel olarak işlenmiş bölüm
42General
table(noun)
mücevherdeki düz üst yüzey
43General
table(noun)
korniş
44General
table(noun)
masaya konulan
45General
table(noun)
masada bulunan
46General
table(noun)
tavlanın kanatlarından her biri
47General
table(noun)
değerli taş kesiminde üstteki düz yüzey
48General
table(noun)
el ayasının dört çizgiyle çerçevelenmiş bölümü
49General
table(noun)
kumar masası
50General
table(adjective)
sofra
51Trade/Economic
table(noun)
cetvel
52Trade/Economic
table(noun)
liste
53Trade/Economic
table(noun)
levha
54Trade/Economic
table(noun)
tablo
55Trade/Economic
table(noun)
tabela
56Technical
table(noun)
çizelge
57Technical
table(noun)
masa
58Technical
table(noun)
tablo
59Computer
table(noun)
çizelge tablo
60Telecom
table(noun)
çizelge
61Architecture
table(noun)
bir binanın dış duvarında bulunan yatak çıkıntı
62Marine
table(noun)
dıraveçe bezi
63Medical
table(noun)
kafatasının iç ve dış yüzeylerindeki düz kemik tabakalarının her biri
64Food Engineering
table(noun)
çizelge
65Food Engineering
table(noun)
tablo
66Gastronomy
table(noun)
sofra
67Math
table(noun)
tablo
68Geography
table(noun)
plato
69Geography
table(noun)
yayla
70Music
table(noun)
telli çalgılarda göğüs tahtası
71Music
table(noun)
arpın ses tahtası

💡 Kullanım İpucu

"table" kelimesi 71 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"table" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git