tear-

İngilizce "tear-" kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
tear-(verb)
yırtılmak
2Common Usage
tear-(verb)
yırtmak
3Common Usage
tear-(noun)
yırtık
4Common Usage
tear-(noun)
gözyaşı
5Irregular Verb
tear-(verb)
tore - torn
6General
tear-(verb)
parçalamak
7General
tear-(verb)
ayırmak
8General
tear-(verb)
hırpalanmak
9General
tear-(verb)
bir şeyi yırtarak açmak
10General
tear-(verb)
kökünden sökmek
11General
tear-(verb)
lime lime etmek
12General
tear-(verb)
koparmak
13General
tear-(verb)
kurtarmak
14General
tear-(verb)
deforme etmek
15General
tear-(verb)
yüreğini cız ettirmek
16General
tear-(verb)
bir şeyi bir yerden yırtarak koparmak
17General
tear-(verb)
parçalara ayırmak
18General
tear-(verb)
çok üzmek
19General
tear-(verb)
yırtarak ayırmak
20General
tear-(verb)
yırtarak ayırmak
21General
tear-(verb)
yarılmak
22General
tear-(verb)
saçını başını yolmak
23General
tear-(verb)
paralamak
24General
tear-(verb)
koparmak
25General
tear-(verb)
parça parça etmek
26General
tear-(verb)
kopmak
27General
tear-(verb)
yolmak
28General
tear-(verb)
lime lime etmek
29General
tear-(verb)
koparmak
30General
tear-(verb)
alaşağı etmek
31General
tear-(verb)
saldırmak
32General
tear-(verb)
sökmek
33General
tear-(verb)
yerle bir etmek
34General
tear-(verb)
ayırmak
35General
tear-(verb)
fırlamak
36General
tear-(verb)
bir şeyi bir yerden yırtarak koparmak
37General
tear-(verb)
ayrılmak
38General
tear-(verb)
paralamak
39General
tear-(verb)
parçalamak
40General
tear-(verb)
parça parça etmek
41General
tear-(verb)
yarmak
42General
tear-(verb)
yolmak
43General
tear-(verb)
sıyırmak
44General
tear-(verb)
harap etmek
45General
tear-(verb)
koparmak
46General
tear-(verb)
saç baş yolmak
47General
tear-(verb)
yırtmak
48General
tear-(verb)
gözyaşı akıtmak
49General
tear-(verb)
saç çekmek
50General
tear-(verb)
lime lime etmek
51General
tear-(verb)
-i çok duygulandırmak
52General
tear-(verb)
yırtarak parçalamak
53General
tear-(verb)
yıkmak
54General
tear-(verb)
gözyaşlarını silmek
55General
tear-(verb)
gözyaşlarını silmek
56General
tear-(verb)
göstericilere göz yaşartıcı gaz sıkmak
57General
tear-(verb)
birinin kolunu sökmek/koparmak
58General
tear-(verb)
dergiden kuponları yırtmak
59General
tear-(verb)
kabuğu muzdan ayırmak/soymak
60General
tear-(verb)
gözyaşı silmek
61General
tear-(verb)
parçalamak
62General
tear-(verb)
parçalanmak
63General
tear-(verb)
kapıvermek
64General
tear-(verb)
hızla kapmak
65General
tear-(verb)
parçalamak
66General
tear-(verb)
parçalanmak
67General
tear-(verb)
bölmek
68General
tear-(verb)
bölünmek
69General
tear-(verb)
yıpratmak
70General
tear-(verb)
yıpranmak
71General
tear-(verb)
acele etmek
72General
tear-(verb)
koşuşturmak
73General
tear-(verb)
çekip çıkarmak
74General
tear-(verb)
düşüncesizce hareket etmek
75General
tear-(verb)
göz yaşartıcı gaz sıkmak
76General
tear-(verb)
delmek (çorap vs.)
77General
tear-(noun)
yırtık yer
78General
tear-(noun)
camdaki defo
79General
tear-(noun)
yaş
80General
tear-(noun)
yıpranma ve aşınma
81General
tear-(noun)
sökük
82General
tear-(noun)
gözyaşı kanalları
83General
tear-(noun)
yarık
84General
tear-(noun)
normal kullanılma sonucu eskime
85General
tear-(noun)
damla
86General
tear-(noun)
son derece üzücü
87General
tear-(noun)
dokunaklı
88General
tear-(noun)
acıklı
89General
tear-(noun)
duygusal konulu
90General
tear-(noun)
gözyaşı
91General
tear-(noun)
yıpranma
92General
tear-(noun)
kanlı gözyaşı
93General
tear-(noun)
kullanılma yüzünden yıpranma
94General
tear-(noun)
göz yaşartıcı
95General
tear-(noun)
gözyaşartıcı gaz
96General
tear-(noun)
göz yaşartıcı sprey
97General
tear-(noun)
biber gazı
98General
tear-(noun)
göz pınarı
99General
tear-(noun)
gözyaşı çukuru
100General
tear-(noun)
koparma
101General
tear-(noun)
yırtma
102General
tear-(noun)
parçalama
103General
tear-(noun)
çatlak
104General
tear-(noun)
acele
105General
tear-(noun)
acele
106General
tear-(noun)
gözyaşı
107General
tear-(noun)
bir kutu, kitap ya da paketi açmak için çekip atılan bant
108General
tear-(adjective)
yürek parçalayan
109General
tear-(adjective)
gözü yaşlı
110General
tear-(adjective)
yüzü yaşlı
111General
tear-(adjective)
acıklı
112General
tear-(adjective)
yaşlı
113General
tear-(adjective)
yüzü yaşlı
114General
tear-(adjective)
gözyaşı döken
115General
tear-(adjective)
gözyaşıyla ıslanmış
116General
tear-(adjective)
hassas
117General
tear-(adjective)
gözü yaşlı
118Phrasals
tear-(verb)
-den kurtulmak
119Phrasals
tear-(verb)
yırtarak ayırmak
120Phrasals
tear-(verb)
koparıp ayırmak
121Phrasals
tear-(verb)
hışımla/hızla çıkarmak
122Phrasals
tear-(verb)
aceleyle gitmek
123Phrasals
tear-(verb)
hızla çıkmak
124Phrasals
tear-(verb)
çekip çıkartmak
125Phrasals
tear-(verb)
kenarı boyunca yırtmak
126Phrasals
tear-(verb)
aşırı üzmek
127Phrasals
tear-(verb)
bir yeri didik didik aramak
128Phrasals
tear-(verb)
çekip almak
129Phrasals
tear-(verb)
bir yerden zorla/istemeyerek ayrılmak
130Phrasals
tear-(verb)
hızla gitmek
131Phrasals
tear-(verb)
yemeğe saldırmak/dalmak
132Phrasals
tear-(verb)
yırtarak ayırmak
133Phrasals
tear-(verb)
aceleyle gitmek
134Phrasals
tear-(verb)
bir işi çabucak yapmak
135Phrasals
tear-(verb)
yarık ya da oyuk açmak
136Phrasals
tear-(verb)
boyunca gitmek/ilerlemek
137Phrasals
tear-(verb)
hızla ayrılmak
138Phrasals
tear-(verb)
koparıp ayırmak
139Phrasals
tear-(verb)
paramparça etmek
140Phrasals
tear-(verb)
yırtıp atmak (kontratı/sözleşmeyi)
141Phrasals
tear-(verb)
aceleyle gitmek
142Phrasals
tear-(verb)
çok üzmek
143Phrasals
tear-(verb)
hışımla/hızla çıkarmak
144Phrasals
tear-(verb)
gözleri dolmak
145Phrasals
tear-(verb)
üstünden sıyırmak/soymak
146Phrasals
tear-(verb)
ağlamaklı olmak
147Phrasals
tear-(verb)
kırıp/parçalayıp açmak
148Phrasals
tear-(verb)
başarılı olmak
149Phrasals
tear-(verb)
şiddet uygulayarak çıkarmak
150Phrasals
tear-(verb)
çekip çıkartmak
151Phrasals
tear-(verb)
karnını yarmak
152Phrasals
tear-(verb)
soymak
153Phrasals
tear-(verb)
yerinden sökmek
154Phrasals
tear-(verb)
çabucak yapıvermek
155Phrasals
tear-(verb)
oymak
156Phrasals
tear-(verb)
arasında kararsız bırakmak
157Phrasals
tear-(verb)
arasında ikircikli bırakmak
158Phrasals
tear-(verb)
arasında tereddütte bırakmak
159Phrasals
tear-(verb)
ikilemde bırakmak
160Phrasals
tear-(verb)
iki arada bir derede bırakmak
161Phrasals
tear-(verb)
iki arada bırakmak
162Phrasals
tear-(verb)
ikiye bölmek
163Phrasals
tear-(verb)
ağır biçimde eleştirmek
164Phrasals
tear-(verb)
aşağılamak
165Phrasals
tear-(verb)
bir şeyin etrafında koşturup durmak
166Phrasals
tear-(verb)
birini yıkmak/sarsmak
167Phrasals
tear-(verb)
birini eleştirmek
168Phrasals
tear-(verb)
birine yüklenmek
169Phrasals
tear-(verb)
çekmek/saldırmak (şiddetli bir şekilde)
170Phrasals
tear-(verb)
çatmak
171Phrasals
tear-(verb)
gözleri yaşarmak
172Phrasals
tear-(verb)
hızla/süratle geçmek
173Phrasals
tear-(verb)
eleştirmek
174Phrasals
tear-(verb)
içini/yüreğini cız ettirmek
175Phrasals
tear-(verb)
küçük düşürmek
176Phrasals
tear-(verb)
kötülemek
177Phrasals
tear-(verb)
küçük düşürmek
178Phrasals
tear-(verb)
lime lime etmek
179Phrasals
tear-(verb)
saldırmak
180Phrasals
tear-(verb)
yırtarak çıkartmak
181Phrasals
tear-(verb)
(bir yerden) ayrılmak
182Phrasals
tear-(verb)
(birinden/bir şeyden) sıyırmak
183Phrasals
tear-(verb)
(birinden/bir şeyden) sökmek
184Phrasals
tear-(verb)
(birinin/bir şeyin) üstünden yırtmak
185Phrasals
tear-(verb)
(birini/bir şeyi) soymak
186Phrasals
tear-(verb)
sıkıca tutulan bir şeyi zorla almak
187Phrasals
tear-(verb)
kanırta kanırta almak
188Phrasals
tear-(verb)
birini başka birinden zorla ayırmak
189Phrasals
tear-(verb)
bir şeyden yırtmak/sökmek
190Phrasals
tear-(verb)
bir şeyin kabuğunu soymak
191Phrasals
tear-(adjective)
koparılacak ya da yırtılacak yeri deliklerle ayrılmış (kağıt vs.)
192Phrases
tear-(expression)
aşk bizi parça parça edecek
193Proverb
tear-(-1)
yıkmak yapmaktan daha kolaydır
194Proverb
tear-(-1)
tahrip tamirden kolaydır
195Colloquial
tear-(verb)
asfaltı ağlatmak
196Colloquial
tear-(noun)
acıklı hikaye, öykü veya film
197Idioms
tear-(verb)
derinden etkilemek
198Idioms
tear-(verb)
derinden etkilemek
199Idioms
tear-(verb)
heyecanlı bir şekilde bağırarak konuşmak
200Idioms
tear-(verb)
yırtmak
201Idioms
tear-(verb)
bağırarak atıp tutmak
202Idioms
tear-(verb)
hepsinden daha iyi olmak
203Idioms
tear-(verb)
hepsini geçmek
204Idioms
tear-(verb)
hepsinden daha inanılmaz/şaşırtıcı olmak
205Idioms
tear-(verb)
inanılır gibi olmamak
206Idioms
tear-(verb)
altını üstüne getirmek
207Idioms
tear-(verb)
birini azarlamak
208Idioms
tear-(verb)
birini paramparça etmek
209Idioms
tear-(verb)
birini fena halde haşlamak
210Idioms
tear-(verb)
bir damla gözyaşı dökmemek
211Idioms
tear-(verb)
birini fena halde haşlamak
212Idioms
tear-(verb)
birbirlerinden ayırmak
213Idioms
tear-(verb)
birini yıkmak/sarsmak
214Idioms
tear-(verb)
birini acımasızca eleştirmek
215Idioms
tear-(verb)
birini azarlamak
216Idioms
tear-(verb)
birini yerin dibine sokmak
217Idioms
tear-(verb)
bir şey hakkında çok endişeli/heyecan içinde olmak
218Idioms
tear-(verb)
didik didik etmek
219Idioms
tear-(verb)
didik didik/köşe bucak aramak
220Idioms
tear-(verb)
çok üzgün olmak
221Idioms
tear-(verb)
çok başarılı olmak
222Idioms
tear-(verb)
çok sinirli olmak
223Idioms
tear-(verb)
ciğeri yanmak
224Idioms
tear-(verb)
ciğerini yakmak/parçalamak
225Idioms
tear-(verb)
ciğeri parçalanmak
226Idioms
tear-(verb)
endişeli olmak
227Idioms
tear-(verb)
hallaç pamuğu gibi atmak
228Idioms
tear-(verb)
endişeli olmak
229Idioms
tear-(verb)
endişeli olmak
230Idioms
tear-(verb)
içi yanmak
231Idioms
tear-(verb)
içi parçalanmak
232Idioms
tear-(verb)
içini yakmak/parçalamak
233Idioms
tear-(verb)
paramparça etmek
234Idioms
tear-(verb)
paramparça etmek
235Idioms
tear-(verb)
saçını başını yolmak
236Idioms
tear-(verb)
saçını başını yolmak
237Idioms
tear-(verb)
seri yakalamak
238Idioms
tear-(verb)
saçını başını yolmak
239Idioms
tear-(verb)
(endişeden/meraktan) saçını başını yolmak
240Idioms
tear-(verb)
yüreğini parçalamak
241Idioms
tear-(verb)
yüreğini cız ettirmek
242Idioms
tear-(verb)
(endişeden/meraktan) saçını başını yolmak
243Idioms
tear-(verb)
yüreğini parçalamak
244Idioms
tear-(verb)
yüreği yanmak
245Idioms
tear-(verb)
yüreğini cız ettirmek
246Idioms
tear-(verb)
zamanla yıpratmak/aşındırmak
247Idioms
tear-(verb)
yüreğini yakmak
248Idioms
tear-(verb)
(üzüntüden/kederden) saçını başını yolmak
249Idioms
tear-(verb)
yüreği parçalanmak
250Idioms
tear-(noun)
yıpranma ve aşınma
251Idioms
tear-(noun)
(bir şeydeki) yıpranma ve aşınma
252Slang
tear-(verb)
kıçında delik açmak
253Slang
tear-(verb)
ağzına sıçmak/etmek
254Slang
tear-(verb)
fena benzetmek
255Slang
tear-(verb)
haşlamak
256Slang
tear-(verb)
asfaltı ağlatmak
257Slang
tear-(noun)
alem
258Slang
tear-(noun)
cümbüş
259Slang
tear-(expression)
parçala onu!
260Trade/Economic
tear-(noun)
aşınma ve eskime amortismanı
261Trade/Economic
tear-(noun)
amortisman ve tüketim payı
262Trade/Economic
tear-(noun)
amortisman
263Trade/Economic
tear-(noun)
aşınma ve eskime
264Trade/Economic
tear-(noun)
aşınma ve yıpranma
265Trade/Economic
tear-(noun)
bir dergi veya kitaptan reklam amacıyla seçilip kesilen sayfa
266Trade/Economic
tear-(noun)
eskime ve aşınma
267Trade/Economic
tear-(noun)
normal halde aşınıp eskime
268Trade/Economic
tear-(noun)
yıpranma
269Politics
tear-(noun)
biber gazı ve tazyikli su
270Politics
tear-(noun)
göz yaşartıcı bomba
271Insurance
tear-(noun)
yıpranma ve aşınma
272Tourism
tear-(noun)
gözyaşı sütunu
273Advertising
tear-(noun)
(bir gazeteden/dergiden kesilerek alınan ve müşteriye reklamın yayınlandığını kanıtlamak için gösterilen) numune reklam sayfası
274Technical
tear-(verb)
yırtmak
275Technical
tear-(verb)
yırtılmak
276Technical
tear-(verb)
yıkmak
277Technical
tear-(noun)
ağırlık düşürme ile yırtılma deneyi
278Technical
tear-(noun)
devingen yırtma deneyi
279Technical
tear-(noun)
doğal aşınma
280Technical
tear-(noun)
düşürme ağırlıklı yırtma deneyi
281Technical
tear-(noun)
ebüşör çapağı
282Technical
tear-(noun)
göz yaşartıcı gaz
283Technical
tear-(noun)
göz yaşartıcı bomba
284Technical
tear-(noun)
kam dişli
285Technical
tear-(noun)
katmanlı yırtılma
286Technical
tear-(noun)
kenar kıvrımlardan yırtığın ilerlemesi
287Technical
tear-(noun)
kullanmayla eskime
288Technical
tear-(noun)
kulanımdan gelen kayıp
289Technical
tear-(noun)
normal aşınma ve eskime
290Technical
tear-(noun)
pantolon tipi yırtılma metodu
291Technical
tear-(noun)
sıcak yırtık
292Technical
tear-(noun)
söküm zamanı
293Technical
tear-(noun)
yeni oluşan yarık
294Technical
tear-(noun)
yırtılma dayancı
295Technical
tear-(noun)
yırtılma dayanımı
296Technical
tear-(noun)
yüksek yırtılma mukavemeti
297Technical
tear-(noun)
yırtılma dayanımının sarkaç metodu ile ölçülmesi
298Technical
tear-(noun)
yırtılma büyümesi deneyi
299Technical
tear-(noun)
yıkma
300Technical
tear-(noun)
yırtılma mukavemetinin belirlenmesi
301Technical
tear-(noun)
yıpranma ve bozulma
302Technical
tear-(noun)
yüzey yırtılması
303Technical
tear-(noun)
yırtılma mukavemeti
304Technical
tear-(adjective)
yırtılmaz
305Computer
tear-(noun)
kesilmeler
306Computer
tear-(noun)
telefon numarası etiketleri
307Computer
tear-(noun)
yırtma uzaklığı
308Computer
tear-(expression)
yırt
309Telecom
tear-(noun)
sistemi çökertici saldırı
310Textile
tear-(noun)
aşınıp eskime
311Textile
tear-(noun)
aşınma testi
312Textile
tear-(noun)
çift yırtma deneyi
313Textile
tear-(noun)
dikiş yırtılmasına dayanım
314Textile
tear-(noun)
dikiş yerinden yırtılma direnci
315Textile
tear-(noun)
doğal aşınma ve bozulma
316Textile
tear-(noun)
iğne yırtığı dayanımı
317Textile
tear-(noun)
iğne ile yırtılma mukavemeti
318Textile
tear-(noun)
ilk yırtılma
319Textile
tear-(noun)
kullanma ile aşınma
320Textile
tear-(noun)
kumaşın yırtılma dayanımı
321Textile
tear-(noun)
kumaşların yırtılma özellikleri
322Textile
tear-(noun)
kullanmayla eskime
323Textile
tear-(noun)
normal eskime ve yıpranma
324Textile
tear-(noun)
tek yırtma metodu
325Textile
tear-(noun)
yırtılma büyümesi deneyi
326Textile
tear-(noun)
yırtılma kuvvetinin tayini
327Textile
tear-(noun)
yırtılma kuvvetinin belirlenmesi
328Textile
tear-(noun)
yırtılma yayılması direnci/dayanımı
329Textile
tear-(noun)
yırtılmanın yayılmasına karşı dayanım
330Automotive
tear-(noun)
çıkartılabilen vizör bandı
331Medical
tear-(verb)
(cilt) yaralanmak
332Medical
tear-(noun)
gözyaşı kesesi
333Medical
tear-(noun)
gözyaşı gazı
334Medical
tear-(noun)
gözyaşı
335Medical
tear-(noun)
gözyaşı kanalı anomalileri
336Medical
tear-(noun)
göz yaşı
337Medical
tear-(noun)
gözyaşı damlası şekli silikon meme protezi
338Medical
tear-(noun)
kas yırtılması
339Medical
tear-(noun)
kova sapı menisküs yırtığı
340Medical
tear-(noun)
menisküs yırtığı
341Medical
tear-(noun)
rotator manşet yırtığı
342Medical
tear-(noun)
radial yırtık
343Medical
tear-(noun)
trakeal yırtık
344Medical
tear-(noun)
yırtılma
345Medical
tear-(adjective)
gözyaşı damlası şeklinde
346Anatomy
tear-(noun)
gözyaşı kanalı
347Anatomy
tear-(noun)
gözyaşı bezi
348Optics
tear-(noun)
gözyaşı filmi
349Optics
tear-(noun)
gözyaşı filmi kırılma zamanı
350Optics
tear-(noun)
göz yaşı dermatiti
351Optics
tear-(noun)
gözyaşı tabakası kırılma süresi
352Food Engineering
tear-(noun)
yırtılma dayanımı
353Food Engineering
tear-(noun)
yırtma dayanımı
354Chemistry
tear-(noun)
aşınma
355Chemistry
tear-(noun)
göz yaşartıcı gaz
356Chemistry
tear-(noun)
göz yaşartıcı etmen
357Botanic
tear-(noun)
madımak
358Botanic
tear-(noun)
evelek
359Botanic
tear-(noun)
arapsaçı çiçeği
360Tobacco
tear-(noun)
açma şeridi
361Tobacco
tear-(noun)
açma şeridi ütüleme silindiri
362Tobacco
tear-(noun)
eksik açma şeridi dedektörü
363Tobacco
tear-(noun)
karşılaşmayan açma şeridi
364Military
tear-(noun)
istihbarat mesajında ya da belgesinde bilgi kategorilerini fiziksel olarak ayıran çizgi
365Military
tear-(noun)
donanma yırtma deneyi
366Military
tear-(noun)
göz yaşartıcı gaz eriyiği
367Military
tear-(noun)
göz yaşartıcı gaz kutusu
368Military
tear-(noun)
göz yaşartıcı gaz
369Military
tear-(noun)
göz yaşartıcı gaz mumu
370Military
tear-(noun)
göz yaşartıcı bomba
371Military
tear-(noun)
kayıt silme belgesi
372Printery
tear-(noun)
yırtılma
373Printery
tear-(noun)
yırtılma mukavemeti
374British Slang
tear-(verb)
koşuşturmak
375British Slang
tear-(verb)
koşturup durmak

💡 Kullanım İpucu

"tear-" kelimesi 375 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"tear-" kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git