ten.

İngilizce "ten." kelimesinin Türkçe anlamları ve kullanımları

Anlamlar ve Çeviriler

#KategoriİngilizceTürkçe
1Common Usage
ten.(noun)
on
2General
ten.(verb)
on üzerinden on almak
3General
ten.(verb)
on gün almak (bir şeyi yapması vb)
4General
ten.(verb)
on gün sürmek
5General
ten.(verb)
on gün sürmek
6General
ten.(verb)
karışmak istememek (bir olaya vb)
7General
ten.(verb)
on parmak
8General
ten.(verb)
on yaşında kör olmak
9General
ten.(verb)
hisse başına on dolardan satış yapmak
10General
ten.(verb)
on kaplan gücünde olmak
11General
ten.(verb)
10 dakikalık mola vermek
12General
ten.(noun)
on sayısı (10, X)
13General
ten.(noun)
on buyruk
14General
ten.(noun)
ilk on
15General
ten.(noun)
yüzde on
16General
ten.(noun)
hz musa'ya allah tarafından verilen on emir
17General
ten.(noun)
onluk
18General
ten.(noun)
on üzerinden on
19General
ten.(noun)
onlu
20General
ten.(noun)
on bin
21General
ten.(noun)
asiller
22General
ten.(noun)
on milyon
23General
ten.(noun)
on emir
24General
ten.(noun)
tam on dakika
25General
ten.(noun)
onluk
26General
ten.(noun)
10
27General
ten.(noun)
ilk on
28General
ten.(noun)
en iyi on
29General
ten.(noun)
on yıl sonra
30General
ten.(noun)
on üzerinden dokuz
31General
ten.(noun)
10 üzerinden dokuz
32General
ten.(noun)
dokuz ay on gün
33General
ten.(noun)
yediye on var
34General
ten.(noun)
onluk taban blokları
35General
ten.(noun)
on parçadan oluşan şey
36General
ten.(noun)
on birimden oluşan şey
37General
ten.(noun)
on adet üyeden oluşan şey
38General
ten.(noun)
saat on
39General
ten.(noun)
on dakika mola
40General
ten.(noun)
onlar basamağı
41General
ten.(adjective)
onluk
42General
ten.(adjective)
onlu
43General
ten.(adjective)
on katlı
44General
ten.(adjective)
en iyi on
45General
ten.(adjective)
on sütunlu
46General
ten.(adjective)
on günlük
47General
ten.(adjective)
on tane
48General
ten.(adjective)
ona eşit olan
49General
ten.(adjective)
on kat büyük
50General
ten.(adjective)
on misli
51General
ten.(adjective)
on kenarı olan
52General
ten.(adjective)
on tarafı olan
53General
ten.(adjective)
on yüzlü
54General
ten.(adjective)
ucuz
55General
ten.(adjective)
değersiz
56General
ten.(adjective)
kalitesiz
57General
ten.(adjective)
beş para etmez
58General
ten.(adjective)
rezil
59General
ten.(adjective)
aşağılık
60General
ten.(adjective)
alçak
61General
ten.(adjective)
adi
62General
ten.(adjective)
zavallı
63General
ten.(adjective)
aciz
64General
ten.(adverb)
sonraki on yıl içinde
65General
ten.(adverb)
bire karşı on
66General
ten.(adverb)
on yaşından itibaren
67General
ten.(adverb)
sonraki on yıl izarfında
68General
ten.(adverb)
beş ila on arasında
69General
ten.(adverb)
bundan on yıl sonra
70General
ten.(adverb)
tam on saniyede
71General
ten.(adverb)
10 katı
72General
ten.(adverb)
on katı
73General
ten.(adverb)
on yıl önce
74General
ten.(adverb)
on günde bir
75General
ten.(adverb)
on günde bir
76General
ten.(adverb)
10 yıl içindeki
77General
ten.(adverb)
10 sene içinde
78General
ten.(adverb)
10 sene içinde
79General
ten.(adverb)
on sene içinde
80General
ten.(adverb)
on yıl içinde
81General
ten.(adverb)
10 yıl içinde
82General
ten.(adverb)
on yıl içindeki
83General
ten.(adverb)
on yıl içindeki
84General
ten.(adverb)
on yıl içinde
85General
ten.(adverb)
10 yıl içinde
86General
ten.(adverb)
on sene içinde
87General
ten.(adverb)
10 yıl içindeki
88General
ten.(adverb)
10 yıl sonra
89General
ten.(adverb)
10 sene sonra
90General
ten.(adverb)
on sene sonra
91General
ten.(adverb)
en geç on gün içinde
92General
ten.(adverb)
en geç on gün içerisinde
93General
ten.(adverb)
on üzerinden
94General
ten.(adverb)
dakikada on kez
95General
ten.(adverb)
dakikada on kere
96General
ten.(adverb)
dakikada on sefer
97General
ten.(preposition)
10 üzerinden
98General
ten.(pronoun)
(kişilerden, nesnelerden, vb.) on tanesi
99Phrasals
ten.(verb)
(maçı vb) on sayıyla kaybetmek
100Phrases
ten.(adverb)
son on yıl içinde
101Phrases
ten.(adverb)
bir on gün daha
102Phrases
ten.(expression)
ondan iki çıkarsa sekiz kalır
103Phrases
ten.(expression)
on yıllık zamanaşımı süresi
104Phrases
ten.(expression)
10 yıllık zamanaşımı süresi
105Phrases
ten.(expression)
büyük ihtimalle
106Phrases
ten.(expression)
büyük olasılıkla
107Phrases
ten.(expression)
her şey ona işaret ediyor
108Phrases
ten.(expression)
çok büyük ihtimal
109Phrases
ten.(expression)
10 üzerinden 7
110Phrases
ten.(expression)
on üzerinden yedi
111Proverb
ten.(-1)
kel başa şimşir tarak
112Proverb
ten.(-1)
eşeğe altın semer vursan yine eşektir
113Proverb
ten.(-1)
deha/dahilik yüzde onu fikir gerisi gayrettir
114Colloquial
ten.(verb)
on dakika mola vermek
115Colloquial
ten.(verb)
on dakika ara vermek
116Colloquial
ten.(verb)
çok bol olmak
117Colloquial
ten.(verb)
gırla gitmek
118Colloquial
ten.(verb)
on yıl yemek
119Colloquial
ten.(verb)
on kat düşmek
120Colloquial
ten.(verb)
on sene yemek
121Colloquial
ten.(noun)
on dolarlık banknot
122Colloquial
ten.(noun)
onluk banknot
123Colloquial
ten.(noun)
son derece başarılı vuruş
124Colloquial
ten.(noun)
son derece başarılı hareket
125Colloquial
ten.(noun)
on numara
126Colloquial
ten.(noun)
on numara beş yıldız
127Colloquial
ten.(noun)
birinci sınıf
128Colloquial
ten.(noun)
bir durumun tamamen arkasında olma
129Colloquial
ten.(noun)
elli peni
130Colloquial
ten.(noun)
londra'nın başbakanlarına ayrılan bölge
131Colloquial
ten.(noun)
on küsür
132Colloquial
ten.(noun)
yarım pound
133Colloquial
ten.(expression)
çok yüksek ihtimalle
134Colloquial
ten.(expression)
gırla
135Colloquial
ten.(expression)
on yıl önce
136Colloquial
ten.(expression)
on sene önce
137Colloquial
ten.(expression)
paranın satın alamayacağı on şey
138Colloquial
ten.(expression)
1 ile 10 arasında bir sayı seç
139Colloquial
ten.(expression)
1 ile 10 arasında bir sayı tut
140Colloquial
ten.(expression)
1'den 10'a kadar bir sayı seç
141Colloquial
ten.(expression)
1 ile 10 arasında bir sayı seç
142Colloquial
ten.(expression)
1 ile 10 arasında bir sayı tut
143Colloquial
ten.(expression)
1'den 10'a kadar bir sayı seç
144Idioms
ten.(verb)
canını dişine takmak
145Idioms
ten.(verb)
her şeyini vermek
146Idioms
ten.(verb)
tüm gücünü kullanmak
147Idioms
ten.(verb)
canla başla mücadele etmek
148Idioms
ten.(verb)
biriyle işi olmamak/ona bulaşmak istememek
149Idioms
ten.(verb)
çan çan konuşmak
150Idioms
ten.(verb)
makine gibi konuşmak
151Idioms
ten.(verb)
sörf tahtası üzerinde durmak/tutunmak
152Idioms
ten.(verb)
tırnağının ucuyla bile dokunmamak
153Idioms
ten.(noun)
hemen hemen daima
154Idioms
ten.(noun)
yüzde doksan
155Idioms
ten.(noun)
harika
156Idioms
ten.(noun)
elinden gelenin daha fazlası
157Idioms
ten.(noun)
mükemmel
158Idioms
ten.(noun)
en iyi
159Idioms
ten.(noun)
süper
160Idioms
ten.(noun)
eşsiz
161Idioms
ten.(noun)
herşey bir milyoncu
162Idioms
ten.(noun)
karışık ve zor kelime
163Idioms
ten.(noun)
tuhafiyeci
164Idioms
ten.(noun)
tuhafiye mağazası
165Idioms
ten.(noun)
ucuz ürünler satan mağaza
166Idioms
ten.(expression)
boyu bir karış uzamış gibi
167Idioms
ten.(expression)
çok sıradan
168Idioms
ten.(expression)
çok sıradan
169Idioms
ten.(expression)
hemen hemen her zaman
170Idioms
ten.(expression)
genel olarak
171Idioms
ten.(expression)
hemen hemen
172Speaking
ten.(expression)
benden uzak olsun
173Speaking
ten.(expression)
ben on yıldır bu işi yapıyorum
174Speaking
ten.(expression)
ben on yaşındayım
175Speaking
ten.(expression)
bununla on oldu
176Speaking
ten.(expression)
dün gece saat 10'da ne yapıyordunuz?
177Speaking
ten.(expression)
dün gece saat 10'da ne yapıyordun?
178Speaking
ten.(expression)
hiç on yıl geçmiş gibi değil
179Speaking
ten.(expression)
hiç on yıl olmuş gibi değil
180Speaking
ten.(expression)
hissesi kağıt başına 10 sentten işlem görüyor
181Speaking
ten.(expression)
hiç on sene geçmiş gibi değil
182Speaking
ten.(expression)
ona kadar saymak
183Speaking
ten.(expression)
öğretmen on dakikaya buraya gelecek
184Speaking
ten.(expression)
on yaşındayım
185Speaking
ten.(expression)
ona kadar say
186Speaking
ten.(expression)
onu çeyrek geçiyor
187Speaking
ten.(expression)
onunla işim olmaz
188Speaking
ten.(expression)
öğretmen on dakikaya burada olacak
189Speaking
ten.(expression)
on ikiye on var
190Speaking
ten.(expression)
on dakika sonra mahkemede olmalısın
191Speaking
ten.(expression)
ona bir metre bile yaklaşmam
192Speaking
ten.(expression)
onu on geçe
193Speaking
ten.(expression)
onu on geçiyor
194Speaking
ten.(expression)
ölmeden önce yapacağınız on şey
195Speaking
ten.(expression)
sanki hiç 10 sene geçmemiş gibi
196Speaking
ten.(expression)
sanki on yıl geçmiş gibi değil
197Speaking
ten.(expression)
saat ona yaklaşıyor
198Speaking
ten.(expression)
sanki hiç on sene geçmemiş gibi
199Speaking
ten.(expression)
sanki 10 yıl geçmiş gibi değil
200Speaking
ten.(expression)
sanki hiç on yıl geçmemiş gibi
201Speaking
ten.(expression)
1'den 10'a kadar bir sayı tut
202Speaking
ten.(expression)
1'den 10'a kadar bir sayı tut
203Speaking
ten.(expression)
üçü on geçe buluşalım
204Slang
ten.(verb)
birine on dolar kazık atmak
205Slang
ten.(verb)
on yıl hapis yatmak
206Slang
ten.(verb)
on kiloyla enselenmek
207Slang
ten.(verb)
on kilo ile yakalanmak
208Slang
ten.(noun)
menajer
209Slang
ten.(noun)
oyuncu temsilcisi
210Slang
ten.(expression)
ağzına kadar dolu
211Slang
ten.(expression)
tıka basa dolu
212Slang
ten.(expression)
kapasitesinin üzerinde doldurulmuş
213Slang
ten.(expression)
alabileceğinden fazla şeyle doldurulmuş
214Slang
ten.(expression)
aşırı doldurulmuş
215Trade/Economic
ten.(noun)
on dolarlık banknot
216Trade/Economic
ten.(noun)
10 dolar değerinde banknot
217Trade/Economic
ten.(noun)
gecelik yüzde on faiz
218Trade/Economic
ten.(noun)
onlar grubu
219Trade/Economic
ten.(noun)
on günlük izin
220Trade/Economic
ten.(noun)
on gün sigarayı bırakma planı
221Law
ten.(verb)
on yıl hapis cezasına çarptırılmak
222Law
ten.(noun)
on parmağın tümümün parmak izi çıktısı
223Law
ten.(noun)
on parmağın tümümün parmak izi çıktısı
224Law
ten.(adjective)
on parmağın tümümün parmak izi çıktısı
225Politics
ten.(noun)
ingiltere başbakanlığı ve buna yapılan atıf
226Technical
ten.(noun)
cor-ten çeliği
227Technical
ten.(noun)
dupleks on uçlu alıcı-verici
228Technical
ten.(noun)
ondalık skala
229Computer
ten.(verb)
on katı indirilmek
230Computer
ten.(verb)
on kat daha fazla indirilmek
231Computer
ten.(noun)
on parmak yazım tekniği
232Radio
ten.(expression)
anlaşıldı (telsiz konuşmalarında)
233Textile
ten.(noun)
kovboy şapkası
234Automotive
ten.(noun)
on vitesli şanzıman
235Automotive
ten.(noun)
prokon-ten
236Automotive
ten.(noun)
v on motor
237Transportation
ten.(noun)
on vitesli bisiklet
238Transportation
ten.(adjective)
on vitesli
239Transportation
ten.(expression)
tren on dakika geç kalkıyor/geliyor
240Transportation
ten.(expression)
tren on dakika rötar yapıyor
241Traffic
ten.(noun)
ellerin direksiyondaki pozisyonu
242Medical
ten.(prefix)
tendon anlamı veren ön ek
243Psychology
ten.(noun)
on yıl kuralı
244Math
ten.(noun)
on binde bir
245Chemistry
ten.(adjective)
on elemanlı (halkalı bileşik)
246Marine Biology
ten.(noun)
batı atlantik okyanusu'nda yaşayan, genellikle spor amaçlı avlanan büyük bir gümüş balığı
247Marine Biology
ten.(noun)
küçükdikence balığı
248Botanic
ten.(noun)
güney yarımkürede yaygın olarak yetişen tropikal bir eğrelti otu
249Botanic
ten.(noun)
ipek çiçeği
250Botanic
ten.(noun)
lolita
251Botanic
ten.(noun)
yaz ve sonbahar aylarında çiçek açan, bahçelerde yetişen bir şebboy
252Agriculture
ten.(noun)
genellikle şehir merkezine yakın, yarı kırsal hayat tarzı sunan tarım arazisi
253Tobacco
ten.(noun)
eksik paket
254Tobacco
ten.(noun)
on paket sürücüsü
255Tobacco
ten.(noun)
on paket cebi
256Religious
ten.(noun)
sih dininin on lideri
257Religious
ten.(noun)
aşere-i mübeşşere
258Places
ten.(noun)
kentucky eyaletinde şehir
259Places
ten.(noun)
wyoming eyaletinde yerleşim yeri
260Military
ten.(noun)
on yıllık tedarik programı
261Military
ten.(noun)
on yıllık tedarik planı
262Military
ten.(expression)
anlaşıldı! (telsiz dili)
263Military
ten.(expression)
hazır ol!
264Hunting
ten.(noun)
on kalibre av tüfeği
265Hunting
ten.(noun)
küçük kalibreli tüfeklerde kullanılan kağıt hedefin orta halkası
266Sport
ten.(noun)
bowlingde tek atışta bütün labutların devrilmesi
267Sport
ten.(noun)
ragbide hakemin serbest vuruş veya penaltıya itiraz eden tarafı cezalandırmak için serbest vuruş noktasını dokuz metre ileriye çekmesi kuralı
268Sport
ten.(noun)
on saniye çizgisi
269Sport
ten.(noun)
on saniye kuralı
270Sport
ten.(noun)
sörfte sörfçünün sörf tahtasının ucuna doğru yaptığı manevra hareketi
271Sport
ten.(noun)
sörfte sörfçünün sörf tahtasının ucuna doğru yaptığı manevra hareketi
272Sport
ten.(noun)
110 metre engelli yarışı
273Sport
ten.(noun)
10 yard çizgisi
274Card
ten.(noun)
on numaralı iskambil kartı
275Card
ten.(noun)
onlu
276Card
ten.(noun)
onlu
277Card
ten.(noun)
onlu iskambil kartı
278Card
ten.(noun)
onlu
279Theatre
ten.(noun)
ucuz ve genellikle melodramatik tiyatro eğlencesi
280Theatre
ten.(noun)
ucuz ve genellikle melodramatik tiyatro eğlencesi sunan tiyatro ya da tur şirketi
281Ottoman Turkish
ten.(adverb)
umumiyetle
282British Slang
ten.(verb)
ağzını yüzünü dağıtmak
283British Slang
ten.(verb)
birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
284British Slang
ten.(verb)
birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
285British Slang
ten.(verb)
birine sağlam bir sopa çekmek
286British Slang
ten.(verb)
birinin ağzını yüzünü dağıtmak
287British Slang
ten.(noun)
ara yol

💡 Kullanım İpucu

"ten." kelimesi 287 farklı anlamda kullanılabilir. Cümle içindeki bağlama göre doğru anlamı seçmek önemlidir.

🔍 Benzer Kelimeler

"ten." kelimesi ile ilgili diğer kelimeleri de keşfedebilirsin.

Kelime Aramaya Git